İçeriğe geç

Utanıyorum Halimden

Bölüm 2 · 8 dk okuma

Utanıyorum Halimden

Bölüm 2

Leyd'inin ulaşılmazı

Yine aynı senaryo

Yine değişmeyen hikaye

Yine ses çıkaramayan haykırışlar

•Sonunda tabancasını eline almıştı.

Tabancası geçmişin izlerini taşır imiş,

doluluğunu belli etmez, en değerli zümrüdünün içinden kan

sızan çeşidinden biri imiş.

Sonunda o zümrüt sızılara dayanamıp

taşmanında ilerisine taşınmış sanki beni yurdumun bir köşesinden alı koydun der gibi

yuvasını aramış , sonunda dayanamayıp haykırmış ama ne çare dayanamayıp rengini

söndürmüş , elveda demiş yuvası olmayan

eve...

•Lord küçüklerine uyarı yapmış gidişat iyi değil dikkat edin ,ben savaş için uzak diyarlara gideceğim demiş.

Küçükler kendini kötü hissetmiş neden bunu dediki , böyle birşey diye düşünüp durmuşlar

Sonunda akıllarına lord' un küçük leydisi gelmiş , şimdi ise aklı sevgisinin üstüne geçmiş

Leyd'i akıllarına gelmiş.

Bu bir zamanlar saf bir duygu ile başlayan

hoşlantıdan ibaretmiş .

Zaman geçmiş tanışma fırsatları olmuş

tanışmış küçük lord ile daha küçük olan leydi

sevmişler birbirlerini ,anlatmışlar hayatlarını ,

açmışlardı içlerini birbirlerine yıllar geçmiş

küçük kalpler , büyüdükçe daha çok sarılmış birbirlerine zamanla büyüyen kalp...

Bir gün lord beni unutmanı isterim diye

Gözyaşlarından oluşan bir mektup yazmış

" Sevgili Leydim

Ellerinin sıcaklığı hiç üşütmesin ben yokken

Evet, gidiyorum ben .

Kavuşmamız olanaksız bir yere

Zindanın en derinliklerine , soluğunu hissetmem olanaksız ,ellerini ısıtmam

olanksız bir yere.

Bekleme beni ,dönüşü olmayan bir yerde bulmaya çalışacağım, duvarlara adından bahsedeceğim ve kavuşmayı bekleyen pas tutmuş parmaklıklara anlatacağım herşeyi ...

Bekleme beni

Üzülme bizim olamayan aşka

Kalbini araştır ve ruhunu dinle sevgili

Sana bu mektup tuzlu damlalar sayesinde

bir araya getirebildim.

Kalbin boşta kalmasın küçük Leydim benim.

Bekleme beni..."

diye bir mektup yazmış .

Leyd'inin olanlardan haberi olunca perişan olmuş dağa taşa haykırmış oracıkta bayılı vermiş.

Uyanınca herşeyin kabustan ibaret olduğunu düşünmüş acı gerçekle yüzleşmesi masanın üzerindeki parçalanmış

kağıtları görünce anlamış.

Sesi kalbinin sızılarına dayanamayıp kriz geçirmiş küçük leyd'i.

Birdaha yürüyememiş o beden ruhen

Konuşamamış , haykıramamış bile

sadece yastığına damlalarını bırakabilmiş

O'da onun çaresizlikle bir yerde karşılaşması

imiş.

Derin uykuya dalmış lord' umuz

Hiç aramamış (onun hitabı ile ) küçük Leydisini soramamış kimselere adını bile unutmuş başkalarıda hatırlatmasın unutsun, unutulsun diye .

Görmüş onu

Sevmiş saçlarını , gülümsemiş ona hiç gülmemeşçesine , kokusuna özlemini

teslim etmiş derin derin iç geçirerek çekmiş içine ,

Göz pınarları dayanamamış bu maceraya

O'da bırakmış kendini birşeyleri gidermek, yenilemek istercesine...

Kan - Ter içinde uyanıvermiş lord

buraya gelip hiçbirşey olmamış gibi yaşayamadım yaşayamıyorum demiş

alnını silerken.

Masanın köşesindeki bardağı almaya kalkmış uzanmaya çalışırken bardak elinden kayıp gidivermiş

O'da onun ilk yakarışı olmuş

Toplarken acı vermiyormuşcasına batan parçalara aldırmadan yakarmış herşeyi kırılan parçalara sonra

atmış onları...

Gördüğü rüyadan sonra Lord herşeyin düzelmesi için elinden geleni yapacağını ,

bu hayalin gerçekleşmesi için harekete geçmesi gerektiğini biliyor imiş.

Duygularının peşinden gidecekmiş

gideceği yol çetinmiş ama gecenin sabaha

tutunması gibi bırakmayacak, tutacak elinden karanlıkta yine etrafını aydınlatacak onun düşünceleri bunlar imiş.

Küçük Leyd'i bunlardan habersiz ilkbaharda şenlenen yaprakları sonbaharda ki ölümü gibi kendini soldurmuş

Aradan geçen yıllar ona mutluluğu aratmış , aramış , aramış bulamamış. Çaresizliğe göz kırpan Leydi imiş artık adı.

Leydi kendini toplamaya , ayağa kalkmaya , konuşmaya çalışmış ama ne çare...

Sadece ondan gelecek küçük bir haber onu

eski haline , unuttuğu küçük leydiye çevirebilmiş .

Zaman ilaç gibi değilde daha çok kör kuyuya

girip girip çıkmakmış.

Onu düşününce hissettikleriymiş bunlar.

Gecenin karanlığında düşünmüş yine lord

Özlemin hasretinin sızısından kurtulamayacağını...

Kavuşması gerekenlerin bir başina kendini yememelerini , çıkmaları anlatmaları herşeyi

diye düşünmüş durmuş peki ben bunları

yapabilirmiyim diye sormuş yine

Cevap bulması güç olmayan bir soru

Sen ona aşıksın demiş içindeki ses ona.

Yarın geçicek karşısına leyd'inin anlatacak ona dostunun kötü pususuna düştüğünü

Çıkınca karşısına çıkmaya yüzü olamadığını

Hayatını bozmak düzenini gelince altüst olmasını istemediğini söyleyecekmiş

Gidebilseydi bu ayaklar , beton tutmuştu sanki gidemiyordu engeller bırakmıyordu

hasretleri gidermiye...

Sevdim seni be adam demiş leydi bıraktın beni yüzüstü

Mektubunu yırtmıştımya hani ben onu bir araya getirdim ona sarıldım her gece kokladım belki sen kokar diye

Seni o gün son görüşümdü seni son koklayışımdı, ellerini tutuşumda , öpüşümdü demek ne acı...

bunları sana anlatamamak

Gelsen bı umut ,asla senin beni bırakacağını düşünmedin ölmedin bilirim ben varım

bırakamzdın ,bırakmazdın bu elleri saçlarıma ak düşene , mezarımda son yeşilllik gülümseyene kadar seni bekleyeceğim sevgili ,gel bana doyayım sana ...

Hislerim sana çok ağırdı bunları düşününce boğuluyorum nefesimde hala zor geliyor

bu his gittiğindeki halimle hala aynıyım zaman ilaç değil ...

Ben unutmam seni dahada düşünür düşüncelerim seni, bırakma beni neredesin bilemiyorum çıktınmı zindandan yoksa dışardamısın yada dışarda toprak altındamı düşümek istemiyorum bunu

Bazen ruhunun geceleri yanımda olduğunu hissederek uyamak iyi hissettiriyor

Bazen seni görüyorum biliyormusun peşinden geliyorum sesleniyorum sana benzeyen bedene ,senin gibi bakmayınca o zaman anlıyorum sen olmadığını yine

Ağlıyorum o gözleri bulamayınca yine yağmurlara sarılıyorum gecenin köründe

Duvarlarla derteleşiyorum cevap veremiyorlar Bana ama sadece biliyorlar anlattığım neler varsa

Bide yastıkların soğuk tarafı en sevdiğim huzur durağım senin için dökülen damlaların mezarı soğukya hani ...

Kalbim seni arıyor neredesin sevgili

Geçemedi bu hasret içimdeki sönmeyen ateş, kaldı kulaklarımda sesin çınlayıp duruyor

Birirleri anlatsın bana , ihtiyaç bu su gibi varmı , yokmu ; unuttumu yoksa çıkamadımı o zihnindeki beni

Bu kadın seni ister sevilmeden bitmesin lütfen bu bedel ihtiyacım var sana gel

Çekip kurtaralım kendimizi bu girdapdan

Gel sevgili...

Küçük leydinin düşüncelerinden bir kesitmiş sadece bu tutunacak dal arayan bir kuş gibi yuvasını arayacakmış o minik kuş ...

Lord ağlamışsada geçememiş rüyaların ötesine...

Birgün ağlarken bulmuş kendini kafası duvara dönük elinde leydiye ait bir kolye

boynundan aşşagı daha süzülememiş bir

İnci imiş bu

Almış eline sıkarak ağlamış sen bilirmisin ağlarken boğulmayı o öğrenmiş

Durdurmaya çalışmış kendini durmamış o pınarlarda taneler yutgunmaya nefesi yetememiş boğulmuş damlaların kuyusunda...

O gün onu bu üzen şey birgün sanada rastlarsa unutma o kuyulardan sular durulur

Arınır tuzdan , yeniden insanlara bulasır

Bu sudan kurtulmanın yolu kendindinden fazla insanlara değer vermemektir benim için

nedeni...

Gitmek istedim leydim al beni tut elimden gidelim gelmesinler peşimizden kimseler...

Bir insan ölmek isterim birinin sesini unutunca ölmek istedim hayat senden önce yokmuş gibi hissediyorum Leydim

İslansak yağmurlarda ben başka yerde sen başka yerde ben hissederim seni ama o yağmurlar hep soğuk sen uzaktan sarılsan yağmurlara ben ısınırdım beni biteren şeyler biri bu ...

.

Göç edicem uzak diyarlara sen yoksun zaten bari insanlardan seni duymam

Kendim sesizlikte aklıma getiririm seni...

Hani senin beni beklediğin gün varya ben çok yalvardım beni affetsin diye uyumadan önce uyanınca ama ben gelemedim görünce seni gözlerimi kaçırdım aptal gibi senden niye bilemiyorum Leydim .

Gözlerin anlatırdı bana herşeyi anlardı benim ruhum, ona teslimdi küçük bedenim...

Kırıldım sana rüyamda seni gördüm şenlik yerinde baktın bana uzun uzun gel der gibi , istez gibide olabilir benim hissetmek istediğim. istedin beni, kor olmuş ateşin gözleri gibi baktın bana

gelemedin soramadın beni sana...

İnceledim seni büyümüştün, uzamıstı sakalların , sevdiğin tarzda giyinmiştin yine

Sonra yok oldun birden ayağa kalktım göremedim seni seslenemedim ,gel buradayım seni istiyorum diyemedim yine yastığın soğuk tarafına yattım yine o gece ...

Peki bunların rüyada böyle olması gerçekte bana ne kadar acı verebileceğini anlayabildin mi ? sevgili okurum.

Gidiyorum ertesinde bul beni ,soluk elbiseli

kalbi ay'a dönüşen geceleri çıkan kızı lordum.

Bir gün lord küçük leydimizin önüne çıkmak için planlar yapmış aynanın karşısına geçerek , kendi kendine beni affet seni özlem ve derinden hep düşündüm.

Hayatının düzenini bozmak istemiyordum bir neden olarak kabul edemeyebilirsin ama beni bağışla aklım bana durmam onun hayatının düzenini altüst etmemem gerektiğini söyledi bana düşüncelerim.

Benden sonra seni kaleye götürmüşler orada sana izin verilmiyorimiş özgürlügün kısıtlanmış hasta olmuşsun zarar görmesin insanlar diye seni hapis hayatına mahkum etmişler. Etraftan dolaşan dedikodular böyl eimiş.

Ben zindandan çıkalı 5-6 gün oldu duramıyorum sana varmak istiyor benliğim ...

dayanamadım ne kadar zaman geçsede kalbim hep bı adım öndeydi sevgili sarıl bana... Diyebildim sadece.

Çarşı günü çatıp gelebilmişti beklenen gün bugündü bir sevda hikayesi ya yanıp kül olacaktı ya da yeniden alevlenip eskisinden

daha iyi olacaktı.

Pazarın kurulduğu zaman her hafta aynı terziye muhakkak uğrar kumaşlarını alır o şekilde giderdi eskiden küçük leydi

Bu sefer yine aynısı olması dileği ile küçük sevgili Leydim benim...

Leydi hazırlanıp evden cıkıvermış yeterince hoşnut değilmiş tek başına çıkacakmış bugün .

Yol epey bozukimiş atta yavaş ilerliyormuş

Sonunda yol gitmiş atda varmışimiş.

Geldiğinde içerisi epey doluydu beklemiyim dedi leydi alışverişimi yapıp sonunda terziye dönecekmiş geri.

Lord gelmişti tersinin yanındaki dükkanın kapısının yanında duvara yaslanmış kenardan gelen geçene izliyor gözü leydisini

arıyorimiş.

İşte o an görmüs onu kırmızı sade bir elbise giymiş göz alıcı imiş , saçları uzamış , gözlerinin altı eskisi gibi durmuyor daha belirgin bir hal almış, solgundu teni uzun uzun inceledim ellerine kadar gözlerimin onu görmeye ihtiyacı vardı sanki baktıkça özlemim duruluyormuş gibiydi saçlarını salmış o boynunun altına doğru kahverengi gözlerinin feri sönmüş ama kendini eski haline çevirmeye çalışan , mutlu gibi görünmek için kendine zorla bakmış biri gibiymiş benim gözümde sevgili Leydim...

Baktım ona uzun uzun gözlerinin bebeğine biraz daha yaklaştı kalbim duracak gibi hızlı atıyordu yüreğim..

Leydim ile aramda 2 metre yoktu leydi ne olduğunu anlamadı gayet doğal davranıyordu şaşkınlık yok idi.

Herzaman gördüğü hayallerden birini gördüğünü düşündü.

Lordunun gözlerine bakarken ,bu seferki farklı bakıyordu

Bu bakışlar bu gözler çok gerçekçiydi.

sanki bu sefer dilekleri tutmuş ,görmüş gibiydi onu...

Lord ilk hamlesi yaptı ona dokunda koluna elleri titriyordu , kalbi dayanamıyordu bu maceraya ağızından çıkan sihirli sözcükler sanki onları birleştirmek istiyordu.

Lord küçük leydiye

"Şuan unutalım herşeyi, sadece sarıl bana"

Sadece dilinin oyunu bunu söylemiş çıkan sözcükimiş bu.

Sarıldı leydi onca şeyi unutup leyd'inin elleri kopacak gibi bedenden ayrılıyordu Leyd'inin elleri titriyordu sarılırken , ona bakarken gözünden bir damla yaş dökülmüştü leydinin.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.