İçeriğe geç

UYUMSUZ

Bölüm 13 · 12 dk okuma

UYUMSUZ

Bölüm 13

On üç

•

Anın büyüsüyle ruhum bedenim bulutların üstünde süzülüyordu.

Oturduğum bacak arasında yan dönerek ellerimi boynuna uzattım ve sarılarak kendimi ona bıraktım.

Sıkı bir sarılmaydı. Bırakmak istemediğim bir an.

İçimden dökülmek isteyen onlarca cümle vardı. Fakat dilim varmıyordu. Korkuyordum.

Hiç gitme demek istiyordum mesela diyemiyordum. Ailem bana sırt dönmüşken hiçbir mecburiyeti olmayan bir adamın beni seveceğine ihtimal veremiyordum.

Gidecekti. Herkes bir gün giderdi. Belki başka bir evrende.

Yanımda olduğu müddetçe mutluluğu tadabilecektim.

-"Yarın akşam gideceğim. Gitmem gerekiyor yeterince vakit harcadım."

Sırtımı rahatlatıcı okşamasıyla kendimden geçmişken bu sözleri göğsümde ağrı yarattı.

-"Olur işlerin aksamasın."diye sessizce konuştum.

Omzuna koyduğum çenemi çekerek geniş göğsüne yanağımı yasladım.

-"Sende gelmek ister misin?" Sorusunun devamında başımın tepesine öpücük bıraktı. Saçlarımı koklayarak çenesini dayamıştı.

Başımı iki yana salladım.

-"Benimde işim var."dedim omuz silkip.

Mutsuz olmaktan yoruldum demedim.

-"Aciliyeti olduğunu düşünmüyorum. Biraz daha vakit geçirebiliriz. İmkanım olsa kalırdım ama ancak bu kadar ara verebiliyorum." Elleri şefkatle bedenimde geziniyordu.

-"Ablamın düğünü olacak. Belki gelirim. Bilmiyorum." Eğer normal bir ailem olsaydı bu düğün telaşının mutluluğunu onlarla yaşamak isterdim.

-"Belki mi?"

Başımla onayladım. Parmaklarını çeneme sardı. Başımı geri iterek yüzüme baktı.

-"Güzel gülümsemenin ardında gizlediklerini merak ediyorum."dedi boğuk mırıltısıyla. Yakınlığımız aklımı karıştırıyordu. Göğüs kafesim titrerken dudağımın yanağımla birleşim noktasına uzun bir buse kondurdu.

Dudaklarım bu temas sonrası hafifçe aralanırken sessiz bir soluk verdim. Mideme ağır bir yük oturmuş gibiydi.

Aklımı aldı.

Bocaladığımı ona fark ettirmemek için hızla tebessüm ettim ve başımı yeniden göğsüne yasladım.

-"Dram dolu bir hikayem yok ki. Ailenin küçük kızı olunca sorunlar yaşayabiliyorum."dedim eğleniyormuş gibi.

Sanki zorla evlendirilmeye kalkmamış gibi. Sanki hiç yüzüne gülümsenmemiş bir kız değilmişim gibi.

-"Bana yalan söyleme ufaklık." Parmağıyla burnuma hafifçe vurunca burnumu kırıştırdım.

-"Hiç de yalan söylemem ben. Film izleyelim mi? Yani izlemeyi sever misin?"diyerek konuyu değiştirdim. Kucağından istemeye istemeye kalkıp yan tarafa geçtim.

Elini ensesine atarak omuz silkti.

-"İzlemeye çok fırsatım olmaz. İstiyorsan izleyelim."

-"Dizi bile mi izlemezsin?"diye sordum şaşırarak.

Dizi film platformunda genel olarak aşk ve şehvet içerikli her konuya hakimdim.

-"Oturup bir şeyler izleyeceksem maç izliyoruz çocuklarla. O sayılır mı?"

Kıkırdayarak laptopu açtım ve öne eğilerek Netflix'e girdim.

-"Aslında favorimiz olan filmler var ama içerik olarak seninle izlemem uygunsuz kaçar." Filmin seks sahnelerini düşününce kendi kendime güldüm.

İçimden geçen şey Kandemir'in o sahneleri aratmayacak bir adam olma hayaliydi.

-"Öyle şeyler izlemek için yaşın tutuyor mu senin?" Ağzım o şeklini alırken başımı çevirip ona baktım.

-"Yaşlı olduğunu bu kadar da belli edemezdin!"dedim dalga geçerek.

Kandemir biraz bozulsa bile yarım ağız gülmüştü. Üzüldüm. Baya üzüldüm hatta.

Dizlerimin üstünde kalkıp ona döndüm ve kollarımı uzatarak boynuna sarıldım. Adamı öyle bir çekip sarmıştım ki yüzünün göğüslerime yaslanacağını tahmin edemedim.

Kalbim durdu ve bayılacağım derken bayılmadan onu itmeyi düşündüm. Yapamadım.

Kandemir fırsattan istifade ederek yüzünü iyice göğüslerime yaslamış kollarını karnıma dolamıştı.

-"Sevdim bunu."dedi homurdanarak.

Tepeden aşağı utanç kaynağı oluverdim.

-"Kandemir.."dedim inlercesine.

Hiç sesini çıkartmadı.

-"Sana dokunmadan duramaz oldum. Ne yaptın bana kızım?"diye kızdı sertçe.

Utanmayı bir kenara bırakıp ensesindeki saçları okşayarak derin bir nefes aldım.

-"Sadece bedenimden hoşlandığını düşünmeye başlayacağım."dedim şakayla karışık alınmış gibi.

-"Bende sana saçmalama diyeceğim Arven."diyerek geri çekildi.

-"Sandığın veyahutta aklından geçirdiğin düşünceleri yaşayacak yaşı çoktan geride bıraktım."

Uzaklaşmadan yanına ilişip kaslı koluna elimi sardım.

-"Kandemir hiç erkek arkadaşı olmamış birisi olarak böyle düşünmemi yadırgamamalısın. Senin gibi her hafta farklı insanlarla alem yapmıyorum."diye takır takır konuştum.

Kasları gerildi. Başını bana döndürürken ona sardığım elimi ittirdi. Çatık kaşlı yüzüyle karşılaşınca dudağımı ısırdım.

-"Her hafta kimlerle alem yapıyormuşum ben? Yaparken yanımdaymışsın gibi konuşuyorsun."

Böyle sert karşılamasını beklememiştim.

-"Sosyal medya olunca görmek zor olmuyor."dedim. Stres olmuştum ve yüzüne bakamıyordum.

-"Ne gördün de bu kanıya vardın?"dediği esnada ona bakmam için yüzümü tutmuş kendine çevirmişti.

Oflayarak gözlerimi yüzünde gezdirdim.

-"Daha yeni paylaşıldı.Yeni aşk yaşadığın kadınla kol kola pozların vardı. Öyle yazıyordu."dedim direkt.

Bana kısık bakışlarıyla oldukça karanlık bakarken ürkütücü duruyordu.

-"Arven bir daha böyle ithamlarda bulunma. Benden daha çok sosyal medyaya hakim bir kişisin. Her şeyin sahte olduğununda farkındasındır. Yüzlerce kadınla tanışıp görüşüyorum. Hepsi sevgilim o zaman öyle mi?"

Bu sefer sinir boğan birisi varsa o da bendim.

-"Ne demek yüzlerce kadın Kandemir? Ben her magazine baktığımda seni farklı kadınlarla masalarda mı göreceğim?!"diyerek yataktan çıktım ve ayağa kalktım.

-"İş gereği olduğunu söylememe gerek var mı?"diye sakince konuştu.

-"Bana ne ya? Sizin arkadaşınız benimle konuştu diye adamı dövecektin. Ben böyle şeylere gelemem. İş gereği falan da ilgilenmiyorum. Sokaktan geçen on kadından dokuzu senin içine düşüyor. Ben ellerimle seni mankenlere modellere mi göndereceğim?"

Regli döneminin de vermiş olduğu asabiyetle aklımda canlanan kötü senaryolar bende şarteli attırdı.

Kandemir'e olan sinirimi mimiklerimle sarfettikten sonra ona baktım. Olduğu yerde beni izlerken dudaklarını birbirine bastırmış gülümsemesini gizliyordu.

Ne bu şimdi?

Ciddiye almıyor mu?

Elini yanına vurdu.

-"Gel bir buraya."

Öfkeli nefesimi sertçe üfleyerek yatakta yanına oturmak için hamle yaptım ancak kendimi bu sefer tam olarak kasıklarına oturmuş halde buldum.

Belimden çektiği gibi beni bir bebek edasıyla kucağına oturttu.

Tüm düşüncelerim duygularım uçtu gitti. Geriye yüksek bir ateş kaldı.

-"Öncelikle,sinirlenince o küçük boyunla alev alman çok sevimli." Burnumun ucunu öptü. Yüzümü astım.

-"Sen beni kabul ettin. Ben sözüme sadık bir adamım. Seni rahatsız edeceğini bile bile aynı şeyleri tekrar etmem. Rahatsız olduğunu söylemen yeterli ufaklık." Çenemi okşayarak dudaklarından çıkan nefesi dudaklarıma bıraktı.

Küçük bir hareketle dudaklarımız birbirine değecekti. Dilim damağım kurudu. Nefes alamadım.

-"Daha görüşmeyecek misin?"diye sordum kısık güçsüz sesimle.

Başını iki yana salladı.

-"Benimle görüşmek istedikleri zaman anlaşma öncesi tanışırdım. Yanlış anlaşılmaya sebep olmamak için artık yapmam. Anlaştık mı küçük alev topum?"

Parmağını kıvırıp çeneme nazikçe vurunca yüzümü buruşturarak mırıltılar çıkarttım.

-"Demesene öyle."dedim utanarak. Aynı anda gülmüş göğsüne sokulmuştum.

Kollarının arasında neredeyse kayboluyordum. Sımsıkı sarılarak hafif hafif bedenimi sarstı.

-"Ne yapacağım ben seninle?"

Kendi kendine mırıldandı. Yanıtlamadan sıcak tenine dokunarak boynuna burnumu sürttüm.

-"Kandemir."dedim fısıltıyla.

-"Hımm.."

-"Son gecemizde benimle kalır mısın?"diye sordum kalbim sıkışarak.

Saç diplerimi okşayan eli bir saniyeliğine durmuştu. Çıplak sırtıma parmakları dokunarak sıcaklık yaydı.

Teni tenimde çok güzeldi.

-"Kalırım. Ancak bu bir son değil."

Öyle olmaması için dilek dilemiştim. Gülümsedim. Hatta büyükçe gülümsedim.

Küçük bir çocuğun sevinmesi gibi dünyalar benim olmuştu.

Yataktan kalkıp kızlara bakmak için odadan çıkarken Kandemir de benimle çıkmış balkonda sigara içmeye gitmişti.

Bige'nin odasını tıklattığımda içeriden konuşma sesleri geliyordu. Aralayıp baktım.

Yatakta yatmış telefonlarıyla uğraşıyorlardı.

-"Ne yapıyorsunuz?"diye sorarken daha çok Bige'ye bakıyordum.

Doğrulup oturdu ve sırıttı.

-"Asıl sana sormak lazım. Hayırlı işler!"

Sessizce kıkırdadım.

-"Burada kalacak."diye mırıldanırken balkon kapısını kontrol ettim.

-"Ooo...aa sen regli olmuştun değil mi tüh!" Eliyle ağzını kapatıp kaşlarımı çattım.

-"Oha Bige saçmalama."diyerek kapıyı kapattım.

Yüzüme su vurmak ve malum kontrol nedeniyle banyoya girdim. Çıktığımda Kandemir odamda camdan bakarak telefon görüşmesi yapıyordu.

Bir kadınla iş terimleriyle konuşuyordu. İçim içimi yiyerek yatağın örtüsünü geri açtım.

Dolabımın küçük bir kısmına sıkıştırdığım pijama takımını çıkarttım. Atakan diğerlerinden daha sık gelirdi ve burada kalırdı. Haliyle bir kaç parça eşyası buradaydı.

Kandemir telefonunu kenara bıraktığında elimdekilerle ona döndüm.

-"Uyar mı bilmem ama Atakan'ın..giymek istersen?"

Başını belli belirsiz salladı.

-"Gerek yok."

Kaşımı havaya kaldırıp ona baktım.

-"Öyle mi yatacaksın?"diye sordum hayretle.

Güler gibi oldu ve elini gömleğinin düğmelerine koydu.

-"Oda az sonra ateş alacak bir de pijama mı giyeyim?" Belli ki beyefendi Dubai'nin havasından çokça şikayetçi.

Kapının üstündeki klimayı açmaya yeltenirken arkamda soyunduğunu bilmek aklımı başımdan alıyordu.

Soluk soluğa yavaşça döndüm. Kandemir'i bütün seksiliği ile karşımda yarı çıplak gördüm.

Gözlerim mi bulanıklaşıyor?

Yoo yoo hayır hayatımın en iyi anlarından birisi bu. Şimdi bayılamam.

Zar zor yutkunup gözlerimi dev bedeninden ve muhteşem kaslarından çektim. Ardından yatakta makyaj masamın olduğu tarafa oturup sırtımı başlığa yasladım.

Bu içimdeki hisleri nasıl tarif edebilirim?

Kalbim durdu duracak gibi hiç olmadığı kadar hızlıydı.

-"Şunu giyelim madem." Kandemir hoşnutsuz bir mırıltıyla yatağın ucunda duran pijama altını çekti altı.

-"Banyoda mı giyinseydin acaba? Hiç de çekinmiyorsun maşallah!"dedim duygularımı saklayıp.

-"Soyunduk mu kızım? Ne var bunda?"

Kalp var kalp!

-"İyi izleyeyim bende o zaman soyun."diyip kollarımı göğsümde bağladım.

Yüzüm alev ateş yanarken sanki umrumda değilmiş gibi tepki vermek olağanüstü bir oyunculuk istiyordu.

Dudaklarından çıkan hırıltıyla tebessüm ettim. Elini pantolonunun düğmesini atıp seri hareketlerle çözdü ve şıp diye aşağı indirdi.

E ben gideyim artık.

-"Kandemir ya!" Utançla inleyip iki elimle yüzümü kapattım.

Tanrım!

Acı bu kuluna!

Lacivert boxer mı giyiyordu o? Önünün bana dönük olmasından bahsetmek dahi istemiyorum.

Ah. Çok fenaydı.

Bundan sonra nasıl uyuyacağım?

O kabarıklığı gözümden nasıl silebilirim ki?

-"Henüz utanacağın bir şey görmedin."dedi eğlenen sesiyle.

Bu adam cidden utanmaz!

-"Sana inanamıyorum diyorum sadece." Hala ellerim yüzümdeyken yatağın içine zor bela kayarak yattım. Hızlıca örtüyü yüzüme çektikten sonra sağ kolumun üstüne dönmüştüm.

Bir kaç hışırtının ardından kilit sesi duydum. Ve ışığı söndürdü.

Örtüyü indirdim.

-"Girmezdi ki kimse."dedim mırıldanarak.

Karanlığa alışan gözlerim onun olağanüstü çekici üst bedeninde gezindi. Şu durumu idrak ettiğim her saniye beynimde karıncalanma yaşıyorum.

Kandemir yatağıma giriyor farkında mıyız?!!

-"Olsun."dedi yalnızca.

Oturup yavaşça uzandığında kolu göğsüme değiyordu.

-"Sığmadık." Masum bir fısıltının sonrasında ne dediğimi fark edince utanarak kıkırdadım.

-"Sığarız.Sen şöyle gelirsen.." Kolunu boynumun altından geçirip elini sırtıma koydu.

Bu hareketliyle çıplak göğsüne doğru uzandım. Aynı anda huzurla gözlerim kapandı. Rahat bir nefes verdim.

İlk defa bir erkekle uyuyacağım.

-"İlk defa yalnız uyumayacağım. Tuhaf geldi."

Sesli bi gülüş dudaklarımdan firar ederken elimi boynuna uzatıp sakallarına parmaklarımı koydum.

-"Ne o komik mi?"

Başımı sallayıp iyice koynuna sokuldum.

-"Aynı şeyi düşünüyordum."dedim yüzümdeki gülümseme ile.

Başını döndürdü ve alnımı öperek bana iyice sarıldı. Hafiften yan dönmüş bedeniyle bedenimi iç içe geçirmişti. Avucu kalçama kaydığında titrek bir soluk aldım. Okşarcasına olan tutuşunu bacağıma dek indirdi ve bacağımı beline doğru çekerek bedenimi kendine yasladı.

-"Rüya gibisin. Gerçekliğinden şüphe ediyorum." Başını kaldırarak omzumla boynum arasına yerleştirdi.

Kanımda akan saf bir şey varsa o da şehvetti. Arzuydu.

Dudağımı ısırıp elimi göğsünden omzuna çıkarttım. Gergin tenine parmaklarımı bastırarak sarılırken eli rahat durmadan kalçam ve belim arasında gidip geliyordu.

Bedeninden akan isteği hissedebiliyordum. Fakat buna kapılmamak için çok zor dayandım.

Başımı biraz geri çekerek yanağını tuttum ve dudağımda dilimi gezdirdim.

-"Bence şu an beni kandırıyorsun."diye aklımdan geçeni söyledim.

Gözlerini esir alan koyuluk gözlerimde gezdi. Ne demek istediğimi çözmeye çalışıyordu.

-"Bana gerçekten hiç ilişki yaşamadığını söyleme. Çünkü inandırıcı değil. Bunca zaman hiçbir kadınla nasıl olur da aynı yatakta uyumazsın?"diye beklemeden sordum. Öğrenmek istediklerimin cevabını alamazsam içime düşen şüphe beni rahatsız ederdi.

Burnundan soluyarak belimi iyice sıktı ve göğüslerimi göğsüne yasladı. Diğer eliyle yanağımı tutmuştu. Yavaş yavaş baş parmağını alt dudağımda gezdirdi. Dudaklarımı hafifçe araladım.

Havada gözle görülür bir şehvet uçuyordu.

-"Sana böyle davranmam herkese böyle davrandığım anlamına gelmez. Her gördüğüm kadınla yatağa girmiyorum. Buna teşebbüs ettirecek ihtimali de vermiyorum." Sert taviz vermeyen sesine karşılık konuşacaktım ki dudaklarımı parmağıyla ezerek beni susturdu.

Yalnızca yutkundum. Dinlemeye devam ettim.

-"Her zaman önceliklerim farklıydı. Seni görene dek. Bunu aklına sok. Hiçbir şey yaşamadım demiyorum cüzi bir tecrübe de olsa yaşadım. Fakat vaktimi harcayacağım anlar değildi. Senin gözünü boyamak için yalanlar söylemem."

Sustu. Açıkçası sert bir tonlamayla yaptığı açıklama beni az miktarda ürkütmüştü.

Ondan yaşça küçük ve tecrübe bakımından yetersiz olduğum için bu gibi konuları düşünmem bana normaldi. Ona anormal gelmesi de normaldi.

-"Kızdırmak için söylemedim. Ben..biliyorsun her anlamda ilksin ve ister istemez aklıma takılan şeyler olabiliyor."dedim dalgınlıkla.

Yanağımdan şakağıma kayan eliyle saçlarımı okşayarak geri ittirdi ve dudağımın kenar kısmını etli dudaklarına mahkum etti.

Başımı bilerek kıpırdattım.

Resmen alev gibi yanıyordum. Kasıklarım inanılmaz sızlıyordu. Yanımda libidonun bir bedene sığmış hali varken sakin durmak elde değildi.

Dudakları dudaklarıma kayıverdi. Üst üste duran dudaklarımızı birleştirsin diye can atarken başını boynuma sokarak açıkta duran tenimi uzun uzun öperek kokladı.

-"İnan bana küçük bir kızla bir ilişki yaşamak senin aklına takılanlardan daha stresli olabiliyor."

Bu sözüne biraz içerledim.

Göğsünden ittirerek yüzüne baktım ve kaşlarımı çattım.

-"Ne o şimdiden şikayetçi misin? Ayrıca ben küçük falan değilim."

Sesli güçlü bir nefes alarak iki eliyle belimi tutarak beni üstüne çekti. Bacaklarım bacaklarının arasında uzanırken tam anlamıyla ona yapışık kaldım.

-"Biraz sıksam kaybolacaksın."dedi mırıldanarak.

Görmese bile dudaklarımı üzgünce büzdüm.

-"Şikayetçi değilim. Senin şikayetçi olma ihtimalini düşünüyorum. Yaş ve yaşantı olarak farklıyız ancak bunlar senden uzak kalabileceğim kadar kuvvetli nedenler değil."

İçime yayılan sıcaklıkla biraz daha üstüne yerleştim. Yüzümü boynuna dayayarak gözlerimi yumdum.

-"Her şeyin güzel olacağına inanmak istiyorum."dedim oldukça kısık tonda fısıldayarak.

Saçlarımı öyle güzel okşuyordu ki uykumun gelmemesi imkansızdan öteydi. Bu huyumu şimdi sayesinde öğrendim. Meğer bedenimin ve saçlarımın okşanmasını çok seviyormuşum.

-"Her şey güzel olacak güzel küçük kızım. Şimdi uyku vakti."dedi ve üstümüzü örterek beni hayatımın en güzel uykusuna bıraktı.

•

Ertesi sabah telefon sesleriyle mecburi bir uyanış yaşadım. Kandemir'in zil sesine ek bana gelen mesajlara içimden söverek gözlerimi araladım.

Gece her şekil değiştirdiğimizde gülümseyerek uyandığım için verimli bir uyku yaşamıştım. Uykumda fazlasıyla hareketli bir insan olmuşumdur.

Ancak gece Kandemir'in sarmaşık gibi olan kollarının arasında kesintisiz uyku halindeydim.

Öyle güzeldi ki!

Şimdi ona dönük sırtımı göğsüne yaslamış yüzü boynumda uyuyordu. Omzumdan üstümde doğru atmış olduğu ağır koluna elimi koyup hafifçe gezdirdim.

Uykuyla uyanıklık arasında muhteşem bir araftaydım.

-"Kandemir..telefon."dedim uykulu boğuk sesimle.

Hafiften kolunu sarstım.

-"Boşver."dedi zorla duyduğum yükseklikte. Eş zamanlı olarak karnımdan biraz daha çekiştirip popomu tamamen kasıklarına dayadı. İşte o an uykumdan uyandım.

-"Of."dedim bunalarak.

Niye susmuyor bu telefon?!

Saçlarımı ittirip yüzümü sıvazladım ve Kandemir'in üstünden komodine doğru uzanarak ikimizin telefonunu da aldım.

Eğer bir başkası olsa telefonunu açardım ama bu kişi Kandemir olunca yapmadım. Sessize alıp kendi bildirimlerime baktım.

Yatakta oturur haldeyken yanımdaki eşsiz adam bana sarılmadan duramadı. Başını çıplak bacağıma dayayıp uykusuna devam etti.

Tebessüm ettim. Bu sabah ben yeniden doğdum.

Tekrar telefon ekranıma döndüm. Ablam üst üste aramış mesajlar atmıştı. En son geçen gün attığı mesaja geri dönmemiştim ve onu aramam için yalvarıyordu.

Kaşlarım çatılırken mesajlarına göz gezdirdim.

'Arven lütfen cevap ver

'Konuşmamız gerekiyor

'Sana ihtiyacım var

'Lütfen lütfen yanıma gel

Bedenim baştan aşağı gerilirken midem kasılmaya başladı. Daha önce böyle bir çağrısı olmamıştı.

Çünkü bizim hiç birbirimize ihtiyacımız olmazdı.

Yerimde duramayarak ayağa kalktım. Elim saçlarımın arasına kaydı. Düşüncelerimin arasında kapının kilidini açıp banyoya gittim. İşlerimi halledip yüzümü yıkayarak odama dalgınca giriş yapıp kapıyı kapattım.

Oraya gitmem için bir oyun olabilir miydi?

Beni eve kitlemeleri yapmadıkları şey değildi. Özellikle annemin.

-"Ne oldu niye kalktın?" Bakışlarım yatağımdaki adama gitti. Sırt üstü dönerek kolunu yüzüne uzatıp yatmıştı.

-"Hiç..yat sen."dedim.

Sebepsiz yere üşüme hissiyle yatağın ayak ucuna oturdum.

'Ne oldu abla

'Sorun ne

Mesajları gönderip yüzümü elimle sıvazladım.

Arkamdaki hareketlilikle başımı çevirdim. Kandemir yatağa ellerini yaslayarak oturmuştu.

-"Niye durgunsun? Konuşsana." Onu da endişelendirmemek için yatakta sürünerek yanına gittim. Beni kollarının arasına çekti ve şakağıma küçük bir öpücük kondurdu.

Onunla uyanmanın güzelliğine doyamamıştım. Kursağımda kalmıştı.

Telefonuma gelen bildirime aynı anda baktık. Hızlıca mesaja tıkladım.

'Buraya gelmezsen tek başıma aklımı kaybedeceğim

'Lütfen hemen gel

Her ne olduysa hiç hayırlı olmadığı şimdiden içime doğmuştu.

•••

Merhaba herkese 🫶🏻

Aslında yarın yayınlayacaktım ama yine tutamadım kendimi 😑

Medyayı kullanmış mıydım hatırlamıyorum artık o kadar çok fotoğraf geldi geçti ki hajsjd öyleyse görmemiş gibi yapınız lütfen

Düşüncelerinizi bekliyor olacağım sizi seviyorum ❤️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.