Proje ödevi, Derin ve Ege’yi daha önce fark etmedikleri bir yakınlığa sürüklemişti. İlk dersin heyecanı ve küçük yanlış anlaşılmalar geride kalmış, yerini sessiz bir merak ve fark edilemeyen bir çekime bırakmıştı. Kütüphanenin camlı cephesi, gün ışığını yumuşak bir şekilde içeri yayıyordu. Derin, defterini açarken Ege sessizce karşısında oturuyordu. Sayfalar karıştı, kalemler çarpıştı; küçük bir an, ikisinin de gülümsemesine sebep oldu. “Senin notların gerçekten düzenliymiş,” dedi Ege, hafif bir övgüyle. “Teşekkürler… Sen de oldukça organize görünüyorsun,” dedi Derin, biraz utanarak. Öğle arasında kampüsün bahçesinde yürürken, rüzgâr hafifçe saçlarını savuruyor, yapraklar altın ve pembe tonlarında etraflarında dans ediyordu. Derin, Ege’nin yanından geçerken bir an için elleri çarpıştı. Bu küçük temas, ikisinin de kalbini hızlandırdı. “Sanırım birlikte çalışmak, düşündüğümden daha eğlenceli olacak,” dedi Ege, gözlerini Derin’den ayırmadan. Derin gülümsedi: “Evet… Sanırım öyle.” Gün ilerledikçe, birbirlerinin farklı yönlerini görmeye başladılar. Ege’nin sessiz ama derin düşünceleri, Derin’in neşeli ve açık kişiliğiyle bir denge oluşturuyordu. Her buluşma, her kısa sohbet, ikisinin de içindeki çekimi biraz daha güçlendiriyordu. Ve o gün, kampüsün çiçekli bahçesindeki banklardan birinde otururken, Derin kendi kendine düşündü: “Acaba bu sadece bir tesadüf mü, yoksa Ege… hayatımda görmek istediğim biri mi?”
Bölüm 2
Çok mu yakınız¿
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.