Sabah her zamanki gibi sessiz başladı
Gökyüzü kurşuni bulutlar ile örtülüydü. Güneş doğmuştu ama sanki ışığını insanların üzerinde değil de boş sokaklarda yansıtıyor gibiydi şehir uyanıyordu otobüs duraklarında yürüyen insanlar aceleyle yürüyen öğrenciler kahvesini alıp işe yetişmeye çalışan memurlar... Her şey sıradandı
En azından öyle görünüyordu
Kimsenin fark etmediği şey o sabah dünyanın tamamen değişmiş olduğuydu
İnsanlar yataklarından kalktıklarında hayatlarındaki en ağır yükünü geride bırakmışlardı. Yıllardır geceleri uykularını kaçıran pişmanlıkları... Söyleyemedikleri özürler... Kaybettikleri insanlar... Ve verdikleri yanlış kararlar dün geceki uyku itibariyle hepsi tamamen kaybolmuştu
Sanki hiç yaşanmamış gibi
Bir anne yıllardır konuşmadığı çocuğunu neden aramadığını bilmiyordu. Bir adam, yıllar önce en yakın arkadaşına neden sırt çevirdiğini hatırlamıyordu bir kadın her gece gözyaşı döktüğü mezarın neden bu kadar önemli olduğunu anlamıyordu
Kimse garip bir şey olduğunun farkında değildi çünkü unutulan şeyin unutulduğunu unutmuşlardı şehir İlk defa bu kadar huzurluydu sanki
Ben ise her şeyi hatırlıyorum benim adım Eda bugüne kadar hayatım normal geçen sıradan bir lise son sınıf öğrencisiyim arkadaşlarımla eğlenen ailemle ara sıra da atışan sıradan bir hayatı olan normal bir kız
Yüzler değişir anılar silinir ama gerçek o asla tamamen kaybolmaz
O sabah uyandığımda başımın içerisinde uğuldayan güçlü bir ağrı vardı telefonumu çıkarıp baktım sosyal medya, haber siteleri, mesajlar her şey normal görünüyordu kalktım banyoya gittim ve yüzümü yıkadım aynadan kendime baktığım zaman pek bir fark görememiştim aynı yüz hatları uzun siyah saçlar. Mutfağa gittiğim zaman annemin daha uyanmamış olduğunu fark ettim sandalyeye oturdum ve beklemeye başladım neden beklediğimi bile bilmiyordum o sırada annem mutfağa girdi elindeki kupayı masanın üzerine bıraktı ve
Eda kızım bu aralar iyi misin seni çok dalgın görüyorum dedi.
Haklıydı sınavlar gelecek kaygısı derken gerçekten dalgındım.
İyiyim anne benim bir problemim yok onun yüzüne baktım sonra da masanın üzerinde duran aile fotoğrafımıza annem fotoğrafı fark etti ama pek bir şey demedi kahvaltı hazırlamaya annem kahvaltı hazırlamaya başladı ben babamı uyandırmaya gidecektim ki annemin her şeyi sadece 3 kişi için koyduğunu görüyordum sessizce anne dedim kafasını bana çevirdi
Efendim Eda
Ona neden kahvaltıya 3 kişi için hazırladığını sordum
Eda kızım bir misafirin mi var
Sorduğu soru garipti ortaokuldan beri pek arkadaşlarımı eve getirmeyi sevmezdim arkadaşlarımla daha çok dışarıda buluşmayı severdim
Anne Emir için tabak çıkarmadın
Annem boş gözlerle suratıma baktı Eda Emir kim kızım? Bu soru çok garipti annem 20 yıllık oğlunu tanıyamamıştı
Anne Emir abim senin de oğlun hatta
Annem kaşlarını çattı Eda kızım sen yüzünü yıkadın mı rüyanda mı gördün benim tek çocuğum sensin Emir diye bir oğlum yok.
O an dünya durmuştu sanki saatin tik tak sesleri kesildi fotoğrafa tekrar baktım Emir hala oradaydı sonra annem de fotoğrafa baktı gülümsedi
"Ne kadar ilginç..." Masum bir aile fotoğrafının neyi ilginç olabilirdi ki
Ben bunu düşünürken annem tekrar konuştu bu çocuk kim acaba?
İlk kez gerçekten korkmuştum çünkü fotoğraf değişmemişti ama insanların zihinleri tamamen değişmişti sanki
Ve ben bunun nedenini bilmiyordum o gün gerçeği bulmaya karar verdim henüz bilmiyordum
Ama aradığım cevap bütün insanlığın unuttuğu tek şeyden çok daha gerçek ve korkunç olacaktı

