bana bakıp abartılı tepkilerle " Anne bu taş kim, Ada nerde kaldı" diyen Güneye göz devirdim ,çok değişmemiştim,bi kere yani değişmiştimde bambaşka bir insana dönüşmemiştim
"ya sen nasıl bir dna harikasısın , diğer bütün gençlik hatalarımın bozduğu moralimi topladın babacım" gülerek babamın yanağına bir öpücük bıraktım
"Ay annecim benim , güzelliğini benden aldığın ne kadar belli"
"Anne , Adayla benzer olan tek şeyiniz cinsiyetiniz" Diyen kenana annemle aynı anda göz devirdik,
ama ikimizde içten içe haklı olduğunu biliyorduk , cidden alakamız yoktu, ben tam anlamıyla babamın kızıydım
en son diğerlerinin de gözüme girmek için verdiği abartılı tepkilerde bitince babam girmem için kolunu uzatmıştı
reddetmedim , beraber dışarı çıktığımızda kim kimin arabasıyla gitcek hesabi yapıyorduk,akrabalar geldikleri arabalarla gideceklerdi fakat , Güney benle beraber gitmek için tutturuyordu
bense yavaş yavaş babamın yanından tüyüp , Demirin arabasına girmiştim bile, camdan Güneye seslenip " Atla" demiştim
oda hemen götüne vura vura gelip kendini arabay atmıştı
en sonunda diğerleride yerleşince Demir gaza basmıştı
büyük ihtimalle babamın arabasında bir sıkışıklık vardı,ve biz Güneyle tek başımıza yayıla yayıla Demirle beraber gidiyorduk,
Güney birden " Ay" diye bağırıp ödümüzü koparmıştı
birden ona döndük" noldu Güney"
" yok birşey ya niye abartılı tepki veriyorsunuz, müzik açmayı unuttuk diyecektim"
ayni anda Güneye bakıp göz devirirken, karşıt birşey deseydik asla kabul etmeyeceğini bildiğimizden dolayı birşey dememiştik bende o sırada Demir'in yanağından onu hafifçe kafasını çevirip yola bakmasını sağlamıştım" yola bak yola kaza yapcaz şimdi"
göz kırptı" benim sürücü koltuğunda oturduğum arabadamı kaza yapacağız, güldürme beni" karizmatikçe güldü
düşmüştüm yine
birden yanağıma gelen yavaş tokatla Güneye döndüm
"kız abin o senin abin, bakma hülyalı hülyalı"
Demirin hoşuna gitmiş gülüyordu, bense elimi göğüsümde birleştirmiş" uf saçmalama Güney" demiştim.
Güney beni çok siklemeden telefonunu arabaya bağlamıştı
birden son ses çalan Danza kuduro ile irkilmiştik
fakat ben hemen ardından kıvırtan Güneye uyum sağlamıştım
köpek gibi bağırıyorduk ve tek yaptığımız şey
melodisine eşlik edip danza Kuduro kısmında bağırmaktı
çünkü sözleri bilmiyorduk , gaza geldim şuan
ispanyolcada öğrenecektim, şarkı ispanyolcamıydi ki?
ben kafamda düşünürken organizasyon olan mekana gelmiştik
" kapıyı açıp indiğimde bu sefer karşımda gerçek bir kırmızı halı vardı, götüm ciddi derecede kalkmıştı.
Annem babamın koluna girmiş bizi bekliyordu
benim ne kadar canım Demirin götünden ayrılmak istemesede yabancı yer olmayan Fırat abimin yanına gittim
Babamdan sonra en büyük oydu, onla beraber içeri girmem daha iyi olacaktı, birden flasklar patladı
"Kız kardeşiniz sinemin aslında sizin ailenizden olmadığı doğrulandımı"
"kolunuzdaki kız kim Fırat bey, sevgilinizmi"
"kolunuzdaki kızın bu öğlen Demir beyle el ele olduğundan haberiniz var mıydı "
"poyraz bey şirketteki ihaleden neden çekildiniz, tehdit edildiğiniz doğru mu?"
birden birsürü soruyla karşılaşmıştım ,kimse sikine takmazkeen ben şaşkın şaşkın gazetecilere bakıyor, flashlar yüzünden gözlerimi açmakta zorluk çekiyordum
Bu ışıltılı hayatı ben seçmemiştim
onları atlatıp en son içeriye girdiğimizde , kendimi 17yy balolarından birinde sanmıştım, içerisi çok iyiydi
ben ilk defa böyle bir ortamda bulunuyordum
ve nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum
mesela keşfetimdeki kadının,muzu çatal bıçakla yediği videolar, böyle ortamlar için miydi
ben muzu tabağımda bıçakla soyana kadar 2 saat gülme krizine giderdim,
yada mesela burda duran ama yarım saat sonra Tokyoya akşam yemeğine gidecek zenginlikte insanlar var mıydı ?
kendimi çok yabancı hissediyordum, ve çok kasmıştım
" abla kasma bu kadar ya , tanıdık zaten çoğu" keremin sözleriyle elimle dürtüp az ilerdeki Ajda Pekkanı gösterdim
" o damı tanıdık"
"Lan Ajda pekkan değilmi o , ne işi var burda"
" valla bende onu sordum zaten"
kerem diğerlerine seslenip, söylemesi üzerine hepimiz ajda Pekkanı inceliyorduk
biz tiptip bakarken, annem mahcup olmuş dişlerinin arasından
"ne yapıyorsunuz siz kiza tiptip bakmayı bırakın" demişti
"Anne kız dediğin Ajda Pekkan yanlız saygılı olur musun" diyen kenanla bakışlarımiz onda döndü, hepimiz onaylar şekilde başımızı salladık , annem delirmişti " Ne ajda Pekkanı oğlum, ay kadın geliyor sakın rezil etmeyin beni"
Ajda Pekkan geldiğinde hepimizin bakışı tekrar ona döndü
önce yanındaki çift, ardından Ajda pekkan annemle sarıldılar
"ay elif teyze ne kadar güzel olmuşsun" biz annem kadın ona teyze dedi diye sinirlenir sanarken samimi bir gülüş yollamış
"ay teşekkür ederim Ayçacığım sende harikasin" demişti
ha Ayça ha Ajda aynı şeydi ama kadın kafamızda ajda Pekkan diye kodlanmıştı.
hepimiz yalandan kadına gülümseyip memnun oldum derken birden Güney aramıza atlamış , Ajda pekkanın elini öpmüş
"ay Ajda Pekkan sizin tanıdıkmıydı, bütün şansımı burda kullanmışım , bir imza alabilir miyim Ajda abla lütfen"
kadın elini çaktırmadan çekmeye çalışıyor ve samimiyetsizce gülüyordu
" yavrum ne ajdasi iyimisin sen 28 yaşındayım ben!" diye sesini yükseltmişti, yanındaki arkadaşı olduğunu sandığımız adam Ajda Pekkanın elinden tutarak " sakin ol kızım, rezil olmayalım"
demişti.
Ne
ilk olarak bu kız 28 değildi
ikincisi, bu insanlar nasıl onun anne babası olabilidi
üçüncüsü o ayça değil ajdaydı
annem birden kadının elinden tutmuş
" ay çok özür dilerim Ayçacığım, yeğenim olur kendi, akıl sağlığı pek yerinde değil" diyip onlari başka yöne çekiyordu
kadin gittiğinde babamda dahil bütün aile bakışıyorduk
"nasıl 28 ya " diyen yalına döndüm
" ne 28 i ya asıl nasıl Ajda pekkan değil" diyen Güneye baktım sonra,
" oğlum, babasımıymış o adam ben genç bir arkadaşı falan sanmıştım " demiştim herkes onaylar mırıltılar çıkarmıştı
en son annem geldiğinde " rezil ettiniz beni kadına ya , "
"anne kadın kendini rezil etmişti bence" diye ona döndüm
günlesi geldi ama gülmedi kendini tuttu
biz hala şoktaydık
harbi nasıl 28 di ya, ifaket babaanneye makyaj yapmışız gibiydi kadının yüzü
tamam abartıyordum, ama sanırım çok önceden beri düzenli dolgu yaptırmıştı ve hiçbirini yenilememişti yani hepsi sarmıştı bu yüzden, saçlarınıda beyaza boyatinca
tam anlamıyla Ajda Pekkan olmuştu
hepimiz tam anlamıyla şoktan çıkamazken annem birden bir koluna beni bir koluna babamı sürükleyip bizi yanına çekmişti
ortalama 1 saat falan -abartmıyorum- masa masa gezmiş birsürü insanla tanışmıştım, hatta çoğu magazinlerde gördüğüm insanlardı ,
ama genel olarak magazinlerde görüp kusursuz sandığım çoğu ünlünün belli olacak şekilde kusurları vardı
bu beni nedense çok şaşırtmıştı
en sonunda oturmak için bizimkileri olduğu masaya gitmiştik, baktığımda poyraz, kerem ve Güney'in oyunda olduğunu görmüştüm, hemen telefonumu açıp, bende oyuna girmiştim
" lan olum arkanda Adam,gebereceksin "
" ya dur şuan önümdeki ile uğraşıyorum "
" korkmayın gencolar ben geldim"
" bıdi bıdi yapma yakup oyununu oyna"
" bak şimdi nasıl ananı - sey ediyorum , seviyorum" diyip şirince gülümsedim
" ya peşimdeler diyorum biri yardıma gelebilirmi"
" Dur geldim ablam Aha headshot"
" yavrum napıyorsunuz herkes size bakıyor " Fırat abimin sessizce dediğiylee kafamı kaldırıp etrafa bakmıştım pat dye
Fırat abim kafasını onaylamazca sağa sola salladı
hemen alttan diğerlerinin dürttüm " oğlum herkes bize bakıyor"
kenan ve yalın bile düzgün düzgün otururken poyraz beni şaşırtmıştı bu gece
vay be poyraz , aslında zaten oyun delisi olduğunu evdeki PlayStation odasından biliyordum
o sırada benim dediğim şeyle üçüde kafalarını pat diye aynı anda kaldırmışlardı
bu sefer kafasını sağa sola sallama sırası bendeydi sanırsam
hemen rolümün hakkını verdim,
" yavrum yırtmacın açılıyor, birine kafayı gömücem şimdi "diyen poyrazla üstüme baktım cidden biraz açılmıştı , hafif oturuşumu toparladım, ve bu sefer daha çaktırmadan oyuna masanın altından oynamaya devam ettik
o sırada babamın kulağıma sesi geliyordu, uzun uzun birşeyler anlattı, pek dinlemedim, ama tam bunu düşündüğüm an adımı duydum
"ve kızım Ada demirhan," diyip beni işaret ediyordu
hemen kafamı kaldırdım, herkesin bakışı bana dönmüştü,
zoraki şekilde gülümsedim herkese, keremler bile oyunu bırakmış,rezilliğime gülüyorlardı
babamın yanına gitmeden hemen bizimkilere döndüm
"Fırat abi benim yerime oynarmısın çevrimici durdurulmuyor , hadi gittim ben diyip, Fırat abinin eline telefonu tutuşturmuştum
nazik adımlarla babamın yanına gitmeye çalışırken en annem elleriyle şakaklarıı ovuşturuyordu , o sırada etraftan bi alkış sesi geldi, babamın yanına gittiğim sırada iki saat evde yapmaması için yalvardığım şeyi yapıp gülerek mikrofona " birşey söylemek istermisin kızım" demişti. Yaptığım rezillik yettiği için reddetme seçeneğini eledim hafifçe mikrofona yaklaştım, ve doğaçlama birşeyler dedim
" Bu Organizasyonu düzenleyen ve yardım eden herkese öncelikle teşekkür ederim, ve davetimizi kırmayıp gelen herkese eee yine teşekkür ederim" diyip gülmemek için zor durmuştum
bizimkiler kıkırdarken davetliler arasında gülenler vardı tabi fakat tam tersi fısıltılarda vardı,ama onları duymazdan gelmiştim.
masaya geri dönecekken birden çalan müzikle, poyraz kalkıp beni dansa davet etmiş bende herkes bize baktığından teklifini kabul etmiştim
ve ben dans etmeyi bilmiyordum
" poyraz böyle yandan yandan dans ediyormuş gibi masaya gidelim ben dans etmeyi bilmiyorum" yalandan güldüm
" saçmalama Ada herkes bize bakıyor, yengeçmiyiz biz" diyip oda yalandan gülümsedi .
Annem dolu gözleri ile bize bakıyordu,
bu kadın niye bu kadar duygusal diyecekken, benim dahada duygusal olduğumu hatırladım.
" çok güzel olmuşsun Ada" konuşan poyrazla bakışlarım ona döndü
" Allah razı olsun reis ,seninden bi giderin var eh işte" bu dediğime karizmetikçe güldü, umarım ben bu yalanla çarpılmazdım
çünkü nefes kesici gözüküyordu, etraftaki kızların hayran bakışlarını görebiliyordum
" çarpılcaksın abicim, tövbe et çabuk" dışardan gıcık bakışlar atarken içimden tövbe ettim hemen
"ayrıca sen benim abim falan değilsin"
" neyinim peki amcaoğlun mu"
" öyle olsa kuzenim oluyorsun yine abi oluyor "
"amcan oluyorum o zaman?"
" yok dedem falan oluyorsun herhalde "
" nasıl yani ben babamla kardeşmiyim"
çok anlamsız bir sohbetin ortasında ciddi ciddi konuşuyorduk
o sırada içeri ege abimin girmesiyle sevinçten havaya uçmustum
biraz gecikmişti
tam gülümseyecekken yanında gördüğüm kişi ile gülümsemem yüzümde soldu, poyraz da baktığım yere bakınca kaşlarını çatmıstı
abim kolunda sinemle beraberdi,
ve umutsuzca yüzüme bakıyordu




