İçeriğe geç

Unutulanlar

Bölüm 3 · 1 dk okuma

Unutulanlar

Bölüm 3

3. Bölüm ( iki boşluk)

Deniz, o sabah sınıfa girdiğinde her şey normalmiş gibi görünüyordu. Arkadaşları gülüşüyor, öğretmen tahtaya bir şeyler yazıyordu. Ama Deniz'in gözü hemen kendi sırasına kaydı — hemen yanındaki, Emir'in oturduğu sıraya. Boştu. Tozlanmıştı, sanki haftalardır kimse dokunmamış gibi.

Kimse ona bakmıyordu bile. Sanki o sıranın hep boş olması gerekiyormuş gibi doğal karşılıyorlardı.

Ders boyunca Deniz'in aklı hep aynı soruya takıldı: Ben de mi unutulacağım? Elleri titriyordu, sırt çantasının içindeki telefonuna dokunmaya bile korkuyordu — o gece gördüğü şeyden sonra bir daha açmamıştı.

Teneffüste, okulun bahçesinde yalnız otururken, yanına biri geldi. Sınıf arkadaşı Ela'ydı. "İyi misin? Bir tuhafsın son zamanlarda," dedi, sesi endişeliydi.

Deniz her şeyi anlatmak istedi ama bir şey onu durdurdu — kelimeler boğazında düğümlendi, sanki söylemesine izin verilmiyormuş gibi. Sadece "İyiyim," diyebildi, sesi kendi kulağına bile inandırıcı gelmedi.

O gece eve döndüğünde, annesi mutfaktaydı. "Bugün okulda nasıldı canım?" diye sordu, her zamanki gibi sıcak bir sesle. Deniz cevap vermeden önce durdu — çünkü annesinin sesinde bir şey vardı, çok hafif ama fark edilir bir yankı, sanki iki ses aynı anda konuşuyormuş gibi.

Odasına çıktı, kapıyı kilitledi. Yatağının kenarına oturup telefonuna baktı — hâlâ kapalıydı, açmaya cesaret edemiyordu. Ama sessizlikte, duvardaki saatin tik-tak sesi arasında, çok hafif bir fısıltı duydu. Kaynağı belirsizdi, sanki odanın her köşesinden geliyordu:

"Bekliyoruz."

Deniz'in nefesi kesildi. Yatağın altına, dolabın içine, pencerenin dışına baktı — hiçbir şey yoktu. Ama fısıltı devam ediyordu, sanki birden fazla ses aynı anda konuşuyormuş gibi, üst üste binen, çoğalan bir uğultu:

"Bekliyoruz... bekliyoruz... bekliyoruz..."

Işığı kapattı, battaniyeye sarınıp gözlerini sıkı sıkı kapattı. Sabah olduğunda, annesi kapıyı çaldı: "Deniz, okula geç kalacaksın!"

Cevap gelmedi.

Kapıyı açtığında oda boştu. Yatak düzgünce yapılmıştı, sanki hiç kullanılmamış gibi. Deniz'in eşyaları hâlâ yerli yerindeydi ama kendisi yoktu.

O gün okulda, öğretmen yoklama listesini açtığında, sesi hafifçe titredi. Listede artık üç boşluk vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.