İçeriğe geç

Utanıyorum Halimden

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Utanıyorum Halimden

Bölüm 1

Ay benim gece senin 🌙

• Her gece kırıp dökdüğün hayallerini her sabah taze umutlarla yeşertebilirsin.

Güneş doğduğu sürece kaybetmek yok pes etme!

~Saatler soruyor geçmişini hep dinlediğin şarkının sözleri sana.

Anlamsız geliyor boşluklar, açıklamalar,

küllerin tutuşmaya çalışması gibi,

Masallardaki mutlu sonu beklediğim gibi, romanlarda beklediğim o saf duygu gibi.

Ellerin yok biliyorum, kırık bir iskelet

geçmişin izleri çaresiz, soluk yok, satır sonu huzursuz... Seni soruyor

kalemin izleri,

Ay'ın güneşi terk etmemesi gibi,

Ay benim, gece bizim demesi gibi...

Bu galiplerin masalı ,bu bizim

masalımız olmalı.

Karanlıga ışık olan ay'ın, sabahları olmayan gecelerin,

tekrarı olmayacak nefesin, sebepsiz dökülen damlaların .Günümüzü aydınlatan güneşin, bizim güneşimizin olmalı...

Yağmur başlamıştı. O yağdıkça sanki temizliyorduk , eski benliğimize geri

dönüyorduk, arınıyorduk, en güzel haliyle birbirimize varıyorduk. Caddenin sonundan gelen söz bulutları tanıdıktı. çalan şarkının sözlerinde ;

"kimi küser hayatına

Kimi yakalar yıldızları" diyordu.

bu söz burnumdan gülmeme sebep olmuştu .

Düşüncelere daldım . İsmini hecelerken; seni görmesem

Sesini duymasam, soluğunu hissetmesem, o adımlarınla titrettiğin yerde olmasam,kalbimin odacıklarının camları kırılsa titrermiydi kalbin ?

Sesin hüznünde boğulurmuydu?

Başıma gelmişti.

Seni günbatımı izler gibi izlemiştim o hayranlıkla.

Mutlu biteceğini kazananın diğer yarım olacağını düşünüyordum.

Kuştun uçamıyordun, kafesteydin

çırpınıyordun.

Elime alıp özgürlügüne kavuşturamadım. Çünkü sen hiç uçmamıştınki , bilmiyordun ,ya sende bırakırsan kalırmıydı benliğim elimde...

Ve sende gittin.

Çaresizliğe, adım adım ilerledim

ama bu sefer tek başıma...

İçimde bir sokak var , daha seninle yürüyemedigim, aralayamadığım ,

açıklayamadığım şeyler ve

peşinden gelen ağlama hissi .

Unutmak istemezcesine içimde

tekrar eden sözcük kuyusu.

içine girdin mi çıkamayanından.

Geçmişin sığdığı pencere, ölümün şehri olan kabuslar, canı sıkkın gökyüzü; dolup taşan, yıkık dökük olan taneler...

Gözlerimi kapatsam düşüncelere dalsam.

Şarkılara saklasam düşlerimi.

İçimdeki çocuğu dinlesem, dakikalarca sarılsam ona,

O küçük bedene, olucaklardan habersiz olan minik ellere...

Acılar içinde kıvranan benliğimle

yine başbaşaydım.

En başa gelmek, hiç birşey yaşanmamış gibi en başa dönmek

ne acı verici...

Seni gördüm bugün,olmayan sesini,

gözlerin soluğunu hissettim.

Peşinden geldim sarıldım sana

Özlemimi gideriyormuşcasına,

ama sen yoktun soluksuz kaldım.

Tuvalette camda kendimi izledim dakikalarca ,belkide saatlerce ağladım. O an hiç mutlu olmamışcasına yine bir kez daha yıldım sensizliğe...

O gün yine bizim için yağdı yağmurlar...

Kulaklığımı aldım çantamdan şarkıyı dinlemeye koyuldum

Sözler

"Gitse bile ismi kalır gibi" diyordu

Bu söz beni çok etkilemişti.

O an dünya tersine döndü

Bunu sen çevirdin.

Kalbim sızladı, içim, ruhum, nefes alamadı.

Uzaklara gitmek uzaklaşmak istedim senden uzaklara herkesten uzağa

Uzaklaştım.

Bir an olsun unutmak istedim seni bugün, dünyadan uzak, bulutlara yakın , nefes alınacak yere gidecektim.

Bu ilk değildi, bu çaresizliğe ilk göz kırpışım degildi .sonda olmayacaktı.

"Bu gece benim olsun

Tüm yıldızlar senin"

Öpemedigim, sarılamadığım , kokusunu bilmediğim birini özledim.

Ben senden nefret edemedim.

Önce kendini gözünde un ufak edişinden, sana kötü dediklerinde tüm iyilere düşman oluşumdan

nefret ettim.

Uykuyu bırakışımdan , müzik dinleyip ağlamaktan , belki ararsın diye telefonumun sesini hep açık bırakmaktan , defterlere içimi dökmekten nefret ettim.

Seni çok sevmeme rağmen beni terk edişinden , bana bu şehirde bıraktığın anılardan , seni düşünmeden geçirdiğim bir saati olmayan ve öldüğümü görmene rağmen kılını kıpırdatmayışını görmüşken bile senden nefret edemeyişimden nefret ettim .

Özür dilerim, ben yine tutamadım kendimi.

Yine nefret etmedim edemedim senden.

Çaresizdim ! sen beni bırakıp gitsende sana sığınacak kadar çaresizdim.

Çaresizlikle gömülebilirim .

"Binlerce kez beter olsun gece

senin ışığın yoksa..."

Bulutların kalbinin sahibi...

O sonsuzluk yolunu tutup gitti.

İnsan bu gerçeği nasıl kabul eder?

Göz bu maceraya nasıl dayanır.

Bilmem, renkli sönük balonlar

nasıl şişer bilmem ama dışarıdan

mutlu göründüğüm aşikâr.

Şimdi gidip mutlu olacağım.

Buna inanıcam ve bunu yapmak zorundayım.

Kan ağlayan yaşları , feryad eden çığlıkları susturacağım .

Ben bunu başaracağım.

Önüme çıkan mevt kokulu yaşları

sileceğim.

Yeni şeyler olacak belkide yorgun

savaşçının evinden şen dolu sesler

yükselecek .

Huzura erecek belkide, muhtaç olan

İçi ...

Uzayda boşlukta kalmış yanan bir et parçasıyım.

Kurataracak kimsesi olmayan, beden içinde bilincini kaybeden, peşinden

nefesini kaybeden ruhtan ibaretim.

Herzaman ki gibi sıradan gün ; sahte yüzümle gülümsedim ruhunu kaybetmemiş

kalplere ...

Güneşimin söndüğü gece seni son görüşümdü

O gözlere son bakışımdı.

Hayalinle yaşayacaktım, bedenen

hissetmesemde ...

Hayal kırıklıkları , mutlu olma sözü , karmaşık duygular , kendinle çelişmeler , hayatın zorlukları , geçicek zannettiğin iyileşmeyen yaralar , hep açık mikrop kapan,

acılar...

Otobüse bindim bu gün bir yerlere varma hissi beni huzurlu kılıyor .

Yıpranmış koltuk örtüleri , eski tip

süsler vardı şöför koltuğunun yanında...

Bir kız vardı otobüste;Cama yaslanmış, kulaklıkla şarkı dinliyordu , gözleri buğuluydu

Mutsuzdu belliki uzaklara dalmıştı.

benliğine teslim ettim sorgulu ruhunu.

Onu uzaklarda bıraktım...

Bütün gün etrafa bakındım

Hislerim ağır geldi kendime anlamadım.

Epeydir canımı sıkan şeyler vardı

Cevap vermekten korktum kendime

soramadım.

Haykırmak istedim sessizliğe , geçen gecelere...

Ben artık eskisi gibi değilim

Sorsalar söyleyemem , arasam bulamam.

Eksildim sanırım insanlar yüzünden.

Sorsalar iyimisin diye

Ne dilim gidiyor iyiyim demeye

Dese ;

Kırılıp gidiyorum ertesinde...

Niye çekip koparamıyordum içimden

seni.

Sana sevgim göz kapaklarımda ne zaman kapasam dahada aşık oluyorum benim olmayan sana...

Biliyorum içinde bir yerde gizli , sadece tek fark yürüyen bir kalp

Kırıklığı , tamir olmayı bekleyen , pas tutmayan kırıklıklar.

Masalın, olmayan masalımızın sonunu bekleyen bir saat gibiyim

Son saniyelerine kadar bekleyecegim ,

soluk elbiseliyi bulmanı , saçları dağınık kızı sevindirmeni bekleyecegim ,renkli balonları getir

bana ...

Yağmurlara sarılmamalıyım yine.

O karanlık gecede , ay ve güneşin olduğu , kavuştuğu yerde olmalıyız sarılamalıyız.

O yağmurlu gecede

Ağlamalıyız birlikte

Gözlerine tutulmalıyım dolunaylı

gecede

İçime çekmeliyim tek nefeste

benim olmayan benliğini

Benliğime dolamalıyım o karanlık

yeryüzünde...

Ay benim gece senin olmalı

tutun bir yerlere varıcağız seninle

Beyaz saçlı geleceğe

Herşey seninle olması dileğiyle...

Göklerin kurucusu soruyorum sana

güzel olan her şey uzakta olmak zorundamıdır ?

Yıldızlar neden dibime hiç düşmez.

Ve artık sen deniz ben ise ankaraydım.

Ve İncir ağacı çicek açtığında kavuşuruz...

İçindeki ay ışığını takip et , deliliğini

gizleme.

Birden ürperiyor yüreğimdeki mavi,

Unutturmuyor bir türlü sevda ruhunu.

Pencere arkasında gözcü bir kuş var güvercin değil, serçe değil, papağan hiç değil dahada bilmem.

Gözleri parlak, tüyleri kar beyazı

albenisi var yani.

Devamlı ıslık çalar unutturmak sevdanın ruhunu , bana bakınca

aniden gözlerimi kaçırırım göz göze

gelirsek uçar gider. tanıdık geliyor

bu lahza.

Düşüncülerimizi okurduk küçük tebessümlerle beraber. Bazen gök

gürlerdi acımasızca bölerdi bu anı.

Yalnız kalınca yalnızlığıma sövmeyi de bilirim, papağanlardan öğrendim.

Sana gelmem imkansız ,bana ulaşman güç belki ama kuşlar gibi gökte buluşabilirdik seninle ...

Bak! burası hiç birlikte yürüyemediğimiz bir sokak .

Burası hiç birlikte içinden geçmedigimiz bir cadde, bu otobüs içine hiç birlikte binmediğimiz bir

otobüs.

Bu şehir hiç adım atmadığımız bir şehir.

Oysa ben o sokakta seninle yürüdüm aslında,o caddede .

O otobüse seninle bindim. Bu şehri seninle karış karış gezdim.

Benim kalbimde olduğun sürece gittiğim her yerlerde seninleyim.

mesafelerin önemi yoktu benim için...

Bu sözler , beni hiç tanımamış olan sana...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.