•
Bir ambulansın yaklaşıp Yaren'i almasını umut ettiğim düğün davetimizde henüz her şey yolunda ilerliyordu.
Kandemir ile birlikte yan yana durduğumuz için hem gergin hem de stresliydim. Az önce kardeşi Kerim ile tanışmıştım. İyi bir adama benziyordu. Sadece evli olduğu kadınla o kadar ayrı ve uzaklardı ki sanki birbirlerini tanımıyor gibiydiler.
Ben evli olsaydım kocamı bir an yanımdan ayrılmazdım.
Ki şu an tam olarak öyle yapıyorum. Çevremde yer alan kuzenlerime ek olarak Rasim , Aycan ve bir kaç arkadaşımız vardı. Kalabalık halde herkes sohbet içindeydi.
Ben Kandemir'e pek bakmıyordum. Bu gece beni üzmüştü.
-"Merhaba."
Geldi sinsi gelin.
Sosyetenin gözde gençleriyle selamlaşıp aramıza karıştı. Yanında bir kız arkadaşı daha vardı ve tıpkı kendisi gibi sinsi bakışlıydı.
-"Kandemir..bir birliktelik yaşadığınızdan hiç söz etmemişti."
Sabit duran gözlerimi ona çevirdim. Nazenin beni küçümser bakışlar atınca ona aynı alaycı bakışı attım.
-"O kadar samimi değilsiniz demek."diyip tebessüm ettim.
Öksürür gibi yapıp yalandan güldü.
-"Ya da siz o kadar ciddi değilsiniz."
Kandemir farklı bir sohbet içinde olduğundan ve ortam çok gürültülü olduğu için duymuyordu.
-"Ciddi olmamasını mı dilerdin?"diye bir soru yöneltince bocaladığını fark ettim.
-"Aranızdaki yaş farkı dışarıdan anlaşılıyor. Birbiriniz için farklı insanlarsınız diye düşünüyorum. Kandemir'in hayatına giren kadınlara göre fazla küçüksün."
Bel altı vurmak saygın bir insan için çok aşağılayıcı bir hareketti. Ancak karşımdaki kadın hiç de kaliteli değildi.
-"Arven?"
Kandemir sohbetini bitmiş dönmüştü. Belime elini sarınca onu ittiresim geldi ancak elbette yapmadım ve sırtımı göğsüne yaslayarak gülümsedim.
-"Yengen...senin için uygun bir insan olmadığımı düşündüğünü anlatıyordu."dedim masum masum.
İçimde yanan ateş git gide büyüyor.
İşte tam bu yüzden buradan uzak duruyordum. Bu yüzden bu hayatı terk etmiş daha gerçek bir hayatı seçmiştim.
Bu kadar kötü insanların olmasını kaldıramıyorum. Tıpkı ailem gibi.
Nazenin tatlı tatlı güldü ve elini Kandemir'in eline değdirdi.
-"Beni yanlış anladı."
Kandemir elini hemen masadan indirince kabaran göğsüm yerine sindi.
-"Yaşı küçük. Aranızda bir hayli yaş farkı var nasıl anlaşıyorsunuz demek istedim."
Bak sen. Öyle mi olmuş?
-"Bunun seni ilgilendirdiğini hiç sanmıyorum Nazenin." Kandemir'in bir anda tersleyerek sinirini göstermesi beklediğim bir şey değildi.
Ki Nazenin de beklemiyor olmalıydı ki dikleşti ve gözlerini iyice açtı.
-"Ne konuşuyorsunuz bakalım?" Kerim nihayet karısına sahip çıkmaya gelmişti.
Kandemir kardeşini yanıtlama gereği duymadı. Yalnızca gözlerine ters ters baktı ve hareket etmem için belime baskı uyguladı. Birlikte aynı anda yürürken içki masasına gittiğimizi anlamıştım. Bir kaç insan dışında bu bölge boştu.
Masadan bir kadeh almadan önce elbisemin duruşunu kontrol edip şampanya kadehine uzandım.
Telefonumun sesi gelince küçük çantamı araladım. İçine zar zor sıkıştırdığım telefonumu açmadan önce masada bir bardağa yasladım ve karşısına geçtim.
Bir kaç gündür Bige ile konuşmadığımız için eksik hissediyordum. Sanki anlamış gibi görüntülü arıyordu.
-"Bütün güzel genlerin aktarıldığı bir bebeksin sen."
Açar açmaz beni gördüğünde verdiği tepkiye neşeli bir kıkırtı sundum.
-"Ya beni şımartma!"dedim sırıtarak.
-"Ay parçası gibisin nasıl şımartmam. Umarım Kandemir kendini şanslı hissetmesi gerektiğini bilen bir adamdır." Gözlerim yan tarafta fazlasıyla seksi bir şekilde içkisini yudumlayan adama kayınca Bige elini ağzına kapattı.
Yanımda olduğunu anlamıştı.
-"Pek sanmıyorum." Gözlerimiz buluştuğunda bana üstten sert bir bakış attı.
-"Ne öyle yüzün asık. Bir şey mi oldu? Nasıl gidiyor düğün." Bige kaş göz hareketleriyle sormuştu.
-"İyi iyi bir sorun yok. Dedemin kontrolü altında gerçekleşiyor. Sorunsuz."diyip zoraki güldüm.
İçki almaya gelen birisinden dolayı Kandemir masadan uzaklaşıp bana yaklaşınca kamerada sırtı göründü.
Varlığıyla öyle mutlu oluyordum ki beni nasıl üzebiliyor anlamış değilim.
-"Enişte...naber?"
Kandemir ona seslenildiğini anlayıp telefona dönerken ben birazcık utanmış Bige'ye bakmıştım.
-"Arkadaşınla uğraşıp duruyoruz."demesiyle ağzım açık kaldı.
Beni mi şikayet ediyor o?
Bige kıkır kıkır gülerken ben şaşkınlık içinde kalmıştım.
-"Ben arkadaşımı özledim ama. Ne zaman geleceksin?"
Kandemir'le bu gece doğru düzgün iletişim kurmak istemediğim için o cümlenin manasını sormadım.
-"Bir kaç gün içinde gelmiş olurum. Bende seni özledim."diye mırıldandım kameraya yaklaşıp.
Birilerinin biraz aklının başına gelmesi lazım.
-"Tamam o zaman ben sizi meşgul etmeyeyim. Görüşürüz balım." Dudaklarımı uzatıp ona öpücük attığımda aynı karşılığı verdi. El sallayarak kapattık.
-"Hayırdır yolculuk nereye?"
Telefonumu çantama atıp çenemi dikleştirdim.
-"Sende gitmeyecek miydin zaten? Hem biraz uzak kalırız benimle uğraşmak zorunda kalmazsın."
Gökyüzüne bakarak ofladıktan sonra boştaki elini cebine koydu. Ardından içkisini bitirip bardağı masaya sertçe bıraktı.
-"Seni tam olarak rahatsız eden ne bana bir anlatsana."dedi ciddi yüz ifadesi ile.
Kaşlarımı kaldırıp nefesimi seslice üfledim.
-"Bu ortamda bir tur daha tartışmak istemiyorum. Gece bitsin ve sonra konuşalım olur mu? Yeterince ağızlarına sakız olduk."
-"Birlikte gelmeyi teklif eden sendin."dediği gibi kaşlarım çatıldı.
-"Çünkü biz sevgiliyiz. Öyle olduğumuzu sanıyorum?!" Hafifçe sesimi yükselttim sorarcasına konuştum.
-"Hata yapmışız ama galiba onu anladım."
-"Arven bu asabi hallerin kılıf kıyafetine karıştığım için mi anlayamıyorum."
-"Alakası bile yok."dedim direkt.
Sert sinirli soluklarımla ileriye doğru döndüm ve kollarımı göğsümde bağladım.
-"Ne o zaman? Niye çocuk gibi saldıracak bir şeyler arıyorsun?"dedi önüme geçerek.
Omuzlarımı düşürüp konuşmamayı seçtim. Çenemi tuttu başımı kaldırdı. Haliyle mecburen göz göze geldik.
İçimde bir şey kabarıp patlıyordu ve buna engel olamıyordum. Çok fazla gergindim.
-"Problem Nazenin ise gerekli mesafeyi koyacağımdan emin olabilirsin."
-"Şu kadının adını anma sinirlerim bozuluyor!"dedim ani bir parlamayla.
Başını sallayarak dirseklerimin iç kısmını tuttu. Kollarımı çözdü ona bakmamı sabırla bekledi.
-"Bu gece için çok fazla gerildiğini biliyorum. Daha iyi hissetmen için yanında olmayı seçtim. Düğünlere meraklı olduğum için değil. Seni rahatsız eden durumları da ilk önce gelip bana söyle ki halledebileyim. Tamam mı?"
Başımı uslu uslu aşağı yukarı salladım. Alnıma minik bir öpücük bıraktı.
-"Sen benim için çok değerlisin." Kalbim galiba buhrandan sıyrılıp canlı canlı atmaya başladı.
Yanaklarımın içini ısırarak alttan yukarıya ona baktım. Bakışlarımın bir yavru kediyi andırdığından habersizdim.
-"Biz birbirimiz için yaratıldık değil mi?" Sorumun cevabı benim için çok ciddi bir meseleydi.
Ancak o buna güldü. Evet güldü. Dudaklarımı büzerek gözlerimi göğsüne diktim.
-"Evet benim küçük güzel kızım. Sen benim için yaratılmışsın." İki eliyle sırtıma dokunup beni göğsüne hop diye çekti. Zevkle göğsüne iliştim.
-"Bende seni bulmak,hayatın anlamını öğrenebilmek için yaratılmışım." Belimi okşayışıyla gözlerim huzurla kapandı.
Uzun uzun kollarında kalıp yatışmanın keyfine varmak isterdim ancak çok yanlış bir ortamda olduğumuz aklıma gelince geri çekildim.
-"Gidip biraz oynayacağım. Sen bu gece enerjimi tükettin." Kendi kendime tavırlanıp giderken elini tutup onu da çekiştiriyordum. Yalnız bırakacak değilim.
Hemen kapıyorlar adamı.
-"Ne oynaması kızım deli etme beni."
-"Göbek atacağım. Ne olmuş? Bak Atakan ne güzel kıvırtıyor." Kıkırdayarak piste baktım.
Afra ile karşılıklı göbek atıyorlardı.
-"Arven yanımdan ayrılmıyorsun. Evde oynatırım ben seni." Elini çekip geri ittirdim. Yanımda sakin sert adımlarla yürüyordu.
-"Dalga geçme. Sen beni bekle geliyorum." Arkamdan ne kadar söylense de peşime yarı yolda gördüğüm Aycan'ı da katarak bizimkilerin yanına ulaştım.
Artık düğün sonu geldiği için after part kısmı gerçekleşiyor diyebilirdim.Orta yer öyle kalabalıktı ki iki aileninde kokoş teyzeleri bile oynuyordu.
Solist kadın şarkıyı değiştirdiği esnada Atakan beni görünce ellerini uzattı. Omuzlarımı neşeyle hareket ettirip uzattığı ellerini tuttum ve gülümsedim. Afra da Aycan'ı karşısına almıştı.
Gelin ve damat ortada oynuyor olmasına rağmen bizimkiler kenardaydı. O yüzden biraz göz önünde olmak muhtemelen benimkini sinirlendiriyordur.
Aslında düğün gayet eğlenceliydi. Biz tadını çıkaramamıştık. Ablam modern şarkılar yerine daha eskileri sevdiği için bütün güzel şarkılar çalmıştı.
-"Kalanlar gideni gönlünde taşır!"
Atakan kıvırtmam için bir elimi bırakınca başımı sallayarak uyardım. Müstakbel kayınvalidem buradayken daha usturuplu oynayacağım.
Bana göz devirip güldü.
-"Aşk sevene yük olmaz!"
Aynı anda söyleyince küçük bir kahkaha atıp kızlarla birbirimize karıştık ve insanların arasına döndük.
-"Çiçek gibi tazecik.."
Sırtımı Atakan'a dayamış olduğum yerde oynarken beni kapattığı için daha rahat hissediyordum.
Ellerimi göğsümde gezdirip yeniden önüme döndüm. Afra uzattığı eliyle oynarken ona tebessüm ettim. Barış abi karısının yanına yanaşmakta gecikmemişti.
Şarkı yeniden değiştiğinde artık teyzeler yorulmuştu. Çünkü daha çok gençlere hitap eden tarzdı.
Dudağımı ısırarak bize doğru gelen Melin'e baktım. Rasim'i elinden çeke çeke getirirken bir yandan poposunu sallıyordu.
Kıkırdayarak Atakan'ın şarkıya eşlik edişine bakmak için döndüm.
Işıklar biraz daha loş hale dönmüştü. Ablam bize doğru geldi ve Aycan'la karşılıklı kıvırtmaya başladı. Sanki her şeyi sorunsuz giden bir aile gibiydik. Ne güzel.
Bir elini havaya kaldırmış tempoyla sallayan Atakan diğer eliyle elimi tutup oynamamı işaret etti. Bende ayağım takılmasın diye elbisemin taşlı kumaşını hafifçe tuttum ve ona eşlik ettim.
-"Bir yerlerde şenlik olsa sebeplensek eğlensek!"
-"Felekten bir gece çalsak ohoo!"
Gönlüm Kandemir'i çağırmak istiyordu ama ölse gelmezdi. Bana da kızacaktı. O yüzden ona hiç bakmadım.
Atakan'ın bu enerjisi bana geçmekte hiç güçlük çekmediği için çok güzel eğleniyordum.
Birbirimize yaklaşıp uzaklaşarak oynarken diğerleri de etrafımızdaydı. En son ablamı ortaya attıklarında Atakan da beni ittirdi.
Ablama gülümseyip uzattığı ellerine tutundum. Şarkıya eşlik ederek oynuyordu. Aynı şekilde onunla gülerek söylerken kalçamı hafifçe sallıyordum.
-"Bilmez olaydım, sevmez olaydım."
-"Görmez olaydım o güzel gözlerini!"
Atakan arkamda ıslık çalınca ona kaşlarımı çatıp yapma dercesine baktım.
Kocaman bir gülümsemeyle elimi terleyen boynumda gezdiriyordum ki adeta bahçeyi gözleriyle yakan adama denk geldim.
Göz göze gelmemizi fırsat bilerek bana başıyla işaretini verdi. Dudaklarımı üzgünce büzdüm.
-"Sevgilim kızıyor gidiyorum ben."
-"Aa dur bak bu çok iyi. Hadi oyna oyna." Atakan'ın çekiştirmesiyle gidemedim.
Afra elbisesinden taşan göğüsleriyle bir güzel oynaya oynaya bana geldi. Gülerek aynı hareketle ona yaklaşınca büyük bir kahkaha attım.
-"Seni sana beni de bana vermiş veren!"
Bir elimi kaldırıp kalçamı oynatırken etrafım kalabalıktı. Kandemir sinirli ben tam anlamıyla azar işitmeliktim.
Zar zor aralarından sıyrıldığımda sevgilim masaya yaslanmış Rasim'le içki içiyordu. Melin de az önce çıkmıştı ortadan.
-"Uzun zaman olmuştu iyi oldu."dedi Melin.
Ona gülümseyip sevdiğim adamın tam önünde durdum ve sevimli sevimli bakmaya çalıştım.
-"Yoruldum."dedim yalnızca.
Çenesini sıkmış bana öylece bakış atıyordu.
-"Biraz daha kıvırt istersen geçer."dedi dişlerinin arasından.
Evlensek kendi düğünümüzde bile oynatmaz bu adam beni.
Artık düğün bitmişti. Kandemir ben olmasam asla bu kadar kalmayacağı bir davetteydi.
Dedem ve annem artık bir bomba kadar gerginlerdi. Yüzsüz insanları buradan defetmek için zor bekliyorlardı. Zaten düğünden sonra herkes öğrenecekti. En azından ailemiz.
-"İstersen sen git bende annemle geçerim."dedim Kandemir'e.
-"Sende durma daha fazla. Gidelim bitti zaten."dedi.
Ailesinden geriye sadece İpek hanım kalmıştı. Kandemir'i beklediğini çok sonradan anladım.
Etrafa bakındığımda kızların da toparlandığını görünce çantamı aldım. İpek hanım annemlerle ve diğer kadınlarla vedalaşma aşamasındaydı. Herkesin bu kadar içli dışlı olduğunu bilmiyordum.
Arabanın olduğu otoparka geldiğimizde kesinlikle utanıyordum. İpek hanımla gideceğimizi bilseydim kabul etmezdim.
-"Aa Arven. Lütfen!"
Arka kapıyı açtığımı gördüğü gibi bileğimi tuttu.
-"Ya lütfen siz buyurun."dedim çekinerek.
-"Olur mu öyle şey kuzum. Otur sen çekinme."derken kıs kıs gülüyordu.
Sigarasını içerek bize bakan Kandemir'e bakış atıp ön koltuğa oturdum. İpek hanımda arkaya oturmuştu.
-"Güzel oldu değil mi? Darısı başınıza diyelim."
Amin amin.
-"Nasip."dedim minik bir gülüşle.
-"Tabii. Bir gün uzun uzun konuşuruz ama diyeceğim şu ki küçük meseleler için birbirinizi üzmeyin. Öyle yakışıyorsunuz ki vallahi nazar değmiştir!"
Yüzüm adeta kırk derece olmuşken kendimi yellememek için zor duruyordum.
Neyse ki Kandemir gelmişti de konuşmama gerek kalmamıştı.
-"Oğlum. Diyorum ki bir akşam yemek yiyelim. Yani Arven bize yemeğe gelsin. Ne dersiniz?"
-"Ben bir iki hafta yokum anne. Kemerini tak." Cümlesinin sonunda aniden bana dönünce irkildim.
Dediğini yapıp geri yaslandım.
-"Seninde bu işlerin bir türlü bitmiyor. Sensiz yeriz ne yapalım."dedi İpek hanım.
-"Geldiğimde ayarlarız. Acelesi yok."Kandemir'in itiraz istemeyen ses tonuyla konu kapanmış oldu.
Kalbimin atma sesi duyulacak diye endişeyle oturuyordum. Niye böyle heyecanlandım anlayamıyorum.
Bir eliyle başını ovaladığını görünce ne yalan söyleyim üzüldüm. Bunca işinin arasında benimle ilgileniyordu.
-"Aslında yarına toplanma günümüz. Kahvaltı edeceğiz. Ama fazla kalabalık oluruz seni bunaltmayalım diye davet edemiyorum."
Dudaklarımı ısırarak aklıma düşeni silmeye çalıştım.
-"Oğlunuz geldi diye sanırım. Yoksa sık sık yapar mısınız?"diye sorarken bir yerlerimi kaşıyıp yırtmak istiyordum.
-"Aslında hep sık sık toplanırız. Ama yarının özelliği Kerim için evet."
-"Acelen yoksa ilk önce annemi bırakalım."diye araya girdi Kandemir.
Başımı salladım.
-"Fark etmez."dedim ve mesaj gelen telefonuma baktım.
Annem nerede olduğumu soruyordu. Kısa bir cevap yazıp kapattım. Çantama geri koyuyordum ki Afra'nın araması ekranda göründü.
-"Efendim Afra?"
-"Nerdesiniz? Ya acele bir plan yaptık. Size uyar mı yani Kandemir'e uyar mı bilmiyorum ama Atakan'ların bağ evine gidelim dedik. Yarın cuma...haftasonunu katarsak biraz kafa dağıtmış oluruz."
O kadar hızlı konuşmuştu ki zar zor anlayabildim.
-"Şey..yani bilemedim. Ben gelirim de.." Düşünceli halde Kandemir'e baktım. O da yoldan çektiği gözleriyle kısa bir an bana dönmüştü.
-"Ne oldu?"diye sordu.
-"Siz karar verin ararsınız. Kandemir gelmezse biz alırız seni."dedi ve kapattı.
-"Bağ evine gidiyorlarmış-"Daha ona anlatamadan telefonu çaldı. Arabanın ızgarasına takılı duran telefonda Rasim arıyordu.
Açtığında ses arabaya dağılmıştı.
-"Birader gittiniz mi?"
-"Yoldayım."dedi kısaca.
-"Kaçamak yapıyoruz. Hep birlikte haftasonunu geçireceğiz. Eğer gelmem diyorsan gelip Arven'i alacağım."diye durumu anlattı Rasim.
Dudağımın ucuna dişlerimi geçirmiş dinliyordum.
Kandemir çatık kaşlarıyla arabayı sürerken bana döndü.
-"Gitmek istiyor musun?"
Başımı aşağı yukarı salladım. Birlikte gidelim istiyorum diyemedim. Annesi bizi dinliyorken nasıl söylerim?
-"Sen uzun süre yoksun ama istiyorsan dinlen gitmeyelim."dedim kısık sesle mırıldanarak.
Başını öylesine salladı.
-"Canlı konum at."dedi Rasim'e ve kapattı.
Pek konuşmadan evlerinin önüne gelmiştik. Kandemir bana arabada beklememi söylediği için inmeden İpek hanımla vedalaşmıştım.
Evin camlarına bakarken sinsi gelin Nazenin terastaydı. Üstünde neredeyse transparan diyeceğim bir dantel gecelikle duruyordu.
Şok olmuştum.
Eğer Kandemir o terasın yanından kıyısından geçerse onu boğardım.
Bu kadın hiç mi hiç hoşuma gitmiyor. Onunla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Ve buradan gitmediği sürece de gerginliğim hiç bitmeyecek.
İyi düşünmeye çalışarak Kandemir'i bekledim. Ona uzun süre kırgın olmak isterken yine dayanamamıştım. Aramıza ufak bile olsa mesafe girdiğinde içim çok sıkışıyordu. Sanki onsuz hayat akmıyor gibi hissediyordum.
O da benim gibi hissediyor mudur?
Bunu zamanla öğreneceğiz diye içimden geçirirken elinde ufak bir spor çantasıyla görüş açıma girdi. Esen rüzgardan ceketi açılınca önünü düzeltip yürüyüşüne devam etti.
Onu ilk gördüğüm günden beri aynı heyecanla bakıp içimi titreten bir manzaraya sahibim.
Eğer bu gerçek bir sevgiyse üstesinden geleceğiz. Ancak Kandemir için bir hevessem ve doğru kadın değilsem bu savaştan çok ağır yaralı olarak ayrılacağım.
•••
Merhaba ❤️
4 gün üstüne ancak gelebildim. Aralarını uzun uzun bozacağımız daha ciddi bir mesele bulduğumda bu kötülüğü yapacağım merak etmeyin hahsj bence daha zevkli
Şimdilik biraz daha minnoş minnoş aşk yaşasınlar ilerisine bakacağıızzz
Bir sonraki bölüm görüşürüz 🌸💖