Soğuk rüzgar penceremden içeriye girdi. Yağmur yağıyordu. Uyku halindeydim ya da uyanmıştım ama sadece gözlerimi kapatıyordum. Nefesimin sıkıştığını hissettiğimde aniden kalktım, nefes nefese kalmıştım. Saçlarımı ne zaman toplasam bana ihanet edip sağdan veya soldan çıkan saçlarım bu sefer yüzüme yapışmıştı. Nefesimi düzene sokana kadar sadece gözlerimi sımsıkı kapattım. O sırada yatağımda oturuyordum. Kendi kendimi rahatlatmak adına, "Hadi ama Scarlet, her zaman gördüğün bir kabus," diyerek mırıldandım. Nefesimi düzene soktuğumu hissettiğimde ise gözlerimi yavaşça açtım. İlk yapmam gereken şeyin, penceremden giren soğuğu engelleyebilmek adına camı kapatmak olduğunu düşünerek hafifçe doğruldum. Sağıma dönerek perdemi ve iç perdemi elime buruşturdum, nefesimi vererek perdemi sola doğru ittim. Tahmin ettiğim gibi pencere açık değildi, yağmur yağmıyordu. Pencereyi açıp kafamı dışarı çıkardım. Yukarıya baktım, aşağı baktım, bomboş yoldan geçen yalnız arabalara baktım. "Yağmur yağmamıştı," diye mırıldandım. Her zamanki gibi derin bir nefes alarak camı kapattım. Bu, başıma ilk defa gelmiyordu. Yaklaşık 4 yıldır gördüğüm bir kabus ve hala nereden geldiğini anlayamıyordum. Soğuk bir hava vücuduma temas ediyordu. Gitmediğim psikiyatri ve içmediğim ilaç kalmamıştı ama bu lanet şey, bir örüntü gibi ayın belirli günlerinde başıma geliyordu.Elimle şakaklarımı ovmaya başladım. Ayaklarımı yatağımın ucundan aşağı saldım. Hızlıca elimle komodinin üzerindeki gözlüğümü bulup taktım ve yavaşça ayağa kalktım. Saate bakmak için telefonumu ararken aynadaki yansımama denk geldim. Simülasyon hatası gibi yerimde takılıp kaldım. Aynadaki yansımamı dikkatli bir şekilde incelemeye başladım. Saçlarım dağılmıştı. Üzerimde giydiğim pijama ıslanmış, yüzümdeki sivilce sayısı artmış, gözlerimin altı mosmordu. Dudaklarım kupkuruydu. Kalbim sıkışmaya başlamıştı. Nefes almakta zorlandığımı hissettiğim an sessizce mırıldanmaya başladım, "Hayır hayır hayır, Scarlet şimdi olmaz, kendini toparlaman lazım." Ama maalesef işe yaramadı. Nefesimin daha fazla kesildiğini hissettiğimde ise sesimin son damlasına kadar çığlık attım. Hızlıca annemle babamın kapıları açıldı. Kapıma ilk ulaşan kişi annemdi. Ona bakamıyordum ama onun girdiğini anlamıştım. Babam ise arkasından gelip ışığı açtı. Annem, aynaya takılıp kaldığımı görünce aynanın önündeki çarşafı hızlıca aynanın cam kısmına kapatarak yansımamı engelledi. İşte o zaman dikkat edebilmiştim. Saçları benim gibi dağılmıştı, gözlerinde korku vardı. Sarı pijamasını giymişti, geçen yıl Anneler Günü'nde almıştım. Kafamı biraz daha çevirdiğimde babamı görmüştüm. Üzerinde siyah penguenli bir pijama takımı vardı. 6 yıl önce Evan ile almıştım, tabii o zaman babamın doğum günüydü. "Kızım, gece galiba çarşaf aynanın üzerinden düşmüş ama merak etme, gerekirse bantlarız," dedi annem. Sesi sanki zoraki çıkıyordu, yorgunluk vardı. Hiçbir şey söylemeden kafamı olur anlamında salladım. Babama döndüm. Babam başını öne eğerek konuştu, "İlaçlarını kullan, Scarlet." Sinirlenmiştim. "İlaçlarımı kullanıyorum baba, hatta o lanet ilaçların her markasını denedim ama bu lanet kabuslar bir türlü peşimi bırakmadı. Bunların hepsi senin yüzünden," diye çıkıştım. Öne eğik olan başı dikleşip gözleri gözlerimi buldu. Gözlerindeki sinir ve pişmanlığı görebilmek için dikkatli bakmaya gerek yoktu. Hiçbir şey demeden ayağa kalkıp geri odasına gitti. Annem ise yanındaydı. Ona dönerek baktım, yüzüme bakmıyordu. Zaten babam 4 yıldır bu pişmanlığı taşırken onun üzerine gitmem annemi üzmüştü. Evlat acısı o kadar ağır ki sinirlenemiyorsun, ağlayamıyorsun, konuşamıyorsun, en kötüsü bir daha mutlu olamıyorsun. Anlık mutluluklar hariç tabii... Evan öldüğünden beri her şey çok değişti. Annemin kuralları, babamın duyguları, evin temizlik günleri, dışarı çıkma saatleri... Her şey, her şey çok değişmişti. En önemlisi de ne annemde ne de babamda mutluluğa dair hiçbir duygu görmemem. Gerçi ben de onlardan farklı değilim. Ben bir daha asla eski Scarlet olmadım ve olmayacağım da. Hayatımın düzeni Evan öldükten sonra değişti. Evim, okulum, arkadaşlarım, Evan’ın sevmediği kırmızı bisikletim... Hayatım, duygularım, seçimlerim... Ben komple Scarlet kimliğimi kaybetmiştim. Artık kim olduğumu bilmiyorum.Annem omzuma dokunarak ona bakmamı sağladı. Sesinde yine yorgunluk vardı. "İstersen kapıyı kapatma, Scar," dedi. Afallamıştım. "Hayır, kapımı kapat lütfen," diyerek şaşkınlığımı gizledim. Annem tam kapıdan çıkacakken ona seslendim. Yorgun adımları yavaşladı, durdu ve arkasına döndü. Ne diyeceğimi merakla bekleyerek bana baktı. "Anne, bana bir daha Scar deme," başını onaylayarak kapımı kapattı. Scar ismini bana hep Evan derdi. 4 yıl sonra duyunca doğal olarak şaşırdım ama kafama takmamam gerekiyordu çünkü yarın okul vardı ve benim biraz da olsa dinlenmeye ihtiyacım vardı, en azından 2 saat...
Bölüm 1
#1
