Kente varmama son 3 gün kalmıştı ve yolculuk iyi ilerliyordu kente varır varmaz renkliyle teyzeme mektup gönderecektim. İşim bitince handan ayrılıp paramı ödedim. Hayvanları ahıradan alıp yola devam ettim. Akşam olmasına yakın bir ormadaydık ve kemen ateş yakıp hayvanları bağladım. Renkli insana dönüştü ve nöbetçi olarak etrafımızı kolladı.
Gün doğumunda uyanıp hemen işe başladım ateşi sönderip etrafını topladım. Hayvanları çözüp Renkli insan formunda kalıp eşeğe birdi ve hızla yola devam ettik bugün hava koyuydu ve yağmur yağacak gibiydi bunu umursamadım ve yola devam ettirdim nede olsa koca 1 haftalık yolun son 2 günündeydik. Yağmur hafif hafif yağarken bir anda şiddetlenmişti üstümüz başomız çamur olmuştu ve rüzgarın etkisiyle hastalanacaktım. Hemen en yakın köye gidip hayvanları bir ahıra bıraktım ve bir hana sığındık. Yağmur bitince ahıra gidip atı ve eşeği temizledik sonra hana geri döndük ve 2 kişilik bir oda tutup nehirin yanına gidip kirli çamaşıları yıkadık. Onlarıda yandaki balkonuma astım ve gün böyle bitti.
Sabah olunca han sahibine parayı ödedim ve Renkli hayvanları hazırlamış beni bekliyordu. Sonunda yarın kente varıcaktık. Hemen hızla yola devam ettik arda yavaşlıyorduk çünkü bazı yerler kurumamıştı. Sonunda kentin yakınındaki ormana geldiğimizde neredeyse gece olmuştu ama mola vermeden hemen yola devam ettik sabah karşı kente vardığınızda rahatlamıştım. Renkliye döndüm;
-Renkli teyzeme gidip sağsağlim vardığımı haber et seni bekliyor olucağım dedim.
-Tamam efendim dedi ve ışınlanma büyüsüyle kayboldu.
Bende hayvanlarına bir ahır buldum ve oraya bıraktım. Sonra güzelbir han buldum ve 3 günlüğüne bir kişilik oda kiraladım. Eşyalarımı odama yerleştirdikten sonra Renkli odaya ışınlandı;
-Güzel bir hanmış efendim tam sizin zevkinize layık. Her neyse teyzeniz size bu parayı ve şu sözleri iletmemi istedi: "Bu paraları istediğin gibi harca ve kendine dikkat et ulu büyücü olabilirsin ama benim gözümde hala küçük birtanecik yeğenim olduğunu unutma haftalık okolda yaşadıllarını bana Renkliyle ne olduğunu ilet lütfen yanaklarıdan öpüyorum canım" dedi.
Güldüm teyzem asla değişmeyecek bir insandı ve hala gözümde öyle kalacaktı. Yatağıma uzandım ve uykulu bir sesle;
-Ben yatıcağım sende istediğini yap ama çok ilgi çekme tamam mı? Dedim.
-Tamam efendi Yonca hanım dedi.
-Bak bana hanım deme demedim mi?
-Özür dilerim efendim, ben çıkıyorum kendinize iyi bakın dedi ve odadn çıktı odamın kapısını kilitledim ve yatakta uyumaya başladım.
Uyandığımda Renkli beni kontrol ediyordu. Uyandığımı görünce hemen bağırdı;
-Yonca arkadaşım hadi uyan! Dedi
Ne arkadaşımı ya derken gözüm kendisi yine kapandı. Ne oldu yine acaba bir virüsmü kaptım derken etrafımdaki sesleri duymaya başladım;
-Doktor iyileştimi? dedi bir ses galiba Renkliydi,
-Baya iyi bir şekilde soğuk kapmış birazdan uyanır yazdığım ilaçları kullansın yoksa daha kötü olur dedi.
Kapı sesleri duyunca doktorun gittiğini anladım ve gözlerimi zorlayarak açtım sonra kısık bir sesle hizmetkarıma seslendim;
-Renkli ne oldu bana? Dedim.
-Efendi Yonca uyandınız! Sizin için çok endişelendim. Normalde kapıyı tılkattım ve duymadınız sonra han sahibinden yardım alarak içeri girdik (dikkat çekmemek için içeri ışınlanmıyor) han sahibi ateşiniz olduğunu söyledi ye doktor çağırdı sana bir karışım içirdi o sırada biraz gözünüzü açtınız ama tekrar kapattınız. Ateşiniz düşünce doktor beyde gitti ve siz uyandınız dedi.
-Peki anladım biraz dinlenmek lazım çok yorgun hissediyorum dedim.
-Hayır efendim yemek yemeniz lazım yoksa yine güçsüz düşersiniz Han'ın giriş katında yemek satılıyor oradan yemek alalım olur mu?
-Tamam o zaman bana yardım et dedim.
Renkli dikkatlice yataktan doğrulmamam için yardım etti ve odamdan çıkmadan üzerime yelek verdi şuan tamamen bir hasta kombiniyle odadan çıktım Renkli odanın anahtarıyla kapıyı kilitledi ve aşağı kata indik. Yemek satın yerine gittik görevli kadın Renkliye baktı;
-Ah Remzi oğlum geçmiş olsun arkadaşın Yonca nasıl? Dedi
-Şimdi uyandı abla ona iyi gelecek bir çorba verebilir misin bize dedi bana bakarak.
-Tabi siz oturun ben kızımıza şimdi bol mazemeli tarhana getiriyorum dedi.
Renkli bize hemen en yakın yere getirdi ve ben oturttu. Ben üşüyorken üzerindeki ceketi çıkartıp üzerimi örttü. Sonra kadın çorbayı getirdi ama ellerim titrediği için bana renkli içirdi. Güzel bir tadı vardı çorbam bitince Renkli parasını ödedi ve beni odaya çıkardı üzerimdekileri çıkartıp beni yatağa yatmama yardım etti.
Sahah horaz sesiyle uyanırken daha iyiydim sınavın bitme süresi az kalmıştı hemen üstümü giyindim. Bu günle birlikte son üç gün kalmıştı. Renkli halime bakıp güldü;
-Yonca efendim, dün sizin hasta olduğunuza ben bile şuan inanmam dedi.
-Hadi oyalanma renkli, zamanım kısıtlı zaten... Dedim endişeyle.
Renkli bana okula kadar eşlik etti ve beni kapıdan sonra gözden kayboldu. Benim hizmetkârı olsa da onunda özgür kalmaya ihtiyacı vardı. Sınava girmek için kimliğimi ve kayıt işlemlerini hallettim.
Sınav olunacak salona geldiğimizde testleri dağıtıp etrafımızda gezdiler. Sınav zor geçmesede çokta kolay değildi. Testleri hallettikten sonra bitiren çıktı. Bende sınavımı bitirince kalkıp gittim. Okulu merak ettiğim için etrafı gezindim ve gerçekten abartıldığı kadar varmış dedim içimden.
Okul tutum bitince etrafı gezinip insanlarına yardım ettim.
Güneş yavaş yavaş batmaya başlarken bende hana gitmeye karar verdim girdiğimde Renklinin bana Tarhan çorbası yapan teyzeyle konuşurken gördüm. Yanlarını yaklaşırken konuştuklarını anlaşılaya başlamıştı; -Remzi oğlum o kadar yolu gerçekten geldinizmi? Vaybe Yonca hanım senin arkadaşın olduğu için gurur duymalı... Dedi teyze. -Evet abla hem ben onunla çocukluğundan beri yanındayım abisiyim sadece kan bağımız yok dedi Renkli.Ben yanlarına gelince abla gülümsedi; -Nasılsın Yonca kızım hemen toparlanmışsın maşallah. Kent okulun yazılmak için gelmişsiniz, nasıl geçti sınav? Dedi. -Ben hastalığından sonra diğerleri gibi yatmayı sevmem hemen yaşantımda devam ederim, sınava gelince beklendiğimden güzel geçti umarım geldiğimizde değmiştir dedim. -Sen kendinden emin ol kızım, eğer sınavdan geçersen sana özel güzel bir kutlama bile hazırlatırım yemekleride ben yaparım dedi gülümseyerek. -İnce düşünceniz için teşekkürler biz artık odanıza gidelimdeim renkliye baktım renkli bana bakarak; -Görüşmek üzere ablacım ellerine sağlık dedi. -Afiyet olsun Remzi oğlum hadi iyice dinlenin dedi ve locadan ayrıldık.Renkliyle üst kata çıkınca odanıza girdik renkli bukalemun olup kendi yer yatağına yattı. Renkli bir yandanda söylenmeye başladı; -Efendi Yonca sizi etrafta aradım bulamayınca burada bekledim nede olsa buraya gelicektiniz diye bende burdaydım. Ama keşke insanlara yardım edeceğinizi söyleseydiniz nerde olduğunuzu kalbimizden bilsekte böyle şeylerde haberim olmalı ben sizin iyiliğiniz için konuşan bir hizmetkarınızım ve size hizmet için yaratıldı bir dahakine böyle olmasın lütfen dedi Renkli gözlerim istemsiz dolarken Renkliye baktım; -Özür dilerim hizmetkârı bunu düşünememiştim biraz rahatlamak ve buraları araştırman işin seni serbest bırakmıştım ama sınavdan sonra sen aklıma hiç gelmedin, beni affet Renkli dedim. Benim için yakınlarım herşeyimdi ve onları kaybetmem bile düşünülemezdi. Annemi ve babamı küçük yaşta kaybetmek beni küçük yaşta olgunlaştırmıştı. Şimdi beni destekleyen ve seven insanlara sımkı sarılıp onlara bağlanıyordum çünkü onlar benim herşeyimdi. Renkli hayatıma gireli 2 ay olsa da o benim hizmetçim ve her zaman benim yanımda olup beni destekleyecek birisiydi. Renkli bana bakarak; -Hadi efendi Yonca yayın ve dinlenin dedi. -Beni affettiğini duyma kadar yatmayacağım Renkli! Dedim uyarı dolu sesimle. -Peki o zaman efendi Yonca, sizi bir şartla affediceğim bundan sonra beni lütfen bilgilendirin ve bana da kıyın lütfen dedi. -Tabiki de haber veririm dedim gözlerim parlayarak güldüm ve yatağıma yattım ve ışığı kapattım. Sabahın gün ışınları camdan yavaş yavaş süzülürken uyanıp hazırlanmaya başladım Renkli yanıma insan formuyla geldi ve odadan çıktık ve handan ayrılmadan ablayla görüştük. Abla bize yemek verdi ve para bile almadan kocasına gitti. Handan ayrıldık ve ablanın verdiği parayla piknik yapmak için ormana yürüyerek gittik. Renkli beni kucağına alıp taşımasaydı sakin sakin gidecektik ama işte renkli asla rahat bırakmıyordu beni. Ormana varınca dayanamayıp bağırdım; -Artık beni indirmeyi planlanlamıyor musun?dedim sinirle -Efendi Yonca çok hafifsiniz bir yavru kedi taşiyormuşum gibiydi ama kedi değil insansınız aradaki fark ettiriyor dedi gülerek sonra bana sarıldı -Alınmayın lütfen ama çok tatlıydınız sizi taşıma onurunu bana verdiğiniz için teşekkür bile ederim dedi. -Tamam affettim seni dedim gülümseyerek çünkü oda beni affetmişti. Ben gülümseyince Renklide bana baktı;
-Keyfiniz yerinde efendi Yonca, ne oldu dedi.
Gülümseyerek Renkliye baktım;
-Mutlu olmam için birşey olmasına gerek yok ki renkli bak şuan çok güzel bir gün ve sevdiğim kişiyle zaman geçirmek insana iyi geliyor dedim.
Yemmğimiz bitince etrafı topladık ve renkli hayvan formuna dönüşüp bel çantama girdi bende kasbadakilere yardıma gittim yarın sınav sonuçları açıklanacaktı ve içimden bir ses kazandığını söylüyordu. Umarım kralı hüzüne uğratmam.
_Bölüm Sonu_
Bölüm buraya kadardı ve birazcık uzun oldu...
Bu bölüm 1290 kelime
Aşağıdaki resim Renkiye ait ♡(≧▽≦)
Renkli hizmetkarı
