Yine aynı senaryo
Yine değişmeyen hikaye
Yine ses çıkaramayan haykırışlar
•Sonunda tabancasını eline almıştı.
Tabancası geçmişin izlerini taşır imiş,
doluluğunu belli etmez, en değerli zümrüdünün içinden kan
sızan çeşidinden biri imiş.
Sonunda o zümrüt sızılara dayanamıp
taşmanında ilerisine taşınmış sanki beni yurdumun bir köşesinden alı koydun der gibi
yuvasını aramış , sonunda dayanamayıp haykırmış ama ne çare dayanamayıp rengini
söndürmüş , elveda demiş yuvası olmayan
eve...
•Lord küçüklerine uyarı yapmış gidişat iyi değil dikkat edin ,ben savaş için uzak diyarlara gideceğim demiş.
Küçükler kendini kötü hissetmiş neden bunu dediki , böyle birşey diye düşünüp durmuşlar
Sonunda akıllarına lord' un küçük leydisi gelmiş , şimdi ise aklı sevgisinin üstüne geçmiş
Leyd'i akıllarına gelmiş.
Bu bir zamanlar saf bir duygu ile başlayan
hoşlantıdan ibaretmiş .
Zaman geçmiş tanışma fırsatları olmuş
tanışmış küçük lord ile daha küçük olan leydi
sevmişler birbirlerini ,anlatmışlar hayatlarını ,
açmışlardı içlerini birbirlerine yıllar geçmiş
küçük kalpler , büyüdükçe daha çok sarılmış birbirlerine zamanla büyüyen kalp...
Bir gün lord beni unutmanı isterim diye
Gözyaşlarından oluşan bir mektup yazmış
" Sevgili Leydim
Ellerinin sıcaklığı hiç üşütmesin ben yokken
Evet, gidiyorum ben .
Kavuşmamız olanaksız bir yere
Zindanın en derinliklerine , soluğunu hissetmem olanaksız ,ellerini ısıtmam
olanksız bir yere.
Bekleme beni ,dönüşü olmayan bir yerde bulmaya çalışacağım, duvarlara adından bahsedeceğim ve kavuşmayı bekleyen pas tutmuş parmaklıklara anlatacağım herşeyi ...
Bekleme beni
Üzülme bizim olamayan aşka
Kalbini araştır ve ruhunu dinle sevgili
Sana bu mektup tuzlu damlalar sayesinde
bir araya getirebildim.
Kalbin boşta kalmasın küçük Leydim benim.
Bekleme beni..."
diye bir mektup yazmış .
Leyd'inin olanlardan haberi olunca perişan olmuş dağa taşa haykırmış oracıkta bayılı vermiş.
Uyanınca herşeyin kabustan ibaret olduğunu düşünmüş acı gerçekle yüzleşmesi masanın üzerindeki parçalanmış
kağıtları görünce anlamış.
Sesi kalbinin sızılarına dayanamayıp kriz geçirmiş küçük leyd'i.
Birdaha yürüyememiş o beden ruhen
Konuşamamış , haykıramamış bile
sadece yastığına damlalarını bırakabilmiş
O'da onun çaresizlikle bir yerde karşılaşması
imiş.
Derin uykuya dalmış lord' umuz
Hiç aramamış (onun hitabı ile ) küçük Leydisini soramamış kimselere adını bile unutmuş başkalarıda hatırlatmasın unutsun, unutulsun diye .
Görmüş onu
Sevmiş saçlarını , gülümsemiş ona hiç gülmemeşçesine , kokusuna özlemini
teslim etmiş derin derin iç geçirerek çekmiş içine ,
Göz pınarları dayanamamış bu maceraya
O'da bırakmış kendini birşeyleri gidermek, yenilemek istercesine...
Kan - Ter içinde uyanıvermiş lord
buraya gelip hiçbirşey olmamış gibi yaşayamadım yaşayamıyorum demiş
alnını silerken.
Masanın köşesindeki bardağı almaya kalkmış uzanmaya çalışırken bardak elinden kayıp gidivermiş
O'da onun ilk yakarışı olmuş
Toplarken acı vermiyormuşcasına batan parçalara aldırmadan yakarmış herşeyi kırılan parçalara sonra
atmış onları...
Gördüğü rüyadan sonra Lord herşeyin düzelmesi için elinden geleni yapacağını ,
bu hayalin gerçekleşmesi için harekete geçmesi gerektiğini biliyor imiş.
Duygularının peşinden gidecekmiş
gideceği yol çetinmiş ama gecenin sabaha
tutunması gibi bırakmayacak, tutacak elinden karanlıkta yine etrafını aydınlatacak onun düşünceleri bunlar imiş.
Küçük Leyd'i bunlardan habersiz ilkbaharda şenlenen yaprakları sonbaharda ki ölümü gibi kendini soldurmuş
Aradan geçen yıllar ona mutluluğu aratmış , aramış , aramış bulamamış. Çaresizliğe göz kırpan Leydi imiş artık adı.
Leydi kendini toplamaya , ayağa kalkmaya , konuşmaya çalışmış ama ne çare...
Sadece ondan gelecek küçük bir haber onu
eski haline , unuttuğu küçük leydiye çevirebilmiş .
Zaman ilaç gibi değilde daha çok kör kuyuya
girip girip çıkmakmış.
Onu düşününce hissettikleriymiş bunlar.
Gecenin karanlığında düşünmüş yine lord
Özlemin hasretinin sızısından kurtulamayacağını...
Kavuşması gerekenlerin bir başina kendini yememelerini , çıkmaları anlatmaları herşeyi
diye düşünmüş durmuş peki ben bunları
yapabilirmiyim diye sormuş yine
Cevap bulması güç olmayan bir soru
Sen ona aşıksın demiş içindeki ses ona.
Yarın geçicek karşısına leyd'inin anlatacak ona dostunun kötü pususuna düştüğünü
Çıkınca karşısına çıkmaya yüzü olamadığını
Hayatını bozmak düzenini gelince altüst olmasını istemediğini söyleyecekmiş
Gidebilseydi bu ayaklar , beton tutmuştu sanki gidemiyordu engeller bırakmıyordu
hasretleri gidermiye...
Sevdim seni be adam demiş leydi bıraktın beni yüzüstü
Mektubunu yırtmıştımya hani ben onu bir araya getirdim ona sarıldım her gece kokladım belki sen kokar diye
Seni o gün son görüşümdü seni son koklayışımdı, ellerini tutuşumda , öpüşümdü demek ne acı...
bunları sana anlatamamak
Gelsen bı umut ,asla senin beni bırakacağını düşünmedin ölmedin bilirim ben varım
bırakamzdın ,bırakmazdın bu elleri saçlarıma ak düşene , mezarımda son yeşilllik gülümseyene kadar seni bekleyeceğim sevgili ,gel bana doyayım sana ...
Hislerim sana çok ağırdı bunları düşününce boğuluyorum nefesimde hala zor geliyor
bu his gittiğindeki halimle hala aynıyım zaman ilaç değil ...
Ben unutmam seni dahada düşünür düşüncelerim seni, bırakma beni neredesin bilemiyorum çıktınmı zindandan yoksa dışardamısın yada dışarda toprak altındamı düşümek istemiyorum bunu
Bazen ruhunun geceleri yanımda olduğunu hissederek uyamak iyi hissettiriyor
Bazen seni görüyorum biliyormusun peşinden geliyorum sesleniyorum sana benzeyen bedene ,senin gibi bakmayınca o zaman anlıyorum sen olmadığını yine
Ağlıyorum o gözleri bulamayınca yine yağmurlara sarılıyorum gecenin köründe
Duvarlarla derteleşiyorum cevap veremiyorlar Bana ama sadece biliyorlar anlattığım neler varsa
Bide yastıkların soğuk tarafı en sevdiğim huzur durağım senin için dökülen damlaların mezarı soğukya hani ...
Kalbim seni arıyor neredesin sevgili
Geçemedi bu hasret içimdeki sönmeyen ateş, kaldı kulaklarımda sesin çınlayıp duruyor
Birirleri anlatsın bana , ihtiyaç bu su gibi varmı , yokmu ; unuttumu yoksa çıkamadımı o zihnindeki beni
Bu kadın seni ister sevilmeden bitmesin lütfen bu bedel ihtiyacım var sana gel
Çekip kurtaralım kendimizi bu girdapdan
Gel sevgili...
Küçük leydinin düşüncelerinden bir kesitmiş sadece bu tutunacak dal arayan bir kuş gibi yuvasını arayacakmış o minik kuş ...
Lord ağlamışsada geçememiş rüyaların ötesine...
Birgün ağlarken bulmuş kendini kafası duvara dönük elinde leydiye ait bir kolye
boynundan aşşagı daha süzülememiş bir
İnci imiş bu
Almış eline sıkarak ağlamış sen bilirmisin ağlarken boğulmayı o öğrenmiş
Durdurmaya çalışmış kendini durmamış o pınarlarda taneler yutgunmaya nefesi yetememiş boğulmuş damlaların kuyusunda...
O gün onu bu üzen şey birgün sanada rastlarsa unutma o kuyulardan sular durulur
Arınır tuzdan , yeniden insanlara bulasır
Bu sudan kurtulmanın yolu kendindinden fazla insanlara değer vermemektir benim için
nedeni...
Gitmek istedim leydim al beni tut elimden gidelim gelmesinler peşimizden kimseler...
Bir insan ölmek isterim birinin sesini unutunca ölmek istedim hayat senden önce yokmuş gibi hissediyorum Leydim
İslansak yağmurlarda ben başka yerde sen başka yerde ben hissederim seni ama o yağmurlar hep soğuk sen uzaktan sarılsan yağmurlara ben ısınırdım beni biteren şeyler biri bu ...
.
Göç edicem uzak diyarlara sen yoksun zaten bari insanlardan seni duymam
Kendim sesizlikte aklıma getiririm seni...
Hani senin beni beklediğin gün varya ben çok yalvardım beni affetsin diye uyumadan önce uyanınca ama ben gelemedim görünce seni gözlerimi kaçırdım aptal gibi senden niye bilemiyorum Leydim .
Gözlerin anlatırdı bana herşeyi anlardı benim ruhum, ona teslimdi küçük bedenim...
Kırıldım sana rüyamda seni gördüm şenlik yerinde baktın bana uzun uzun gel der gibi , istez gibide olabilir benim hissetmek istediğim. istedin beni, kor olmuş ateşin gözleri gibi baktın bana
gelemedin soramadın beni sana...
İnceledim seni büyümüştün, uzamıstı sakalların , sevdiğin tarzda giyinmiştin yine
Sonra yok oldun birden ayağa kalktım göremedim seni seslenemedim ,gel buradayım seni istiyorum diyemedim yine yastığın soğuk tarafına yattım yine o gece ...
Peki bunların rüyada böyle olması gerçekte bana ne kadar acı verebileceğini anlayabildin mi ? sevgili okurum.
Gidiyorum ertesinde bul beni ,soluk elbiseli
kalbi ay'a dönüşen geceleri çıkan kızı lordum.
Bir gün lord küçük leydimizin önüne çıkmak için planlar yapmış aynanın karşısına geçerek , kendi kendine beni affet seni özlem ve derinden hep düşündüm.
Hayatının düzenini bozmak istemiyordum bir neden olarak kabul edemeyebilirsin ama beni bağışla aklım bana durmam onun hayatının düzenini altüst etmemem gerektiğini söyledi bana düşüncelerim.
Benden sonra seni kaleye götürmüşler orada sana izin verilmiyorimiş özgürlügün kısıtlanmış hasta olmuşsun zarar görmesin insanlar diye seni hapis hayatına mahkum etmişler. Etraftan dolaşan dedikodular böyl eimiş.
Ben zindandan çıkalı 5-6 gün oldu duramıyorum sana varmak istiyor benliğim ...
dayanamadım ne kadar zaman geçsede kalbim hep bı adım öndeydi sevgili sarıl bana... Diyebildim sadece.
Çarşı günü çatıp gelebilmişti beklenen gün bugündü bir sevda hikayesi ya yanıp kül olacaktı ya da yeniden alevlenip eskisinden
daha iyi olacaktı.
Pazarın kurulduğu zaman her hafta aynı terziye muhakkak uğrar kumaşlarını alır o şekilde giderdi eskiden küçük leydi
Bu sefer yine aynısı olması dileği ile küçük sevgili Leydim benim...
Leydi hazırlanıp evden cıkıvermış yeterince hoşnut değilmiş tek başına çıkacakmış bugün .
Yol epey bozukimiş atta yavaş ilerliyormuş
Sonunda yol gitmiş atda varmışimiş.
Geldiğinde içerisi epey doluydu beklemiyim dedi leydi alışverişimi yapıp sonunda terziye dönecekmiş geri.
Lord gelmişti tersinin yanındaki dükkanın kapısının yanında duvara yaslanmış kenardan gelen geçene izliyor gözü leydisini
arıyorimiş.
İşte o an görmüs onu kırmızı sade bir elbise giymiş göz alıcı imiş , saçları uzamış , gözlerinin altı eskisi gibi durmuyor daha belirgin bir hal almış, solgundu teni uzun uzun inceledim ellerine kadar gözlerimin onu görmeye ihtiyacı vardı sanki baktıkça özlemim duruluyormuş gibiydi saçlarını salmış o boynunun altına doğru kahverengi gözlerinin feri sönmüş ama kendini eski haline çevirmeye çalışan , mutlu gibi görünmek için kendine zorla bakmış biri gibiymiş benim gözümde sevgili Leydim...
Baktım ona uzun uzun gözlerinin bebeğine biraz daha yaklaştı kalbim duracak gibi hızlı atıyordu yüreğim..
Leydim ile aramda 2 metre yoktu leydi ne olduğunu anlamadı gayet doğal davranıyordu şaşkınlık yok idi.
Herzaman gördüğü hayallerden birini gördüğünü düşündü.
Lordunun gözlerine bakarken ,bu seferki farklı bakıyordu
Bu bakışlar bu gözler çok gerçekçiydi.
sanki bu sefer dilekleri tutmuş ,görmüş gibiydi onu...
Lord ilk hamlesi yaptı ona dokunda koluna elleri titriyordu , kalbi dayanamıyordu bu maceraya ağızından çıkan sihirli sözcükler sanki onları birleştirmek istiyordu.
Lord küçük leydiye
"Şuan unutalım herşeyi, sadece sarıl bana"
Sadece dilinin oyunu bunu söylemiş çıkan sözcükimiş bu.
Sarıldı leydi onca şeyi unutup leyd'inin elleri kopacak gibi bedenden ayrılıyordu Leyd'inin elleri titriyordu sarılırken , ona bakarken gözünden bir damla yaş dökülmüştü leydinin.