İçeriğe geç

Two graves

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Two graves

Bölüm 6

★5

Biz o gece... Minho'yla sahilde fazlasıyla öpüşmüştük. Yani ben daha da ileri gitmek istemiştim ama o zamanı değil demişti.

Şuan Minho'nun evindeydim, sabah 11-12 falandı. Baya uyumuştuk. Uyanınca da Felix'ten 9 cevapsız çağrı görünce maalesef ki bi de onunla uğraşmıştım.

Şuan Minho'nun kollarında yatarken Felix'le mesajlaşıyordum.

Lixxie'mmm🐥🤍

JİSUNG!!!!

ÖPÜŞTÜNÜZ MÜ???

OFFF

cevap verrrseneee

çatlicam meraktann😔

Jisuung

YA FELİXX DUR Bİ OFFF

EVET ÖPÜŞTÜK 😭

Lixxie'mmm🐥🤍

NE?!?!?! 😰😰

ÖPÜŞTÜNÜZ VE BENİM HABERİM YOK MU?????

NASILDIIII???

GÖTTÜN YERİNDE Mİ?

OFFFF

ARA BENİ HEMEEEEEENNN😭😭

ay benim bebişim büyümüşte öpüşüyo🥹

Felix'i hemen aradım. Ona herşeyi baştan sona anlatırken Minho uyuyordu. Yaklaşık 15 dakkika konuştuk, sonra telefonu kapatıp Sevgilime baktım.

Keskin çene hattı, sert yüz şekline rağmen uyurken o kadar masumdu ki... Dudakları biraz büzülmüştü, yüzü hiç olmadığı kadar masumdu.

Dayanamayıp dudağına küçük bir öpücük kondurdum. Ardından yanağına, burnuna, anlına, boynuna, ve tekrar dudağına.

🤍

Minho uyanmadan kahvaltıyı hazırlamaya başlamıştım. Tezgahta salatalık doğrarken bir anda belimde bir çift kol hissetim. Ama o güzel kokusundan Minho olduğunu anlamıştım.

Sanırım Minho'yla ben birbirimizin kokusuna aşıktık çünkü ben onun kokusunda 5 dakikada uyuya kalmıştım o ise tüm gece yüzünü boynuma gömüp kokumu içine çekmişti.

Minho dudaklarını boynuna bastırıp yumuşakça emerken ben hafifçe kıkırdadım.

"Günaydın, uykucu."

Gülerek konuşmuştum.

"Günaydın, güzelim... "

O ise boynuma doğru mırıldanmıştı.

"Mm, o kadar güzel kokuyorsun ki... Bazen benden başka kokunu alanları çok kıskanıyorum."

Karnımda hafif bir sıcaklık hissetim.

"Sen... Beni mi kıskanıyorsun?"

Sırıttı.

"Neden olmasın, bebeğim? Sen benim değil misin?"

Karnımdaki sıcaklık daha da arttı, artık kasıklarımda hissediyordum.

"Hm... Öyle miyim gerçekten?"

Kolları belimi daha sıkı sardı.

"Öylesin. Ölüme kadar benimsin, sadece benim."

Boynumu biraz daha sert öptü, emdi. Daha fazla dayanamayıp tezgahta arkamı döndüm ve kollarımı onun boynuna doladım.

Onun elleri belimden kalçama kaydı. Beni hafifça havaya kaldırıp mutfak tezgahına oturttu. Onu iyice kendime çekerken sızlayan ve sıcacık olan kasıklarımı onunkilere hafifçe bastırdım.

İşler ilerlemeye başlıyordu anlaşılan. Minho da kontrolü kaybetmek üzereydi.

Dudakları dudaklarıma doğru yaklaşıyordu, kalbim hızla atıyordu, kasıklarım sızlanıyordu. Heyecandan nefes bile alamıyordum.

Ve... Ding dong! Kapı çaldı. Lanet olası kapı şuan çaldı! İnleyerek tezgahtan indim. Doğru ya, Felix ve Hyunjin kahvaltıya geleceklerdi.

Minho ise kulağıma fısıldadı.

"Olsun, güzelim, bir dahakine mutfak tezgahında sözüm olsun sana."

Dudağıma kısa bir öpücük kondurup çekildi.

Kapıya doğru ilerledik, benim yanaklarım hala sıcacıktı...

Bölüm sonu

3 yorum