İçeriğe geç

Uğursuz 13

Bölüm 7 · 1 dk okuma

Uğursuz 13

Bölüm 7

Aziz İstanbul

Konstantinopolis dedikleri kadim bir şehir duymuştum. Bu şehirle ilgili de çokça şey anlatılır. Kendi gözümle görme maksadıyla bu kez de rotayı bu topraklara çevirdim. Şehre girerken “Seni yeneceğim Konstantinopolis! Sen mi büyüksün ben mi büyüğüm” diye bağırdım. Şaka bir yana yaşadığım yüzlerce yıl boyunca bu şehri çokça almak isteyen oldu. Fakat bu şehir öyle ilginçtir ki fethi neredeyse imkânsızdır. Hatta standart yollarla fethi mümkün değildir bile diyebilirim. Fakat 2. Mehmet dedikleri bir Osmanlı padişahı, bu işi kafasına fena koymuştu. Akla hayale gelmeyecek işlerle şehre deli gibi saldırdı. Hiç unutmuyorum, 22 Mayıs günüydü, gökte ay kıpkırmızı kesildi. Tüm şehir kedere büründü. Bir uğursuzluğun kendilerine musallat olduğunu düşünüyorlardı. Rahibelerden birine bunun sebebini sorduğumda “Bu sene o sene” dedi. “Kanlı ay bunun kehanetidir, artık umudumuz kalmadı, şehir düşecek” dedi. “Tüm bunları aydan mı anladınız. Ulan siz bu kafayla yine şehri elinizde iyi tutmuşsunuz yüzlerce yıldır” dedim. “Sadece aydan olur mu. İçinde bulunduğumuz yılın rakamlarını topladığında da 13 ediyor. Kanlı ayla birlikte bu musibeti değerlendirip bu sonuca ulaştık” dedi. Hoppala! Yine kabak bizim 13’ün başına patladı. Vay Nemrud’un kızı! Adam gemiyi karadan yürütmüş, getirmiş önüne koymuş ruhun duymamış. Kaç metrelik top döktürmüş surlarını ta nerelerden gravyer peyniri gibi delik deşik ediyor. Suçlu kim? 13…

Bölüm sonu

2 yorum