Ulaştığım diyarda o dönemler çok fazla insan bulunmuyordu. Kaldı ki zaten insandan soğumuşum ben de, pek muhatap olmadım kimseyle açıkçası. Bunlar birkaç yüz yıl sonra biz “Viking olduk” dediler. “İyi kardeşim, Allah utandırmasın” dedik. Dostlar, bunlar Viking oldu olmasına da ben böyle manyakça bir yaşam tarzı görmedim. Neyini anlayayım, nasıl anlatayım bilemiyorum. Bu diyarda başıma gelenler de başka bir hikâyeye kalsın. Ama şu kadar söyleyeyim size bunlar ahir hayatta huzur aramazlar. Hep savaş olsun, kan dökülsün, vahşet olsun beklerler. İlk başlarda bu kadar aksiyonun, öldükten sonra sonsuz huzur ve sükûn için olabileceğini düşündüysem de bunda yanılmışım. Bunlar hayatlarında iyi dövüşürlerse, öldüklerinde Valhalla’ya gideceklerine inanırdı. Orada ne oluyor diye sorduğumda, “Yine savaşıyoruz” cevabını aldım. “E kardeşim bu savaşın, dövüşün sonu yok mu, zaten ölmüşsünüz. Hepiniz ölüyken kim kimi öldürecek, bu savaşı kim kazanıyor, kim kaybediyor o halde?” diye sorduğumda da “Abi orada da ölüyoruz tekrar diriliyoruz. Dirilen savaşa devam ediyor” dediler. İçimden “Allah akıl fikir versin” demekten başka bir şey yapamadım açıkçası.
Bu insanlar inançlarıyla ilgili bana bir hikâye anlattılar. Tanrı Odin, bir zaman Loki ismindeki bir buz devini kendisine yardımından ötürü kan kardeşi tayin etmiş ve Asgard’a kabul etmiş. Asgard’ın 12 Tanrısının düzenlediği bir şölene Loki de katılmış. Böylece 13 Tanrı bir masaya oturmuş. Fakat Loki’nin gelmesi, ortalığın karışmasına sebep olmuş. Nihayetinde Loki 13. Kişi olarak geldiği şölende, herkesin çok sevdiği Baldur ismindeki Tanrılarının ölümüne yol açan bir olaya sebebiyet vermiş. Bu insanlar da bu hikâyeden ötürü 13’ü uğursuz bellemişler. Bunu duyduğumda bir an boş bulunup “Bu hikâyenin bir benzerini Helen dedikleri bir toplum da anlatır. Tek fark, onlarda Tanrılar 13 kişiye ulaşmamış, hep 12’de kalmış, gelen olunca mevcuttaki Tanrılardan biri orayı terk etmiş bu sayede de o hikâyeye göre dirlik bozulmamış” dedim. Vay demez olaydım. “Ne yani biz bu hikâyeyi bu toplumdan mı alıp değiştirmişiz? Sen bizim dinimize çakma mı diyorsun” diye ortalığı bir anda velveleye verdiler. “Yok kardeşim estağfurullah da baya benzerlik var yani” filan dediysem de fayda gelmedi. Kana susamışlar dedim ya… Her şeyden bir olay çıkaracaklar illa. Birisi çıktı “kan kartalı yapalım” dedi. “Yeter be kardeşim kana doymadınız, ne olduğunu bilmiyorum. İlla bir şey yapacaksanız normal kartal yapın” dedim. Biri çıktı “ateşe verelim” dedi. Fikir birliğine varamadılar ve ateşe verelimcilerle kan kartalcılar beni unutup kavgaya tutuştular. Ben de fırsat bu fırsat bu manyaklarla uğraşılmaz diyerek yine terk-i diyar ettim.