Motoruma binmiş yaklaşık yarım saattir Poyraz'ı arıyordum. Ondan özür dilemeyi seçmiştim. Çünkü hem gereksiz bir imada bulunmuş, hemde bunu rakiplerimiz ve arkadaşları duymuştu. Ama bu gidişle artık özür dileyemeyecektim. Çünkü onu bir türlü bulamıyordum.
Beş on dakika daha gezdikten sonra artık pes ettim ve biraz oturmak için olduğum sokaktaki parka gittim. Motoru park edip kaskımı çıkarıp banklardan birine doğru ilerlerken onu gördüm.
O kahverengi gözlerin sahibi, Poyraz'ı.Bana arkası dönüktü. Elinde ise bir şey vardı. Daha dikkatli bakınca elindekinin sigara olduğunu anladım. Sigara mı içiyordu?
Yanında esmer bir oğlan, karşısında ise sarışın bir çocukla, çocuğa sarılan kızıl bir kız vardı.
Yavaş yavaş onların yanına yaklaştım ve beni ilk esmer olan çocuk fark etti.
" Ooooo Poyraz, bu seni sapık ilan eden kız değil mi ya?" Utançla başımı önüme eğdim.
Esmer çocuğun bunu demesiyle Poyraz ani bir şekilde başını bana doğru çevirdi.
"İklim... Ne işin var burda? "
" Biraz konuşabilirmiyiz? "
" Tamam. Seni dinliyorum."
"Şey... Yalnız konuşsak." Derin bir nefes verdi sigarasını yere attı ve izmaritini ayakkabısı ile ezdi.
"Tamam " eliyle ilerdeki salıncakları gösterdi. " Şuraya geç ben geliyorum. Başımı sallayıp onaylayarak dediğe yere doğru adımlamaya başladım. Ben salıncakların oraya gittiğimde arkadaşlarına bir şeyler söylüyordu.
Ben şunu fark ettim. Korkuyordum. Babamdan sonra neredeyse abim dışındaki tüm erkeklerden korkuyordum. Çelik abiye bile iki yılın sonunda alışmıştım. O da benim bu konudaki rahatsızlığımı biliyordu ve o yüzden ilk başlarda dikkatli davranıyordu. Ona da bu şekilde alışmıştım.
Michael ise beni, abimi, annemi, babamdan kurtaran kişiydi. Ondan hiç bir zaman korkmamıştım.
Gelen sesle kendime geldim.
"Seni dinliyorum." Salıncaklardan birine oturdum. Diğer salıncağı işaret ettim.
" Otursana. " Cevap vermeden salıncağa oturdu ve başının bana çevirdi. Yaklaşık bir dakikalık sessizlikten sonra cesaretimi topladım ve konuşmaya başladım.
" Korkuyorum. "
" Ne ? "
"Babamdan sonra nerdeyse abim dışındaki tüm erkeklerden korkarak büyüdüm. Hala da korkuyorum. Sabah o yüzden sana çıkıştım çünkü korktuğumu görünce benim zaafımı buldun sandım. Ben bütün erkekleri babam sandım bu yaşıma kadar. Hatta abim dışında ilk defa bir erkeğe korktuğumu açık açık söylüyorum. Yani biliyorum öyle dememem gerekiyordu ki zaten beni rahatsızda etmiyordun. Sadece dediğim gibi korktum. Ama yinede senden özür dilerim. "
Gözleri bu sefer pişmanlık ve şefkat ile bakıyordu. Bunun ardına hemen ekledim.
" Bunu bana acıman için de söylemedim. Açıkçası neden söyledim bunu da bilmiyorum. Sadece şunu biliyorum ben çok yoruldum. "
"Tamam, sorun yok. Bir yanlış anlaşılma diyelim. Ama ben senle tanışmak, arkadaş olmak istiyorum o yüzden sorun olmazsa konuşmaya devam edelim."
"Tamam, tabikide olur. Ben sana numaramı verereyim. "
Numaramı verip beni çaldırınca onun numarasını kaydettim. Poyraz.
"Eee şey... Ben gideyim. O zaman. "
" İstersen seni bizimkilerle tanıştırayım. "
"Bilmem ki, uygun olur mu? "
" Olur olur. "
" Tamam. O zaman tanışıyım sonra giderim. "
"Tamam gel hadi. "
Arkadaşlarının yanına ilerlemeye başladı. Bende arkasından ürkek adımlarla onu takip ettim. Yaklaşık bir dakikada da arkadaşlarının yanına vardık.
İlk geldiğimde oturduğu yeri işaret etti. Esmer çocukla arama mesafe koyup oturdum o ise yanımda ayakta dikildi.
Tam Poraz birşey diyecektiki esmer çocuk lafa atladı.
" Kanka hayırdır. " Kafasını omzuna doğru yatırıp Poyraz'a göz kırptı. Poyraz derin bir nefes verdip konuşmaya başladı.
Esmer çocuğu işaret etti.
" Bu Demir. "
"Tanıştığımıza memnun oldum. "
"Bende memnun oldum Demir. "
Garip bir çocuktu Demir. Ama iyi birine benziyordu. Ardından sarışın çocuğu gösterdi.
" Bu Aras." Aras el salladı.
"Memnun oldum. "
" Bende." Demekle yetindim. Ardından kızıl saçlı kızı gösterip dudaklarını aralamıştı ki kız lafa atladı.
"Meraba ben Lena tanıştığıma memnun oldum. "
"Bende... Bende memnun oldum. "
"Peki senin ismin ne sarışın kız ? " Dedi Lena
" İklim. İsmim İklim. "
" İklim. Çok hoş bir isimmiş. " Sesinde ufak bir ima sezdim lakin teşekkür etmek ile yetindim.
"Teşekkürler... "
Yaklaşık yarım saat konuştuk. O sırada cebimdeki telefonum çaldı. Telefonumu hemen cebimden çıkardım. Abim arıyordu. Tabi ya ona haber vermeyi unuttum.
" Pardon buna bakmalıyım." Oturduğum yerden kalkıp biraz ileriye gittim.
Hemen aramayı cevapladım.
"Alo İklim. "
" Efendim abi. "
" Abim, Zümrüt geldi. Ama şey çok iyi görünmüyor."
" Ne! Neyi var. "
" Bilmiyorum moreli bozuk gibiydi. Senin odana geçti şimdi. "
"T-tamam abi ben hemen geliyorum."
"Tamam abim görüşürüz. Dikkatli gel ."
" Tamaaammm. Öptüm. " Telefonu kapatıp. Poyraz'ların yanına gittim.
" Şey... Poyraz benim acil eve gitmem gerekiyor. "
"Tamam sorun yok. Bırakıyım mı seni ? "
" Yok motorla geldim. " Demir lafa atladı.
" Motormu ? "
" Evet. "
"Kaç cc, 50cc filan mı ? "
Sırıttım. Ardından Demir' i cevapladım.
" 250 cc "
" Ne? "
Hepsinin ağzından aynı anda döküldü. Yaklaşık bir dakika boyunca yüzüme şaşkın şaşkın baktılar. En sonunda Lena söze atladı.
" Ee o zaman görüşürüz. Dikkatli git. "
Lena kalkıp sarıldı. Bende ona sarıldım.
"Görüşürüz. " Veda ettikten sonra motoruma bindim ve hemen motoru eve sürdüm.