İçeriğe geç

VAMPİR VELİAHTI ZORLA EVİNE GİRERSE

Bölüm 1 · 7 dk okuma

VAMPİR VELİAHTI ZORLA EVİNE GİRERSE

Bölüm 1

İlk Bölüm

[Lavin’in ağzından_3 ay önce_Bir yaz akşamı] Masaya oturup ayaklarımı sallayarak ocakta kaynayan yemeğe bakıyordum. Genelde atıştırmalık şeyler yerdim çünkü işten geldikten sonra yemek yapmaya çok üşeniyordum ve hafta sonlarımı da dışarıda geçirdiğim için pek yemek yapmazdım ama bugün işten erken çıkmıştım. Birkaç yıldır tek başıma yaşıyordum ve her ne kadar çok arkadaşım olsa da sürekli vakit geçireceğim türden arkadaşlıklar değildi hiçbiri. Evde geçirdiğim boş saatlerde sessizlik bazen çok bunaltıcı olduğu için evin farklı yerlerinde ses sitemleri kuruluydu. Evde tek olduğum için kulaklık takmam saçma olurdu, gerçi evin her yerine ses sistemi döşetmek de ne kadar mantıklıydı bilemiyorum ama şuan çalan şarkıya eşlik ederek yemeğin kaynamasını bekliyordum. Patatesleri kızartmaya başlasam iyi olacak diyerek masadan indim ve dolaplarda tava aramaya başladım. Üst raflara yetişemeyince tezgaha çıkıp aramaya başladım. En son açtığım kapağın ardında aradağım tava vardı, bunu niye buraya koymuştum ki ben acaba? Tavayı tam elime alacağım sıra zilin sesini duydum ve baştan aşağı ürperdiğimi hissettim. Size garip gelebilir ama daha önce bu saatlerde evime hiç kimse gelmemişti… Zaten evime çok arkadaş çağıran biri değildim genelde dışarıda buluşurduk. Yakın zamanda herhangi bir kargo veya siparişte vermemiştim. Ve evim tek katlı olduğu için birinin kat numarasını karıştırmış olma ihtimali de pek yoktu sanırım. Ahh, tamam sadece gidip delikten kim olduğuna bak ve tanımadığın biriyse kapıyı açma, eğer çalmaya devam ederse de polisi ara çok da zor değil, değil mi? Tavayı alıp tezgahtan indim mutfaktan çıkıp koridora girdiğimde tavayı hala bırakmadığımı farkettim. Nedensizce tüm duyu organlarım gereğinden fazla çalışmaya başlamıştı. Mutfaktan koridora taşan müziğin sesi az önce ne kadar hoştu, şimdiyse ortamı germek için konulmuş fon müziğinden farksızdı sanki… İlk önce kapının arkasından bir ses gelmesini bekledim. Ses yoktu… Gözümü kapı deliğine yaslayarak bir şey olmasını bekledim. Tam bu sırada bir silüetin çok hızlı bir şekilde sağ tarafa geçtiğini gördüm. Nefesimi tutmuştum… Kapıyı önce yavaşça açar gibi yapıp hızla açarak sağ tarafa baktım. Hiçbir gariplik yoktu, hemde hiç… Ağaçtan düşen kuru yaprak salına salına yere düştü. Sadece ufacık bir şey bekliyordum: bir hareketlilik veya ne bileyim bir ses falan… Ama hiçbir şey yoktu ve mutfakta müzik sesi hala çok net duyuluyordu… Müziğin ritimleri sanki bu anı beklermişçesine gitgide artıyordu ve kendimi bir aksiyon filminde gibi hissetmeme sebebiyet veriyordu. Hiçbir şey olmadığına kanaat getirmek üzereydim ki aniden sol taraftan yani arkamdan bir yaprağın kırılma sesi geldi. Kafamı yavaşça sola çevirecekken aniden bir elim ağzımı kavradığını hissettim. Hayır, hayır, hayır… Aniden diğer eli belimi kavrayarak beni içeri çekti. Kurtulmak için debelenip dururken kapının metalik kapanma sesini duydum. Ananı satayım... Ahhh, sırtımmm!.. Aniden duvara yapıştığımı hissettim. Korkuyla kapanan gözlerimi yavaşça açarak önce ağzımdaki ellere baktım. Ama asıl korku gözlerimi önüme diktiğimde oldu. O, o buraya nasıl girdi? Bu dünyaya? Karşımdaki uzun boylu, siyah saçlı ve alabildiğine beyaz tenli adamın dişlerine kitlenmiştim. Ben onun diğerlerine oranla daha uzun köpek dişlerine bakarken o da kapıya kitlenmişti. Benim gibi onun da tüm duyularının açık olduğuna emindim. Her şeye rağmen denemek istedim, elimdeki tavayı daha sıkı tutup aniden ona vurmak için kaldırdım ki aniden elim havada kilitlenmişti. Hala bana bakmıyordu ama elimi tutan kişi oydu. Gerçekten de hisleri ve hareketleri denildiği kadar hızlıymış. Aniden göz bebeklerinin büyüdüğünü gördüm, o alev kırmızısı gözler iyice büyümüştü şimdi... Bu iyiye işaret olabilir mi? Dışarıdaki kişi ona tehdit oluşturuyor ise yüksek ihtimalle benim lehime biriydi. Elini ısırarak bağırmak için ağzımı açtım ama aniden gözlerimin kapatıldığını ve dudaklarımın üzerinde bir baskı oluştuğunu hissettim. Kendimi çekmeye kurtulmaya çalışsamda işe yaramıyordu, nefesim tükeniyordu ve hemen beni bırakmazsa boğulacaktım. Tüm çırpınmlarım boşlukta asılı kalmıştı... Hayır, beni öpmüyordu sadece ağzımı kapatıyordu. Çok büyük bir baskıyla... Kafamın duvara gireceğini zannettim. Nedensizce ağzıma metalik bir tat geliyordu; kan... Başımın döndüğünü ve artık eskisi gibi hareket edemediğimi fark ettim. Bayılacağımı düşündüğüm sıra benden ayrıldı ve gözlerim açıldı. -hımmm, insan kanı denildiği kadar güzelmiş, böyle bir şey için birbirimize girmemiz artık çok daha mantıklı geliyor... Baş parmağı ile dudağının kenarından akan kanı sildi, benim kanımı... Parmaklarımı yavaşça hareket ettirerek dudağıma dokundum, dişleri dudağımı delmişti ve kan, kanım akıyordu, benim kanım... Uzun süre nefes alamamıştım ve başım fena dönüyordu. Bir adım attım duvardan ayrılmak için ama boşluğa atmışım gibi bir anda düşer gibi oldum. Ama beni tutmuştu... Dirseklerimden tutup beni kaldırdı ve beni kendine yasladı. Bir süre ayılmayı bekledim, bu neydi şimdi? Neden beni öpmüştü? Biraz toparlanır gibi olduğumda aklım biraz daha başıma gelmişti. Şuan bir vampir veliahtıyla evde tek başımaydım. Bu dünyaya gelmesi yasak olan bir kişiyle... Başımı tutarak ona baktım. -burada ne işin var? Göz devirdi ve oflayarak cevap verdi. -Offf, her gören de bunu soruyor, bir veliaht böyle mi karşılanır yaa? -sadece meraktan soruyorum, hani belki bu dünyaya girişin yasak olduğundan olabilir mi? İşaret parmağını çenesine koyup düşünüyormuş gibi pozlara girdi sonra bana dönüp: -hımmm olabilir belki. Ona göz devirip cevap verdim: -neden evime girdin? Ben bunları söylerken o çoktan koridorun sonuna ulaşmış salona geçiyordu. -eve gelen misafire hiç böyle denir mi? Siz insanlarda da hiç nezaket kalmamış. Bende peşinden salona girdim. Geçip koltuğa oturdu. Gidip yanına başında dikilip kollarımı iç içe geçirdim. Koltuktan iyice yayılmış bacak bacak üstüne atarak bana bakıyordu. -ah bu arada haberin olsun diye diyorum bu gece burada kalacağım. -NEEHH!? Ben şaşkın şaşkın ona bakarken ayağa kalkıp üstünü silkeledi. Omzundaki pelerini çıkarıp koltuğun üstüne atıp bana baktı. -Ve bir duş almam gerek, banyo neredeydi? -NEEHH!? Dönüp bana baktı sorgulayan gözlerle : -sende ne her şeye şaşırıyorsun kızım duş da mı almayayım? Anlamaya çalışır gibi gözlerimi kısarak baktım. Ayağa kalkıp evi dolaşmaya başladı ve hemen ardından da yatak odama yöneldi. Yolu biliyormuş gibi geziyordu, şeytan diyor al sık boğazını- Elimdeki tavayla bir müddet bakıştım. Bu ne alaka yaa? Tavayı götürüp mutfağa koyup hızla salona tekrar geldim. Koyduğu pelerini elime alıp onun girdiği odama girdim ve girer girmez de çığlık atarak pelerinle gözlerimi kapattım. Heyy! O gerçekten de duş mu alacaktı? -NİYE KAFANA GÖRE ÜSTÜNÜ ÇIKARIYORSUN MANYAK HERİF!!! Pelerini gözlerime bastırarak kapının kolunu bulmaya çalışırken pelerin bir anda yüzümden çekildi. -BÖÖÖÖ!! -AGGGHHHH!! Biranda kahkahalara boğuldu. Az önce bir vampir beni “böööö” diye mi korkuttu ben mi delirdim? Gülmesi yavaşlayınca işaret ve orta parmağı ile makas işareti yaparak yanağımdan makas aldı. -ne o? Hiç mi tişörtünü çıkarmış erkek görmedin? Hımmm, belki de bu mükemmel vücudumun etkisine kapılıp kendini kaybedersin hah? Benimle dalga geçerek yatağa oturdu. Yüzüm yanıyordu, her manada yüzüm yanıyordu! Şuan evimde bir vampir vardı ve tişörtünü çıkarmış bir şekilde yatağımda oturuyordu, sabır perileriiiii! -fikir olsun diye diyorum; orada dikileceğine duştan çıktığımda giymem için bana bir şeyler bulabilirsin ve umarım yedek havlun ve güzel kokulu şampuanların vardır, (saçlarını elleriyle tarayarak devam etti), eh biliyorsun bu kadar bakımlı saçlar öyle her şampuanla yıkanmaz. Sabır perileri gelecekseniz hemen şuan gelin ki bu manyağı ellerimle boğarak öldürmeyim. Onun etrafında yarım daire çizerek yatağın diğer tarafına geçtim ve dolapları açarak abim gelip bende kaldığında bir şeyler bırakmış mı diye aramaya başladım. Sonunda elimde pahalı bir spor takımı ile ona döndüm. -prens hazretleri eşofman ve tişört giymeyi kabul ederler mi acaba? -hımmm, pek iyi değil ama idare edeceğiz artık. Şimdi duşumu hazırlamaya başlayabilirsin. Senin ben- Tamam,tamam, sakin ol, sakin ol, adam prens, üstüne üstlük vampir. Sadece dediklerini yap yarın da defolup gitsin. Eşofman takımını yatağa onun yanına koyup odamla bitişik olan banyoma girdim. Bu süre zarfında beni sırıtarak izlediğini hissedebiliyordum. Banyoya girdiğimde önce dolapları açıp yedek bornozumu çıkarıp askıya astım. Yedek diş fırçamı, diş macunumu ve benim bile kullanmaya kıyamadığım birkaç şampuan ve sabunu da alıp hepsini çamaşır sepetinin üstüne koydum. Bir duşakabine bir küvete baktım ve banyonun kapısından kafamı çıkararak ona sordum: -prens hazretleri duşakabin mi tercih ederler yoksa küvet mi? -hımmm, küvet olsun. Gözlerimi devirerek tekrar banyoya girdim. Küvetteki suyun sıcaklığını ayarlayıp tıpasını taktım. İçi dolu küvetten hafif hafif buharlar yükseliyordu. Ayırdığım banyo malzemelerini getirip küvetin yanına koydum ve banyodan çıktım. -banyonuz hazır prens hazretleri, girebilirsiniz. Ayağa kalkıp yanıma kadar yürüdü ve eliyle kafamın üstünü küçük bir çocuğu sever gibi okşadı. Aramızdaki boy farkını daha yeni yeni fark ediyordum… -aferin, senden çok güzel hizmetçi olur, napsam ya diğer tarafa seni de mi götürsem. Gözlerim anında sonuna kadar açıldı. -NEEHHH!? Tekrar ufak bir kahkaha attı. -korkma be, orada seni ne yapayım elliye yakın hizmetlim varken? Ama eğer bana hizmet etmek istiyorsan gelip yıkanmama yardım edebilirsin belki hım? Gözlerim sonuna kadar açıldı ve dediğini yanlış duymuş olmak için içimden yüz bin kere dua ettim. Elini uzatıp yanağımdan makas alarak güldü: -ama sen böyle her şeye kızarıcaksan işimiz var demektir ahahha tipe bak yaa, diyerek arkasını döndü ve banyoya girdi . Bende gidip yatağa oturup az önce buraya bıraktığım pelerini elime aldım.

Bölüm sonu

1 yorum

  • 🌙Merhaba Sevgili Yazar Dostum, Seni köklerini wattpad, çizgi studio ve kitappad gibi ilham verici platformlardan oluşturan 🌟Parlak Yıldızlar Kütüphanesi🌟 adlı discord sunucumuza davet ediyoruz.✨ ⭐Sunucumuzda seni bekleyen şeyler: ~📚Yazarlar için destek ve eleştiri turları, kitap tanıtım kanalları, tur sonrası röportajlar ve nice ödüller. ~💌Sohbetin ve muhabbetin bol olduğu kanallar. ~🎰Çeşit çeşit ses, chat ve pc oyunları. ~🕯️Bilgi alabileceğiniz çeşit çeşit gündem kanalları. ~🏆Düzenli olarak gerçekleşen yarışmalar. ~🎉Eğlencenin zirve yaptığı etkinlikler. ~💎Huzuru ve düzeni sağlayan yetkililer. Sunucumuz yeni açıldı ve senin gibi değerli yazarlarla birlikte büyümek istiyoruz.✨ Gel, sen de bu kütüphanedeki bir yıldız ol ve gökyüzünü parlat. Katılmak için tek yapman gereken: 🔗 https://discord.gg/2u6VFzb4ZJ Yukarıdaki linke tıklamak. Sevgilerle, Nova Yıldızları Ekibi ☀️🌙Merhaba Sevgili Yazar Dostum, Seni köklerini wattpad, çizgi studio ve kitappad gibi ilham verici platformlardan oluşturan 🌟Parlak Yıldızlar Kütüphanesi🌟 adlı discord sunucumuza davet ediyoruz.✨ ⭐Sunucumuzda seni bekleyen şeyler: ~📚Yazarlar için destek ve eleştiri turları, kitap tanıtım kanalları, tur sonrası röportajlar ve nice ödüller. ~💌Sohbetin ve muhabbetin bol olduğu kanallar. ~🎰Çeşit çeşit ses, chat ve pc oyunları. ~🕯️Bilgi alabileceğiniz çeşit çeşit gündem kanalları. ~🏆Düzenli olarak gerçekleşen yarışmalar. ~🎉Eğlencenin zirve yaptığı etkinlikler. ~💎Huzuru ve düzeni sağlayan yetkililer. Sunucumuz yeni açıldı ve senin gibi değerli yazarlarla birlikte büyümek istiyoruz.✨ Gel, sen de bu kütüphanedeki bir yıldız ol ve gökyüzünü parlat. Katılmak için tek yapman gereken: 🔗 https://discord.gg/2u6VFzb4ZJ Yukarıdaki linke tıklamak. Sevgilerle, Nova Yıldızları Ekibi ☀️