Taksi durduğunda kafamı kaldırdım ve nereye geldiğime baktım.
baktığımda gözlerim fal taşı gibi açıldı.
Oha ben bu kadar büyük bir ev kesinlikle beklemiyordum.
Çok güzel lan.
Konak gerçekten mükemmel gözüküyordu. eğer dışarısı böyleyse içini düşünemiyorum bile.
Taksici abiye parayı ödedim ve arabadan indim.
Taksici abi bagaj'dan bavulumu çıkardı ve sonra taksiye binip giti.
Bavulumu elime alıp konağın büyük kapısına doğru ilerledim.
Kapıda iki tane koca cüsseli adam vardı aynı şekilde evin etrafında'da.
Kapıdaki adamlara dönüp
"Pardon ben arslan Ulubey'le görüşmek istiyorum." dedim.
Adamların bakışı beni buldu.
Adamlar beni kısa bir süre süzdükten sonra biri konuştu.
"Kim olarak görüşmek istiyorsun?" Dedi
Çok güzel soru
Ama cevap bende yok.
"Siz benim görüşmek istediğimi söyleyin o Yeter" dedim.
"Sence biz burda ' ben Arslan Ulubeyle görüşmek istiyorum' diyen herkesi içeri alıyor gibi mi duruyuz?"
Adam sonuna kadar haklı
Ne diyim.
"Şimdi beni içeri almıyacak mısınız?" Dedim her zamanki dudak büzme hareketiyle ve Yavru köpek bakışlarıyla.
Annem bana hep böyle yaptığımda çok tatlı ve masum olduğumu söylerdi.
Umarım adamlarda numarayı yerler
Amin.
"Bakma öyle içeriye sorup geliyorum" dedi adamlardan biri. gülümseyip başımı salladım.
"Sen böyle bavulla falan gelmişsin ne konuşacaksın Arslan beyimle?" Dedi adam.
Adama ne cevap vericem?
Babamın yanına geldim diyemem.
Yalan söylemeyi de hiç sevmem.
"Öğrenirsin yakında" dedim.
Başka ne diyeyim?
Yakında herkes öğrenicek mutlaka.
Arslan Ulubey' in benim babam olduğunu.
Nedensizce içimde bir his var korkumu, heyecanmı seçemiyorum.
Aslında baya Korkuyorum bana karşı alacakları tavırlardan, eğer beni yanlarında istemezlerse ondan dolayı da Korkuyurum, herşey biter.
Heyecanlıyım çünkü; yıllarca gelmesini beklediğim babamı buldum ve birazdan onunu göreceğim.
Böyle içim kıpır kıpır onu göreceğim için,duygularımı kontrol edemiyorum.
Ona bu kadar bağlanmamam gerek çünkü beni yanında isyemeye bilir ki; bu çok büyük bir ihtimal.
Yinede ona karşı içimdeki özlem, hasret, Sevgi onun bana karşı alacağı tavırları umursamadan bu duyguları ona besliyorum.
Biliyorum bu duyguları daha onunla karşılaşmadan beslemem biraz garip ama bir insan 16 yıl boyunca baba sevgisine muhtaç olunca bu duyguları ister istemez besliyor.
Benim babama ihtiyacım var, hemde çok.
Babamında beni sevmesini istiyorum herşeye razıyım istediği herşeyi yaparım yeterki beni biraz sevsin.
Annemin bana gösterdiği şefkati göstermesini istiyorum bana ,diğer çocuklarına yaptığı gibi.
Şu anki durumumuza karşı belki çok fazla şey istiyorum ama bence bir kızın en büyük hakkı bu.
Baba sevgisi görmek, benim durumumda olan her çocuğun hakkı.
Büyük kapı açılınca daldığım düşüncelerden sıyrıldım
Kapıdan çıkan adam bana bakıp
"Arslan beyim seni bekliyor." dedi.
Elimi kalbime götürdüm gümbür gümbür atıyordu.
Bu duyguları yaşamam belki biraz saçma olabilir ama elimde değil heyecanımı bastıramıyorum.
Birazdan yıllarca merak ettiğim babamı göreceğim. nasıl heyecanlı olamam?
Kendime gelip yanımdaki bavulu aldım ve kapıya doğru ilerledim.
Tam kapının önünde durup sağ ayağımla besmele çekerek girdim.
Şu anda herkesten çok Allah'ın yardımına ihtiyacım vardı.
İçeri ilerledim etrafı süzmeye başladım ve içimden kocaman bir Oha çektim.burası dışardanda güzeldi
4 katlıydı Konak, köşede bütün katlara çıkan bir merdiven, girişte kocaman bir avlu ,etraftaki çiçek dekorları, konağın taştan duvarlarının üstünde özenle yerleştirilmiş lambalar çok güzeldi.
Bayıldım konağa.
Konağı görmemişçe süzmeyi bırakıp içeri ilerledim.
Avlunun sol tarafına doğru yürüdüm. girişten görülüyordu oturma gurupları.
Oturma gruplarında oturan koca Bir düzine meteor görünce.
Küçük çaplı bir şok yaşadım.
Lan çok yakışıklı bunlar.
Karşımda 10'dan fazla erkek vardı aralarında kadınlarda vardı tabi.
Evin hanımları herhalde.
Hepsinin yüzünde şok olmuş bir ifade vardı.
İyide bunlar şimdi neden bu kadar şaşırdı?
Normalde benim ' arslan Ulubey benim babam ' dedikten sonra şoka girmeleri gerekti.
Arkamdan gelen erkek sesiyle oraya döndüm
"Benimle neden görüşmek istiyorsun küçük hanım?"
İçimden milyon tane oha çekiyorum.
Neye şaşıracağımı bilemiyorum.
Şu an karşımdaki adamın benim babam olduğunamı?
Babamın çok yakışıklı olduğunamı?
Yoksa babamın bana çok benzemesinemi?
Aslında o bana değilde ben ona benziyorum.
Şok olmuştum çok benziyorduk.
Sokakta bizi yanyana görseller baba-kız zannederler.
Aslında zaten o benim babam ama kimse bilmiyor.
Babamda aynı benim gibi şok içindeydi ben ona çok benzediğim için.
Şimdi anladım herkesin bana neden öyle baktığını babamla olan benzerliğimden dolayı.
Babam gerçekten çok yakışıklıydı
44-45 yaşlarında olmalı tahminim. ama hiç göstermiyor ,yaşına göre oldukça fit ve yakışıklı aynı zamanda hem uzun boylu hemde üzerindeki siyah takım elbisenin Altından bile belli olan kasları.
Allah'ım aklımdaki baba profili tamda buydu işte.
Babamı fazla süzdüğüme kanaat getirip bakmayı bıraktım.
"Bir soru sormuştum küçük hanım?"dedi.
Allah'ım sesinin tonu mükemmel.
Düşüncelerimden ayrılıp bombayı patlatmaya karar verdim.
"Sen arslan Ulubey'sin değilmi?" Dedim
Emin olamam lazım.
Gerçi her şekilde beli babam olduğu ama yinede sormam lazım.
Babam kaşlarını çatıp cevap verdi
"Evet benim ama hala sorumun cevabını alamadım?" dedi.
Hiç kimseden çıt çıkmıyordu herkes bizim konuşmamızı dinliyordu.
Yutkundum ağzımı aralayıp bombayı ortaya atım.
Gazamız mübarek olsun.
" Sen benim babamsın" dedim. adama olduğu yerde kal geldi
Kaşlarını çatmış gözünü bile kırpmadan bana bakıyordu, sadece bakıyor.
Duygularını çok iyi saklıyordu gözlerinden hiç birşey anlaşılmıyordu.
Yavaşça arkamı dönüp diğerlerine baktığımda.
Yine az önceki gibi bakıyorlardı onlarda.
Birinin kolumdan tutup sıkması ile bakış odağım değişti.
Kolumu sıkan kişi iri cüsseli bir adamdı az önce diyerlerinin yanında oturuyordu Ve bana kırmızı görmüş boğa gibi bakıyordu.
O ne biçim bakmak lan!
Korktum Aq.
Kolumu sıkan gerizekalı birden kükremeye başladı
" Kim gönderdi lan seni?! Kimin adamısın?! Babama nasıl iftira atarsın sen?!" Dedi.
Sinirle konuşurken kolumu biraz daha sıktı kesin moraracaktı kolum.
Babam demişti demeki bu adam benim abim.
Yanlız abimde baya yakışıklı şimdi yiğit öldürüp hakını yememek lazım.
Yakışıklı jojuk.
Ama kolumu morartacak gerizekalı.
Kolumu biraz daha sıktığında sinirlenmiştim.
Bu adam karşısındaki kişinin kız olduğunun farkında değil mi?
Sinirlerim iyice tepeme çıktı.
Kim oluyorda hem bana bağırıp hemde kolumu sıka biliyor?!
Kolumu çekmeye çalışarak konuştum.
" Kolumu bırak!"
" Kes sesini cevap ver kim gönderdi seni!? Kimin adamısın!?"
Bu sefer daha yüksek sele bağırmıştı
Kolum artık acımaya başlamıştı, gözlerim doldu.
Karşımdaki dağ ayısına Bakarak bağırdım
" KOLUMU BIRAK!" Yüksek sesim bütün konakta yankılandı.
Sinirlendiğimde gözüm hiç birşey görmezdi karşımdaki kim olursa olsun.
"SEN KİME BAĞIRIYORSUN LAN!" diye kükredi âdeta.
Artık gözümden yaşlar geliyordu canım çok acıyordu
" Karan kızın kolunu bırak hemen!" dedi Yaşlı bir adam. sanırım dedem ,Agâh.
Kolumu sıkan dağ ayısı kolumu yavaşça bıraktı.
Elim hemen koluma giti ovmaya başladım kıpkırmızı olmuştu kolum kesin moraracak.
" Adam akıllı anlat şu konuyu Arslan'ın senin baban olması imkansız." dedi dede bey.
Elimin tersiyle göz yaşlarımı sildim.
Babama baktığımda bana bakıyordu kendine yeni gelmişti sanırım.
Derin bir nefes aldım.
" O benim babam eminim, ben İstanbul'dan geliyorum annem Selma iki hafta önce kanserden dolayı öldü. bana bıraktığı bir mektupta öğrendim gerçeği. herşey açık bir şekilde yazıyordu,hata annem babama vermem içinde bir mektup bırakmış." dedim.
" Mektubu ver!" Dedi babam.
Çantam'dan hem annemin bana yazdığı hemde ona yazdığı mektupu çıkarıp verdim.
Mektupları okumaya başladı.
İki metubuda okudu kaşları çatık bir şekilde bana döndü
"Hastaneye giriyoruz DNA testi yaptıracağız!" Dedi ve ekledi.
" Umarım bu mektupta yazanlar doğrudur aksi takdirde senin için hiç iyi olmaz."Dedi Sert sesiyle.
Ne yaparsın acaba?
" Nasıl DNA testi,Arslan yaptınmı böyle birşey?" Dedi Babamdan bir kaç yaş büyük gösteren bir adam. sanırım en büyük amacam.
" Abi önce bir DNA testini yaptıralım herşeyi açıklıyacağım" dedi.
••
Şu an hastanede test sonuçlarının çıkmasını bekliyoruz.
Evden kötü bakışlar eşliğinde ayrıldık, yani ben ayrıldım.
Açıkçası bana atılan bakışlar' gidişin olsun dönüşün olmasın' bakışlarıydı.
Hastaneye babam, Karan,en büyük amca, babamların yaşında bir adam. sanırım diyer amcalardan biri ve iki tane adam daha ,karanla yaşta gibi duruyorlardı.
Herkes beni inceliyor.
Bense parmağımla oynuyordum.
Karan beni heran kalkıp öldürecek miş gibi bakıyordu.
Ne olucak dağ ayısı zaten kolumda morardı.
Aslında annemin babama yazdığı mektubu merak etmedim değil.
Yani ne yazdıda babam hemen kabul etti DNA testini.
Gerçi her halükarda kabul etmek zorundaydı.
Annemle böyle bir olay yaşadığını biliyor. istemese de insanın içinde kuşku kalırdı o yüzden yaptırırdı yine.
Konaktan ayrılmadan bir kadınla göz göze gelmiştim.
Gözlerinde birçok duygu görmüştüm sanırım bu babamın karısı'ydı.
Gözlerine bakınca buraya geldiğime bir nebze pişman oldum.
Ama bunu yapmak zorundaydım.
İstemezdim kimsenin yuvasını yıkmak.
Ailesini dağıtmak.
Keşke annem ölmeseydi.
Annem ölmeden önce çok güzel bir hayatımız vardı
Çok mutluyduk.
Ama şimdi kendimi yuva yıkan kadınlar gibi hissediyordum.
Geldiğimiz hastane Kendi hastaneleriymiş.
Şimdi doktorun odasında DNA testinin çıkmasını bekliyorduk.
Kapının açılması ile bütün bakışlar oraya döndü
Doktor içeri elinde bir zarfla girdi.
Bize kısa bir bakış atıp zarfı açtı.
Zarfı okuduktan sonra beklediğimiz sonucu bize söyledi.
" %99.99 Alisa'nın babası Arslan bey." dedi
Artık resmi bir şekilde babam olduğunu kanıtlamış olduk.
"Nasıl yaparsın bunu baba nasıl aldatırsın annemi!?" Diye bağırdı Karan.
Doktor odadan çıkmıştı.
"Kes sesini Karan! bu konuyu konuşmanın ne yeri ne de zamanı!" dedi en büyük amca.
Karan sinirle odadan çıktı. peşinden de diğer gelen iki adam.
Odada en büyük amaca babamla yaşıt olan diğer amca,babam ve ben kaldık.
" Ne Zaman öğrendin Arslan'ın baban olduğunu?" Dedi en büyük amca.
" Dün öğrendim."
"Buraya kadar tek başına gelmedin herhalde kim yardım eti sana?"
Zeki adam
Severiz.
" Annemin yakın Bir arkadaşı Ali abi."
" Peki neden geldin buraya?"
Bende zeki diye seviniyorum.
Salak çıktı iyimi.
Babamın yanına neden gelmiyeyimki?
Kim babasını öğrenmişken yetimhaneye ya da onu sadece para için yanına almaya çalışan bir adamın yanına giderki?
Ben gitmem.
" Gelmemin sebebleri var ama bir sebebim olmasa da yine gelirdim sonuçta yıllarca merak ettiğim babamı öğrenmişim kim gelmez ki?"dedim.
Kaşları havalandı
" Peki bu sebeblerini öğrene bilirmiyiz?" Dedi küçük amca.
Kendimi sorguda gibi hissettim.
Sanki bir suç işlemişimde sorgudayım.
" Mektupta yazıyor nedenleri ama yinede söyleyeyim annemin bana bıraktığı bir miras var dedemlerde bu paranın peşinde ve bu para benim geleceğim için çok önemli.eğer buraya gelmeseydim ya yetimhaneye ya da dedemlerin yanına gidecektim ama ben babamın yanına geldim."dedim.
" Dedenler ne-"
" Barboros bu konuları evde konuşalım" dedi babam ve ayağa kalktı.
Bende kalktım. odadan çıkıp hastanenin çıkışına doğru ilerledik.
Çıkışta bizi bekleyen arabaya bindik.
Arabayı şoför sürüyordu ,ben cam kenarına geçip oturmuştum
Bu yaşadığım olayları düşündüm.
İki hafta önce annemi kaybediyorum.
Ama bir mektupla babamı buluyorum, hemde kardeşlerimle beraber.
Bundan sonra ne olacak bilmiyorum ama mutlu olmak istiyorum.
Babamla mutlu olmak istiyorum. beni sevsin kızım desin istiyorum.
Umarım kurduğum bu hayaler gerçekleşir
Araba durunca geldiğimizi anladım ve Araban indim
Babamı takip etim.
Karan ve diğer iki adam önceden gelmişlerdi. Arabalarını görmüştüm.
Konağın kapısından içeri girdim.
Yine herkes buradaydı.
Onların yanına gitmeden babam beni kolumdan tutup merdivenlere yönlendirdi.
Onu takip etmeye başladım.
Bir odaya gelince kapıyı açıp kenara çekildi benim içeri girmem için.
İçeri girdim ve etrafıma baktım. sanırım burası onun çalışma odası.
Oda içeri girdi çalışma masasının sağ tarafındaki uzun koltuğu gösterdi.
Oraya ilerleyip oturdum.
Oda karşımdaki tekli koltuğa oturdu birkaç dakika yeri izledikten sonra konuştu.
"Bir ihale vardı o ihaleyi almak için çok çabaladım günlerimi verdim gecemi gündüzüme katım, o ihale için gitmiştik oraya ama ihaleyi kaybettik çok sinirlendim bütün emeğim boşa gitmişti ,kaldığımız otelin barında içki içtim ama fazla kaçırmışım kendimde değildim, Sabah uyandığımda annen yoktu çok pişman oldum o gün karıma bunu nasıl yaptım diye anneni hiç araştırmadım bu konun orda kapanmasını istedim karım ve çocuklarım vardı yuvamın yıkılmasını istemedim. ben karımı çok seviyorum bilerek böyle bir şey yapacak bir insan değilim, bak yani siz bir arada olamasınız bir yanda sen bir yanda onlar olma-" babam cümlesini devam ettiremeden sözünü babamın karsı böldü.
" Olur, hemde çok güzel olur ben razıyım burda kalmasına benim için sorun yok çocuklarında biz kabul ettikten sonra birşey diyeceğini zantemiyorum" dedi kadın gülümseyerek.
Ben kesinlikle böyle bir tepki beklemiyordum.
Beni bu evde istemediğini söyleyeceğini falan bekliyordum.
Ama kadın beni babamdan önce burda kalmamı istedi...
" Arslan bize biraz izin verir misin?" Dedi.
Babamda şaşırmıştı sanırım oda böyle bir şey beklemiyordu.
Kafasını salayıp çıktı odadan
" Esra ben." dedi elini uzatarak yüzünde gülümseme vardı
" Alisa. " dedim elini tutup saladım.
Benim yanımdaki boş yere geçip oturdu.
Yüzüne bakamıyorum belki gereksiz bir şeydi ama utanıyorum. yüzüne bakmaya, hayatlarına öyle damdan düşer gibi girdim belki benim yüzümden babamla boşana bile bilirler.
" Benden korkmana gerek yok, seni suçlayacak kadar cahil değilim"
" Ben özür diler-" sözümü keserek.
" Sakın! Sakın özür dileme ne benden ne de bir başkasından sen bu hikayedeki en masum kişisin."dedi.
Kafamı salayıp ona baktım bana bakıyordu
" Babana çok benziyorsun... biz hep bir kızımız olsun istedik ama hiç kız çocuğumuz olmadı ama şimdi sen çıktın geldin. babanın beni çok sevdiğini biliyorum bende onu çok seviyorum , babanın konuşmalarını duydum biliyordum zaten babanın bilerek böyle bir şey yapmayacağını , seni bu olay için suçlamam evet babana kızgınım. Bu çok ayrı bir konu ama artık olan olmuş bu olayın üstünden Yılar geçmiş ve ortada bir çocuk var yani sen, bak Belki bu söyleyeceklerim için daha çok erken ama bunu sana söylemek istiyorum eğer izin verirsen sana annelik yaparım, seni diyer çocuklarımdan ayırmam, ben hep bir kızım olsun istedim ama olmadı, eğer sende istersen en azından denesek?" dedi.
Böyle birşey kesinlikle beklemiyordum.
Gerçekten çok düşünceli bir kadındı.
Keşke herkes böyle olsa.
Şimdi başka biri olsaydı ben şu anda bu evde bile olmazdım.
Annelik yaparım dedi bana.
Bilemiyorum evet annemi çok seviyorum.
Eğer onu anne olarak kabul edersem kendi anneme ihanet edermiş gibi kesinlikle düşünmüyorum.
Çünkü annem benim mutlu olmamı isterdi.
Her anne çocuğu mutlu olsun ister, benim annemde.
En azından deneyebiliriz.
Bence şu anda böyle bir kadına denk gelemem bile büyük şans'ken onu geri çevirmem.
Hem gerçekten bana umutla bakıyor.
Evet kabul edeceğim.
Kendi annemin yerini doldurmaz belki ama.
En azından deneyebiliriz.
" Teşekkür ederim bu kadar iyi olduğun için belki başka biri olsaydı şimdiye kovmuştu beni ve bence deneyebiliriz hemen değil ama ileride çok güzel bir ilişkimiz olabilir." dedim.
Ben böyle söyleyince kadının gözleri parladı resmen.
Demeki bu kadar çok istiyordu evet dememi.
Beni kendine çekip sarıldı.
" Kurarız tabi söz veriyorum sana elimden geldiğince annelik yapmaya çalışacağım." dedi.
Ayrıldık gülümsüyordu bende gülümsedim.
" Hadi aşağı inip senin burda kalacağını söyleyelim" dedi ayağa kalkarak bende kalktım.
Elini uzatı bana .
Umutla bakıyordu elini tutmam için
Elini tutmalı mıydım?
Şu an bana öyle bakarken onun elini tutmamazlık yapamazdım.
Elini tuttum.
Odadan Elelle çıktık.
Verdiğim karak iyimi kötümü bunu zamanla öğreneceğiz.
Ama bildiğim bir şey var bu kadın gerçekten benim onun kızı olamamı istiyor.
Kendiside söyledi bir kızının olmasını istediğini.
beni gerçekten istiyorki bana bunları söyledi.
Bende geri çevirecek değildim.
Sonuçta buraya babamla mutlu olmaya geldim ama diğerleri ile de mutlu olmayacağım anlamına gelmiyor.
Umarım yanlış bir karar vermemişimdir.







