İçeriğe geç

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 9 · 7 dk okuma

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 9

Bölüm 9

yanlızdım yine

öfkemin hırsımın beni getirdiği noktada

canımı ortaya koymuş

hayatımla kumar oynamıştım

kısacası

anamın ruhunu ortayı koymuştum

hastanedeydim , şaşırmamıştım gözlerimi açtığımda, üstelik gözlerimi hiç açmama ihtimalimi bilmeme rağmen

sandığımdan daha kötü bir durumdayken bulunmuştum

yani öyle diyorlardı

3 gün boyunca

Kanlarımın kıpkırmızı yaptığı eskiden beyaz olan koltukta

Kasım ayında, buz gibi bir odada koltuğun üstüne kıvrılmıştım üstelik bu normal bir insanı bile kötü duruma sokabilecekken

ben kalp hastasıyım

ciddi derecede kanamam vardı

bağışıklık sistemim çok düşük ve vitaminlerimin çoğu fazlasiyla eksikti

ben herkesin sıcakladığı havalarda üşüyebilen nazlı bir kızdım

yani nazım abimeydi genelde

odanın kapısının açılma sesiyle gözlerimi kapatıp uyuma numarama devam ettim

gelen biyolik abi takımının hepsiydi

hepsinden nefret ediyorum

ve onların canını yakmak için kendi canımı yakıyordum

çünkü onlara direkt zarar vermeyecek kadar enayiydim ben

hastaneye dün gelmiştim , hiçbirinin yüzüne bakmamıştım

nasıl bir halde olduklarını bilmiyordum

umrumdada değillerdi.

hayır sen onların iyi olmasindan korktuğun için bakmıyorsun onlara, onların umrumda olmamaktan korktuğun için bakmıyorsun, seni sevmediklerinden emin olmamak için bakmıyorsun, vicdan azabı çekmemelerinden korktuğun için, yaptıklarından pişman olmadıklarını görmekten korktuğun için bakmıyorsun , sen kendini kandırıyorsun Ada

gerçek değildi bunların hiçbiri uyumak istiyordum sadece gözlerimi sıkıca yumdum kendimi uykuya bıraktım zorla.

Demirden:(3 gün önce )

kendime kızmaktan başka çarem yoktu

elimiz kolumuz bağlı, kamera kayıtlarından birşey çıkmasıni bekliyorduk

kendimi iğrenç bir orospu çocuğu gibi hissediyordum

ben üstüne yürümüştüm

poyraz küfürler etmişti

yalın bağırıp çağırıp onu yere itmişti

kenansa bizim yaptıklarımıza sessiz kalmış hatta bize destek çıkmıştı

Hepimiz gerizekalılar sürüsüydük

anlamadan dinlemeden herşeyi kırıp dökmüştük

gerçi neyi dinleyecektik ki ,16 yaşında maximum 55 kilo bi kiz mantık olarak nasıl 48 yaşındaki 80 kilo olan babamı bayıltabilirdi

oturup 2 saniye düşünsek bile anlayabilirdik ,ama biz kanlar içinde yerde ağlayarak kendini açıklamaya çalışan bir kızı kullanmış ,sinemden çıkaramadığımız her türlü isyanı, kavgayı,hakaretleri, hıncımızı Ada'dan çıkarmıştık

Evet hiçbir zaman tam olarak güvenmemiştim hatta hiç güvenmemiştim , ama nasıl ben 16 yaşındaki bir çocuğun üstüne yürüyebilecek kadar delirmiştim

onun yerdeki o hali aklıma geldikçe kendi kafama sıkasım geliyordu, diğerlerininde benden bir farkı yoktu

poyrazı ilk defa ağlarken görmüştüm

sinem yüzünden uyuşturucu bağımlısı olup deli gibi krizler geçirdiği zamanlar bile hiçbir kriz sırasında ağlamamıştı

Yalının pişmanlıktan geberdiğini görebiliyordum

içten içe tüm suçun kendinde olduğunu düşünüyor, bizim birden yükselmemizin ,onun dolduruşları yüzünden olduğunu

düşünüyordu

pek haksız sayılmazdı ama asla için tek suçlusu o değildi

bizim aklımız yokmuydu sanki

neden 20 yaşındaki birini takar olmuştuk birdenbire

biz sadece bencil insanlardık , öfkemizi küçük bir çocuktan çıkarabilecek kadar bencildik hemde ,

şu ege zımbırtısı abisi gelip ağzımızın ortasına bir tane koysa haklıydı

Fırat abime daha birşey söylememiştik, işteydi o bugün

birazdan gelecekti ve kıyamet kopacaktı

umarım geldiğinde ağzımıza sıçardı

Poyrazdan(2 gün önce)

hepimiz yüzü gözü morarmış haldeydik, oturmuş kamera kayıtlarına bakıyorduk

yüzümüzü bu hale Fırat abi getirmişti ,iyikide yapmıştı

yoksa ben kendi kafama sıkacaktım, keşke daha çok vursaydı diye düşünmekten fazlası gelmiyordu elimden

dün eve gelip olan biteni öğrendiğinde

Çıldırmıştı , ne ağlamaktan harap olmuş annem nede babam Fırat abimi tutmamıştı , çünkü hak ettiğimizi biliyorlardı

şiddete karşı olan babamın gözü önünde sağlam bi dayak yemiştik. haketmistik oda hiç karışmamıştı neyseki

hiçbirimiz karşı koymamıştık tabiki , gerçi karşı koysakta bir işe yaramazdı

Dünden beri abisine ulaşmaya çalışıyorduk ama bir türlü ulaşamıyorduk,sözde biz Ada nin abisiydik ama bu adamın 16 yıldır yaptığı abiliğin zerresini öz kardeşimize yapamamıştık

kamera kayıtlarında belli bi yere kadar gözüküyordu oradan itibaren bütün yolları polisle beraber denetliyorduk

kamera kayıtlarında gördüğümüz kadarıyla

üstü başı kan içinde olmasina karşın, üstüne birde kan kaybettiği için, adımları savsaklıyor ayakları birbirine dolanıyor ve sert şekilde yere düşüyordu bu şekilde sadece kamerlarin gördüğü kısımda 3 kere düşmüştü ve hepside yeni yaralar açmıştı

her düştüğünde bizim canımız daha çok acıyordu

yaptığımız hatanın bedeli, vicdan azabımızın boynumuza dolanan prangalarıydı.

bunlari düşünürken zil sesiyle düşüncelerimden ayrıldım Ada'nın abisiydi , umudumuz abisinin yanına gittiği yönündeydi, Adamın dünden beri telefonu açmama sebebi bu olmalıydı

telefonu heyecanla açıp hoparlöre aldi

"alo kimsiniz"

"ben adanın abisi poyraz"

sesi çok sakindi , haberi yokmuş gibiydi , bu düşünce beni korkuttu , ada başka nereye gidebilirdiki, başka kimsesi yoktu

yutkundum sesim titremişti, Fırat abim telefonu elimden aldı

" ada senin yanındamı ege"

" o ne demek sizinle değilmi,sizin evinize yaşamıyormu bu kiz nerdesiniz siz"

sesinen anladığım kadarıyla endişelenmişti elimizde olan tek umut gitmişti

"Ben evde değilken Ada evden kaçmış, senin yanına gelir diye düşünmüştük , yoldadır belki nerdesin sen"

Fırat abim soğukkanlıgini korumaya çalışıyordu fakat dokunsak ağlardı

o gerçektende Ada"nın bu ailedeki tek abisiydi

" naptınız lan kardeşime, nasıl benim yanımda olabilir, Amerikadayim ben Türkiye'de bile değilim, naptınız adayada kaçtı evden"

"ben evde değildim kardeşim, merak etme sorumlusu olan herkese gerektiği cezayi verdim, ama ayak üstü konuşulabilecek bir konu değil,"

"İlk uçakla geliyorum, söyle o kardeşlerine kaçacak delik arasınlar"

diyip kapattı, umarım bir an önce gelirde ağzımıza sıçardı

Yalından (1 gün önce)

Adanın abisi biradan gelmiş olacaktı, muhtemelen yüzümüz tanincak bir halde olmayacaktı

olsundu ,

yeterki Ada bulunsundu,

Ada'dan hala bir iz yoktu,zeki bir kızdı telefondan takip edebileceğimizi düşünüp hattını kırmış yada uçak moduna almış olmalıydı

çünkü asla sinyal bulamıyordu polisler

kapı çalmasıyla ayağa kalktık

Gururundan ölen Demir abim bile dayak yemek istiyordu

Fırat abim onu dönerken bir daha vursun diye yalvaracaktı az kalsın, şimdi onu egenin elinden kim alırdı bilmiyordum.

Hepimiz maldık en çokta ben maldım

odaya apar topar girip ona öyle bi muamele yapmasaydım , diğerleri gelipte birden Ada'nın üstüne gitmeyecekti

ben sanki Adayı iş üstüne yakalamışım gibi bir tepki verince,

herkes benden cesaret almış bana güvenimiş , Adaya yükselmişlerdi

kendimden nefret ediyordum, aldığım nefesten nefret ediyordum

ölmeyi hakediyordum

çünkü şuan 16 yaşındaki bir kiz çocuğu belkide ölmeyi düşünüyordu.

Onun bunu düşünmesine sebep olan şey bendim

Kapı çaldı ayağa kalktım Egeydi muhtemelen

kapıyı açar açmaz, yüzümün ortasına yumruğu koymuştu

bu sefer gerçekten burnum kırılmıştı çok sağlam vurmuştu cidden , ellerine sağlık dedim içimden

içeri girdi

" NAPTINIZ ADAYA NEDEN POLİSLER ONU ARIYOR NERDE BENİM KARDEŞİM,SİZE GÜVENİP EMANET ETTİM , BANA SÖZ VERDİNİZ ADA İYİ OLACAK DİYE , HANİ NERDE ŞİMDİ "

hem bağırıyor hem önüne geçen kim olursa yumruğu oturtuyordu

kimse sesimi çıkarmadı, çünkü artık hepimizin kafasında çok kötü senaryolar vardı, ada kenarda köşede kan kaybından ölmüş olabilirdi, şerefsizin biri ona tecavüz etmis kenara atmış olabilirdi, çünkü gidecek baska yeri yoktu onun , bu kadar uzun süre bulunamadıysa , başına mutlaka bir iş gelmişti, öyle kafasina göre kapıyı vurup çıkıp gidebileceği bir arkadaşı bile yoktu .

Biz vardık, ailesi vardı, sözde abileri vardı

ama onun bu durumda olmasının asıl sebebi bizdik zaten

iğrenç insanlardık, yüzüme bir yumruk daha yedim

akan kanlar umrumda değildi , çünkü ben Ada'nın başının kanamasının olmasının tek sebebiydim ,onu savunmasiz bırakmıştım

savsak savsak yürüyüp 3 kere daha düşüp daha çok kan kaybetmişti, yine sebebi bendim, onu öyle itmeseydim kafasını vurup, kanatmayacaktı.

Egede kamera kayıtlarına bakmak istedi, Ada'nin gittiği yolda

yeni aldığı evinin olduğunu fakat içerisinin daha doğalgaz hatlarının bile olmadığını söyledi , cümlesini bitirir bitirmez kalkıp bir umut apar topar kalkip peşimizde ambulans ile o eve gidiyorduk

Kenandan(yarım saat önce)

Arabadaydık

buz gibi bi odada günlerce onca hastalığına rağmen orda olma fikti beni ne kadar korkutsada , en azından tahmin ettiğim diğer senaryolardan daha hafifti

içim rahatlasamı, yoksa ağlasamı bilemiyordum

kendimden nefret ediyordum

onu savunmadığım için

ona suçluymuş gibia baktığım için

benden önce herkes odaya dolanıp onun suçlu olduğunu söylediğinde, biri birşey gördü yada eminiz sanmıştım

boş yere mantıksız birşey için nbağırdıklarını düşünmemiştim

babamın canının derdine dalmışım

fakat babam heyecandan bayılmış 5 dakika sonra kendine gelmişti

Babamın canını düşüneyim derken ellerimden Arda'nın canı kaymıştı resmen

Ege'nin bahsettiği yere gelmiştik sonunda

kapı anahtarı Ada'daydı umudumuz artmışti bu yüzden

Fırat abim kimseyi beklemeden tek denemede kapıyı kırıp içeri girdi .

Gördüklerim karşında kanım dondu, orda Ada yerine ben olmayı o kadar isterdimki , o kadar isterdimki şuan yatağında sakince uyusun , ama değildi

Ada yarısı beyaz diğer yarısı kanaması sayesinde kıpkırmızı olmuş bir koltuğun üzerinde cansız biri gibi yatıyordu

diz kapaklarım daha fazla ayakta durmayi reddetti

yere düştüm, poyraz abim duvara tutundu ayakta kalabilmek için , Yalının bütün vücudu titrerken, Ege kalbini tuttu polisler hızla çıkardı onu, bayılmıştı sanırım

polislere ve ambulans görevlilerine kalkmadan Fırat abim hemen yanına gitti , Fırat abim ağlıyordu, ilk defa görmüştüm ağladığını

hemen kucağına aldı Ada'yı

ambulansa doğru ilerlediler

"Ne yaptık biz" Demir abim hareket edemiyor gözlerini sıkıcı kapatmış ,elleriyle duvardan destek alarak ayakta durmaya çalışıyordu

duyduğumuz tek şey ambulans görevlisiniz

"Hastanın kalb atış hızı çok yavaş" kısmıydı

biraz sonra kendimize gelip ambulansın peşinden hastaneye gitmeye çalışıyorduk.

elleri tek titremeyen yalın abimdi

şoför koltuğuna o oturdu, kaza yapmasak iyiydi çünkü onun bütün vücudu tutriyordu

aslında keşke kaza yapsaydık

Ada 'nin hayatından usulca çıkmış olurduk

Ada geldiği gün hayatımızın içine edeceğini düşünmüştük

oysaki birinin hayatının içine edildiyse

bu Ada'nin hayatıydı

ve bizde hayatının içine eden kişilerdik

Bölüm sonu

16 yorum