işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
hiç içeri giresim yoktu ama yinede zile bastım
tam o sırada yalın dışarı çıkmak üzereydi bana kapıyı açmış oldu yani
"ada , sen Fırat abimle çıkmamışmiydin ne isin var bu saatte"
yarama tuz basma yalın
" Fırat abinin işi çıktı , beni de apar topar eve bıraktı"
"hee anladım " ensesini kaşıdı
"sen nereye gidiyorsun"
şaşırdı sormami beklemiyordu herhalde , söylemekle söylememek arasında kaldı
nie bu kadar arada kalmıştıki nereye gidiyordu
"arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum öyle bizimkilerle"
"tamam görüşürüz " diyip içeri girdim, gelmek isterim belki diyemi çekinmisti anlamamistim
gelmemi istemiyormuş da gelmek istersem ne dicegini düşünüyormus gibiydi yada ben çok paranoya biriydim manyak şekilde ama umursamadan içeri girmeye çalıştım
içeri girdiğimde poyrazi gördüm mutluydu
"hoşgeldin biricik kardeşim " dedi samimiyetsizlikle
"hoşbuldum biricik abicim" şaşırdı bi an ama çaktırmamaya çalıştı
bende onu umursamadan yukarı çıkıcaktimki dediği şey beni durdurdu
" yalın neden seni çağırmadi biliyormusun"
baktım boş boş ona
"sinem yalınin en yakın arkadaşlarından biriyle yatti çünkü, sana karşı önyargılı olmadığını düşündüğün abin bile öyle düşünüyor,herkes icten içe öyle düşünüyor zaten "
sinirlenmistim " umrumda değil kimin benim hakkımda ne düşündüğü"
tabiki umrumdaydı yalınla aramız iyi sanmıştım
"sen bilirsin prenses" diyip gitti
sinirimi bozmuştu, başka birşey olsa takmaz benim duygularımı manipüle etmesine izin vermezdim ama yalın konusunda haklıydı çünkü aynı şeyleri bende düşünmüştüm
poyrazin dediği şeyle birleşince parçalar birleşiyordu
yalın gelmemi istememiş gelmek istememdende korkmuştu çünkü sinem gibi olduğumu düşünmüştü
düşünsündü
bende artık onun hakkında ön yargılı biri olduğunu düşünürdum olur biterdi
en azından biyolojik anne babam ve egeyle aram iyiydi ve birbirimizi kabul etmiştik bu kadar hızlı olmamın sebebi daha önce bi ailemin olmamasiydi
benim tek ailem abimdi başka abiye ihtiyacım yoktu
ama bir anneye ,babaya, kardeşe ihiyacim vardı
abim benim hem annem hem babam olmuştu evet ama
eksiklikleri ayni olmuyordu
sonuçta abime anne diyemezdim
işin böyle absürt komik bi yanı vardı
ben böyle düşünüp odama çıkacakken elif hanim beni durdurdu
"ay bende geç gelirsiniz diye yarına ertelemistim "dedi heyecanla
"neyi ertelemiştiniz"
"ben seninle bugün vakit geçirmek istemiştim yani alışverişe çıkarız anne kız kafa dağıtırız falan diye şimdi seni bulmuşken bırakmak istemiyorum ama zorlamak da istemiyorum istersen beraber dışarı çıkalım olurmu" dedi yüzümü okşarken
çok heyecanlanmıştı
her an ağlayabilirdim
bi annem vardi ve benimle vakit geçirmek için heyecanlanmisti
gülümsedim " olur çıkalım" ellerini çırparak yatak odasına gitti üstünü değiştirmek içindi sanirsam
bende odama gidip elime gelen ilk şeyleri aldim
siyah bir jean ,üzerime yapışan siyah boğazlı bir kazak ,çizmelerim ve kabanimla at binmeye gider gibiydim
bu havada etek giyemezdim açıkçası
aşşağı indiğimde elif hanimla biraz pişti olduğumuzu farkettim birbirimize bakıp gülümsedik
" ay best çocuğum ne kadar bana çekmişsin"
"ay onur duyarim"
kıkırdadi, gerçekten öyle düşündüğüm için öyle demiştim
çünkü tarzı magazin dergilerinde haftanın en şık ünlüsü kısmında en yüksek puani alan bi tarzdı
ayrıca 45-46 yaşlarında olduğunu tahmin edersek dehşet derecede genç gösteriyordu
gerçekten onur duyabileceğim bir şeydi ona benzemek
tip olaraksa babama benziyordum yani kemal beye
hastane odasına ilk girdiğimde benzerlik beni korkutmustu ve düşünmek istememiştim fakat evdeki herkes annesine benzerken yani sarışınken ben Fırat ve babam siyah saçlıydık
onlar kahverengi gözlüyse ise biz üçümüz mavi gözlüydük
genler değişik aktarılmıştı fakat aralarındaki en güzel bendim
annemden sonra
kadın muhteşemdi cidden
gerçi diğerleri güzel olamaz zaten yakışıklı olabilirlerdi mantık olarak ,ben düşüncelerime eş zamanlı olarak elif hanima olan hayran bakışlarimi gizlemezken
onunda hoşuna gitmiş olmalı ki gülümsedi ve kolunu omzuma atıp yandan sarıldı
hoşuma gitmedi diyemezdim bu duruma
çok güzel kokuyordu
Birden gelen araba kornası sesiyle düşüncelerimden ayrıldım
Sanırım bizi demir götürecekti alışverişmerkezine
arabalardan nefret ederdim ve sürekli kusardım
çok fazla midemi bulandırırdı
arabaya biner binmez cam tarafına kafami koydum kulaklığımi takıp müziğimi açtım
elif hanım ön koltukdaydi
demirde arada aynadan bana bakıyordu
son yaptığı ima hala aklımdaydı
unutmamıştim
en son avm ye geldiğimizde
nasıl olduğunu anlamadan kendimi sürekli farklı mağazalarda yeni şeyler alıp denerken buluyordum
severdim hızlı haraketli olmayı benlik sorun yoktu
annemle vakit geçiriyordum en önemlisi
daha ne olsundu ki
en son bi kafeye gitmiş insanlari puanliyorduk
"hayır hayır olay atkısinda değil atkı ayakkabıyla uyumlu olay çantasında bakarmisin gitmiş en cırtlak rengi almış" bu bendim
"iy evet haklısın turkuazin en cırtlak tonu cidden"
kadın yanimizdaydi resmen ve asla utanma yoktu bizde
o kadar dalmıştik ki kadının bizi duyup duymama ihtimalini göz önünde bulundurmamıştık bile
kadın en son bize döndü
" pardon canım bişeymi dediniz"
ikimizde donduk kaldık, yaptığımız hoş birşey değildi ama kendi halimizde takılalım derken kadını rahatsız etmiştik
"yok yanlış duymuşsunuz size demedik"
"eminmisin tatlım" dedi gıcık olmuştum ama hakkım yoktu
" eminiz aysel " diye bi ses geldi annemden
tamam artık hakkım vardı anlaşılan kadını tanıyorduk
şimdi anlamıştım
annemle kadının arası iyi değildi muhtemelen annem bilerek o kadını eleştirmeye başlamıştı
o sırada demir gelmişti aysel denen kadın ona selam verirken demir onu takmamisti
"hesabı hallettim ben " diyip gidecekken aysel tekrar konuştu
"şimdi böylemi olduk demir , biz neredeyse bir aile oluyorduk sen bana anne diyordun "
" Aysel hanım Aleyna ile denedik olmadı hala konuşmanın bir anlamı yok , hadi anne gidelim "
alışveriş poşetlerimizi yardımcılar arabaya önceden götürmüştü zaten
" olmaz şimdi gidemeyiz elbise bakmamız lazim"
"anne olmaz hadi başka zaman bakarsınız "
annem duygulu dugulu bakıp tamam oğlum diyip gidecekti ki demir annesine kıyamadı ,en sonunda ikna oldu
bu kadın tam bir manipülatifti
ve bu harikaydi
eve gidince demir ve aysel "teyze" olayını sormayı aklımın kenarına yazdım
büyük Bir mağazaya girdik kadın hemen elif hanimin yanına gelmiş onla konuşuyordu ama gözü Demirdeydi
demir kadıni umursamadı
ve kadın bana asla bakmıyordu ve tek bana hoşgeldin dememişti
anlamlandiramadim
en sonunda annem omzuma elini koyup "kızım için bi elbise bakmak istiyoruz" dedi
ben hala bana neden elbise baktığımız anlamamistim sonra bana kafede dediği şey aklıma geldi
benim aileye gelişimi kutlamak ve ilan etmek için bir organizasyon ayarlıyormuş kemal bey ve bunu doğum günümde yapmak istemiş "yeniden doğuş " tarzinda yani
sanırım o organizasyon için bakıyorduk elbiseyi
kadın şaşırmıştı sinemi kızı sanıyordu teknik olarak bana kıskanç gözlerle öfkeyle baktı ardından hayal kırıklığı ile demire
oha olayi şuan anlıyordum
yani beni kızım deyince demirin müstakbel eşi sanmıştı
içimden kahkaha attim
çok komik bir durumdu
kadın bana tekrar sinirli bir bakış göndermiş kıskançlikla süzmüs ardından elbise almak için gitmişti
Demirinde komiğine gitmiş olmalıydıki oda gülmüştü
kadin benim bedenime göre elbiseler getiriyordu
kabine 10 kere girip çıkmıştım ve demir sıkılıyordu ve asla sıkıldığını belli etmekten geri kalmıyordu
bende bu yüzden daha yavaş giyinip daha yavaş çıkartiyordum
daha çok sinir olsundu umrumda değildi
gelen kıyafetler oluyordu ama güzel olmuyordu
ya basenli gözüküyordum ya çok sopa gibi oluyordu içinde emanet gibi kalıyordum
yada renkler beni solgun gösteriyordu
artık kadinin bilerek yaptığını düşünmeye başlayacaktım
çok saçma kıyafetler vardı verdikleri arasında
en sonunda demir sinirlenmiş olmaliki elime bir elbise tutuşturdu "bu da sana olmazsa gideriz artık demekki sorun sende düzeltemeyiz öyleyse " diyip perdeyi kapattı
ilk olarak benim fiziğim gayet güzeldi 167 boyunda 53 kiloydum
belim inceydi ve benim fiziğimi patlatan nokta belimdi
fakat gelen tüm kiyafetler belden bollaşan şeylerdi
sinirlenmistim ama onun düşüncesinin beni rahatsız etmesine izin vermedim
elbiseye baktım
zevkli bi seçimdi
üzerime giydiğimde cuk diye oturmuştu
kendimi ilk defa böyle bir elbise ile görüyordum
en son ortaokul mezuniyetimde böyle bir elbise giymek istemiştim ama sevgili ailem umursamamis ve değer görmemişti benimde param yoktu abimde öğrenciydi yani onunda şık bi elbise için harçlıklarini harcamasi ayin sonunu getirememesi gibi birşeydi
istesem yada ona söylesem birindan borç alır mutlaka bana o elbiseyi alırdı ama ben onu zorda bırakmak istememiştim
en son demirin oflama puflama sesleriyle çıktım
ikisininde gözleri bende donmuştu
tamam biliyorum harikayim

(fiziği ve elbisesi bu ama elbise beyaz)
annem beni kendi etrafımda döndürüp " ada prenses gibi olmuşsun çok güzel bu Demir kedi olalı bi fare tuttu " diyip gülmüştü
bende ona katıldım
Demir hala bana bakıyordu gözü kalkcakti sonra birden bakışlarını benden çekip sağı solu kontrol etti bakan varmı diye
ve maalesefki vardı
benden 3-5 yaş büyük bi çocuk gözleriyle beni süzüyordu hemde asla yüzüme bakmadan, vücuduma odaklanmışti
ardından arkadaşını dürttü buraya bakması için
arkadaşıda döndü
ve bu anların hepsini demir eli yumruk olmuş şekilde izliyordu
uzatmadim ve direk üstümü değiştirmek için kabine girdim
gerginlik çıksın istemiyordum
başka zaman olsa ne bakıyorsun diye bağırır o gözleri oyardim
bakışları masum değildi çünkü
kabine girip üstümü değiştirdim kabinden çıktım tam ilerleyecekken biri bana seslendi
bu beni röntgenleyen çocuktu
"selam numaranı alabilirmiyim işim düşer belki lazım olur falan anlarsın ya " diyip göz kırptı
kusasım geldi
"hayır " dedim gözlerinin içine bakıp, hiç uzatmak istemiyordum
tam gidecekken çocuk kolumdan tuttu o kadar sinirlenmistim ki artık birden kolumu çektim ve yaklaştım tam iki yakasindan tutmuştum
çocuk etkilenmişti haraket edemiyordu
yaklaştım ve
bam
kafayi gömdüm
elif hanım ilerde şokla açılmış ağzını eliyle kapatirken
demir buraya doğru ilerlemeden önce kamerasi açık telefonunu kapattı
sonrada benim yerime devraldi
harbi kamerasi neden açıktı
çocuğu yakasindan tutup, yerden kaldırıp birde o kafayi gömmüstu
en sonunda elimden sürükleye sürükleye beni çıkardı
elif hanimda arabaya bindi hızlıca herşey biranda olmuştu
galiba şuan kaçıyorduk çünkü güvenlik durmamiz söylüyordu
bunların parası yokmuydu ne vardi yani rüşvet verseydik
niye kaçıyorduk yani heyecan olsun diyemi
ayrıca elbiseyide çalmıştım yanlisikla
parasını ödemeden çıkmıştık
demir arabaya binmemle gaza bastı
ve hızla arabayı çalıştırdı
en azından hiç polislerden kaçmadım demezdim
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını bekl
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaş
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya calistim
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi dokt
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle "
"
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi yak
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti" dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldı
"kınalı
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti burdaki herkes icten ice senden" dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
"
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi "abla ben si
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkesde vardı "abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten igr
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkesde vardı "abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile"
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sinida
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google trant
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiy
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli "
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdkm
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli "
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
'
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bu pantolon
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin old
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hani
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak ama kadin
bana asla dönmemisti
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elid
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım belimden beni
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmist
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmek için gitmis
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir söyleniyordu benim burda ne işim var diyerek
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerbenim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum ayrıca
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbise
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydin
aklıma gelen anıların
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana
aklıma gelen anıların
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk redmen
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi haraketli olmamin bi etkisi vardı tabiki ama genelde bol şeyler giyerdim , sa
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girm
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " v
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda,hosuma
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"
gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı
gözlerim dolmuştu
bana orospu iması yapmıştı
sana iş çıktı ne demekti
demire döndüğümd
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"
gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı
gözlerim dolmuştu
bana orospu iması yapmıştı
sana iş çıktı ne demekti
demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm
neden pişman olmuştuki
bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi
elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni
ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime
lavaboya gittik ilk önce
"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "
oda ağlıyordu
benim için ağlıyordu hemde
onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse
egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum
demirde öyle büyütülmüştu
ama adam olamamisti maalesfki
kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım
"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı
anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim
öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler
biz
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"
gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı
gözlerim dolmuştu
bana orospu iması yapmıştı
sana iş çıktı ne demekti
demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm
neden pişman olmuştuki
bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi
elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni
ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime
lavaboya gittik ilk önce
"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "
oda ağlıyordu
benim için ağlıyordu hemde
onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse
egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum
demirde öyle büyütülmüştu
ama adam olamamisti maalesfki
kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım
"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı
anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim
öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler
"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi
beraber lavabodan çıktık
tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik
bi kafeye gidip oturduk imve
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"
gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı
gözlerim dolmuştu
bana orospu iması yapmıştı
sana iş çıktı ne demekti
demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm
neden pişman olmuştuki
bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi
elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni
ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime
lavaboya gittik ilk önce
"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "
oda ağlıyordu
benim için ağlıyordu hemde
onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse
egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum
demirde öyle büyütülmüştu
ama adam olamamisti maalesfki
kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım
"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı
anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim
öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler
"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi
beraber lavabodan çıktık
tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik
bi kafeye gidip oturduk önce
konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik
sonrada bi taksi çağırıp eve gittik
takside giderken başımı annemin omzuna koydum
oda saçlarımı okşadı
ilk defa miğdem bulunmadi o gün arabada
cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim
ilk defa müzik dinlemeen
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"
gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı
gözlerim dolmuştu
bana orospu iması yapmıştı
sana iş çıktı ne demekti
demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm
neden pişman olmuştuki
bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi
elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni
ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime
lavaboya gittik ilk önce
"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "
oda ağlıyordu
benim için ağlıyordu hemde
onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse
egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum
demirde öyle büyütülmüştu
ama adam olamamisti maalesfki
kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım
"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı
anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim
öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler
"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi
beraber lavabodan çıktık
tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik
bi kafeye gidip oturduk önce
konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik
sonrada bi taksi çağırıp eve gittik
takside giderken başımı annemin omzuna koydum
oda saçlarımı okşadı
ilk defa miğdem bulunmadi o gün arabada
cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim
ilk defa müzik dinlemeden arabaya bindim
en güzel müziğin annemin nefes alışveriş sesleri olduğunu o an anladım
en güzel manzaralar annemin
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda miğdem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"
gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı
gözlerim dolmuştu
bana orospu iması yapmıştı
sana iş çıktı ne demekti
demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm
neden pişman olmuştuki
bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi
elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni
ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime
lavaboya gittik ilk önce
"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "
oda ağlıyordu
benim için ağlıyordu hemde
onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse
egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum
demirde öyle büyütülmüştu
ama adam olamamisti maalesfki
kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım
"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı
anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim
öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler
"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi
beraber lavabodan çıktık
tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik
bi kafeye gidip oturduk önce
konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik
sonrada bi taksi çağırıp eve gittik
takside giderken başımı annemin omzuna koydum
oda saçlarımı okşadı
ilk defa midem bulunmadi o gün arabada
cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim
ilk defa müzik dinlemeden arabaya binebildim
en güzel müziğin annemin nefes alışveriş sesleri olduğunu o an anladım
en güzel manzaralar annemin omzuna bedeldi
mi
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda midem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"
gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı
gözlerim dolmuştu
bana orospu iması yapmıştı
sana iş çıktı ne demekti
demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm
neden pişman olmuştuki
bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi
elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni
ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime
lavaboya gittik ilk önce
"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "
oda ağlıyordu
benim için ağlıyordu hemde
onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse
egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum
demirde öyle büyütülmüştu
ama adam olamamisti maalesfki
kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım
"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı
anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim
öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler
"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi
beraber lavabodan çıktık
tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik
bi kafeye gidip oturduk önce
konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik
sonrada bi taksi çağırıp eve gittik
takside giderken başımı annemin omzuna koydum
oda saçlarımı okşadı
ilk defa midem bulunmadi o gün araba kokusunda
cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim
ilk defa müzik dinlemeden arabaya binebildim
en güzel müziğin annemin nefes alışveriş sesleri olduğunu o an anladım
en güzel manzaralar annemin omzuna bedeldi
annemin kokusu en güzel araba kokularina bedeldi
işler pek istediğim gibi gitmemiş kahvaltimizi yaparken
birden Fıratin işi çıkmış ve beni apar topar eve bırakmak zorunda kalmıştı
evet abi demeyi bıraktım anlık olarak
şuanlık.
kapının önüne gelip arabadan ineceğim sırada elimi tutmuştu
"başka birgün telafisini yapalım tamammi , çok önemli bir işim olmasaydi birakmazdim seni "
dedi gülümseyerek içimi rahatlatmaya çalışıyordu sanırım
ona kirilmamistim zaten elinde değildi sadece çok heveslenmistim ve hevesim kursağımda kalmisti
"önemli değil abi başka zaman gideriz" diyip yalansan gülümseyerek arabadan çıktım
kapının önüne geldim ama içeri giresim yoktu hiç
Fırat gitmisti o sırada
en sonunda zile basıp kapının açılmasını beklerken
dışarı çıkmakta olan yalınla denk geldim
"ada erken gelmissiniz Fırat abim nerde"
"işi çıktı Fırat abinin benide eve bıraktı sen nereye gidiyorsun "
ensesini kaşıdı söylemek istemiyor gibiydi
ne işler çeviriyordu en sonunda derin bi nefes alıp doğruyu söyledi
" arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum bizimkilerle"
bu muydu takıldığı şey
aklıma gelen şeyi aklımdan kovmaya çalıştım ama çok mantıklı geliyorsu
onunla gitmek istememden korkuyordu sanki,beni davet etmek istemiyordu ama zaten beni davet etmediği sürece bende geliyimmi demezdim
yok hocam o kadarda samimi değildik, gerçi davet etse bile gidermiydim emin degilim
"tamam" diyip omzumu silkip içeri girdim
şaşırmış gibiydi kapının ağzında poyrazi gördüm sırıtıyordu
bu çocuk bu iq ile nasi doktor olmuştu aklim almıyordu
arkamda yalinin şaşırdığını
"hih" diye çıkardığı sesten anlamistim ama kulak vermedim
" o küçük kardeşim eve erken dönmüş hayırdır" dedi samimiyetsizlikle poyraz
"uğraşamam seninle " arkami dönüp giderken poyrazin dediği sey beni yerimde dondurdu
" yalin neden seni çağırmadi biliyormusun, çünkü sinem yalının bir arkadaşıyla yatmıştı , ne kadar sana iyi güzel önyargısız abi gibi takılsada oda sinem gibi olduğunu düşünüyor buda kaniti, burdaki herkes icten ice sana karşı temkinli yaklaşıyor " dedi sırıtarak cümlesinin sonunda göz kırpmisti
"yalan söylüyorsun" dedim ama doğru olduğunu biliyordum , yindde umursamamis gibi takıldım odama doğru adimladim
neden herkes sinem gibi olduğumu düşünüyordu kimse bana bişey yapmadığı sürece ağzımı bile açmamistim odama geldiğimde gözümden bir dama yaş akmıştiki
odanin içinde kenani buldum telasla yaklaştı
" ada noldu neden ağlıyorsun" ellerini yanaklarımin iki tarafına koymuştu
" sende sinem gibi olduğumu düşünüyormusun" yutkundu birşey demedi
ben cevabımı almıştım
"tamam kenan odamdan cikarmisin lütfen"
o sırada içeri ege girdi bakışlarımiz ona döndü sanırım kapı dinleme alışkanlığı ailedeki herkes de vardı galiba
"abla ben senin sinem olmadığını biliyorum bazılarının aksine " dedi ve olmayan saçlarını savurdu
komik gelmişti kikirdadim
kenan diz çöktü ve bana baktı" sadece bir an sorunca ne diyeceğimi bilemedim, sinem gerçekten iğrenç biriydi sen onunla kiyaslanamassin bile "
" neden nerden biliyorsun belki ben numara yapıyorum "
" hayır numara yapmadığını biliyorum, sen benim öz kardesimsin anlarım ben , abiler anlar"
içimden sarılmak geldi ama kendimi tuttum
burnu sürtsundu biraz
" sen nie odama gelmistin sormayi unuttum"konuyu değiştirmemle üzülmüştü herhalde boynuna atlamami beklemişti
"aslında senden birşey isteyecektim"
"ne isteyecektin"
"Rusça biliyorum demiştin ya sen , sınıfa bir değişim öğrencisi geldi ne dediğini falan asla anlamıyoruz oda turkceyi bilmiyor çok ama ortak bi projemiz gibi birşey var ,google translate yanlış çevirmiş galiba bilmiyorum işler çok karıştı , halledebilirmisin"
Google translate korece ve rusca gibi farklı alfabesi olan dillerde çok hata veriyordu olay bundan kaynakliydi sanırım
" hallederim getir telefonunu bi konuşalım rus beyfendi ile"
diyip göz kirptim
" yok ben vazgeçtim boşver "
" tamam kemam tamam saka yaptım hemen yiyorsun"
saka değildi, ruslar çok yakışıklıydi ve ben ne tesadüf rusca biliyordum ,bu evlememiz gerektiği anlamindaydi Kenan kafamdaki düşünceleri duymus gibi araya girdi
"28 yaşında ve evli haberin olsun diye diyorum yani umutlanma"
" kalede kaleci var diye goldemi atmayalim" sırittim
sakaydi tabiki o kadar şeref yoksunu değildim
Kenan şaka yaptığımı anlamıştı neyseki
anlamasaydi kavga çıkartirdim o sırada kenan telefonunu almış ingilizce haber vermişti
" tamam ben konuştum onunla bu akşam üstü müsaitmis,senin Rusça bildiğini öğrenince çok sevindi
" e İngilizce biliyorsaniz İngilizce konussanaza"
"sağol ya aklımıza gelmemisti " göz devirdi
" cidden diyorum neden İngilizce değil "
"a2 falan seviyesinde adam proje için iletişim kurabilecek kadar ileri seviye değil "
"haaa anladım "
içeri elif hanım girdi"ay favori çocuğum buradaymis"
kenan tam ağzını acacakken
" benden bahsediyor canım " diyip omzuna vurmustum
elif hanim beni hemen elimden tutup beni sürükledi
" çabuk hazırlan tabi eğer sende istersen alışverişe çıkalım seninle anne kiz"
bayılırdım alışveriş yapmaya hemen onayladim
üstüm zaten hazırdi direk aşşağı indik
demir götürecekti bizi
araba bindiğimde aynadan göz göze geldik
gözlerini kiyafetlerimde gezdirdi
sonra rahatlamış gibi nefes verdi
onaneydi benim kıyafetlerimden ki
üstümde boğazlı bi kazak altıma dar siyah bir pantolon vardı
uzun çizmelerimi giymistim birde kabanim vardı tabi boynuma sandığım uzun atkim bide
at eğitmenleri gibiydim biraz
alışveriş merkezi çok uzak değildi ama arabalarda midem çok bulanırdi ve çok kusardım
herkesle muhabbeti kesip kulaklığımi takıp müzik dinlemistim cami seyrederek arada demirin bakışları bana dönüyordu
en sonunda alışveriş merkezine geldiğimizde ordan oraya gidiyorduk sürekli
bu benim için sorun değildi haraketli yaşamayı seviyordum
girdiğimiz son mağaza ise elbiselerin abiyelerin olduğunu bi mağazaydi demirde o sırada artık gidelimmi diye sormak için gelmistiki elif hanım onu susturdu bana döndü
"biliyorsun ailemize yeni katıldın , babanda senin gelişin için bi organizasyon düzenlemek istiyor ayni zamanda doğum gününle aynı gün olsun istiyoruz ,yeniden doğuş olsun mantığında, bu yüzden bi kac elbise bakalım istedim ama istemessen seni zorlamayacagiz endişelenme" diyerek eliyle yanağımi okşadı
demir bıkkınca nefes verdi
" ne iyi haber"
göz devirdim" dimi demircim eviniz şenlendi resmen"
" evet evet kesinlikle "
karşılıklı göz devirdik
mağazaya girdiğimiz gibi bi kadin yanımiz geldi
elif hanimla konuşuyordu ama gözleri demirdeydi
demirde farketmis sırıtıyordu sağa sola bakarak bi sinir geldi nerden geldiği bilmedigim kesinlikle kadin
bana asla dönmedigi içindi
gözünün kenariyla bakmıştı sadece
" hoşgeldiniz elif hanim nasi birşey arıyorsunuz yardımcı olayım"
elif hanım omzundan tutttu
bende varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim
" kızım için bi elbise bakmak için gelmiştik"
"kızınızmi ben sinem saniyordum , demir beyin bi arkadaşi falan sanmıştım "
arkadaşı falan?
demir bıyık altından gülümsedi
sinirim bozulmuştu ayağına bastım
canı acımıştı biraz " aa demir abicigim birşeymi oldu"
dedim " yok kardeşim ayağımı böcek ısırdı galiba " diyip gülümsedi
aramızdaki gerginliği farkeden elif hanim beni ilerletti
o sırada kiz benim bedenime göre uygun olan elbiseleri getirmisti
kabinlerden birine girdim onlarda karşısındaki koltuğa oturdular
demir benim burda ne işim var diyerek söyleniyordu
kabinden çıktım etrafımda döndüm
çok olmamıştı elbise mavi renkti ve bana çok yakışan bi mavi tonu değildi
bu islem tekrarlandi kabinde ortalama 5,6 elbise değiştirdim ama kizin getirdiği kiyafetlerin hiçbirini beğenmemistik
demir en son çıktığımda elime bi elbise tutuşturdu
buda olmassa gidelim burdan dedi annesine
bi ima sezmiştim , bir kere sorun elbiselerdeydi benim vücudum gayet güzeldi boyumda ortalamaydi, ince bi belim vardı 167 boyunda 55 kiloydum
kadının getirdiği elbiseler belden bol olanlardi
ama benim vücudumun en belirgin noktası belimdi
vücudumu daha çok saran birşeye ihtiyacim vardı
demirin getirdiği elbiseyi çok incelemedim
giyip aynaya baktığımdaysa bi süre gözlerimi alamadim
ilk defa böyle güzel bi elbisenin içerisindeydim
ortaokul mezuniyetine gitmemiştim çünkü elbisem yoktu abimde öğrenciydi ve onunda parası yoktu,ona söyleseydim birinden borç alir mutlaka birşeyler yapardı ama gerek yoktu . Ona söylemediğim için bana kızmıştı tabiki , yani içimde heves kalmıştı böyle bir elbise giymek suanda o zamanlar hayal ettiğim gibi bi elbisenin içindeydim parasını dert etmeme gerek kalmayacakti bile , o zamanki adaya suan yaşadığım durumu söyleseydim mutluluktan havaya uçardi , ama şuan eve gittiğimde bana paragöz muamelesi yapmalarından korkuyordum sevinemiyordum çok
aklıma gelen anıları kafamdan savuran şey demirin sesi oldu
hadi çık artık işim gücüm var diye diye söyleniyordu
kabinden çıktım , elif hanimla demirin gözleri üzerimde şaşkınlıkla durmuştu
" ay prenses gibi olmuşsun ne kadar güzelsin"
diyip beni kendi etrafımda döndürdü elif hanim
" ya teşekkür ederim bende çok beğendim"
demirse gözlerini en son üzerimden çekti sağa sola baktı bana bakan varmı diye
ne yazikki vardı
benden bi kac yas büyük bi çocuk resmen vücudumu süzüyordu
HEMDE SIRITARAK
tamam biliyorum fiziğim güzeldi , ama bu bakışlar pek masum gelmemişti bana
demirin çocuğa kitlendigini farkettim
çocuk o sırada yanındaki arkadaşını dürtmus onunda bana bakmasini sağlamıştı
demirin elinin yumruk olduğunu gördüm
beni kıskandığıni düşünmüyordum muhtemelen kim olursa olsun böyle rahatsız edici bakislara maruz kalırsa sinirlenirdi
yani umarım öyledir

(adanın fiziği ve elbisesi ama elbisenin beyaz olduğunu hayal edelim)
elbiseyi çıkarmak için kabine girmistim üstümü değiştirip kabinden çıkacağım sırada kabinin önündeki çocuka karşılaştım bu az önce beni röntgenleyen çocuktu
görmezden geldim ama arkamdan seslendi
"selam numaranı alabilirmiyim " ve göz kırptı
bana masum gelmemisti asla sadece gözlerine bakıp hayır deyip gitmeye çalıştım ama kolumdan tuttu
tam o sırada çocuğun gözüne bir yumruk indi
şaşkınlıkla kafami çevirdiğimde demirle göz göze geldim
"napiyorsun sen burda, hoşuna gittimi bari iş çıktı sana"
gözlerim şaşkınlıkla açıldı ben ona vurmaya kalmadan elif hanım oğluna tokadi yapıştırdı
gözlerim dolmuştu
bana orospu iması yapmıştı
sana iş çıktı ne demekti
demire döndüğümde pişman gözlerle baktığını gördüm
neden pişman olmuştuki
bana dediği şey basit birşey değildi kabul edilemezdi
elif hanım hemen ellerimden tutup çıkardı beni
ben şok içinde bakarken o demirin tabiri caizse ağzına sicmisti benim yerime
lavaboya gittik ilk önce
"özür diledim kizim iki saniye yanimdan ayrıldığında gelip sana böyle birşey diyeceğini tahmin edemedim yetisemesim özür dilerim "
oda ağlıyordu
benim için ağlıyordu hemde
onun hiçbir suçu yoktu , oğlu küçük çocuk değil 26-27 yaşında adamdı neredeyse
egeye olan tavırlarından onun ne kadar iyi bi anne olduğunu anlayabiliyordum
demirde öyle büyütülmüştu
ama adam olamamisti maalesfki
kendini suçlayarak ağlayan elif hanım sırf ben üzüldüm diye üzülüyordu ona sarıldım
"senin suçun değil anne" çok erkendi biliyordum ama daha önce hiç annem olmamıştı
anne kelimesini yeni öğrenmiş bir çocuk gibiydim
öğrenir öğrenmez direk ağzimdan çıkıvermisti kelimeler
"teşekkür ederim ada , annen olmama izin verdiğin için teşekkür ederim" göz yaşlarımı sildi
beraber lavabodan çıktık
tabiki demirle gitmedik yada onun günümüzü mahvetmesine izin vermedik
bi kafeye gidip oturduk önce
konuştuk kahvelerimizi içtik eğlendik
sonrada bi taksi çağırıp eve gittik
takside giderken başımı annemin omzuna koydum
oda saçlarımı okşadı
ilk defa midem bulunmadi o gün araba kokusunda
cam tarafına uzak olmama rağmen ilk defa kusmadim
ilk defa müzik dinlemeden arabaya binebildim
en güzel müziğin annemin nefes alışveriş sesleri olduğunu o an anladım
en güzel manzaralar annemin omzuna bedeldi
annemin kokusu en güzel araba parfümlerinden güzeldi
meğersem benim ilacım annemdi ve ben annemle bugün tanışmistim
************

