Lunaparka gelmemize son 5 dakika kalmıştı. "Çocukken hep giderdim." dedim. "Bende babama tutturup, zorla götürdüm." diyince kahkaha attım. "Çok eğlenceli bir yer, ve çok ta sarıyor." "Evet." dedi mutlu bir sesle. Navigasyona her baktığında dahada heyecanlanıyordu. Gözlerinden gormek zor değildi. Saate baktığımda saat, 7.10 du. "Saat geç olmadı dimi?" diye sordu "Biz yaz ayındayız sevgilim, 9da kapanıyor." dedim. "Baştan soyliyeyim, ben öderim." ona doğru baktım ama alaycı bir ifade ile "Kim demiş?" dedim o sırada varmış ve otoparka arabayı park ediyordum. "Sevgilin." dedi "O zaman, yarı yarıya." "Anlaştık." dedi İndigimizde ise genellikle, gondol, atlı karınca ve dönen dolap vardı. Vardığimizda, İlk ödeme yerine oradanda dönen dolaba binecektik. "Tamam." dedim "Pembeyemi yoksa sariyami binelim?" diye sordu. "Mor renge." diyince kafasını omzuma yaslamaya çalıştı ama boyu kısa kaldı. Benim boyum 1.89 idi. "Ne kadar uzunsun?" diye sordu "1,87" ağzı açık kaldı. "benimkisi 1,67." duraksadı. "Hiç fark etmedim." "Sorun değil." dedim çenesini kavrayarak. Yüzü hemen pancar gibi kizariyordu. Bakışlarımı kaciriyordu, o sırada görevli bizi bindirmek için kapıyı açtı o önden ben arkadan bindik, ve karşılıklı oturduk. Benim fazla bir korkum yoktu ama o belliki korkuyordu ve benim için binmeyi kabul etti. Bir süre sonra gözlerimin içine baktı korkuyordu. Ellerinden tereddüt etmeden tutunca bir anda duraksadı. Sanki zaman onun için durmuş gibiydi.
Bölüm 10
10. Bölüm/Mehri
