İçeriğe geç

Uyku Protokolü

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Uyku Protokolü

Bölüm 7

Bölüm 7: Seçim

Karanlık tesisin içini tamamen yutmuştu.

Sistem çökmüştü ama sessizlik huzur getirmemişti.

Tam tersi.

Bir şey uyanıyordu.

Duvarların içinden gelen o eski ses artık fısıltı değildi.

Nefesti.

Eylül olduğu yerde donup kalmıştı.

Kael silahını indirmiyordu.

Ama ateş etmiyordu da.

Çünkü hedef belli değildi.

“Kael…” dedi Eylül.

Sesi titriyordu.

“Bu… şey ne?”

Kael gözlerini karanlıktan ayırmadan cevap verdi.

“Son sonuç.”

Bir anda zemin yarıldı.

Tesisin ışıkları son kez titredi ve tamamen söndü.

Ama karanlık bu kez boş değildi.

İçinde bir şey vardı.

Hareket eden.

Düşünen.

Bekleyen.

Eylül geri çekildi.

Ama bu kez Kael onu tutmadı.

“Artık seçim senin,” dedi Kael.

Eylül ona baktı.

“Ne seçimi?”

Kael yavaşça konuştu.

“Gerçeği açarsan… sistem çöker.”

“İnsanlar uyanır.”

“Ve uyanan her şey… geri dönmez.”

Eylül nefesini tuttu.

“Yani ya herkes ölecek ya da herkes uyanacak mı diyorsun?”

Kael cevap vermedi.

Bu bir cevap gibiydi zaten.

Duvarların içinden ses büyüdü.

“SEÇİM YAPILDI.”

Eylül irkildi.

“Hayır… ben bir şey seçmedim!”

Kael sertleşti.

“Onlar seni zaten sistemin merkezine koydu.”

“Seçim senin sandığın şey değil.”

Eylül başını tuttu.

Görüntüler zihnine dolmaya başladı.

Uyuyan insanlar.

Bağlı zihinler.

Rüyalarda kaybolan çocuklar.

Deneyler.

Çığlıklar.

Ve sonra…

Bir an.

Sessizlik.

Bir kız çocuğu.

Uyuyordu.

Ama bu sefer farklıydı.

O kız Eylül’dü.

Eylül geri çekildi.

“Bu… ben miyim?”

Kael gözlerini kaçırdı.

“Sen sadece bir kişi değilsin.”

“Bir anahtarsın.”

O anda karanlık patladı.

Duvar açıldı.

Ve içinden bir şey çıktı.

İnsan gibi görünmüyordu.

Ama insanlardan yapılmış gibiydi.

Yüzler.

Sesler.

Hatıralar.

Hepsi tek bir varlıkta birleşmişti.

“Seçim yapıldı,” dedi varlık.

“Eksik kaldı.”

Eylül dondu.

“Ne demek istiyor?”

Kael silahı kaldırdı.

“Kaç!”

Ama Eylül hareket etmedi.

Çünkü ilk kez kaçmak istemiyordu.

Varlık ona yaklaştı.

Ve konuştu.

Ama bu kez ses tek değildi.

Binlerce ses aynı anda konuşuyordu.

“Gerçek açılırsa dünya kırılır.”

“Yalan kalırsa dünya uyur.”

Eylül yutkundu.

“Ben… ne yapmalıyım?”

O anda Kael bağırdı.

“Eylül karar verme!”

“Onlar kararını çoktan yazdı!”

Ama artık çok geçti.

Eylül varlığa baktı.

Ve elini kaldırdı.

“Ben…”

Sessizlik.

Tesis tamamen sustu.

Ve sonra Eylül konuştu.

“Gerçeği istiyorum.”

O an dünya çatladı.

Işık yok oldu.

Ses yok oldu.

Zaman yok oldu.

Ve Diğer Taraf tekrar açıldı.

Ama bu kez farklıydı.

Daha derin.

Daha karanlık.

Ve daha canlı.

Kael bir adım geri çekildi.

“Ne yaptın…”

Eylül cevap vermedi.

Çünkü kendisi de bilmiyordu.

Uzakta bir şey uyandı.

İlk kez tamamen.

Ve bir ses tüm katmanları delip geçti.

“ANAHTAR AKTİF.”

Eylül gözlerini açtı.

Ve şunu anladı:

Artık seçim yapmamıştı.

Seçim… onu seçmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.