Neredeyse 1 hafta geçmişti ve Zei bana sürekli bir yılan gibi tıslamaktan başka birşey yapmıyordu. Artık benden tiksindigine emindim. Aslında bu süre zarfında ona dokunmadım ve neredeyse konuşmadım bile sadece yemeğini verdim. Tıpki bir yılan gibiydi. O sırada elimdeki telefondaki gala mesajına bakıyordum. Bugun büyük bir gala vardı ve ben bu sefer Ahriyi bitirecek bir plan yapmiştim. Eyer onun fotoğraflarını dev ekranda yansitirsam, bu sefer onu bitirebilirdim. Sadece Zei yani esirim vardi hayatında, Ama o da beni hayattan tekrar kopardı. Eskiden yaşayan bir oluydum, simdi ise ruhsuz bir vampir. Zei ye eyer şimdi söylersem, beni şikayet edebilirdi ama birkaç gün daha saklayabilirdim. Korumalarim onu sürekli gizlice takip edip bana haber verebilecekleri için bunu dert etmedim. Telefonunun kilidini değiştirdim. Böylece kimseye ulaşamazdı.O benimdi artık, Benim esirimdi. Zei nin odasına doğru gittim. Kapıyı acip içeri girdiğimde Zei oturuyordu ve elma yiyordu. Ayakları iyileşmişti ve artık yuruyebiliyordu. O kadar elma yemeye dalmiştiki beni görmedi. "Bana bak." dediğimde kafasını çevirdi. Artık emirlerime uyuyordu. Güzell Bana elma yerken tiksinerek bakıyordu ama umursamadım. Ne kadar bu tavrına içim açıda da. "Bugün," kapıya yaşlandım ve ellerimi birbirine kitledim. Gözleri parladı, "Merak etme çıkmayacaksin." "Çık o zaman." dedi sakin bir sesle, ama umursamadım."Galaya katılacağız." ve devam ettim "Eyer," üzerine doğru geliyordum. "Birine bir yardım çağrısında bulunur, ve beni haklamaya çalışırsan." "Biliyorum korumaların beni yakalar." Garip bir şekilde gülümsedim. "Güzell." Ona telefonunu uzattigimda şaşırdı Hemen elimden almak için uzandı ama geri çektim."Bunun kilidini sadece benim yanımda açabilir ve benim gozetimim altında kullanım yapabilirsin." "Yoksa beni?" dedi alaycı bir tavırla. "Yoksa sana gerçekten çok iyi bir ders veririm." Bir elini çenesini kavradı ve dirsegini dizine koydu. "Hep böyle şeyler diyorsun ama birkere bile ne yapacağını görmedim." gözlerini kisti "Ama görmek isterim." Güldüm. "Görürsen," Eğildim, "Birdaha kendine gelemezsin." "Tamam, artık teelfonumu ver." "Verirmisin?" dediğimde "Verirmisin, yakışıklı kral ." kirpiklerini kirpistirdi "Bana sökmez, al şimdi." elimden sert bir şekilde çekip aldı. "Şifresini verirmisin, yakışıklı kral?" gülerek bana doğru bakarak söyledi Yanına oturup, telefonun kilidini gizlice ve hızlıca açtım, takip edemedi bile. "Şimdi kullan." yanında otururken babasindan 130 cevapsız arama ve Sera... o pislik kadından 20 çağrı vardı ve onlarca mesaj. Galeriyi açtıginda ise Ahri ile olan fotoğrafına girdi. Gözleri dolduğunda telefonu elinden çekip aldım. Bundan nefret ediyordum. "Hey!" "Benim istediğim şeylere bakabilirsin." Ayağa kalktım, telefonu cebime soktum. "Şimdi kalk ve benimle gel." "Hayır, ilk önce telefonumu ver." "Üzgünüm." kolundan tuttuğum gibi odama götürdüm. Kapıyı açtığımda odamın ortasındaki tabutu gördü, Bana garip gözlerle bakıyordu. "Cidden iğrenç fantazilerin var, kendini vampir falanmi zannediyorsun?" O sırada duvarda asılı olan elbiseyi gördüğüne adeta tutuldu. Çok açık bir elbiseydi, rengi mavi ve beyaz kumaş ile süslenmişti. "Bunu asla giymem!" diyince odanın içindeki tabuta fırlattım. Kapıyı kapattım. Kacamayacagini bildiği icin olduğu yerde kaldı. "Onunla eğilip kalkamam." "Bu benim sorunum değil." "Öyleyse neden burada bana böyle bir elbise giydiriyorsun?" alayla güldü "Yoksa-" "Tamam, kes sesinide giy şunu!" diye bagirinca sustu. "Odadan çıkarmisin giyinicem ya hani?" Ona doğru baktım yüzüm kipkirmiziydi ama belli etmedim. "Cikiyorum." diyince kapıdan çıkıp kitledim. Bir süre homurdanma sesleri geldi ama nihayet hazır olduğuna dair bir ses geldi. İçeri girdiğimde Adeta büyülenmiştim.O dalgalı saçları omzuna düşmüştü ve makyajsız bile bir peri kızı kadar güzeldi. Elbisesi tam beden ona olmuştu ve içinde kuğ gibi görünüyordu. "Ne bakıyorsun aval aval bişey desene." Bugünden kapılıp ona soğuk bir şekilde baktım. "Düzgün konuş." Bikkinlikla ilk önce duvara sonra gözlerime baktı. "Geç kalmadikmi?" "Gel benimle." Benim peşimden gelirken, elbisesini sürekli çekiştirip duruyordu.Arabama geldiğimizde ön kapıyı açtım ve içine bindi.Bu arabayı özellikle seçmiştim. Çünkü o bindiği ilk arabaydı.Ona baktığımda kısa süreli nostalji yaşıyor gibiydi. Ama kafamı hemen çevirdim.O benim eceli düşmanımın kızıydı
Bölüm 22
22. Bölüm/Mehri
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.