İçeriğe geç

Ünlü Olamam

Bölüm 12 · 12 dk okuma

Ünlü Olamam

Bölüm 12

12

Hepimiz bir an için donakaldık.

Canberk'in telefonu masaya koyarken yüzünde beliren ciddi ifade dikkatimi çekmişti ama bu kadarını beklemiyordum. Kızıl saçlı kızın sesi yükseldiğinde, herkes sessizce dinlemeye başladı.

"Bundan sonra kendimi gizlemek yerine buradan devam etmeyi tercih ettim. Reklam tekliflerine de bu hesaptan devam edeceğim. İlginiz için çok teşekkür ederim."

Kızın sözleri beynimde yankılanıyordu. "Bu kadar merak edilen İnfaz benim." Emir'e döndüm, onun yüzünde de aynı şaşkınlık ve öfkeyi gördüm.

Canberk gözlerini bana dikerek "Ne yapacaksın?" diye sordu.

"Bu nasıl mümkün olabilir? Benim videolarım... Benim şarkılarım..." diye mırıldandım. Rümeysa durumu anlamaya çalışırken Kayra ve Rüzgar şaşkınlıkla bana bakıyordu.

Emir hemen harekete geçti "Hemen YouTube ve diğer sosyal medya platformlarına başvurmalıyız. Bu kimlik hırsızlığı ve iftira." dedi kararlı bir sesle.

İnsanlar ne zamandır başarmadığı bir başarının üstüne konabilecek kadar kötü oldu?

Kayra "Şikayet ettikten sonra İnfaz tamamen ortaya çıkmış olacak, ailesine ne diyeceğiz?" diye sordu, gözlerinde endişe vardı.

Emir elimi tuttu ve okşamaya başladı. Rümeysa da sessizce dinliyordu ama yüzünde empati ve destek ifadesi vardı. "O zaman o kızla iletişime geçelim." dedi Rüzgar.

Derin bir nefes aldım ve başımı salladım. "Evet, ben olduğumu ve onu şikayet etmeyeceğimi söylersem kapatır hesabı." dedim çaresizce. Canberk hızla lafa atladı: "Bunu kız önceden düşünmüş olabilir, bizle konuşmayı reddedebilir."

Canberk'in sözleri içimdeki umudu daha da zayıflattı. Haklıydı, bu kız bizi öngörmüş ve hazırlıklı gelmiş olabilirdi. Elimi masaya koydum ve derin bir nefes alıp verdim.

"Ne kadar kötü olabilir ki?" dedim kendimi ikna etmeye çalışarak. "Belki de gerçekten sadece konuşmak gerekiyor."

Kayra elini omzuma koydu. "Belki de gerçekten konuşmak işe yarar ama bunu nasıl yapacağız?"

Emir "Onunla iletişime geçmenin bir yolunu bulmalıyız." dedi. "Doğrudan sosyal medya üzerinden mesaj atabiliriz ama geri dönüş yapacağını sanmıyorum."

Rüzgar "Ya da onu tanıyan birilerini bulabiliriz. Belki ortak tanıdıklarımız vardır. Sonuçta hepimizin belli bir takipçi sayısı var." diye önerdi.

Rümeysa sessizce ama kararlı bir sesle "Tam olarak olayı anlamadım ama bence tuzağa düşürmek lazım." dedi. "Ve gerekirse, hukuki yollara başvururuz. Bu tür durumlarda haklı olan tarafız."

Canberk "Evet ama bunu dikkatlice yapmalıyız. Emir'in dediği gibi, sosyal medya platformlarına durumu bildirmek önemli ama aynı zamanda bu kızın kim olduğunu da anlamamız gerekiyor. Sadece hesap kapattırmak yetmez." dedi.

Herkes benim mevzum için telaşlanmıştı.

Başımı salladım. "Tamam, önce ona ulaşmayı deneyelim. Eğer olmazsa, sosyal medya platformlarına durumu bildiririz ve hukuki yollara başvururuz ama öncelikle, onunla konuşmayı denemeliyiz."

Emir "Ben hemen sosyal medya hesaplarını kontrol edeceğim. Belki bir ipucu buluruz." dedi ve telefonunu çıkardı. Emir arkasına yaslandı ve telefonuna dikkatle bakındı.

"Ben de bu konuda arkadaşlarıma danışacağım. Belki birileri onu tanıyordur ya da bir şeyler biliyordur." diye konuştu Kayra. Telefonu hızla eline aldı ve telefona bakınmaya başladı.

Rüzgar "Ben de internette araştırma yapacağım. Belki daha önce başka bir isimle bu tür şeyler yapmış olabilir." dedi.

Herkes bir şeyler yaparken Rümeysa etrafa bakındı, ardından bana döndü. "Ben de size yardımcı olacağım. Ne yapmam gerektiğini söyleyin." dedi, gözlerinde kararlılık parlıyordu.

Herkes hızla kendi görevine odaklandı. Ben de derin bir nefes alıp telefonu elime aldım ve o sahtekarla iletişime geçmeye çalışmak için sosyal medya hesaplarını gözden geçirdim.

Kız çoktan bir milyon takipçiye ulaşmıştı ve o takipçilere ulaşırken benim açtığım hesabın takipçileri düşüyordu.

Aklıma gelen fikirle başımı telefondan kaldırdım ve bizimkilere bakındım. "Benim aklımda bir fikir var ama bundan önce annemden izin almam lazım." dedim. Hepsi bana bakarken telefonumu sıkıca tuttum ve ayağa kalktım.

Kafeden dışarıya çıktım ve telefon rehberinden annemi buldum, aradım.

Çalıyor... "Alo İnfaz?" Annemin sesini duyduğumda planımı düşündüm. İç çekerek tüm cesaretimle konuşmaya başladım: "Anne ödev için yüklediğimiz şarkı vardı ya, hatırlıyor musun?"

"Evet." Sesi sinirli çıktı.

Gözlerimi kapattım ve derin bir nefes aldım. "Anne o videoyu kullanarak kendine hesap açan insanlar var demiştim ya. Bugün yine bir hesap açıldı ve verilen ödevime yansı-"

Konuşmama izin vermeden "Ne demek istiyorsun?" dedi annem.

"Anne benim o kanala başka bir video atmam lazım. Adıma açılan hesaplar yüzünden öğretmenimin gözünde yalancı durumuna düştüm."

Annem sessizlik sağladı. Gözlerimi açtım ve sakince konuşmasını beklemeye başladım. "Ne videosunu paylaşacaksın? Yine mi şarkı söyleyeceksin?" Annemin sesinde iğneleyici bir ton vardı.

"Hayır sadece açılan hesaplarla alakamın olmadığını yazan bir yazı paylaşacağım."

Annemin sessizliği devam ederken kalbim hızla çarpıyordu. Birkaç saniye geçti ama bana saatler gibi geldi. Sonunda derin bir nefes aldığını duydum.

"Peki." dedi sonunda. "Ama bu sadece bir kez olacak. Başka hiçbir video ya da şarkı paylaşmayacaksın, anladın mı?"

"Anladım anne, teşekkür ederim." dedim, rahatlamış bir şekilde.

Telefonu kapattım ve kafeye geri döndüm. Gözlerimle arkadaşlarımı bulup onlara doğru yürüdüm. Hepsi merakla bana bakıyordu. Yerime oturdum ve arkadaşlarıma bakındım. "Videonun paylaşıldığı kanaldan açılan hiçbir hesabın bana ait olmadığını yazan bir kısa video paylaşacağım."

Emir bana döndü, yüzünde hafif bir hayal kırıklığı vardı. "Yani, bizim açtığımız hesabı da yalanlamış olacaksın." dedi.

Hiç bu açıdan düşünmemiştim...

"Bunu yapmam lazım. Benim hesabım diyerek ek bir hesap gösterirsem ailem kanalı kapatır."

Emir başını salladı ve arkasına yaslandı. Kayra ise gülümseyerek elimi tuttu. "O zaman açıklama videosu hazırlayalım. Sesinle mi açıklayacaksın yoksa yazıyla mı?"

Etrafa bakındım, yazı için izin almıştım ama ses daha etkili olur değil mi?

Hep birlikte kafeden çıkıp evimize döndük. Emir, Rüzgar ve Canberk bilgisayar başına geçip sahte hesapların izini sürmeye devam ederken, ben de Kayra ve Rümeysa ile birlikte video için hazırlıklara başladım.

Kayra yanıma gelip elimi tuttu. "Sakin ol, bu video işe yarayacak."

Derin bir nefes aldım, elime telefonumu aldım. Rümeysa'nın benim için yazdığı kağıdı elime aldım. Ses kaydını açtım ve okumaya başladım:

"Merhaba, ben İnfaz. Bu videoyu adımı kullanarak açıla sahte hesaplar için paylaşıyorum. Benim hesaplarla hiçbir alakam yok. Lütfen adıma hesap açmayın. Hesap açan kişiler ise hesabını kapatırsa çok sevinirim yoksa hukuki süreç başlayacak. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim."

Kayra kaydı durdurdu ve bana gülümseyerek başını salladı. "Mükemmel oldu."

Rümeysa ses kaydımı aldı ve siyah bir ekranın arka kısmına koydu. Ben konuştukça ekranda sadece konuşmamın yazıları geçiyordu.

Emir, Rüzgar ve Canberk yanımıza geldiler. "Videoyu yüklemeye hazır mısın?" diye sordu Emir.

Başımı salladım. "Evet, hazırım."

Birlikte videoyu bilgisayara aktardık ve yükleme işlemini başlattık.

Video yüklendikten sonra bilgisayarın başında beklemeye başladık. "Çok heyecanlı." dedi Kayra. Rüzgar sayfayı yeniledi, görüntülenme gibi yorum sayısı artıyordu. Canberk sesli bir biçimde "Kızın takipçisi düşmeye başlamış." dedi.

İçimde nedensizce bir boşluk oluştu.

Telefonumu elime aldım ve sosyal medyaya bakınmaya başladım. Kızın takipçisi hızla düşüyordu. Muhtemelen videoyu izleyen kişiler kızı takipten çıkarıyordu.

Telefon ekranında düşen takipçi sayısını görmek bana biraz olsun rahatlık verdi. Emir gülümseyerek yanıma geldi ve ekranıma baktı. "Görünüşe göre sahteleri siliyorlar."

Rüzgar bize bakındı ve "Bu iyi bir işaret. İnsanlar gerçeği öğrenmeye başladılar." dedi.

Herkesin yüzünde bir rahatlama ifadesi vardı. Kayra "Şimdi ne yapacağız?" diye sordu. Omuz silktim ve arkama yaslandım. "Hiçbir şey." dedim. "Ailemden bir hesap için izin aldım."

Kayra ayağa kalktı ve mutfağa doğru ilerledi. "Madem bir şey yapmıyoruz, Beliz'in evden gitmesini kutlayabiliriz." dedi. Dolaptan içki çıkarıp bize doğru döndü. İçkiyi kaldırıp elini salladı.

"Sende neden içkiler bitmiyor?" diye sordu Rüzgar, tüm ciddiyetiyle. Kayra yanımıza gelirken "Seviyorum." diye cevap verdi. Masaya içkiyi koymasıyla telefonu çalması bir oldu. Telefonunu eline aldığı gibi kulağına götürdü. "Efendim babişko?" Kayra kendi odasına geçtiğinde ayağa kalktım ve gerekli olan bardakları çıkardım.

Mutfak masasına çerezler koyduktan sonra Rümeysa yanıma geldi. "Size iyi eğlenceler, ben artık gitsem iyi olur." dedi. Elimde olan çikolatayı masaya koydum ve Rümeysa'ya bakındım. "Sen içmiyor musun?" sorumun üzerine Rümeysa başını olumsuz anlamda salladı. "Dinimize göre karşı olan çoğu şeyi yapmamaya çalışıyorum"

Anlayışla başımı salladım. Canberk hızla yanımıza geldi. "Ben de içmiyorum Rümeysa, istersen seni yurda bırakabilirim." dedi. Canberk demin 'İçmiyorum.' mu dedi? Kıza yaranmak için bir de yalan söylemediği kalmıştı.

"Pekala." İkisi beraber bize veda ettikten sonra evde dört kişi kaldık. Kayra yanımıza gelip etrafa bakındı. "Rümeysa ve Canberk nerede?" diye sordu.

"Rümeysa içki içmediği için Canberk onu yurda bırakmak istedi." dedim. Kayra masanın etrafındaki değişiklikleri fark etti ve "Oh, anladım." diyerek bir iç çekti. Ardından gülümsedi ve içkisini kaldırdı. "Neyse, biz devam edelim. Bu gece bizim gecemiz."

Emir "Kayra'nın dediği gibi, hadi şu anın tadını çıkaralım." dedi. Herkes masanın etrafına oturduktan sonra bardakları doldurdum. Şerefe yaptıktan sonra Emir bardağı tuttuğum elimi tuttu. "Resmen Canberk bizi sattı." dedi.

Kendi içkisini dikledikten sonra benim elimdeki bardağı aldı. Benim elime ise dikledi boş bardağı verdi. Elimi bıraktı ve benim bardağımda olan içkiyi de dikledi.

"Bir kıza satıldık." Rüzgar iç çekerek Kayra'ya bakındı. Kayra ise telefonuna bakıyordu, telefondan birer müzik açtıktan sonra telefonu masaya koydu.

"En azından Rümeysa iyi bir kız." dedi Kayra. Gülüşmeler arasında müzik çalmaya devam ediyordu. Bu sefer yavaş bir şarkı başladı ve Emir elimi tuttu, beni dansa davet etti. "Biraz daha dans edelim mi?" diye sordu, gözlerinde sıcak bir bakışla.

Gülümsedim ve elini tuttum. "Tabii ki." dedim. Ayağa kalkıp salona geçtik. Emir ellerini belime sardığında kollarımı onun boynuna doladım. "İçkimi neden içtin?" diye mırıldandım.

"Sağlığa zararlı." dedi.

Dudağıma bakınırken "Sadece bana zararlı değil ya?" diye sitem ettim. Emir gözlerini yavaşça yukarıya doğru kaldırdı. Gözlerimiz buluştuğunda hafifçe gülümsedim.

"İçersen öperim." dedi.

"Öpmen için içerim."

Emir gözlerini devirdi ama gülümsemesi genişledi. "Beni öpmek için bahane mi lazım?" dedi. Yakınlaştı ve dudaklarıma hafif bir öpücük kondurdu.

Gözlerimi kapatıp anın tadını çıkardım. "Sadece senin için içerim." dedim şakayla karışık. "Tamam ama ölçülü ol." dedi, elleri belimde sımsıkı sarılıydı.

Rüzgar'dan öksürük sesi geldiğinde kafamı çevirdim ve bakındım. Amerikan mutfağı olması hiç iyi bir şey değil. "Siz hayırdır lan?" diye sordu Rüzgar alayla.

"Hayırı mayırı boş ver de Kayra'yı dansa kaldır."

Kayra ayağa hızla kalktı ve Emir'e bakındı. "Beni kimse dansa kaldırmak için seçemez, ben seçip dansa kaldırırım." dedi. Ardından elini Rüzgar'a uzattı "Hadi dans edelim." dedi.

Rüzgar iç çekerek gülümsediğinde gülerek Emir'e döndüm. "Bu ikisi sevgili olana kadar bizim çocuğumuz olur." dedi. Gözlerim anlık bir şekilde büyüdü ve öksürmeye başladım. Emir gülerek "Helal lan, ölme." dedi.

Öksürmem durduğunda Emir'e bakındım. "İnsana birden böyle şeyler denmez." dedim. Emir ellerini belime sarıp beni kendine çekti. "Utandın mı sen?" kulağıma doğru yakınlaştı ve sessizce fısıldadı: "Daha utanacağın çok zaman olacak."

Emir'den hafifçe uzaklaştım ve Rüzgar'la Kayra'ya bakındım. Kayra elini geri çekmişti. Boynumda bir dokunuş hissettiğimde kafamı çevirdim. Emir boynumu öpmüştü. Elalemin ortasında, böyle şeyler yapılır mı? Hiç utanması da yok!

Yemek masasının yanına geçtim. Emir yanıma gelip oturduğunda Kayra ve Rüzgar'ı izledim. Müzik ilerlerken Kayra'yı tekrardan babası aradı. Kayra babasıyla konuştuktan sonra yanımıza geldi. "Neden sık sık arıyor?" diye sordum.

"Bu taraflara gelebilirmiş, onu haber verdi ama şimdi aradı toplantısı çıktı, gelemiyormuş."

Arkama yaslandım ve bardaklara içkiyi doldurdum. Bardağımı sıkıca elime aldım, Emir'in almaması için.

Telefonumu elime alıp baktığımda Beliz'den mesaj geldiğini gördüm.

Beliz: Sinirin geçtiyse, konuşalım mı?

Telefonun ekranını kapattım ve masaya koydum.

Herkes içkisine odaklandığında ailelerden konu açılmıştı. Kayra annesinin ve babasının lisede sınıf arkadaşı olduğunu sonrasında sevgili olduğunu anlattı.

Konuşma sırası Rüzgar'a geldiğinde içkisinden bir yudum aldı ve konuşmaya başladı: "Annem ve babam üniversitede tanışmışlar, birkaç kere sevgili olmuşlar ama yürütememişler taa ki anneannem annemi zorla biriyle evlendirmeye çalışana kadar."

Duraksadı ve çerezlerden birkaç tanesini eline aldı, ağzına attı. "Babam annemi istemediği biriyle evlenmekten kurtarmış." dedi. "Ertesi günün sabahı da yıldırım nikâhı falan..."

"Çağrı abi kapmış he kızı." dedi Emir. Bana döndü ve "Çağrı abi dediğim kişi Canberk ve Rüzgar'ın babası oluyor." diye kısa bir açıklama yaptı.

Kayra söze atladı ve Emir'e bakındı: "Sizinkileri anlat, çok eğlenceli."

Emir sessizce güldü. "Babam ve annem konserde tanışmışlar. Babam annemi eve götürmüş ve onunla ilgilenmiş." Başını eğdi ve sırıttı, ardından bize döndü. "Sabah uyandığında annem hiçbir şeyi hatırlamadığını söylemiş."

Kayra kaşını çattı. "Ee biri daha vardı." dedi. Emir başını salladı. "Babamın ev arkadaşı vardı, ondan bahsediyorsun galiba. Babamın dediğine göre ev arkadaşı sorunlu biriymiş, eve sürekli kız getirirmiş falan.. Neyse ki sonra evden çıkmış."

Kaşlarımı çattım. "Bu Konser kitabının konusu değil mi?" Emir bana döndü. "Annem kendi aşk hayatını kitaba döktü."

Yani Emir'in 'ev arkadaşı' dediği kişi annesinin eski sevgilisi... Bu işler benim kafamı çok karıştırdı.

Emir gülümseyerek bana baktı. "Senin annenle babanın hikayesi nedir?" diye sordu.

Gözlerimi içkime diktim, dudaklarımda hafif bir gülümsemeyle "Bilmiyorum, hiç sormadım." dedim.

İçkimden bir yudum aldım. Rüzgar çerezlerden bir kaçını daha ağzına atarak gülümsedi. "Belki çocuklarımız da bir gün bizim hakkımızda konuşurlar."

"Çocuğum soracak bana 'Annemle nasıl tanıştın?' diye, ben ona 'Annen sarhoşken şarkı söyledi ve etkilendim.' diyeceğim." dedi Emir. Gülümseyerek başımı eğdim.

Bardağımı kaldırdım. "O zamana kadar, kendi hikayemizi en güzel şekilde yazmaya devam edelim." dedim. Herkes bardağını kaldırarak benimle birlikte kadeh kaldırdı.

"Yeni başlangıçlara." dedi Emir. "Ve hep birlikte olmaya."

"Yeni başlangıçlara!" diye hep bir ağızdan tekrarladık.

Ertesi Gün

Kapıya tekme atılma sesiyle gözlerimi açtım. Yatağımdan kalktım ve koridora doğru ilerledim. Kayra uyku bandını daha çıkarmamış kapının önünde duruyordu. Kapı elçeğini dokunarak arıyordu. "Çekil, ben açarım." dedim uykulu bir şekilde.

Kayra geriye bir adım attı ve kapının önüne geçtim. "Kim o?" diye sordum. Canberk'in "Benim!" diye bağırması üzerine kapıyı açtım. Canberk içeriye girerken "Zil diye bir şey var." dedim.

Canberk atlaya zıplaya salona geçti. Kapıyı kapatacaktım ki "Emir ve Rüzgar geliyor!" diye bağırdı. Kayra salona geçtiğinde Rüzgar ve Emir geldi. "Canberk burada mı?" diye sordu Rüzgar. Başımı salladım ve elimle salonu gösterdim.

Rüzgar salona geçerken Emir önüme geçti ve yanağımı öptü. "Günaydın yavrum." dedi.

"Günaydın." dedim uykulu bir sesle. Emir salona geçerken kapıyı kapattım. Yanlarına geçtiğimde Canberk'in ayakta olduğunu diğer herkesin oturduğunu gördüm.

Emir'in yanına oturdum ve Canberk'e bakındım. "Bizi neden sabah sabah buraya topladın?" diye sordu Rüzgar. Kayra uyku bandını geri gözlerine takarken "Kesin Rümeysa ile sevgili oldu, bize bunu açıklayacak." dedi.

Canberk Kayra'ya bakındı ve "İnşallah." dedi. Gözlerini bana dikti. "Haberim var İnfaz!" diye bağırdı.

Başımı Emir'in omzuna yasladım. "Ne haberin var?" diye sordum.

Canberk telefonunu çıkardı. Telefona bakarken Rüzgar "Hadi lan." dedi.

Canberk telefonunu indirdi ve bizlere bakındı. "Sabah beş gibi uyandım, nedensizce. Sonra duş aldım ve dışarıya çıktım. Bari dışarıya çıktı-"

"Kısa kes!" diye sitem etti Emir. Canberk başını salladı ve tekrar konuşmaya başladı: "Eve gelirken Hümsü teyze ile karşılaştım."

"Hümsü teyze kim be?" diye sordum. Canberk alt katı işaret etti. "Var ya yönetici kocası olan." dedi. Gülümsersek "Onun ismi Hümeyra." diye düzeltme yaptım.

"Her neyse, işte onunla karşılaştım ve bizim evlerde kamera olduğunu söyledi."

Bu bilgi herkesin dikkatini çekti. Kayra kaşlarını çattı ve endişeyle sordu: "Ne demek evlerde kamera var? Hangi evlerde?"

Canberk omuz silkti. "Sanırım bütün binada varmış. Güvenlik kamerası gibi bir şey."

Emir, Canberk'e doğru eğildi. "Yani, bizim dairede de kamera mı var?"

Canberk başını salladı. "Öyle görünüyor." dedi. Hepimiz birbirimize baktık, şaşkın ve biraz da endişeliydik. "Bunu neden daha önce duymadık?" diye sordum.

"Sanırım yönetim bunu yeni uygulamaya koymuş." dedi Canberk. "Ama Hümeyra teyze, birkaç dairede zaten kamera olduğunu söyledi. Güvenlik amacıyla yerleştirilmiş."

Kayra, koltuğa geri yaslanarak derin bir nefes aldı. "Bu gerçekten garip. Bizi gözetliyorlar mı, yani?"

Emir kaşlarını çattı. "Eğer böyle bir şey varsa, kesinlikle haberdar edilmeliydik. Bu hiç doğru değil."

Canberk konuşacaktı ki Rüzgar konuştu: "Hümeyra teyze başka bir şey söyledi mi? Bu kameralar ne zamandan beri var?"

Canberk başını salladı. "Sadece güvenlik için olduğunu ve kimsenin özel alanına girmeyeceğini söyledi. Sadece salonlarda kamera varmış, hırsız girer falan diye."

"Ne kadar saçma ya." dedi Kayra.

Canberk susmaları için ellerini kaldırdı. "Bu durum sorun olabilir ama asıl konu bu değil." dedi. "Konu ne o zaman?" diye sordum.

"Eğer sadece salonda kamera varsa, biz doğruluk cesaret oynarken bizi kaydettiler." dedi. Gözlerimin içine bakındı ve devam etti: "Yani senin sesini kim Youtube'a yüklediyse onu kameralardan görebiliriz!"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.