Beni tepeden tırnağa saran ve tüm sinir uçlarımda hissettiğim bu duyguyu çözümlemek oldukça zordu.
İlk defa öpmüyordu dudaklarım fakat ilk defa böyle öpüyordu. İlk defa öperken kavruluyordu, fark ediyordum.
Belini tuttuğum beden boynuma sarılmış ve fazlasıyla pasif kalmıştı çünkü oynayan sadece benim dudaklarımdı.
O arsız olduğunu düşündüğüm omega gitmiş ve titreyerek öpüşlerimde yok olmamaya çalışan bir omega gelmişti.
İki dudağını da aynı anda emerek onu sessiz sessiz inletirken sadece ensemdeki saçları çekiştiriyordu.
Başının arkasına koyduğum diğer elimi de indirip beline yerleştirdim ve yavaşça kalçalarına indi ellerim.
Giydiği kot kumaştan bile hissettiğim dolgun kalçalarını yoğurma isteğiyle dolup taşarken dudaklarımı ısırdı.
Canım yansada sesim çıkmadı ve o acemice alt dudağıma tutunurken oldukça hafif bedenini kaldırdım ve kucağıma aldığımda bacakları belimi sarmıştı.
Artık o da öpüşmeye dahil olduğundan daha güçlü saçlarımı çekiştiriyordu. Anlaşılan çabuk öğreniyordu.
Küçük bir dairem olduğundan hemen iki adım ötemdeki yatak odama girdim. Siyah perdelerle kaplı pencerem odayı karanlık yapıyordu.
Yatağa fırlattığım gibi üzerine uzanmam bir oldu ve anlık ayrılan dudaklarımız yeniden birleşti.
Sadece dudaklarını tadınca şiddetleniyordu nabzım ve tüm tenini tattığım zaman damarlarımı patlatmaktan endişe duymuyordum.
Bitirmek için emiyordum kırmızılıklarını fakat bitmiyordu. Dudaklarından ayrılıp tepeden ona baktığımda uzun saçları yastığıma dökülmüş, sarıya dönen gözleri gözyaşları ile kaplanmış, teni pembe bir ton almıştı.
"Yüzün öpüşmekten çok etkilenmiş durumda peki ya..." Gözünün içine bakarak elim pantolonunun fermuarına kaydı ve yutkunan suratına baktıktan sonra yavaşça fermuarı indirdim ve ardından tek elimle pantolonunu çıkarmayı başardım. "...deliğin etkilenmiş mi?"
Tam pürüzsüz ve ince bacaklarını inceleyecekken yattığı yerden kalktı ve boynuma sarılıp dudaklarımızı birleştirerek yeniden uzandı.
Sanırım doyumsuzdu ve bu sefer dudaklarımı kontrol ettiğini düşünerek emiyordu.
Ellerimi dokunmak istediğim bacaklarında gezdirirken teninin sıcaklığı bana geçiyordu ve bacak arasına doğru kayan elim boxerına ulaştığında hafif bir ıslaklık elime değmişti ve bu dudaklarımın gerilmesine sebep olmuştu.
Yavaşça deliğine doğru bastırdığımda ağzıma boğukça inleyip dudaklarının aralanmasına sebep oldum ve bu sayede artık dilimi de öpüşmeye katabilmiştim.
Minik ağzında dolanan dilim her tarafını keşfetmek istercesine dolanıyordu.
Bundan daha çok etkilendiğini kurdunun kontrolü bana bırakmasından anlamış, kendini bana ittirmesiyle de kendinden geçtiğinin farkına varmıştım.
Sıcak diliyle buluşan dilim etrafında birkaç kez dolanıp onu daha çok ıslattıktan sonra dilini dudaklarım arasına alarak hızla emmeye başladım.
Altımda deliriyordu, deliriyordu ki bütün kokusu evimin her yerine yayılmıştı.
Küçük dilini serbest bıraktıktan sonra yeniden güzelliğini incelemek için ona baktım ve mahvolmuş bir durumdaydı.
Üzerinde onu sıkan beyaz gömleğinin düğmelerini açmak yerine yakalarından tutup güç uygulayarak ayırdım ve düğmelerin kopuşuna sebep olduktan sonra esmer üst gövdesini inceleme fırsatı bulmuştum.
Biraz doğrulup gömleğini çıkardıktan sonra yeniden eğildi ve kollarını uzattı bana doğru.
Ve ben o kusursuz zarif boynuna kapandım bir anda. Kendimden beklenmeyecek bir şekilde narince öpmeye başladım. Koklayarak yavaşça öpmek istiyordum çünkü fazla güzeldi teni. Fazlasıyla iz bırakılasıydı ama ilk önce yavaşça tadacaktım.
Boynundan yavaşça inerek köprücük kemiğine doğru indim ve öpücüklerimi sıklaştırdım.
Uzun bir süre köprücük kemiğinin altına, etrafına kondurdum buselerimi ve göğüs uçlarına geldiğimde nazik olma işini yarıda bıraktım.
Dikleşmiş göğüs uçlarını dişlerim arasına alırken nazik dokunuşlarımın etkisiyle rahatlayan vücudu yeniden kasılmaya, tırnakları enseme geçmeye başlamıştı.
Isırıp kızarttığım göğüs ucunun etrafını dilimle ıslattıktan sonra yeniden aşağılara doğru yol aldım.
Sırılsıklam olmuş boxerına ulaştığımda artık ona eziyet vermemesi için yavaşça çıkardım.
Nefes alışları hızlanırken hareketlerimi inceliyordu. Ona baktıktan sonra parmaklarımı deliğine götürdüm. "Bu kadar ıslanman.." Deliğinde gezinen parmaklarımla titreyip inledi.
Sıvısıyla ıslanan parmaklarıma baktım. "Fazla mı hassassın?" Kasılıp gevşeyen deliğini izlerken daha da ıslanmasına şahit oluyordum ve bu içine girme isteğimi katbekat arttırıyordu.
Yeniden parmaklarımı deliğine götürüp bir tanesini içine ittiğimde ihtiyaçlı iniltileri kulağıma değip beni daha da sertleştiriyordu.
Çok yavaş davranmıştım ve artık dayanamazdım. Zaten ıpıslak olan deliğine rahatça girerdim bu yüzden parmaklarımla oyalanmasına gerek yoktu.
Parmağımı çıkarıp kendi boxerıma ellerimi attım ve hızla kurtuldum kumaştan.
Güzel bacaklarının arasına iyice yerleştikten sonra oldukça hevesli bir biçimde bana bakıyordu. Kolları başının iki yanında yastığa yayılmış bir biçimde duruyordu.
Üzerine eğildiğim anda kollarını yer edindiğini boynuma dolamış sabırsızca gözlerime bakıyordu.
Deliğine konumlandırdığım aletimi yavaşça içine iterken yüzündeki kasılmaya anbean şahit oluyordum. Gözleri kayarken ben hissettiğim darlık sayesinde olağanüstü bir zevke yol aldığımın farkına varıyordum. Ve onun sırtımda hissettiğim tırnakları daha da derine batıyordu.
Yavaş olmamayı içimden geçirirken hızla içine tamamen girdiğimde o belki de en yüksek çığlığını bana verirken ben hırıldıyordum.
Bu darlık fazlasıyla iyiydi. Altımda ilk defa hissettiği dolulukla kıvranan omega yanaklarına süzülen yaşlarla bana baktığında yeniden lezzetli dudaklarına kapandım.
Kırmızılıklarını emerken içinde yavaşça hareket etmeye başladım ve onun mırıltılar çıkarmasına sebebiyet verdim.
İlk ben tadıyordum onu, ilk ben hissediyordum bu darlığı ve ilk ben duvarlarına çarpıyordum.
Seks benim için sadece sıradan bir ihtiyaçtı. Kızgınlığımı yatıştırmak için başvurduğum zorunlu bir eylemdi ve anlık hormonal zevkten ibaretti.
Fakat farklıydı şimdiki. Farklıydı bu hisler, farklıydı bu koku. Kokusunun tüm vücudumda gezinmesini istiyordum. En derinlerine kadar gitmek ve beni alkolsüz bir şekilde sarhoş edişine devam etmesine tanıklık etmek istiyordum.
Bu beni hiç olmadığım kadar hırçınlaştırdığında kendimden geçip içinde fazla hızlı ve sert hareket ettiğimi onun inleyişlerinin ağzıma dolmasıyla anlayabilmiştim.
"Mhh, çok iyi-oh!" Sonunda konuşmayı hatırlayan omega altımda zevkli anını dile getirdiğinde yavaşça geri çekilip hızla içine ittim kendimi.
"Ahh, ha-harika!"
Tenlerimizin çarpışma sesi libidomu fazlasıyla yükseltirken yatağımın yaylarını sökmek istercesine içine köklüyordum.
Gerilen belini tutup sabitledim yatağa ve o sırtımı çizerken daha derine ulaşmak istercesine itiyordum kendimi.
"Ah, Jeon tekrardan!"
"Ohh-!" Derinlerine kendimi çarptırırken yaşadığım bu his Valorant oynarken üst üste ace atmakla eş değerdi.
"Jeongguk-ah!" İsmimle inlediğinde az önce söylediklerimin yalandan ibaret olduğunun farkına vardım.
Siktir, bu kesinlikle hiçbir oyundan aldığım zevkle karşılaştırılamazdı ve karşılaştırırsam en büyük aptallığı yapmış olurdum.
Nasıl böyle etkileniyordum, nasıl beni böyle delirtiyordu bilmiyordum. Fazlasıyla güzel oluşu bir yana, bana dokunmasıyla yanan tenim bir yanaydı.
Siktiğimin oyununda ona bebeğim diye seslenişimi hayatımda yaptığım en saçma şey olduğunu düşünürken şu an yaptığım saçmalıkla gurur duyabilirdim ve bu omeganın saplantılı davranıp yanıma gelmesi ve beni bu kadar iyi hissettirmesi de başıma gelen en iyi olay olabilirdi.
Kapanmış gözleriyle ben içine vurdukça kayan kafasını izlemek, kendinden geçmiş bir şekilde mırıltılar çıkarmasını dinlemek beni büyülüyordu sanki.
Saatlerce becersem ve saatlerce onun kıvranışını bu şekilde izlesem sıkılmayacağım gerçeğiyle yüzleşmek oldukça zordu.
Birinden bu kadar etkilenmek en son istediğim şeydi. Ve şimdiki hislerimin başka yöne kaymasından korkuyordum. Olmadığını varsaydığım o duyguya kaymaması gerekiyordu.
Ben sona yaklaşırken onun sıcak sıvısı kendi karnına aktığında hiç dokunmadığım aletinin titreyişini izledim.
Onun ilk seferi olduğu için zaten fazlasıyla etkilenmişti ki dokunmama gerek bile yoktu.
Kolları gevşerken ben hızımı kesmeden onu inletmeye devam ediyordum. Dişlerim kaşındığında irademi yeniden devreye sokmam gerektiğini anlamam ve kurduma tasmasını takmam an meselesi oldu.
Hiçbir şekilde tanımadığım bu bedeni görür görmez altıma almak ne kadar etikti bilmiyorum ama belki kızgınlıkta olmasam kapımı asla açmaz ve defolmasına sebep olarak bu güzelliği kaçırabilirdim.
Son kez içine vurduğumda dar duvarlarının sıcak sıvımla kaplanışı beni inanılmaz bir rahatlamaya sürükledi ve gevşek kolları yatağıma düştü.
Onun gözleri zümrüt yeşilini alırken benimkilerin de eski rengine, kahverengine, döndüğünü biliyordum.
Hiçbir orgazm beni bu kadar gevşetmemişti. O daracık ve yanan deliğinden çıkmama isteğimi baskılarken yavaşça geriye çekildim ve içinden çıktım.
O ise baygın gözlerini aralamakta zorlanarak bana baktı ve ben bu uyuşukluk, bu muazzam rahatlama ve kızgınlığın gidişi hissiyle yatağımda yanına doğru kendimi attım.
Hızla inip kalkan göğsüm yavaşlamaya başlarken yanımdaki bedenin nefesleri durmuyordu ve benim gözlerime çöken anlamadığım bir ağırlık göz kapaklarımı indirmeye çalışıyordu.
En son koluma sardığı ince kollarının yeniden tenimi yakışını hissettim ve kapanan gözlerim, onun nefes alışverişlerini duymamı engelledi.
.
.
.
Yüzüme değen dokunuşlar içimi gıdıklarken huylandığım için yavaşça gözlerimi aralamaya çalıştım.
Kıkırtı çıkararak bana bakan yeşil gözlü omega ile yaşanan şeyler zihnime akın etti ve yorgun gözlerim hızla aralandı.
Yatakta doğrulduğumda yanımda uzanan omega da doğruldu ve alt tarafını örttüğü çarşafı düzelterek bana baktığında gülümsemesi titrememe sebep oldu.
Konuşmaya başlamadan o güzel yüzünü ve vücudunu incelemek istedim. Teninde gezen gözlerim köprücük kemiğine ulaştı ve sağ tarafının altında şerit şeklindeki birkaç mor petunya çiçeğinde duraksadı. Onlar daha önce dikkatimi çekmemişti.
Kemikli parmaklarını baktığım çiçeklerin üstünde gezdirdiği anda göğsüm sebepsizce sıkıştı ve yeşillerine çevirdim gözlerimi. "İlgini çekti değil mi?"
Ardından parmaklarını bana yaklaştırdığında yapacağı şeyi izledim ve sol göğsümün biraz üstüne götürünce aynı çiçeklerin benim de tenime işlediğini görmem bir oldu.
"Bak, sende de var." Üzerine dokunmadan etrafında gezdirdi parmaklarını ve bana çevirdi gözlerini. "Senden neden bu kadar etkilendiğimi şimdi anladım."
Elini çekip çarşaftan görünmeyen bacaklarının üzerine ko
ydu.
"Biz ruh eşiymişiz Jeongguk Hyung."
∆∆∆
taehyung boşuna gelmemiş onca yolu...
asıl her şey şimdi başlıyor
oy vermeyi unutmayın güzeller
sera







