bestomegatae
aşkım Seul'e ulaştım
yarım saate yanındayım
phantomjeon
Aynwn
bestomegatae
bak sen bana inanmıyorsun
göt olacaksın
phantomjeon
Twmsm
bestomegatae
ney
düzgün yaz
phantomjeon
Seninlw şu an yğrsamam
bestomegatae
oyunda mısın
phantomjeon
Yok
bestomegatae
çavuşu tokatlıyorsan yapma ben tokatlarım gelince
phantomjeon
Ya bi siktie
bestomegatae
tamam aşkım zorlanma sen
(Görüldü)
bestomegatae
📷Fotoğraf
bina çok güzelmiş lan
phantomjeon
Siktir, nasıl?|
Güzelmiş
bestomegatae
neyse kapi şifresi söyle geleyim
phantomjeon
Yalnız prası bwnim haldığım site defil
bestomegatae
blöf yapma canim
burada oturduğunu biliyorum
hatta kapı numaran 49
13. kattasın
bir de hala çavuşu mu tokatlıyorsun düzgün yazsana
phantomjeon
Hasiktir|
Nasıl buldu?|
Hayır
bestomegatae
çok uzattın ama
o kadar yol geldim
neyse binaya giren birine söylerim açar
phantomjeon
Açmazlar
bestomegatae
hani burada yaşamıyordun?
yakalandın dostum
phantomjeon
Bak Taehyung
Gelmwn senin için vok riskli
bestomegatae
bir dakika
yoksa sen
kızgınlıkta mısın?
phantomjeon
Evwt
bestomegatae
aç yardım edeyim aptal
phantomjeon
Olmsz
ÇALMA ŞU ZİLK
bestomegatae
aç o zaman
phantomjeon
Anlamıyor musun?
Gelirswn srnin için iyi olmaz
Kapıyı açmayacağıb
bestomegatae
açacaksın
bir şey olmaz
feromonum seni sakinleştirir
bir şey yapmana gerek kalmaz
phantomjeon
Ama ben bie şwy yaparım
Kspıyı açsrswm
Dueduramazsın bebi
bestomegatae
durma o zaman
heh dur bir tane teyze geliyor
(Görüldü)
asansördeyim
geliyorum merak etme
phantomjeon
Delireceğim |
Gelmw
bestomegatae
kapıyı açsana
vuruyorum ses gelmiyor mu?
dur zile basayım
lan açsana
öldün mü?
sakın ölme boşuna mı geldim ben?
...
Yataktan kalktım ve beynime kadar çarpan kapıya vurulma sesi ve zilin sesiyle yürüdüm.
Ter içinde kalmış saçlarım ve vücudumla ilerlerken üzerimde sadece siyah boxer vardı.
Ne yapacağımı bilmediğimden hemen Yoongi'yi aradım ve anında telefonu açtı.
"Hyung imdat." Derin bir nefes aldım kapının yanına gidince.
"Ne oldu?"
"Hani şu omega vardı ya.."
"Eeee?"
"Yaşadığım binayı bulmuş, daireme kadar gelmeyi başarmış ve kapımı çalıyor hyung ne yapacağım şimdi?"
"Lan ciddili evini buldu öyle mi? Komedi resmen. En iyisi sen al içeri onu ve biraz eğlen."
Kızgınlıktaydım ve bu dönemi kapımda beni deli eden bir omegayı sikmeden nasıl halledeceğimi bilmiyordum.
Kapı gözünden baktığımda başında siyah şapkası ile yüzü tam gözükmüyordu ama dişleri gözükecek bir şekilde sırıttığını görebiliyordum. Ah Tanrım kesinlikle başıma bela olacaktı. "Hu huu, Jeon Jeongguk!!"
Sesini duyduğumda gözlerimi sıkarak başımı yukarı kaldırdım.
Uyarmıştım. Gelme yoksa kötü şeyler olur demiştim. Fakat kime ne anlatıyordum ki?
Ben o maçta sesimi açıp buna bebeğim diyen aklımı sikeyim. Nasıl olur da bu kadar kapıldı bana kafayı sıyıracaktım.
İşler ciddiye biniyordu.
Sertçe kapımı yumruklamaya devam ediyordu. "Eninde sonunda kapıyı açacaksın yakışıklı!" diye bağırdı kapının ardından.
Kapı gözünden tekrar baktığımda kapıdan uzaklaşmış elindeki telefonla uğraşmaya başlamıştı. Dikkatli bakınca yanında bir bavul bile getirdiğini fark ettim. Gözüm seğirmeye başladı. Lanet takıntılı psikopat omega.
"Eğleneyim değil mi hyung, eğleneyim. Nasıl olsa kendisi kaşındı." diyerek cevabını bile beklemeden telefonumu kapattım ve ekranımda parlayan bin tane bildirime baktım. Hepsini o atmıştı. 'Kapıyı aç ;)' şekilde bin tane mesaj.
Siktim seni Kim Taehyung.
Ellerim sinirden ve kızgınlığın getirilerinden dolayı titrerken kapının koluna elimi götürdüm ve sinirle kapıyı açtım.
Hızla içeri giren beden ile ne olduğunu anlamaya çalışırken kurabiye kokusu dikkatimi daha çok dağıttı.
Kokusu fırından yeni çıkmış lezzetli bir kurabiye gibiydi.
Koridorun ortasında arkası dönüktü. Neden böyle yaptığını anlamamıştım.
"Tanrım bu nasıl erkeksi bir koku böyle?!" Arkası dönük iken konuştuğunda tanıdık sesi daha berrak bir şekilde kulağıma ulaştığında öncekinden farklı hissetmeme sebep olmuştu.
Az önce kapının arkasında bağırırken odaklanmadığım o sesi şu an farklıydı sanki.
"Çıplak değilsen sana doğru döneceğim." Zar zor ayakta dururken güldüm. Sinirlerim alınmış gibi olurken kapıyı kapattım. "Yani, dön istersen."
Şapkasını çıkarıp saçlarını karıştırdı ve ardından bedenini döndürürken konuştu. "Siktir sesini canlı duymak daha fenay-"
Durdu. Hem o durdu hem de zaman. Yeşil irisleri gözlerime kilitlediğinde ruhumun kurşun gibi yere saplandığını hissettim.
Fotoğraflarına baktığımda hissettiğim ufak çarpıntı şimdiki onu karşımda incelerken daha da hızlanmıştı.
"Ben..." Gözlerime bakışını değiştirmedi bir an olsun. "...ilk defa kızgınlıkta bir alfa gördüğüm için mi böyle hissettim?"
Nasıl hissediyordu bilmiyordum fakat eğer benim gibiyse kesinlikle kızgınlıkla alakası yoktu çünkü ben birden fazla omegayla birlikte olmuş fakat hiçbirinde bu sızıyla karşılaşmamıştım.
Yavaşça yanıma adımlarken göz temasımızı kesti ve vücudumu inceledi. "Çıplakmışsın..." Fısıltılı bir şekilde konuşarak daha da yaklaştığında sonunda kızgınlığım yeniden kendini hatırlattığında onun artmaya başlayan feromonu kurdumu acıktırmaya başlamıştı.
"Taehyung, yaklaşma." diyerek duvara dayadım kendimi fakat o yaklaşıyordu ve yaklaştıkça ben de deliriyordum.
"Ah siktir, ben.. Ben bilmiyorum ama nedense kurdum seni istiyor, sana yardım etmek istiyor."
Dedikleriyle hırıltılar çıkarmaya başladım. Onun flörtöz kurdu benimkine cilve yapmaya başlamış, kontrolümü kaybetmeme ramak kalmıştı.
Fütursuzca yaklaştı bana ve parmaklarını karın kaslarıma dokundurduğunda belinden tutup kendime çektim onu ve bir anlığına afallayan bir şekilde baktı.
"Arsızsın." Boyu benden kısa olduğu için kafamı eğerek kenetledim gözlerimizi, yeniden. Birkaç kez gözlerini kırptı ve sonra ukalaca gerildi gözleri. "Öyleymişim."
Kokusu beni daha da azdırırken ince beli kolum arasında kayboluyordu. Ellerini göğsüme atıp yavaşça tenimde gezdirirken uyuşuyordum. Kesinlikle bana büyü yapıyordu.
Boynuma çıkardı kollarını ve "Sen nesin Jeon? Neden böyle hissediyorum? Sesini ilk duyduğum andan beri neden tüm benliğimi ele geçirdiğini hissediyorum?" dedi ve parmak uçlarında durarak yüzüme yanaştı.
"Bize büyü yaptılar." Güldü ve kahkahasını dinledim. "Bunu ben demeliydim."
Daha da yoğunlaşan kokusuna ve tenimi yakışına ne kadar dayanacağımı bilmiyordum.
"Jeon... Kokun beni azdırıyor." Benimle aynı düşüncedeydi, aynı hisleri yaşıyorduk. "Sen şu an nasıl dayanıyorsun, iradeye bak."
Kesinlikle irademi dibine kadar harcamak üzereydim ve en sonunda çenesini tuttum. "Dayanamıyorum."
Neredeyse bayılacak olan kurdumun o deli gibi heyecanını hissedebiliyordum.
"Bakirlik giysisini sadece aptallar giyer. Çıkar onu üzerimden Jeon."
Bakir bir omeganın arsız söz ve davranışları aklımı allak bullak ederken sadece alevle akan kanımın damarlarıma vuruşunu hızlandırmak, gözlerimden daha kırmızı o d
udaklarını tatmak için eğildim ve dünyadaki en lezzetli şeyin onun dudakları olduğundan bihaber dudaklarına kapandım.
∆∆∆
bu kadar etkilenmeseydiniz keşke
bu arada omegalar ıslanır
oy vermeyi unutmayın güzeller
sera


