Yüsraa: Alin! Sana bir haberim var.
Hafta sonu öğle yemeğimi yerken gelen mesaj beni kendime getirdi.
Ben: Efendiim.
Yüsraa: Kuzenim Aslan'ı biliyorsun değil mi?
Ben: Evet? Hani şu şef olan.
Yüsraa: Evet o, yeni bir bar açıyormuş bizi davet ediyor. Bir arkadaşı var, tam sana göree!
Yüsra'nın beni düşünmesi sırıtmama sebep olmuştu.
Ben: Aa öyle mi? Biliyorsun benim aşka inancım bitti Yüsra, bunu bildiğini sanıyordum!
Yüsraa: Tamam o zaman konumu atıyorum. Bu akşam saat 11:00 de. Seni bekliyor olacağım♥️
Konum gönderildi...
Beni dinlemiyordu bile! Ama Yüsra'yı da üzmekte istemiyordum. Gidecektim, Yüsra'yı seviyorum, onun hatrı için gidecektim.
✈️
Saat akşam 10:30 gibiydi. Üstüme daha alalı 1 ya da 2 ay olmuş bir dar, uzun elbise giydim. Rengi koyu kırmızıydı. Göğüs dekolteliydi. Göğüs dekolteli elbiseleri seviyordum. Altıma ayakkabı olarak YVES SAİNT LAURENT topuklu ayakkabılarımı tercih ettim. Saçlarım dalgalı yapmıştım. Dudaklarıma kırmızı mat bir ruj, kirpiğime maskara, gözüme ise eyeliner çekmiştim. Makyajım bu kadardı artık çıkabilirdim. Çanta olarakta ayakkabılarımla uyumlu YSL çantamı seçtim. Kapıyı kilitleyip arabaya doğru koştum. Mercedes'imin kapısını açıp içeri daldım. İlk defa arabama uygun bir kombin yapmıştım. Zengin kadınlar gibiydim. Bu hoşuma gitmişti. Gaza basıp Yüsra'nın attığı konuma doğru gitmeye başladım. Şarkı olarak Manga'nın Işıkları Söndürseler Bile çalmaya başladı. Kendimi şarkıya kaptırıp dans etmeye başladım.
✈️
Kapıda Bodyguardlar vardı ellerinde bir liste ile duruyorlardı. Önlerine doğru yürüdüm. Sarışın adam bana eliyle dur işareti yaptıktan sonra listeye baktı. "İsmin?" dedi o sarışın yakışıklı. Evet, aşka inancım bitmişti ama bu baya fazlaydı. Adamı baştan aşağı süzdükten sonra gözlerim gözlerine tırmandı. "Alin Özkurt," dedim kendimden emin bir sesle. Sarışın yakışıklı beni süzdükten geç işareti yaptı. Gülümseyerek içeri geçtim. Biraz ilerledikten sonra kadehlerini tokuşturan Yüsra ile Aslan'ı gördüm. Hızlı bir şekilde yanlarına yürüdüm. Yüsra'nın yanına oturarak "Selam, oo biz gelmeden başlamışsınız." dedim Yüsra'nın sırtını ovalayarak. O da beyaz kısa bir elbise giymişti. Kuğu gibi duruyordu. Yanımıza yaklaşan garsonlar önce önüme bir kadeh, sonra içine de kırmızı şarap doldurmuştu. Kafamla teşekkür edip küçük bir yudum aldım. Arkamda beliren gölgeyle kafamı çevirdim. 2 tane adam vardı. İri cüsseliydi ikisi de. Aslan ayağa kalkıp "Kardeşim hoşgeldin!" deyip el tokalaştılar. Adamın gülümseyince gözleri kısılmıştı. Teşekkür ederim. Mekan hoş hayırlı olsun kardeşim."
