İçeriğe geç

Ulu Büyücü

Bölüm 8 · 15 dk okuma

Ulu Büyücü

Bölüm 8

8. Bölüm: Öğrenci Konseyi Sınavı

Okula ışınlandığımda çoktan gün doğmuştu hemen banyoya girdim üstümü değiştirip çantamı hazırladım. Hiç uyumadan doğru okula gittim yerime oturdum hiç mana ve uykusuz olmak çok zor olucaktı.

İlk üç ders boyunca kendimi uyumamak için zor tuttum sonra 4. Derste okul konseyi seçimi olucağı için ders boş geçicek ve seçim yapılacaktı (öğrenci konseyi:anime izleyenler bilir bilmeyenler için kısaca: öğrencilerin belgelerini felan bu konsey ayarlıyor müdür yardımcısı gibi birşey yani) Rastgele sınıflardan prensin seçip güvendiği üst düzey insan oldukları için uyuyacaktım gözlerimi kapattım ve uykunun kollarında buldum kendimi.

Etraftaki insanlar neden benimle dalga geçiyor?

-O kız lanetli.

-Gözleri kan rengi ne kadar korkunç.

-Yaklaşmayın ona!

AHH evet bu yüzden insanları sevmiyorum saç ve göz rengim için beni dışladılar ama halbuki ben bir zamanlar hepsine yardım ettim.

~~Rüzgar

Bahçe mi noluyor?

-Kızım

Annem mi? O ölmemiş miydi?

-Gel bakalım yaklaş yanıma!

İstemsiz yanında buldum papatyaların ortasına oturmuş başında taç vardı.

-Özledin mi beni?

-Özlemek ne kelime Anne tarif edilemez bir sevgi yoksulluğunda yaşadım! Ağlamaya başladım.

Annem beni kendine çekti ve sarıldı;

-Merak etme kızım benim sana veremediğim ilgi ve sevgiyi sana fazlasıyla vericek birilerini bulucaksın merak etme sen sadece onlara güven kapını aç!

~~Rüzgar

-Uyan artık Yonca yoksa endişelenmeye başlayacağım dedi bu kim ya?

-Sen kimsin ya bırak beni biraz daha uyuyacağım dedim.

-Ben Hafsa aynı sınıfta ve aynı odada kalıyoruz ya, yoksa hafıza kaybımı geçirdin?

-Hayır geçirmedim bir an tanıyamadım...

-Sen neden gelmedin ki?

-Çok uykum vardı o yüzden ne oldu?

-Seni matametiğin çok iyi o yüzden sordum.

-Anladım. (Anaa ben ne yaptım öğrenci konseyinde olursam prensi daha iyi koruyabilirim) Koşmaya başladım bir anda

-Benim bir yere yetişmem yazım Hafsa özür dilerim.

Selim yerine gittiğimde Polat vardı koşmaktan nefes nefese ve hafif terliydim.

-Ne oldu Yonca ?

-Ben ben.. Ah nee-fes huh..

-Dur kız bir dinlen sanki gören ölümden kaçıyorsun... Biraz nefes aldıktan sonra

-Tamam daha iyiyim, ben seçime geldim bittimi acaba?

-Tenefüsünü harcayanlar var içeride bütün sorular zor olduğu için bitiremeyenker var eğer yetiştirebilmek sen git derim şimdi...

İçeriye geçtim hemen kağıdı aldım çözmeye başladım bu sorular neee?

Beş dakka sonra sınavımı bitirdim ve kağıdı görevliye verdim çıktığımda Polat şok olmuş gibi bana bakıyordu

-Bitirdin mi?

-Evet neden sordun ki?

-Ne erken sen bitirdin çünkü o yüzden şok oldum.

-Çok kolaydı benim için...

-Anladım.

-Ben kaçar dedim ve gittim.

Sınıfa gittiğimde Hafsa sırasına oturmuş beni bekliyordu bu kız bana bu ara nasıl bağlandı ya? Neyse biraz tersliyeceğim benden nefret ederse kurtulurum.

-Sonunda geldin Yonca nereye gittin?

-Sanane!

-Ne oldu ya?

-Ne yapıcaksın?

Bana şaşkın şaşkın baktı ve gitti Renkli yanıma ışınlandı.

-Efendim söylediğiniz görevi yerine getirdim merak etmeyin.

-Tamam Renkli çok etrafta insan olarak dolaşma şüphelenmesinler.

-Tamam efendim istediğiniz zaman tekrar çağırın beni.

-Anlaşıldı gözün prenste olsun tehlikeye düşerse bana haber gönder.

Başımı salladı ve ışınlandı bende bahçeye çıkıp oturmaya başladım. Aklıma gördüğüm rüya geldi yaptığıma biraz pişman olmuştum keşke Hafsayı terslemeseydim ama olan olmuştu bu sıra yanıma birisi oturdu.

-Hafsa? Burada ne işin var bana kızgın değil misin?

-Kızgın olsam neden yanına oturayım?

-Özür dilerim dedik aynı anda Hafsa gülmaye başladı.

-Özür dilerim ben biraz meraklı bir kişiliğim var ve onun yanında inatçı birisi olduğum için seninle barışan kadar seni bırakmayacaktım...

-Bende özür dilerim. Biraz havanda değildim..

-Önemli değil dedi gülümsedi bende gülümsedim otomatik.

-Aaah gülümsedim! Hahaha başardım dedi

-Neyi başardım? Dedim.

-Seninle arkadaş olmamım asıl amacı seni gülümsetmekti annem ben gitmeden önce dedi ki "Eğer sert ve gülmeyen biri bulursan ve arkadaş olursan onu birgün gülümsettiğinde onun hayatına önemli bir değişiklik olur" bende bu yüzden seninle arkadaş oldum ve seni tanıdıkça aslında içinde iyi bir insan olduğunu anladım Yonca benim yanımda rahatt olmanı ve duygularını düşüncelerini bana rahatça ifade etmeni istiyorum dedi. Gözlerim yaşardı.

-Teşekkür ederim Hafsa dedim ve sarıldım bir yandan ağlamaya başlamıştım bana karşılık verdi ve oda ağladı.

Biraz öyle kaldıktan sonra onunla ayrıldım birlikte derse gittik ve sıramıza oturduk. Biraz galiba utanmıştım. Bu duygu karmaşasını neden yaşıyorum yaa?

Derste biraz kendime geldikten sonra öğlen yemeğine geçmiştik. Polat'da yanımıza geldi.

-Diğer ders öğrenci konseyineki ilk sınavı kazananları açıklayacağız dedi Polat.

-İlk sınav mı diye sordu Hafsa.

-Evet sen bilmiyormusun? Üç tane sınav yapılıyor birincisi matematik ikincisi insanlarla aramdaki iletişimle alakalı gizli bir test üçüncüzü güç testi bunların hepsini geçen öğrençı konseyine girebiliyor. Polat güldü

-Evet bunları geçen çok az kişi oluyor matamatik soruları gibi bu sınavlarda zor. (Bana baktı) Diğer sınavlarda geç kalırsan kaybedersin.

-Biliyorum bugün olan sınav bir istisnaydı!

-Umarım... Dedi Polat ve güldü.

Yemeğimizi yemeye başlamıştık bir yandan da sohbet ediyorduk. Yemek bitince Polat yanımızdan ayrılıp öğrenci konseyinin yanına gitti yardıma ihtiyaç varmış. Bizde Hafsayla beraber yürümeye başladık;

-Yonca sen buraya hangi ülkeden geldin? Dedi merakla

-Ben zaten buralıyım Hafsa sadece başka bir kasabadan geldim dedim. Artık ön yargımı kırcaktım ama mesafemide koruyacaktır çok zor bir iş benim için belki düşman trafında ve bilgi toplamaya çalışıyorsa? Çok sorgulamayı bırakman lazımdı...

-Gerçekten mi ben Toprak Krallığından geliyorum bilmiyormusun? Ailemi çok özlüyorum ama mezun olunca iyi bir liseye yerleşiceğim için bir sıkıntı yok dedi.

-Ben ziyaretine gelirsem bana oraları gezdirirmisin peki? dedim.

-Tabiki de götürürüm dedi gülümseyerek.

Sınıfımıza gittik bu son dersimizdi ve kazanan kişiyi açıklamak için öğrenci konseyinden kız geldi kendisini tanıttı;

-Merhaba arkadaşlar belki tanımayanlar vardır ben öğrenci konseyinden Cemre şimdi sınavın sonuçlarını açıklayacağım... Yonca Kaymaz bu kadar tekrik ederim arkadaşlar biliyorsunuz ki diğer sınav gizli bir sınav o yüzden 3 gün sonra açıklanır başarılar diliyorum dedi ve gitti.

Ben geçmenin sevinciyle uçucaktım ilk defa bana verilen görevin ilk aşaması hallolmuştu asıl önemli olan 2. Sınavdı insanlara olan ön yargım hala devam ediyordu. Aslında gördüğüm rüya gerçekti insanlar göz rengim yüzden beni dışlanmıştı en sinir olduğum şeylerdeb biri insanları dış görünüşüyle eleştirmektir. Beyseki buna alıştım.

Ders bittikten sonra Hafsayla birlikte yurda döndük odamıza girince ;

-Tebrik ederim seni Yonca umarım diğer sınavında geçersin bunu sana vermek istiyorum dedi ve büyük bir kutu verdi

Kutuyu açınca içinde bir sürü tatlılar vardı ben bunların hepsini nasıl bitirecektim? Selma yanıma geldi;

-Neyi kutluyoruz bizde katılalım dedi Güneş

-Evet bizimde atıştırmalıklarımızla birleştirmek daha çok olur dedi ve poşetini açtı.

Birlikte bir masa kurduk tabaklarımızda tatlıdan tuzlusuna bir sürü şey vardı ve ben sadece birinci sınavı kazanmıştım bunlar neee!?

Sonunda atıştırmalıklar bitirdiğimizde etrafı topladık. Ben odama döndüm işlerimi hallettim öğrenci konseyiyle alakalı dosyalara baktım. Renkli yanıma geldi;

-Efendim size önemli bir mesaj getirdim.

-Kimden getirdim?

-İmparotordan efendim alınız diyerek mektubu uzattı bende hemen aldım galiba önemli bir mesajdı...

"Gizemli ulu büyücü

Sana bir tane daha görev vermek durumundayım ateş krallığın belli bir bölgesinde bir isyan çıkmış onu halletmen lazım. Oradaki halkın güvenini kazan.

Ateş Kralı 5. Yavuz CERMEN"

Derin bir nefes aldım kral birisinden birşey istemez emrederdi benim adımı koyarken bile sormadan emretme tavrıyla koysa da halkını düşünüyor gibi gözüküyor umarım halledebilirim. Bir isyanla nasıl başa çıkılır ki?? Düşünürken krala cevabımı yollamayı unutmamalıyıdım yada bitirdikten sonra yazmam daha iyi olucağını anladım sonra büyü kitaplarını okumaya ve yeni büyüklere baktım bu okuldaki tek mutluluk kaynaklarından birisiydi galiba yeni büyüler öğrenmekti.

Sabah yine erken saatte uyanıp banyoya girdim kısa bir duş aldıktan sonra okul üniformasını giydim ve hazırdım yurttan çıkıp kütüphaneye gittim ödevlerini hazırladım zaten zor konular yoktu. Bir anda prensin sesini duydum. Umarım başarabilirdim yoksa bu ülkeden sürgün olmak en hafif ceza olucaktı elime yüzüme bulaştırmak umuduyla çalışıyordum eşyalarımı toplayıp sınıfa giderken bana birisi seslendi;

-Yonca burada ne yapıyorsun dedi Cemre

-Derslerime bakmıştım şimdide sınıfıma gidiyorum sen ne yapıyorsun? dedim bir yandan prens de geliyordu bu çocuk neden her yerde gerçekten çok sorumluluk sahibi değil...

-Prens 'e eşlik ediyordum biliyorsun okulumuzun önemli bireylerinden birisi dedi şakayla karışık Prens ona inanmaz bir şekilde baktı

-Yalan söyleme Cemre önemli bir görevdiyiz oyalanamayız kusura bakma Yonca dedi ve ilerlemeye başladı.

-Kusura bakma canım okulla ilgili önemli bir proje var bende gidiyorum dedi ve prensin yanına dedi ve gitti. Onlar gittikten sonra yanıma renkli geldi;

-Emrinizdeyim Yonca hanım dedi.

-Gizlice prensi takip et ne yaptıklarını öğren dedim.

-Tamam efendim dedi ve ışınlanarak kayboldu bende okula yürümeye devam ettim.

Yolda ilerlerken önüme bir çocuk takıldı tam düşücekti ki refleksim hızlı olduğu için onu tuttum. 5. Sınıfa gidiyor gibi gözüküyordu çocuk bana teşekkür etti ve gitti bende sınıfına girdim.

___Zaman atlaması__

-Uff ne yapıcağız şimdi? Dedi Hafsa

-Ne olduki dedi Güneş merakla.

-Bilmiyormusunuz yakında okullarda seçmeli dersler gelicek neyi seçsem acaba? Çok kararsız kaldım, sen ne seçıceksin Güneş?

-Ben mi? Okçuluk ve eczacılık bölümlerini yazacağım dedi.

-Mantıklı en az iki en fazla dört tane seçebiliyoruz. Sen ne seçtin Selma?

-Ben de resim ve piyano seçtim aslında merak ettiğin şeyleri yazman daha iyi olacaktır bence dedi.

-Mantıklı o zaman ben de büyü ve kılıç talimatı yerine yazılacağım bu arada sen hiç bahsetmedim Yonca sen nereye yazılacakdın? Dedi ve odak bana geçti.

-Merak mı ediyorsunuz gerçekten? Hepsi kafasını salladı,

-Tamam, tamam açıklıyorum. Eczacılık, aşçılık ve kütüphane görevlisi olmayı yazdım dedim.

-Seninle aynı bölümde olacağız eğlenceli olucak dedi Güneş gülümsedi ben hafifçe gülümseyerek;

-Evet merakla bekliyor olacağım dedim.

Çalışma masama giderek Renklinin getirdiği dosyalara baktım ve onlarla uğraştım ulu büyücü olmak neden bu kadar zor ya? Sonra çantama baktığımda defterinin olmadığını gördüm hava karartmak üzereydi yetişebilirdim.

Hemen yurttan çıkıp okula doğru koştum sınıfının olduğu Kaya ilerledim umarım kilitli değildir. Kapının kulunu çektim ve açılmıştı dolabını açtım defterlerini aldım. Sınıftan ve okuldan çıktım tam o sırada bahçede birilerin sesini duydum. Merakıma yenik düştüm bir tane kızı sıkıştıran 5 tane 8. sınıf oğlanları vardı. Bu kız Sabah düşmeden kurtardığı kızdı yaklaştıkça seslerini duydum.

-Hadi sökül paraları kızım sen soylu değil misin?

-Lütfen zarar vermeyin bana, bırakın beni diyerek ağlıyordu adam elini kaldırdı ben hemen koşop kızı korudum. (Kore dizilerinde oluyordu çok takılmayın aklıma geldi sklmsjsldhdjdm)

Kız kafasını kaldırdı adamın yumruğu sırtıma gelmişti am önemli değildi. Kız bana hayran hayran bakarak.

-Abla canın yandı mı? dedi merakla

-Önemli değil San zarar verdiler mi canın yandı mı? dedim merakla. Kız kafasını olumsuz manada salladı işim rahatladı benim çocuklara karşı önemli bir hassasiyetin vardı ve tek zayıf noktalarından birisiydi.

-Hey sen ne yapıyorsun ve kendini ne zannediyorsun dedi ve kolumdan tutarak beni çekti. Yüzümün onlara dönmesiyle sırtıma bir tane daha yumruk yedim galiba bunlar kaşınıyorlardı.

-Abla! diye bağırdı kız kulağım patladı ona baktım.

-Bir şeyim yok sen gözünü ve kulağını kapat tamam mı canım dedim. Kafasını salladı. Oğlanlardan birisi o sırada karnıma vurdu. Bu acıtmıştı işte ben kıza küçük bir ses geçirmez ve fiziki bir saldırıya uğramasın diye bariyer yaptım.

-Sana son bir şans veriyoruz küçük kız ya vazgeçersin yad birimiz senin eşin olur dedi dudağını yaladı tiksinerek oğlanlara baktım hepsi keko gibi tavırlara bak yaa?

-Asıl benim öyle demem lazım. Lafımı yaşasın dedim ve hiç büyü yapmıyacaktım şunları kendi elimle patklıyacaktım.

Karşımdki çocuğa kafa attım onun yanındaki çocuğu kolunu tutup ters çevirdim ve yanındaki çocuğun üstüne attım arkadan yaklaşan çocukta ayağımla tersten bacak arasını vurdum diğerini ilk Tokat attım -kendisi aynısını yaptı kaşındı- sonra saçından tutarak kafasına diz kapağımı geçirdim. Etraftan gelen seslerle buraya gelenler olduğunu anladım az daha dayan kızım.

Kafa attığım çocuk saçımı çekerken ben onun kollarını tuttum ve ters çevirdim karnına ytekme attım -bana yaptı- sonra diğer ikisin kalktı beş kişi olunca döv döv bitmiyor ya? Birisinin gözüne toprak attım diğerinin sırtına tekme attım diğerinin boynuna sertçe vurarak bayılttım. O sırada birisi beni sırtımdan vurdu bende çömeldim. Aynı kişi beni boğazımdan tuttu ve yukarı kaldırdı oğlum bu güç ne?

-Kıx olduğun için seni hafife almışız ama bu yaptıklarını sana Bir gün mutlaka ödeticeğiz dedi ve sesler yaklaştığı için bizi bırakıp gittiler. Kızın üzerindeki bariyeri etkisiz hale getirdim sonra öksürmeye başladım kız gözünü ve kulağını açmış bana bakıyordu.

-Abla iyi misin? Birşey yapıyim mi? Yardım ! Yardım edin kimse yokmu?

-Hayat sen nerelerdeydin kardeşim dedi bu 3. prensin sesi mi yanlış mı duyuyorum?

-İyiyim abi ama korktum diyerek ağlamaya başladı birkaç kişi daha geldi.

-Senin burda ne işin var Yonca diyen sese baktım Polat yerde oturmuş bana bakıyordu

-Ben mi hiç öylesine geçiyordum dedim tabi ki yalan anlamıştı zaten ama sesini çıkarmadı öksürmeye devam ettim o nasıl sokmaktı ya?

-İstersen seni revire götürelim kötü gözüküyorsun dedi yanındaki oğlan bende;

-Tamam dedim ve ısrar etmedim ısrar edersem başıma ne geleceğini biliyordum. Prens bana baktı;

-Kardeşimi koruduğun için teşekkür ederim Yonca Hayat ise kucağındaydı ve abisini bırakmuyordu;

-Bence Hayat' da revire gitmeli 3. Prens Atilla dedim.

-Haklısın bu arada bana resmi bir şekilde hitap etmene gerek yok dedi.

Hep birlikte revire gittik, boynundaki morlıklara Krem sürdük, yüzümdeki yarayada bandaj koydular. Hayat o sırada üstü kirlendiği için üstünü değiştirdi ben Hayat diyorum ama 2. Prenses olma şokunu atlayamadım hâlâ... Neyse sonra Polat'ın yanındaki oğlan beni yurda götürdü;

-İyi olduğunuza eminsiniz değil mi?

-Evet size de zahmet verdim dedim mahcup olmuştum sadece olayı yaşayanlar olsa hadi neyse onları da boş boş beklemişlerdi.

-Önemli değil bu arada benim adım Berk dedi elini uzattı;

-Ben de Yonca tanıştığıma memnun oldum dedim. Berk öğrenci konseyi üyelerinden birisiydi.

Yurda gittiğimde kızların hepsi telaşla beni arıyordu ah ben bunları unuttum onca olaydan sonra, beni görünce hemen Selma üzerine atladı;

-Nerelerdeydin kızım sen? Aklımız çıktı ya!dedi.

-Neden ki? dedim hemen bilgi toplamaya başladım.

-Bu sıralar okulda bir kaç kaçırma olayı oluyordu, bizde sen gelmeyince merak ettik artık müdüre haber vermediği iz kalmamıştı!dedi.

-Tamam ben iyiyim hadi diğerlerine haber ver de daha çok telaşlanmasınlar ben odaya geçiyorum tamam mı?

-Tamam, görüşürüz dedi ve koşarak gitti.

Odaya geçip banyo yaptım, üstümü değiştirip yatağa yattım.

-Renkli bu gün olan olayları araştırmanı istiyorum taman mı?

-Emredersiniz dedi ve gitti. Yavaşça uykunun beni kollarına almasıyla gözlerim yavaşça kapandı. Sabah birisinin beni dürtmesiyle uyandım.

-Yonca hadi kalk geç kalıcaksın gece ne yaşadın sen ilk defa geç uyanıyorsum canım! Bu kim ya?

-Tamam kalktım geliyorum dedim gözümü zar zor açtım karşımda Selma vardı.

-Hadi geç kalıcaksın çantamı ben hazırlarım sen hemen üstünü başını değiştir dedi benonu onayladım ve banyoya gittim yüzünü yıkadım sonra üstümü değiştirip çıktım.

Çantamı alıp okul binasına koştum sonra zil çaldı. Sınıfa doğru ilerledim yetişmiştim son anda ama nefes nefese kalmıştım. Dersimize Sercan ulu büyücü girecekti evet şüphelilerden birisi ve öğretmen bize büyüler tarihini ve yapılış şeklini anlatıyordu.

Dersten sonra Hafsayla birlikte seçmeli dersler kağıdımızı öğrenci konseyi başkanı olan prense vermek için sınıftan çıktık. Umarım odasındadır yoksa çıldırıcam.

-Dün neler oldu Yonca sana üstün başın çok kötüydü bir kavgaya mı karıştın?dedi merakla bana bakarak.

-Aslında bir kıza zorbalık yapılıyordu bende uğramışken elim değdi çok bir şeyim yok ama kıza zarar verselerdi... Onları öldürdüm dedim içimden kendimi onayladım.

-Seninle başa çıkılmaz gerçekten. Neyse sen iyisin ya dedi. Biz ilerlerken birisi bana seslendi;

-Yonca abla bu tarafa gelin dedi Hayat elini sallarken.

-Prenses insanların içinde bağırmayın dedi yanındaki hizmetçi bu kadını gözüm tutmadı Renkliye büyülü iletişimle onu incelemesini söyledim.

-Heyecanlandım Derya hanım özür dedi galiba sevmiyordu beni çok ilgilendirmez ama ona zarar verecek birisiyse ilgilendiriyordu beni.

-Geldik 2. Prenses Hayat CERMEN dedim ve saygıyla hafifçe eğildim.

-Benimle böyle konuşma Yonca abla beni dün sen kurtardın nede olsa dedi elimden beni tuttu. Hafsa şok olarak;

-Dün kurtardığın! Prenses mi? Dedi

-Evet çok havalıydın Yonca abla kimi arıyorsunuz ben de yardım ediceğim dedi.

-Prens Atillayı arıyoruz seçmeli ders kapılarımızı vericektik dedim.

-Ban verebilirsiniz isterseniz nede olsa abim olduğu için yanına rahatça gidip bulabilecek kişi benim dedi saçını savurdu.

-Teşekkür ederiz Prenses dedi Hafsa ve kağıdını uzattı sonra ben de uzattım.

-Teşekkürler dedim sonra benim kağıdını inceledi.

-Sen de mi aşçılık yazdın abla? Ben de oraya gideceğim dedi heyecanla Hayat. Başımı olumlu bir şekilde salladım.

-Yaşasın dedi mutlulukla sonra bana bakarak, umarım seninle eşleşirim küçükleri büyüklerle eşleştiricekkermiş dedi.

-Biz seçmediğimiz için bilmiyoruz ama umarım oluruz dedim.

-Doğru söylüyorsun dedi düşünceli bir hale büründü.

-Tamam bunu halledeceğim dedi içinden bir ses abisine yalakalık yapacak diyor haydi hayırlısı bakalım neler olacak?

Prenses gittikten sonra zil çaldı bu son dersti acaba ne zaman açıklayacaklar çok heyecanlı! Sınıfa girdik sonra öğrenci konseyinden Berk ve yanında bir kız daha vardı;

-2. Sınavın sonuçlarını bu gün açıklayacaktık ama sonuçlar belli olduğu için uzatmak mantıksız şimdi adını okuduğum kişiler 3. Sınav'a hak kazandı. Şimdi o kişileri açıklıyorum...

Dersten çıktıktan sonra kütüphaneye gittim bu gün isyanı bastırmaya gitmem lazımdı zaten 2. Sınav açıklanmıştı ve kazanmıştım üçüncü sınav bir gün sonraydı acaba hasta rolü yapıp gitmesem birşey olmaz yada bacağımı mı kırsam?

En iyisi hasta olmaktı ben de midemi bulandırmak için balık yemem lazım. Evet en sevmediğim yiyince kustuğum yemek ve akşam yemeği menüsünde balık vardı!

Bilerek balık aldım sonra oda arkadaşlarımla birlikte bir masaya oturdum bilerek biraz yemek yedim en son balık yedim. Sonra midem bulandı yüzümü ekşittim;

-Yonca iyi misin rengin attı?

-Kusucam galiba diye çöp kovası ailerledimve kusmaya başladım arkamdaki birisi saçımı tutuyorduhiç takılmadım abartmaksızın 10 dakka kustuktansonra kafamı kaldırdım;

-Prens sizin burda ne işiniz var?dedim halsizce

-Konuşmada seni revire götüreyim dedi.

-Telekkğrederim galiba şekerim düştü başım dönüyordu gözümün kararmasıyla bayılmıştım.

Yazardan

15 Dakka önce

-Prens söylediğiniz gibi Yonca Kaymaz'ın geçmişini araştırdım dedi Prensin koruması yılan Black simsiyah görünüşü ismini tam taşıyordu.

-Şuan yemek hanede mi?dedi prens

-Evet oda arkadaşlarıyla birlikte takılıyor gibi gözüküyor Kara ulu büyücü Sercanla hiç görüşmedi.

-İlginç o zaman neden hep karşıma çıkıyor acaba yoksa başka bir amacı mı var?

-Bilmiyorum efendim dedi Black

Prens yemekhaneye gitti kendi gözleriyle teyit ettmek istiyordu. Kızı çöp kovası da kusarbir şekilde göreceğini tahmin bile etmiyordu.

Yonca bayılmadan hemen onu tuttu ve yanına öğrenci konseyi yardımcısı Polat'ı çağırdı onunla arkadaş olmuştu Prens kendisi taşırsa rahatsız olmasın diye Polat'ın kucağına verdi;

-Revire götür bende geliyorum dedi.

Yoncadan

Uyandığımda revir de açmıştım gözümü umarım boşuna yaşamamışımdır bu olayları oda arkadaşlarım gözümü alınca heyecanla bağırdılar ;

-Gözünü açtı dedi Güneş

-İyi misin dedi Hafsa.

-Doktor nerede diyen Selma' ya içimden göz devirdim. Doktor geldi ve beni kontrol etti;

-Yarın dinlenmen lazım geçmiş olsun bu ilaçlarında içmeyi unutma dedi bana bende;

-Teşekkür ederim dedim.

Kızlar bana destek oldu birlikte yurda gittik Renkliye iletişim büyüsüyle bana dönüşüp yatmasını bende tek başıma isyan çıkaran yere gidicektim.

TEK BAŞIMA!?

Bölüm sonu

Diğer bölümü nasıl yapıcağımı hiç bilmiyorum neyse gelecek bölüm görüşmek üzere

Tek başıma derken eskiden teyzesi şimdi koruması tek bırakmıyordu o yüzden

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.