İçeriğe geç

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 5 · 237 dk okuma

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 5

Bölüm 5

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

hiç içeri giresim yoktu ama yinede zile bastım

tam o sırada yalın dışarı çıkmak üzereydi bana kapıyı açmış oldu yani

"ada , sen Fırat abimle çıkmamışmiydin ne isin var bu saatte"

yarama tuz basma yalın

" Fırat abinin işi çıktı , beni de apar topar eve bıraktı"

"hee anladım " ensesini kaşıdı

"sen nereye gidiyorsun"

şaşırdı sormami beklemiyordu herhalde , söylemekle söylememek arasında kaldı

nie bu kadar arada kalmıştıki nereye gidiyordu

"arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum öyle bizimkilerle"

"tamam görüşürüz " diyip içeri girdim, gelmek isterim belki diyemi çekinmisti anlamamistim

gelmemi istemiyormuş da gelmek istersem ne dicegini düşünüyormus gibiydi yada ben çok paranoya biriydim manyak şekilde ama umursamadan içeri girmeye çalıştım

içeri girdiğimde poyrazi gördüm mutluydu

"hoşgeldin biricik kardeşim " dedi samimiyetsizlikle

"hoşbuldum biricik abicim" şaşırdı bi an ama çaktırmamaya çalıştı

bende onu umursamadan yukarı çıkıcaktimki dediği şey beni durdurdu

" yalın neden seni çağırmadi biliyormusun"

baktım boş boş ona

"sinem yalınin en yakın arkadaşlarından biriyle yatti çünkü, sana karşı önyargılı olmadığını düşündüğün abin bile öyle düşünüyor,herkes icten içe öyle düşünüyor zaten "

sinirlenmistim " umrumda değil kimin benim hakkımda ne düşündüğü"

tabiki umrumdaydı yalınla aramız iyi sanmıştım

"sen bilirsin prenses" diyip gitti

sinirimi bozmuştu, başka birşey olsa takmaz benim duygularımı manipüle etmesine izin vermezdim ama yalın konusunda haklıydı çünkü aynı şeyleri bende düşünmüştüm

poyrazin dediği şeyle birleşince parçalar birleşiyordu

yalın gelmemi istememiş gelmek istememdende korkmuştu çünkü sinem gibi olduğumu düşünmüştü

düşünsündü

bende artık onun hakkında ön yargılı biri olduğunu düşünürdum olur biterdi

en azından biyolojik anne babam ve egeyle aram iyiydi ve birbirimizi kabul etmiştik bu kadar hızlı olmamın sebebi daha önce bi ailemin olmamasiydi

benim tek ailem abimdi başka abiye ihtiyacım yoktu

ama bir anneye ,babaya, kardeşe ihiyacim vardı

abim benim hem annem hem babam olmuştu evet ama

eksiklikleri ayni olmuyordu

sonuçta abime anne diyemezdim

işin böyle absürt komik bi yanı vardı

ben böyle düşünüp odama çıkacakken elif hanim beni durdurdu

"ay bende geç gelirsiniz diye yarına ertelemistim "dedi heyecanla

"neyi ertelemiştiniz"

"ben seninle bugün vakit geçirmek istemiştim yani alışverişe çıkarız anne kız kafa dağıtırız falan diye şimdi seni bulmuşken bırakmak istemiyorum ama zorlamak da istemiyorum istersen beraber dışarı çıkalım olurmu" dedi yüzümü okşarken

çok heyecanlanmıştı

her an ağlayabilirdim

bi annem vardi ve benimle vakit geçirmek için heyecanlanmisti

gülümsedim " olur çıkalım" ellerini çırparak yatak odasına gitti üstünü değiştirmek içindi sanirsam

bende odama gidip elime gelen ilk şeyleri aldim

siyah bir jean ,üzerime yapışan siyah boğazlı bir kazak ,çizmelerim ve kabanimla at binmeye gider gibiydim

bu havada etek giyemezdim açıkçası

aşşağı indiğimde elif hanimla biraz pişti olduğumuzu farkettim birbirimize bakıp gülümsedik

" ay best çocuğum ne kadar bana çekmişsin"

"ay onur duyarim"

kıkırdadi, gerçekten öyle düşündüğüm için öyle demiştim

çünkü tarzı magazin dergilerinde haftanın en şık ünlüsü kısmında en yüksek puani alan bi tarzdı

ayrıca 45-46 yaşlarında olduğunu tahmin edersek dehşet derecede genç gösteriyordu

gerçekten onur duyabileceğim bir şeydi ona benzemek

tip olaraksa babama benziyordum yani kemal beye

hastane odasına ilk girdiğimde benzerlik beni korkutmustu ve düşünmek istememiştim fakat evdeki herkes annesine benzerken yani sarışınken ben Fırat ve babam siyah saçlıydık

onlar kahverengi gözlüyse ise biz üçümüz mavi gözlüydük

genler değişik aktarılmıştı fakat aralarındaki en güzel bendim

annemden sonra

kadın muhteşemdi cidden

gerçi diğerleri güzel olamaz zaten yakışıklı olabilirlerdi mantık olarak ,ben düşüncelerime eş zamanlı olarak elif hanima olan hayran bakışlarimi gizlemezken

onunda hoşuna gitmiş olmalı ki gülümsedi ve kolunu omzuma atıp yandan sarıldı

hoşuma gitmedi diyemezdim bu duruma

çok güzel kokuyordu

Birden gelen araba kornası sesiyle düşüncelerimden ayrıldım

Sanırım bizi demir götürecekti alışverişmerkezine

arabalardan nefret ederdim ve sürekli kusardım

çok fazla midemi bulandırırdı

arabaya biner binmez cam tarafına kafami koydum kulaklığımi takıp müziğimi açtım

elif hanım ön koltukdaydi

demirde arada aynadan bana bakıyordu

son yaptığı ima hala aklımdaydı

unutmamıştim

en son avm ye geldiğimizde

nasıl olduğunu anlamadan kendimi sürekli farklı mağazalarda yeni şeyler alıp denerken buluyordum

severdim hızlı haraketli olmayı benlik sorun yoktu

annemle vakit geçiriyordum en önemlisi

daha ne olsundu ki

en son bi kafeye gitmiş insanlari puanliyorduk

"hayır hayır olay atkısinda değil atkı ayakkabıyla uyumlu olay çantasında bakarmisin gitmiş en cırtlak rengi almış" bu bendim

"iy evet haklısın turkuazin en cırtlak tonu cidden"

kadın yanimizdaydi resmen ve asla utanma yoktu bizde

o kadar dalmıştik ki kadının bizi duyup duymama ihtimalini göz önünde bulundurmamıştık bile

kadın en son bize döndü

" pardon canım bişeymi dediniz"

ikimizde donduk kaldık, yaptığımız hoş birşey değildi ama kendi halimizde takılalım derken kadını rahatsız etmiştik

"yok yanlış duymuşsunuz size demedik"

"eminmisin tatlım" dedi gıcık olmuştum ama hakkım yoktu

" eminiz aysel " diye bi ses geldi annemden

tamam artık hakkım vardı anlaşılan kadını tanıyorduk

şimdi anlamıştım

annemle kadının arası iyi değildi muhtemelen annem bilerek o kadını eleştirmeye başlamıştı

o sırada demir gelmişti aysel denen kadın ona selam verirken demir onu takmamisti

"hesabı hallettim ben " diyip gidecekken aysel tekrar konuştu

"şimdi böylemi olduk demir , biz neredeyse bir aile oluyorduk sen bana anne diyordun "

" Aysel hanım Aleyna ile denedik olmadı hala konuşmanın bir anlamı yok , hadi anne gidelim "

alışveriş poşetlerimizi yardımcılar arabaya önceden götürmüştü zaten

" olmaz şimdi gidemeyiz elbise bakmamız lazim"

"anne olmaz hadi başka zaman bakarsınız "

annem duygulu dugulu bakıp tamam oğlum diyip gidecekti ki demir annesine kıyamadı ,en sonunda ikna oldu

bu kadın tam bir manipülatifti

ve bu harikaydi

eve gidince demir ve aysel "teyze" olayını sormayı aklımın kenarına yazdım

büyük Bir mağazaya girdik kadın hemen elif hanimin yanına gelmiş onla konuşuyordu ama gözü Demirdeydi

demir kadıni umursamadı

ve kadın bana asla bakmıyordu ve tek bana hoşgeldin dememişti

anlamlandiramadim

en sonunda annem omzuma elini koyup "kızım için bi elbise bakmak istiyoruz" dedi

ben hala bana neden elbise baktığımız anlamamistim sonra bana kafede dediği şey aklıma geldi

benim aileye gelişimi kutlamak ve ilan etmek için bir organizasyon ayarlıyormuş kemal bey ve bunu doğum günümde yapmak istemiş "yeniden doğuş " tarzinda yani

sanırım o organizasyon için bakıyorduk elbiseyi

kadın şaşırmıştı sinemi kızı sanıyordu teknik olarak bana kıskanç gözlerle öfkeyle baktı ardından hayal kırıklığı ile demire

oha olayi şuan anlıyordum

yani beni kızım deyince demirin müstakbel eşi sanmıştı

içimden kahkaha attim

çok komik bir durumdu

kadın bana tekrar sinirli bir bakış göndermiş kıskançlikla süzmüs ardından elbise almak için gitmişti

Demirinde komiğine gitmiş olmalıydıki oda gülmüştü

kadin benim bedenime göre elbiseler getiriyordu

kabine 10 kere girip çıkmıştım ve demir sıkılıyordu ve asla sıkıldığını belli etmekten geri kalmıyordu

bende bu yüzden daha yavaş giyinip daha yavaş çıkartiyordum

daha çok sinir olsundu umrumda değildi

gelen kıyafetler oluyordu ama güzel olmuyordu

ya basenli gözüküyordum ya çok sopa gibi oluyordu içinde emanet gibi kalıyordum

yada renkler beni solgun gösteriyordu

artık kadinin bilerek yaptığını düşünmeye başlayacaktım

çok saçma kıyafetler vardı verdikleri arasında

en sonunda demir sinirlenmiş olmaliki elime bir elbise tutuşturdu "bu da sana olmazsa gideriz artık demekki sorun sende düzeltemeyiz öyleyse " diyip perdeyi kapattı

ilk olarak benim fiziğim gayet güzeldi 167 boyunda 53 kiloydum

belim inceydi ve benim fiziğimi patlatan nokta belimdi

fakat gelen tüm kiyafetler belden bollaşan şeylerdi

sinirlenmistim ama onun düşüncesinin beni rahatsız etmesine izin vermedim

elbiseye baktım

zevkli bi seçimdi

üzerime giydiğimde cuk diye oturmuştu

kendimi ilk defa böyle bir elbise ile görüyordum

en son ortaokul mezuniyetimde böyle bir elbise giymek istemiştim ama sevgili ailem umursamamis ve değer görmemişti benimde param yoktu abimde öğrenciydi yani onunda şık bi elbise için harçlıklarini harcamasi ayin sonunu getirememesi gibi birşeydi

istesem yada ona söylesem birindan borç alır mutlaka bana o elbiseyi alırdı ama ben onu zorda bırakmak istememiştim

en son demirin oflama puflama sesleriyle çıktım

ikisininde gözleri bende donmuştu

tamam biliyorum harikayim

(fiziği ve elbisesi bu ama elbise beyaz)

annem beni kendi etrafımda döndürüp " ada prenses gibi olmuşsun çok güzel bu Demir kedi olalı bi fare tuttu " diyip gülmüştü

bende ona katıldım

Demir hala bana bakıyordu gözü kalkcakti sonra birden bakışlarını benden çekip sağı solu kontrol etti bakan varmı diye

ve maalesefki vardı

benden 3-5 yaş büyük bi çocuk gözleriyle beni süzüyordu hemde asla yüzüme bakmadan, vücuduma odaklanmışti

ardından arkadaşını dürttü buraya bakması için

arkadaşıda döndü

ve bu anların hepsini demir eli yumruk olmuş şekilde izliyordu

uzatmadim ve direk üstümü değiştirmek için kabine girdim

gerginlik çıksın istemiyordum

başka zaman olsa ne bakıyorsun diye bağırır o gözleri oyardim

bakışları masum değildi çünkü

kabine girip üstümü değiştirdim kabinden çıktım tam ilerleyecekken biri bana seslendi

bu beni röntgenleyen çocuktu

"selam numaranı alabilirmiyim işim düşer belki lazım olur falan anlarsın ya " diyip göz kırptı

kusasım geldi

"hayır " dedim gözlerinin içine bakıp, hiç uzatmak istemiyordum

tam gidecekken çocuk kolumdan tuttu o kadar sinirlenmistim ki artık birden kolumu çektim ve yaklaştım tam iki yakasindan tutmuştum

çocuk etkilenmişti haraket edemiyordu

yaklaştım ve

bam

kafayi gömdüm

elif hanım ilerde şokla açılmış ağzını eliyle kapatirken

demir buraya doğru ilerlemeden önce kamerasi açık telefonunu kapattı

sonrada benim yerime devraldi

harbi kamerasi neden açıktı

çocuğu yakasindan tutup, yerden kaldırıp birde o kafayi gömmüstu

en sonunda elimden sürükleye sürükleye beni çıkardı

elif hanimda arabaya bindi hızlıca herşey biranda olmuştu

galiba şuan kaçıyorduk çünkü güvenlik durmamiz söylüyordu

bunların parası yokmuydu ne vardi yani rüşvet verseydik

niye kaçıyorduk yani heyecan olsun diyemi

ayrıca elbiseyide çalmıştım yanlisikla

parasını ödemeden çıkmıştık

demir arabaya binmemle gaza bastı

ve hızla arabayı çalıştırdı

en azından hiç polislerden kaçmadım demezdim

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını bekl

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaş

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya calistim

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi dokt

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle "

"

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi yak

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti" dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldı

"kınalı

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti burdaki herkes icten ice senden" dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

"

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi "abla ben si

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkesde vardı "abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten igr

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkesde vardı "abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile"

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sinida

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google trant

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiy

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli "

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdkm

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli "

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

'

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bu pantolon

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin old

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hani

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak ama kadin

bana asla dönmemisti

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elid

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım belimden beni

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmist

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmek için gitmis

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir söyleniyordu benim burda ne işim var diyerek

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerbenim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum ayrıca

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbise

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydin

aklıma gelen anıların

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana

aklıma gelen anıların

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk redmen

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi haraketli olmamin bi etkisi vardı tabiki ama genelde bol şeyler giyerdim , sa

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girm

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " v

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda,hosuma

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"

gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı

gözlerim dolmuştu

bana orospu iması yapmıştı

sana iş çıktı ne demekti

demire döndüğümd

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"

gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı

gözlerim dolmuştu

bana orospu iması yapmıştı

sana iş çıktı ne demekti

demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm

neden pişman olmuştuki

bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi

elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni

ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime

lavaboya gittik ilk önce

"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "

oda ağlıyordu

benim için ağlıyordu hemde

onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse

egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum

demirde öyle büyütülmüştu

ama adam olamamisti maalesfki

kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım

"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı

anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim

öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler

biz

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"

gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı

gözlerim dolmuştu

bana orospu iması yapmıştı

sana iş çıktı ne demekti

demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm

neden pişman olmuştuki

bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi

elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni

ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime

lavaboya gittik ilk önce

"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "

oda ağlıyordu

benim için ağlıyordu hemde

onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse

egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum

demirde öyle büyütülmüştu

ama adam olamamisti maalesfki

kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım

"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı

anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim

öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler

"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi

beraber lavabodan çıktık

tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik

bi kafeye gidip oturduk imve

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"

gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı

gözlerim dolmuştu

bana orospu iması yapmıştı

sana iş çıktı ne demekti

demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm

neden pişman olmuştuki

bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi

elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni

ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime

lavaboya gittik ilk önce

"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "

oda ağlıyordu

benim için ağlıyordu hemde

onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse

egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum

demirde öyle büyütülmüştu

ama adam olamamisti maalesfki

kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım

"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı

anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim

öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler

"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi

beraber lavabodan çıktık

tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik

bi kafeye gidip oturduk önce

konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik

sonrada bi taksi çağırıp eve gittik

takside giderken başımı annemin omzuna koydum

oda saçlarımı okşadı

ilk defa miğdem bulunmadi o gün arabada

cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim

ilk defa müzik dinlemeen

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"

gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı

gözlerim dolmuştu

bana orospu iması yapmıştı

sana iş çıktı ne demekti

demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm

neden pişman olmuştuki

bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi

elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni

ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime

lavaboya gittik ilk önce

"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "

oda ağlıyordu

benim için ağlıyordu hemde

onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse

egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum

demirde öyle büyütülmüştu

ama adam olamamisti maalesfki

kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım

"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı

anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim

öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler

"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi

beraber lavabodan çıktık

tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik

bi kafeye gidip oturduk önce

konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik

sonrada bi taksi çağırıp eve gittik

takside giderken başımı annemin omzuna koydum

oda saçlarımı okşadı

ilk defa miğdem bulunmadi o gün arabada

cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim

ilk defa müzik dinlemeden arabaya bindim

en güzel müziğin annemin nefes alışveriş sesleri olduğunu o an anladım

en güzel manzaralar annemin

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"

gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı

gözlerim dolmuştu

bana orospu iması yapmıştı

sana iş çıktı ne demekti

demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm

neden pişman olmuştuki

bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi

elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni

ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime

lavaboya gittik ilk önce

"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "

oda ağlıyordu

benim için ağlıyordu hemde

onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse

egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum

demirde öyle büyütülmüştu

ama adam olamamisti maalesfki

kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım

"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı

anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim

öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler

"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi

beraber lavabodan çıktık

tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik

bi kafeye gidip oturduk önce

konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik

sonrada bi taksi çağırıp eve gittik

takside giderken başımı annemin omzuna koydum

oda saçlarımı okşadı

ilk defa midem bulunmadi o gün arabada

cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim

ilk defa müzik dinlemeden arabaya binebildim

en güzel müziğin annemin nefes alışveriş sesleri olduğunu o an anladım

en güzel manzaralar annemin omzuna bedeldi

mi

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda midem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"

gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı

gözlerim dolmuştu

bana orospu iması yapmıştı

sana iş çıktı ne demekti

demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm

neden pişman olmuştuki

bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi

elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni

ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime

lavaboya gittik ilk önce

"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "

oda ağlıyordu

benim için ağlıyordu hemde

onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse

egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum

demirde öyle büyütülmüştu

ama adam olamamisti maalesfki

kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım

"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı

anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim

öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler

"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi

beraber lavabodan çıktık

tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik

bi kafeye gidip oturduk önce

konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik

sonrada bi taksi çağırıp eve gittik

takside giderken başımı annemin omzuna koydum

oda saçlarımı okşadı

ilk defa midem bulunmadi o gün araba kokusunda

cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim

ilk defa müzik dinlemeden arabaya binebildim

en güzel müziğin annemin nefes alışveriş sesleri olduğunu o an anladım

en güzel manzaralar annemin omzuna bedeldi

annemin kokusu en güzel araba kokularina bedeldi

işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken

birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı

evet abi demeyi bıraktım anlık olarak

şuanlık.

kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu

"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "

dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım

ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti

"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım

kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç

Fırat gitmisti o sırada

en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken

dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim

"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"

"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "

ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi

ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi

" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"

bu muydu takıldığı şey

aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu

onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim

yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim

"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim

şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu

bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu

arkamda yalinin şaşırdığını

"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim

" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz

"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu

" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti

"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim

neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki

odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı

" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu

" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi

ben cevabımı almıştım

"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"

o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba

"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu

komik gelmişti kikirdadim

kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "

" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "

" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"

içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum

burnu sürtsundu biraz

" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti

"aslında senden birşey isteyecektim"

"ne isteyecektin"

"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"

Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım

" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"

diyip göz kirptim

" yok ben vazgeçtim boşver "

" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"

saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi

"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"

" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim

sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim

Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki

anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti

" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi

" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"

"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi

" cidden diyorum neden İngilizce değil "

"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "

"haaa anladım "

içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"

kenan tam ağzını acacakken

" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum

elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi

" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"

bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim

üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik

demir götürecekti bizi

araba bindiğimde aynadan göz göze geldik

gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi

sonra rahatlamış gibi nefes verdi

onaneydi benim kıyafetlerimden ki

üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı

uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide

at eğitmenleri gibiydim biraz

alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda midem çok bulanırdi ve çok kusardım

herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu

en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli

bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum

girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü

"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı

demir bıkkınca nefes verdi

" ne iyi haber"

göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"

" evet evet kesinlikle "

karşılıklı göz devirdik

mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi

elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi

demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin

bana asla dönmedigi içindi

gözünün kenariyla bakmıştı sadece

" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"

elif hanım omzundan tutttu

bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim

" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"

"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "

arkadaşı falan?

demir bıyık altından gülümsedi

sinirim bozulmuştu ayağına bastım

canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"

dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi

aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti

o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti

kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular

demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu

kabinden çıktım etrafımda döndüm

çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi

bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik

demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu

buda olmassa gidelim burdan dedi annesine

bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum

kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi

ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi

vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı

demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim

giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim

ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim

ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok

aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu

hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu

kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu

" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"

diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim

" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"

demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye

ne yazikki vardı

benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu

HEMDE SIRITARAK

tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana

demirin çocuğa kitlendigini farkettim

çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı

demirin elinin yumruk olduğunu gördüm

beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi

yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)

elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu

görmezden geldim ama arkamdan seslendi

"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı

bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu

tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi

şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim

"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"

gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı

gözlerim dolmuştu

bana orospu iması yapmıştı

sana iş çıktı ne demekti

demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm

neden pişman olmuştuki

bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi

elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni

ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime

lavaboya gittik ilk önce

"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "

oda ağlıyordu

benim için ağlıyordu hemde

onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse

egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum

demirde öyle büyütülmüştu

ama adam olamamisti maalesfki

kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım

"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı

anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim

öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler

"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi

beraber lavabodan çıktık

tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik

bi kafeye gidip oturduk önce

konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik

sonrada bi taksi çağırıp eve gittik

takside giderken başımı annemin omzuna koydum

oda saçlarımı okşadı

ilk defa midem bulunmadi o gün araba kokusunda

cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim

ilk defa müzik dinlemeden arabaya binebildim

en güzel müziğin annemin nefes alışveriş sesleri olduğunu o an anladım

en güzel manzaralar annemin omzuna bedeldi

annemin kokusu en güzel araba parfümlerinden güzeldi

meğersem benim ilacım annemdi ve ben annemle bugün tanışmistim

************

Bölüm sonu

14 yorum