İçeriğe geç

Ucube

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Ucube

Bölüm 1

1) "Ucube!"

13 Yıl Önce

Evet, yine başlıyoruz. Annem her zaman olduğu gibi evde değil ve babamsa evliliğinin bir aldatma ötürü sallandığından habersiz evine para getirmek için gece gündüz demeden çalışıyor.Fakat bu bildiğim yalan gibi sırrı babama söylersem annemin beni yaşadığıma pişman edeceğini adım gibi biliyorum.7 yaşında bunların farkında olmaktan tiksiniyorum.

7 yıl önce,yani ben doğduğum gün...Sağ gözümde görme yetisi olmadan doğmuşum.Sağ gözümün rengi gri denilebilecek kadar kötü durumda.Ve ben bunun yüzünden bu yaşıma kadar çok dışlandım.Sırf gözüm beni korkutucu gösteriyormuş diye annem bile beni istemeyerek bana tiksinircesine bakardı.Haklıydı,ben çirkin ve garip gözüküyordum.Aynı zamanda hiç arkadaşım da yoktu.Neden benim gibi bir "ucube" ile arkadaş olmak isteyen olsaydı?

Bana ait,sadece bana ait bir arkadaşım olsun istemiştim hep.Ya da annem de beni biraz sevsin istemiştim.Ama olmadı...Yine de en azından yanımda beni seven bir babam vardı,hayatımda beni seven ve değer verendi o.Onu kaybetmek benim için ölüm olurdu.

Evde kimsenin olmaması üzerine bilgisayarımın başına geçmiştim.Instagrama girdiğimde yanlışlıkla da olsa önerilenler kısmını açtığımı fark etmiştim.Karşıma ilk çıkan hesap adı ise "._.BangChan._." diye bir hesaptı.Ne salakça bir nickname...Ama yine de fark etmeden yaklaşık 3 koca dakika boyunca hesabın sayfasına bakmıştım.Merakım giderek güçleniyordu,kahretsin.Beni bu hesaba ne bu kadar çok çekiyordu bilmiyordum ama kendimi durduramadan özel hesap olmasına rağmen ise istek attım.Anında sanki yanlış bir işe kalkışmışım edasıyla kanımın çekildiğini ve bir anlığına ellerimin soğuduğunu hissettim.Ellerimi yavaşça bilgisayardan çekerken odamdaki küçük aile fotoğrafına baktım.Ig hesabımın varlığından ne annemin ne de babamın haberi vardı,sanırım bu yüzden kötü bir şey yapmış gibi hissediyordum.Annemin umrunda bile olmayacağını biliyordum,babam ise beni bu tarz şeyler için kontrol edecek en ufak bir vakte sahip değildi de zaten.Yakalanma riskim de yok denecek kadar azdı.Hem belki de o çocuk arkadaşım benim olurdu? İşte bu düşünceyle irkildim ve sol gözümü ovuşturdum. Saçmalama,Seungmin.Öyle bir şey olmayacak.

Susadığımı hissettiğimde bilgisayarı açık bıraktım ve yavaş adımlarla mutfağa gittim.Bir bardak suyla odama geldiğimde masamın tekrar başına oturdum.sakince suyumdan yudumlarken az önce istek attığım hesabın isteğimi kabul ettiğini fark ettim.İnanmıyorum! Şaka olmalıydı,cidden kabul etmiş miydi? Bunun verdiği heyecanla neredeyse yudumladığım suda boğuluyordum.Umursamadan çocuğun hesabına girdim ve fotoğraflarında dolanmaya başladım! Çok tatlı ve nazik görünüyordu ama insanları görünüşten tanımanın iyi bir fikir olmadığını zaten biliyordum.Tam da o an o çocuktan mesaj geldiğini ifade eden bir bildirim geldi.Ben de anında o mesaj bildirimine tıkladım.

._.BangChan.._. / PuppyMin

"Selam"

"şey Selam"

"Kullanıcı adın baya iyiymiş,eminim ki gerçek adın da öyledir :)"

"Yani bu tam olarak da adımı sorduğun anlamına mı geliyor?"

"Evet,aynen de öyle! Yani eğer istersen...Ben Bang Chan"

"Kim Seungmin..."

"Tanıştığımıza memnun oldum,Seung.Haa Seung dememde umarım sorun yoktur."

"Hayır,sorun yok :)"

"Tamamdır,sana birkaç saat sonra yazarımm.Şimdi gitmem gerek,görüşmek üzere,Seung :)!"

"Görüşürüz Chan :)"

._.BangChan._. Çevrimdışı

Oha oha oha hala inanamıyorum! Bildiğiniz arkadaş edindim! Tabii...Yüzümü görse arkadaş olmak isteyeceğini sanmıyorum.Kimsenin beni istemediği ve de istemeyeceği gibi...

6 Ay Sonra

"Hoş geldin baba!"

"Hoş buldum meleğim,annen nerede? Onunla konuşmam gerek."

"Salonda..."

"Odana çık, meleğim."

Babamın dediğini yapmaktan başka çarem olmadığını bilerek yavaşça başımı salladım ve kendi odama çıkarak kapıyı arkamdan kapattım.Elbette bilgisayarımın başına oturarak Chan'a yazmaya başladım.

._.BangChan.._. / PuppyMin

"Chan,selam!"

İletildi

Yazıp Ig'ten çıktığım anda evde kıyamet kopuyordu resmen.Aşağıdan gelen bağrışmalar ve cam sesleri beni korkutuyordu.Olduğum yerde tir tir titrerken cesaretimi zor da olsa toplayarak aşağı indiğimde babamın elini kanlı bir biçimde gördüm.İlk başta ne olduğunu anlayamadım ama daha sonra cam kırıklarını fark ettim,camı tuzla buz etmişti.Anneme zarar vermemişti,zaten öyle de bir adam değildi.Hızlıca paltosunu aldığı gibi kapıyı çarparak evden çıktığında sinirden beni bile görmemişti.Anneme doğru baktığımda ise o da sinirden karşımda sırıtıyordu.Hızla merdivenlere doğru üzerime yürümeye başladığında iyice kilitlenip kalmıştım.Beni yakamdan tutarak koridora doğru zorla sürüklemeye başladı ve en sonunda da yere fırlattı.Sesi tiksinç ve kzıgındı.

"SEN SÖYLEDİN DEĞİL Mİ! SANA SENİ YAŞATMAYACAĞIMI SÖYLEMEMİŞ MİYDİM,UCUBE!"

Yüzüme attığı sert tokat darbesiyle zemin de bana vurmuştu.Düşene ikinci kez vurulmazdı hani? İşte o an kafamı sertçe yere çarptım.Gözlerim korku ve panikle birlikte yaşlarla doluyordu.Neden benim annem beni sevmiyordu? Buna rağmen ağzımdan tek bir kelime dahi çıkmadı,yapamadım.Diyemedim ona "Ben hiçbir şey söylemedim!" diye.Çünkü iliklerime kadar korkmuştum.En sonunda telefonun çalmasıyla annem bana son kez tiksinerek baktı ve hızlı adımlarla telefonuna gitti.Ben de olduğum yerden zorla kalktığımda ayakkabılığımızın yanındaki aynadan kendi yansımama denk geldim.Yüzümde kıpkırmızı beş parmağının da izleri vardı.Bunun yanında beni canavar gibi gösteren gri gözüme bakmak bile istemiyordum.Elimi kafama doğru götürdüğümde ise sıcak bir ıdlaklık hissettim.Elimi kontrol ettiğimde az da olsa kana şahit oldum.Bu dayanacağım son nokta diye düşünürken annemin sesi evde çılgınca yankılandı.

"Senin yüzünden baban trafik kazasında ölmüş,Ucube!"

İşte o an tüm dünyam durdu.Kulaklarım annemin hakaretlerine sağırlaşırken tek duyduğum şey giderek yükselen kalp atışlarımdı.Renklerin solduğunu hissettim.Yaşadıklarımın en büyük kabusum olmasını dileyerek yavaşça da olsa gözlerimi kapattım ve derinden nefes almaya çalıştım ama oksijen vücuduma yetmiyordu.Vücudumun kasıldığını hissederken aynı zamanda da boğazımda koa bir yumru da hissettim.Aldığım nefesi uzun bir süre vermedim ve duyduğumun gerçek olup olmadığını anlamaya çalıştım.Babam...Babam ne demek ölmüştü? Ben...Ben bir ucube miydim gerçekten? Bu his ve düşüncelerimi babamın çıkışından sonra tekrar açılıp kapanan kapı dağıtmıştı.Annem küçük bir el çantasıyla beni umursamadan hızlıca evden çıkıp gitmişti.Ağlamamak için bunca zamandır kendimi sıktığımı bile fark etmemiştim ama en sonunda hüngür hüngür ağlamaya başlamıştım.Çığlık atmak,bir şeyleri parçalamak ve hiç yaşamamış olmak istiyordum.Ne demej ölmüştü ya! Biri bana bunun hesabını vermeliydi diye düşündüm ama bunun tek sebebi annem denen insandı.Benden bu hayatta beni en çok seven tek insanı da koparmıştı.Zar zor odama çıktığında Chan'dan da bir mesaj geldiğini zoraki gördüm.Buğulu görüşüm her şeyi zorlaştırırken zorla kendimi sandalyeye bıraktım.

._.BangChan.._. / PuppyMin

"Seungmin,ben nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ama...Ailem hesabımı,senle arkadaş olduğumu ve diğer her şeyi öğrendi.Bu hesaba ve seninle arkadaş kalmama hiç sıcak bakmadılar.Birazdan da telefonumu alacaklar..."

"Gitmek zorundayım,Seungmin.Özür dilerim."

"Lütfen,gelecekte bul beni..."

İletilemedi

Tekrar hayatımın bir şokunu daha yaşamıştım.Daha 7 yaşımdayken tek başıma kalmış ve tek arkadaşımı dahi her şeyimi kaybetmiştim.Hangisi daha acıydı? Annemin benden nefret ederek beni istememesi mi? Babamın kazaya kurban gidip ölmesi mi? Ya da Chan'ın gelmemek üzere gitmiş olması mı? Hangisi daha acıydı? Nasıl katlanacaktım bunca acıya..? Dayanamadım.Yıllardır tek bildiğim şeyi yaparak odamın köşesine sığındım ve kimsenin beni duymayacağını bilerek sadece ağladım.

UMARIM İLK BÖLÜMÜ BEĞENİRSİNİZ,TAKİPTE KALIN!

Not:Bu benim wtde olan kitabımdı ve buraya geçirmeye başladım.

Bölüm sonu

2 yorum

  • Kalemine sağlık bu da çok iyi olmuş ama sen bir an önce ikizlerin cinayeti 2. Bölümü yaz çünkü çok güzel

    1Yanıt