yanlızdım yine
öfkemin hırsımın beni getirdiği noktada
canımı ortaya koymuş
hayatımla kumar oynamıştım
kısacası
anamın ruhunu ortayı koymuştum
hastanedeydim , şaşırmamıştım gözlerimi açtığımda, üstelik gözlerimi hiç açmama ihtimalimi bilmeme rağmen
sandığımdan daha kötü bir durumdayken bulunmuştum
yani öyle diyorlardı
3 gün boyunca
Kanlarımın kıpkırmızı yaptığı eskiden beyaz olan koltukta
Kasım ayında, buz gibi bir odada koltuğun üstüne kıvrılmıştım üstelik bu normal bir insanı bile kötü duruma sokabilecekken
ben kalp hastasıyım
ciddi derecede kanamam vardı
bağışıklık sistemim çok düşük ve vitaminlerimin çoğu fazlasiyla eksikti
ben herkesin sıcakladığı havalarda üşüyebilen nazlı bir kızdım
yani nazım abimeydi genelde
odanın kapısının açılma sesiyle gözlerimi kapatıp uyuma numarama devam ettim
gelen biyolik abi takımının hepsiydi
hepsinden nefret ediyorum
ve onların canını yakmak için kendi canımı yakıyordum
çünkü onlara direkt zarar vermeyecek kadar enayiydim ben
hastaneye dün gelmiştim , hiçbirinin yüzüne bakmamıştım
nasıl bir halde olduklarını bilmiyordum
umrumdada değillerdi.
hayır sen onların iyi olmasindan korktuğun için bakmıyorsun onlara, onların umrumda olmamaktan korktuğun için bakmıyorsun, seni sevmediklerinden emin olmamak için bakmıyorsun, vicdan azabı çekmemelerinden korktuğun için, yaptıklarından pişman olmadıklarını görmekten korktuğun için bakmıyorsun , sen kendini kandırıyorsun Ada
gerçek değildi bunların hiçbiri uyumak istiyordum sadece gözlerimi sıkıca yumdum kendimi uykuya bıraktım zorla.
Demirden:(3 gün önce )
kendime kızmaktan başka çarem yoktu
elimiz kolumuz bağlı, kamera kayıtlarından birşey çıkmasıni bekliyorduk
kendimi iğrenç bir orospu çocuğu gibi hissediyordum
ben üstüne yürümüştüm
poyraz küfürler etmişti
yalın bağırıp çağırıp onu yere itmişti
kenansa bizim yaptıklarımıza sessiz kalmış hatta bize destek çıkmıştı
Hepimiz gerizekalılar sürüsüydük
anlamadan dinlemeden herşeyi kırıp dökmüştük
gerçi neyi dinleyecektik ki ,16 yaşında maximum 55 kilo bi kiz mantık olarak nasıl 48 yaşındaki 80 kilo olan babamı bayıltabilirdi
oturup 2 saniye düşünsek bile anlayabilirdik ,ama biz kanlar içinde yerde ağlayarak kendini açıklamaya çalışan bir kızı kullanmış ,sinemden çıkaramadığımız her türlü isyanı, kavgayı,hakaretleri, hıncımızı Ada'dan çıkarmıştık
Evet hiçbir zaman tam olarak güvenmemiştim hatta hiç güvenmemiştim , ama nasıl ben 16 yaşındaki bir çocuğun üstüne yürüyebilecek kadar delirmiştim
onun yerdeki o hali aklıma geldikçe kendi kafama sıkasım geliyordu, diğerlerininde benden bir farkı yoktu
poyrazı ilk defa ağlarken görmüştüm
sinem yüzünden uyuşturucu bağımlısı olup deli gibi krizler geçirdiği zamanlar bile hiçbir kriz sırasında ağlamamıştı
Yalının pişmanlıktan geberdiğini görebiliyordum
içten içe tüm suçun kendinde olduğunu düşünüyor, bizim birden yükselmemizin ,onun dolduruşları yüzünden olduğunu
düşünüyordu
pek haksız sayılmazdı ama asla için tek suçlusu o değildi
bizim aklımız yokmuydu sanki
neden 20 yaşındaki birini takar olmuştuk birdenbire
biz sadece bencil insanlardık , öfkemizi küçük bir çocuktan çıkarabilecek kadar bencildik hemde ,
şu ege zımbırtısı abisi gelip ağzımızın ortasına bir tane koysa haklıydı
Fırat abime daha birşey söylememiştik, işteydi o bugün
birazdan gelecekti ve kıyamet kopacaktı
umarım geldiğinde ağzımıza sıçardı
Poyrazdan(2 gün önce)
hepimiz yüzü gözü morarmış haldeydik, oturmuş kamera kayıtlarına bakıyorduk
yüzümüzü bu hale Fırat abi getirmişti ,iyikide yapmıştı
yoksa ben kendi kafama sıkacaktım, keşke daha çok vursaydı diye düşünmekten fazlası gelmiyordu elimden
dün eve gelip olan biteni öğrendiğinde
Çıldırmıştı , ne ağlamaktan harap olmuş annem nede babam Fırat abimi tutmamıştı , çünkü hak ettiğimizi biliyorlardı
şiddete karşı olan babamın gözü önünde sağlam bi dayak yemiştik. haketmistik oda hiç karışmamıştı neyseki
hiçbirimiz karşı koymamıştık tabiki , gerçi karşı koysakta bir işe yaramazdı
Dünden beri abisine ulaşmaya çalışıyorduk ama bir türlü ulaşamıyorduk,sözde biz Ada nin abisiydik ama bu adamın 16 yıldır yaptığı abiliğin zerresini öz kardeşimize yapamamıştık
kamera kayıtlarında belli bi yere kadar gözüküyordu oradan itibaren bütün yolları polisle beraber denetliyorduk
kamera kayıtlarında gördüğümüz kadarıyla
üstü başı kan içinde olmasina karşın, üstüne birde kan kaybettiği için, adımları savsaklıyor ayakları birbirine dolanıyor ve sert şekilde yere düşüyordu bu şekilde sadece kamerlarin gördüğü kısımda 3 kere düşmüştü ve hepside yeni yaralar açmıştı
her düştüğünde bizim canımız daha çok acıyordu
yaptığımız hatanın bedeli, vicdan azabımızın boynumuza dolanan prangalarıydı.
bunlari düşünürken zil sesiyle düşüncelerimden ayrıldım Ada'nın abisiydi , umudumuz abisinin yanına gittiği yönündeydi, Adamın dünden beri telefonu açmama sebebi bu olmalıydı
telefonu heyecanla açıp hoparlöre aldi
"alo kimsiniz"
"ben adanın abisi poyraz"
sesi çok sakindi , haberi yokmuş gibiydi , bu düşünce beni korkuttu , ada başka nereye gidebilirdiki, başka kimsesi yoktu
yutkundum sesim titremişti, Fırat abim telefonu elimden aldı
" ada senin yanındamı ege"
" o ne demek sizinle değilmi,sizin evinize yaşamıyormu bu kiz nerdesiniz siz"
sesinen anladığım kadarıyla endişelenmişti elimizde olan tek umut gitmişti
"Ben evde değilken Ada evden kaçmış, senin yanına gelir diye düşünmüştük , yoldadır belki nerdesin sen"
Fırat abim soğukkanlıgini korumaya çalışıyordu fakat dokunsak ağlardı
o gerçektende Ada"nın bu ailedeki tek abisiydi
" naptınız lan kardeşime, nasıl benim yanımda olabilir, Amerikadayim ben Türkiye'de bile değilim, naptınız adayada kaçtı evden"
"ben evde değildim kardeşim, merak etme sorumlusu olan herkese gerektiği cezayi verdim, ama ayak üstü konuşulabilecek bir konu değil,"
"İlk uçakla geliyorum, söyle o kardeşlerine kaçacak delik arasınlar"
diyip kapattı, umarım bir an önce gelirde ağzımıza sıçardı
Yalından (1 gün önce)
Adanın abisi biradan gelmiş olacaktı, muhtemelen yüzümüz tanincak bir halde olmayacaktı
olsundu ,
yeterki Ada bulunsundu,
Ada'dan hala bir iz yoktu,zeki bir kızdı telefondan takip edebileceğimizi düşünüp hattını kırmış yada uçak moduna almış olmalıydı
çünkü asla sinyal bulamıyordu polisler
kapı çalmasıyla ayağa kalktık
Gururundan ölen Demir abim bile dayak yemek istiyordu
Fırat abim onu dönerken bir daha vursun diye yalvaracaktı az kalsın, şimdi onu egenin elinden kim alırdı bilmiyordum.
Hepimiz maldık en çokta ben maldım
odaya apar topar girip ona öyle bi muamele yapmasaydım , diğerleri gelipte birden Ada'nın üstüne gitmeyecekti
ben sanki Adayı iş üstüne yakalamışım gibi bir tepki verince,
herkes benden cesaret almış bana güvenimiş , Adaya yükselmişlerdi
kendimden nefret ediyordum, aldığım nefesten nefret ediyordum
ölmeyi hakediyordum
çünkü şuan 16 yaşındaki bir kiz çocuğu belkide ölmeyi düşünüyordu.
Onun bunu düşünmesine sebep olan şey bendim
Kapı çaldı ayağa kalktım Egeydi muhtemelen
kapıyı açar açmaz, yüzümün ortasına yumruğu koymuştu
bu sefer gerçekten burnum kırılmıştı çok sağlam vurmuştu cidden , ellerine sağlık dedim içimden
içeri girdi
" NAPTINIZ ADAYA NEDEN POLİSLER ONU ARIYOR NERDE BENİM KARDEŞİM,SİZE GÜVENİP EMANET ETTİM , BANA SÖZ VERDİNİZ ADA İYİ OLACAK DİYE , HANİ NERDE ŞİMDİ "
hem bağırıyor hem önüne geçen kim olursa yumruğu oturtuyordu
kimse sesimi çıkarmadı, çünkü artık hepimizin kafasında çok kötü senaryolar vardı, ada kenarda köşede kan kaybından ölmüş olabilirdi, şerefsizin biri ona tecavüz etmis kenara atmış olabilirdi, çünkü gidecek baska yeri yoktu onun , bu kadar uzun süre bulunamadıysa , başına mutlaka bir iş gelmişti, öyle kafasina göre kapıyı vurup çıkıp gidebileceği bir arkadaşı bile yoktu .
Biz vardık, ailesi vardı, sözde abileri vardı
ama onun bu durumda olmasının asıl sebebi bizdik zaten
iğrenç insanlardık, yüzüme bir yumruk daha yedim
akan kanlar umrumda değildi , çünkü ben Ada'nın başının kanamasının olmasının tek sebebiydim ,onu savunmasiz bırakmıştım
savsak savsak yürüyüp 3 kere daha düşüp daha çok kan kaybetmişti, yine sebebi bendim, onu öyle itmeseydim kafasını vurup, kanatmayacaktı.
Egede kamera kayıtlarına bakmak istedi, Ada'nin gittiği yolda
yeni aldığı evinin olduğunu fakat içerisinin daha doğalgaz hatlarının bile olmadığını söyledi , cümlesini bitirir bitirmez kalkıp bir umut apar topar kalkip peşimizde ambulans ile o eve gidiyorduk
Kenandan(yarım saat önce)
Arabadaydık
buz gibi bi odada günlerce onca hastalığına rağmen orda olma fikti beni ne kadar korkutsada , en azından tahmin ettiğim diğer senaryolardan daha hafifti
içim rahatlasamı, yoksa ağlasamı bilemiyordum
kendimden nefret ediyordum
onu savunmadığım için
ona suçluymuş gibia baktığım için
benden önce herkes odaya dolanıp onun suçlu olduğunu söylediğinde, biri birşey gördü yada eminiz sanmıştım
boş yere mantıksız birşey için nbağırdıklarını düşünmemiştim
babamın canının derdine dalmışım
fakat babam heyecandan bayılmış 5 dakika sonra kendine gelmişti
Babamın canını düşüneyim derken ellerimden Arda'nın canı kaymıştı resmen
Ege'nin bahsettiği yere gelmiştik sonunda
kapı anahtarı Ada'daydı umudumuz artmışti bu yüzden
Fırat abim kimseyi beklemeden tek denemede kapıyı kırıp içeri girdi .
Gördüklerim karşında kanım dondu, orda Ada yerine ben olmayı o kadar isterdimki , o kadar isterdimki şuan yatağında sakince uyusun , ama değildi
Ada yarısı beyaz diğer yarısı kanaması sayesinde kıpkırmızı olmuş bir koltuğun üzerinde cansız biri gibi yatıyordu
diz kapaklarım daha fazla ayakta durmayi reddetti
yere düştüm, poyraz abim duvara tutundu ayakta kalabilmek için , Yalının bütün vücudu titrerken, Ege kalbini tuttu polisler hızla çıkardı onu, bayılmıştı sanırım
polislere ve ambulans görevlilerine kalkmadan Fırat abim hemen yanına gitti , Fırat abim ağlıyordu, ilk defa görmüştüm ağladığını
hemen kucağına aldı Ada'yı
ambulansa doğru ilerlediler
"Ne yaptık biz" Demir abim hareket edemiyor gözlerini sıkıcı kapatmış ,elleriyle duvardan destek alarak ayakta durmaya çalışıyordu
duyduğumuz tek şey ambulans görevlisiniz
"Hastanın kalb atış hızı çok yavaş" kısmıydı
biraz sonra kendimize gelip ambulansın peşinden hastaneye gitmeye çalışıyorduk.
elleri tek titremeyen yalın abimdi
şoför koltuğuna o oturdu, kaza yapmasak iyiydi çünkü onun bütün vücudu tutriyordu
aslında keşke kaza yapsaydık
Ada 'nin hayatından usulca çıkmış olurduk
Ada geldiği gün hayatımızın içine edeceğini düşünmüştük
oysaki birinin hayatının içine edildiyse
bu Ada'nin hayatıydı
ve bizde hayatının içine eden kişilerdik





