Unlucky Love
Lee Hong-gi, ofisinin camından dışarıya bakıyordu. Güneşli bir sabah, yeni bir gün, yeni bir başlangıçtı. Hong-gi, F.T. Island adlı rock grubunun solisti olarak ünlü bir şarkıcıydı, ama aynı zamanda bir medya şirketinin de sahibiydi. Şirketini büyütmek için yeni bir proje üzerinde çalışıyordu ve bugün yeni stajyerlerin gelmesini bekliyordu.
Hong-gi, stajyerlerden birinin özellikle ilgisini çekmişti. Kim Dongyun adında, kumral saçlı, ela gözlü, genç ve yakışıklı bir çocuktu. Hong-gi, onu daha önce bir gay barda görmüştü. O gece, Hong-gi, arkadaşlarıyla eğlenmek için bara gitmişti. Barda, gözüne bir çocuk ilişmişti. Çocuk, Hong-gi'yi fark etmemişti, ama Hong-gi, onu sürekli izlemişti. Çocuk, Hong-gi'nin hoşuna giden bir tip ve tarza sahipti. Hong-gi, onunla tanışmak istemişti, ama cesaret edememişti. Çünkü Hong-gi, gay olduğunu kimseye söyleyememişti. Ünlü bir şarkıcı olarak, hayranlarının ve medyanın tepkisinden korkuyordu. Bu yüzden, gizli bir şekilde gay barlara gidiyor, ama kimseyle yakınlaşmıyordu.
Hong-gi, o gece, çocuğun adını öğrenememişti. Ama ertesi gün, stajyer başvurularını incelerken, onun fotoğrafını görmüştü. Çocuk, Hong-gi'nin şirketine stajyer olarak başvurmuştu. Hong-gi, bu tesadüfe inanamamıştı. Çocuğun adı Kim Dongyun'du ve Woollim Entertainment'in yeni erkek grubu DRIPPIN'in bir üyesiydi. Hong-gi, onu hemen kabul etmişti. Belki de bu, onunla tanışmak için bir fırsattı.
Hong-gi, saatine baktı. Stajyerlerin gelmesine az kalmıştı. Hong-gi, heyecanlanmıştı. Kim Dongyun'u görmek için sabırsızlanıyordu. Acaba o da Hong-gi'yi hatırlayacak mıydı? Hong-gi, bunu umuyordu.
Kim Dongyun, ofisin kapısından içeri girdi. Yeni bir iş, yeni bir hayat, yeni bir başlangıçtı. Dongyun, Woollim Entertainment'in 7 üyeli erkek grubu DRIPPIN'in bir üyesiydi. Grubu, 2020 yılında Boyager adlı mini albümle çıkış yapmıştı. Ama Dongyun, sadece bir idol olmak istemiyordu. Aynı zamanda, medya sektöründe de çalışmak istiyordu. Bu yüzden, F.T. Island adlı rock grubunun solisti Lee Hong-gi'nin sahibi olduğu bir medya şirketine stajyer olarak başvurmuştu. Dongyun, Lee Hong-gi'yi çok beğeniyordu. Onun hem şarkıcı hem de iş adamı olarak başarılı olmasına hayranlık duyuyordu. Dongyun, onun gibi olmak istiyordu.
Dongyun, stajyer olarak kabul edildiğini öğrendiğinde çok sevinmişti. Ama aynı zamanda çok da endişelenmişti. Çünkü Dongyun, Lee Hong-gi'yi daha önce bir gay barda görmüştü. O gece, Dongyun, arkadaşlarıyla eğlenmek için bara gitmişti. Barda, bir adamın kendisini sürekli izlediğini fark etmişti. Adam, Lee Hong-gi'ydi. Dongyun, onu tanımıştı. Ama neden buradaydı? Acaba o da gay miydi? Dongyun, bunu merak etmişti. Ama Lee Hong-gi, onunla konuşmamıştı. Dongyun, onunla tanışmak istemişti, ama cesaret edememişti. Çünkü Dongyun, gay olduğunu kimseye söyleyememişti. Yeni bir idol olarak, hayranlarının ve medyanın tepkisinden korkuyordu. Bu yüzden, gizli bir şekilde gay barlara gidiyor, ama kimseyle yakınlaşmıyordu.
Dongyun, o gece, Lee Hong-gi'nin adını söyleyememişti. Ama ertesi gün, stajyer olarak kabul edildiğini öğrenince, onun fotoğrafını görmüştü. Lee Hong-gi, Dongyun'un stajyer olarak çalışacağı şirketin sahibiydi. Dongyun, bu tesadüfe inanamamıştı. Lee Hong-gi, onu neden kabul etmişti? Acaba o da Dongyun'u hatırlıyor muydu? Dongyun, bunu ummuyordu.
Dongyun, ofiste diğer stajyerlerle birlikte bekliyordu. Lee Hong-gi'nin gelmesine az kalmıştı. Dongyun, endişelenmişti. Lee Hong-gi'yi görmek istemiyordu. Acaba o da Dongyun'u tanıyacak mıydı? Dongyun,
bundan korkuyordu.