İçeriğe geç

TWINKLE (TAEKOOK)

Bölüm 4 · 10 dk okuma

TWINKLE (TAEKOOK)

Bölüm 4

4- EN GÜZEL AN

Taehyung'un odasına gelmiştik. Etrafı istemeden incelediğim zaman çok ferah olduğuna karar vermiştim. Taehyung yatağına oturmuştu. Ayakta kalmam ayıp olacağı için ben de çalışma masasının sandalyesine oturmuştum.

"Daha iyisin değil mi?"

"Bunu üçüncü soruşun Jungkook. Her seferinde dediğim gibi iyiyim. Çok hatırlamasam da bu kadar endişe edilecek gibi değildi bence."

"Gerçekten hatırlamıyor musun" şaşırmıştım.

"Evet maalesef. Ne kadar hatırlamaya çalışsam da kurdum engelliyor sanki. Ama en güzel kısmı hatırlıyorum." suratında piç bir gülüşle söylemişti bunu. Anlamadığımı belirten bakışımla konuşmaya devam etti. "Öpüştüğümüz kısım."

"Şerefsizsin." yüz ifadem gülümsemeye dönmüştü. "Konuyu dağıtma ya."

"Babam yani Baekhyun babam da der hep bunu. Galiba ben konu çevirmekte yeteneksizim." oyuncu bir üzgünlük takında suratında ama ben bunu yemezdim.

"Baekhyun baban omaga değil mi?" onayladı. "Biz omegalar zeki kurtlarız o yüzden çeviremiyor olabilirsin."

"Omegalara saygım sonsuz." ellerini teslim olur gibi göğüs hizasına getirdi.

"Ha bir de saygı duyma!" sesimi istemsizce yükseltmiştim. Bu konuda hassastım. "Yoksa o cinsiyetçi pis alfalardan mısın?"

"Hayır hayır asla. Hem birbirlerini çok seven bir çiftin oğluyum hem de omegaların, aslında tüm cinsiyetlerin, hayatımızda önemli olduğunu biliyorum."

"Eğitimli kurtçuk." kahkaha attım ve sonra yüzümü ciddileştirdim. "Buna sevindim.Ruh eşimin anlayışsız ve cinsiyetçi bir pislik olmasını istemezdim."

Kızgınlığıma gülünce kaşlarımı çattım. Tehdit ediyordum bakışlarımla ama bu onu daha çok güldürmüştü.

"Çok sevimlisin omega." bunu demesi çimi kıpır kıpır yapmıştı. Omegam ona karşı doğal olarak çok savunmasız ve ilgiye açtı. Bu alışık olmadığım bir histi.

"Teşekkür ederim." ellerime baktım. Utanmıştım. Ne diyeceğimi bilmemiş ve en mantıklısının bu olduğuna karar vermiştim.

"Şu an daha sevimlisin." ellerini çeneme koyup yüzümü kaldırdı. "Yüzün kızarmış, bu görüntüyü çok sevdim. Daha çok görmek istediğime eminim."

"Çok hızlı karar veriyorsun." yutkundum. Konuyu çeviremeyeceğimi biliyordum bu yüz kızarıklığıyla.

"Dün ne kadar hızlı olduğumu anlamış olmalısın." yüzünü yana eğdi. Sevimli bakıp arsızca konuşuyordu. Anlık dengem bozulmuştu.

"Konuyu neden dönüp dolaşıp düne getiriyorsun yoksa unutamıyor musun?" dengemi geri kazandığım zaman konuşabilmiştim ancak. Bu birkaç saniye sürmüş olabilirdi ama bana uzun süre gibi gelmişti.

"Unutamıyorum omega." itirafını beklemiyordum. Baş parmağıyla dudağımı okşadı. "Kiraz gibi."

Aldığım feromonlarla kızgınlığının tekrar atak gösterdiğini anladım. Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Boğazımı temizledim. Omagam onu tetiklediğini düşünerek gururlanıyordu. Omegamın etkisiyle dudaklarımı yaladım. Adem elmasının hareket ettiğini görmem gururuma gurur katıyordu. Bu omegama sinirlenmeme sebep oluyordu. Bu kadar azgın ve savunmasız olmamalıydı. Azgın dememin sebebi aklıma dünü getirip durmasıydı. Beynimde aldığım zevk dönüp dolaşıyor ve omegam benim kızgınlığımı tekrar ortaya çıkartmaya çalışıyordu.

"Galiba gitmelisin omega." bunu dememsi kurdumu çok sinirlendirmiş ve hüsrana uğratmıştı.

"Beni istemiyor musun alfa?" omegam yzünden nefes nefeseydim. Beynimi bulandırmaktan başka hiçbir şey yapmıyordu.

"Kafamız yerindeyken gitmelisin yoksa babamların duymaması gereken şeyler olacak. Utanmanı istemiyorum." ses otoriter ve çok netti. Ayrıca haklıydı da ama bunu kabullenmek istemiyor adeta ruh eşim tarafından reddedilmiş hissediyordum. Mantığımı tekrar yerine getirmek çok zordu. Beni kollarımdan tutup yerimden kaldırdı. Fırsat bu fırsat diyerek alfayı kendime doğru çektim. Normalde bu kaslı herifi yerinden oynatmam zor olurdu ama kızgınlık onu biraz afallatmıştı.

"Utanmam alfa." ellerimi omuzlarına getirdim ve ovdum. Dudaklarımı büzdüm, gözlerimi kocaman açtım.

"Cilve yapma bana omega. Lütfen. Durmazsan babamları çağıracağım." gözü dudaklarımdayken konuşuyordu. Bu başarıyorum demekti. Ellerini belime yerleştirdi. Baş parmağını oynatarak okşadı belimi. Omuz silktim. Biraz sıcak basmaya başlamıştı. Bu iyi bir şey değildi. Kızgınlığımın tekrar başladığının bir işaretiydi. Alfayı etkilemek için istem dışı feremon salgılıyordum. Alfa burnunu feremon bezime bastırana kadar odağımda değildi.

"Alfa sanki yapamadığımız şey. Neden bu kadar geri çekiliyorsun?",

"Çünkü evde babamlar var ve şu an kızgınlığın etkisindeyiz. Pişman olmanı istemiyorum."

"Alfa pişman olmam. Lütfen." kasığımı kasığına sürttüm. Taehyung boynumu öpüyordu. Feremon bezimden yavaş yavaş boynumu keşfetmeye başlamıştı.

"Şimdi babamları çağıracağım ve sana ayrı bir oda hazırlayacaklar. O odaya gideceksin ve alfamı çağıracak feromonlar yollamayacaksın. Anlaştık mı?" Kafasını boynumdan çekip yüzüme baktı. Ofladım. İnat etmeye gerek yoktu. Aklımı başıma alıp dediğini yapmalıydım. Kırılmıştım ama belli etmek istemedim.

"Tamam." kafamı olumlu anlamda salladım.

"Baekyun baba!" Taehyung ben kabul eder etmez babasına seslenmişti. Baekyun babası aceleyle odaya girmişti. Acaba bu anı mı bekliyordu?

"Noldu Taehyung?" telaşlanmış ve tahminimce aldığı feremonlarla olayı anlamıştı. "Ayıp şeyler yaşanmış burada. Aman Tanrım!"

"Baba." Taehyung uyarı olarak konuşmuş ve devam etmişti. "Neyse misafir odasını Jungkook için hazırlar mısın?"

"Tabii ki oğlum bu da soru mu?" beni kolumdan nazikçe tuttu. "Gel bakalım Jungkook."

Gülümseyerek babasını takip ettim. Gayet düzenli ve ferah kokan bir odaya getirdi beni. Yatağı açtı.

"Gel bakalım Jungkook. Ayrıca bizden utanmana ve gerilmene hiç gerek yok. Biz de artık senin ailen sayılırız. Şu anlık sayılırız diyorum. İlerde umarım sayılamanın ilerisine geçeriz." çok hevesli ve konuşmasında çok samimiydi. Bu içimi hoş yapmıştı.

"Teşekkür ederim efendim." minnetle önünde yarım eğildim.

"Rica ederim. Şimdi rahatça uyu tamam mı?" gülümseyerek omzumu patpatladı. Odadan çıktı. Kendimi rahatça yatağa attığımda aklıma gelen telefonumla alnıma vurdum. Herkesi çok meraklandırdığıma emindim. Cebimden telefonumu çıkarttım ve açtım. Babamın ve annemin üst üste aramalarını görüp gerginlikle yutkundum. Hemen geri aradığımda babımı telefonu ilk çalışta açıldı.

"Jungkook şükürler olsun, neredesin?"

"Üzgünüm baba sizi asla telaşlandırmak istemedim. Kızgınlıkta olduğum için kafam gitmiş. Söylemiştim zaten kızgınlığa girdiğimi. Arkadaşımda kalıyordum. Sessizde olduğu için de asla duymadım. Aklımda değildi." yalan değildi. Namjoon hyunga gittiğim zaman konuşmuştuk en azından. Bu yüzden açıklamam kolay olmuştu. Tek sorun açmayarak onları telaşlandırmamdı.

"Oğlum tamam nefes al." tek nefeste klendimi açıklamay çalıştığım için bunu diyordu. "Haia Namjoon'da mısın? Kızgınlıkta evden çıkman tehlikeli ama sakinleştiğinde ara beni araba göndereyim."

Ne demem gerekiyordu? Yalan söylemek istemiyordum. O sebeple onu sormamış gibi yaptım. Çünkü ruh eşi gibi önemli bir konuyu telefonda söylemem onları çok endişelendirirdi.

"Yok yok baba yarın sabah gelirim. Ancak sakinleşirim. Olur mu?" inanması umdum.

"Tamam oğlum. Uyanınca ararsın bizi. Şimdi annene veriyorum." Benim annem ve babam Taehyung'un ki gibi iki baba değil bir erkek alfa baba ve bir kadın omegaydı. Telefon biraz hışırdadıktan sonra annemin sesini duydum.

"Oğlum eve geldiğin zaman sana çok alınacağım." sesi hüzünlüydü, biraz da tehditkar. "Hadi babanı takmıyorsun beni neden aramadın?"

Anneme de aynı konuşmayı yaptım. Yine tek nefeste anlatmıştım derdimi.

"Moonbyul hanım sakin olun lütfen." tatlılık yapmıştım biraz.

"Oğlum ya baba olduğunda anlayacaksın bunu."

"Anne ama sen annesin babalıkla farklı değil mi?" kahkaha atıp onunla uğraşmak istedim.

"Doğurmanın kadını erkeği olmaz. Mesela baban anlamaz bizi." annemin de enerjisi değişmiş ve babamla uğraşmıştı. Arkadan babamın gülümsemesi duyuluyordu. O surada esnedim. "Tamam oğlum ben kapatıyorum iyi geceler."

"İkinize de iyi geceler, öpüyorum." telefonu kapattım. Rahatlayamıyordu içim. Kızgınlığım alfadan uzaklaşınca gitmişti ama şimdi kendini yine göstermeye başlamıştı. Kendimi rahatlatmadan uyuyamayacaktım. Lanet ettim. Omega olduğum için deliğim kaşınmaya ve ıslanmaya başlamıştı.

Yerimden kalktım. Sandalyenin üzerinde havlu görünce bu odayı bana hazırladıklarını fark edip mahçup olmuştum. Havluyu yatağa serdim orgazm sıvım yatağa bulaşmaması için. Normalde yapamazdım ama kızgınlığım bir anda vücudumu sarmıştı. Takacak halde değildim. Deliğimi parmaklamaya başlamıştım. Çok ıslandığım için rahattım. Çok acımamıştı. İstemeden Taehyung'u hayal ediyordum. Diğer elimle ağzımı kapattım. İnlememi tutuyordum böylece. Zirveye yaklaştığım zaman elimi penisime sardım ve sonunda boşaldım. Derin derin nefesler vererek kendimi sakinleştirmeye çalıştım.

Yerimden kalkınca havlunun temiz kalmış kısmıyla penisimi temizledim. Kurdum kıpır kıpırdı ama anlamadığım şu şeydi ki kızgınlık boşalmasında bu kadar kıpır kıpır olömam garipti. Kurdumla iletişime geçince alfanın da benimle aynı anda boşaldığını bu sebeple böyle olduğumu anlamıştım. Ruh eşi olduğumuz için bu kadar yakınlaşmıştı kurtlarımız ama şaşırıyordum yine de. İlk günden kabullenmem kolay değildi çünkü.

Yatağa tekrar girdiğim zaman boşalmanın rahatlığıyla uyumuştum. Saatler sonra güneşin gözüme girmesiyle uyanmıştım. Saçlarımı kaşıyarak yerimde dikeldim. Gözlerim tam açılmamıştı. Nerede oluğum ve dün gece beynime doluşunca havlu aklıma geldi. Temizlenmeliydi ama babalarına söylemeye utanmıştım. Gerginlikle Taehyung'a yazdım.

Jungkook:

Taehyung uyanık mısın acaba?

Taehyung:

Uyanığım JUngkook noldu?

Jungkook:

Odaya gelir misin acaba?

Taehyung:

Geliyorum

Taehyung gelene kadar stresten çatlamıştım. Kapı çalınca iyice gerilmiştim.

"Benim Jungkook girebilir miyim?" Taehyung'un sesini duyunca çok rahatlamıştım.

"Gel Taehyung."

Taehyung odaya gelince yüzüme baktı. Samimi bir ifadesi vardı. Mesaj attığımdan olsa gerek endişe kırıntıları vardı yüzünde.

"Jungkook günaydın." gülümsedi, ben de karşılık olarak ona gülümsedim istemsizce.

"Günaydın Taehyung. Şey için çağırdım seni." başka bir yöne baktım. "Dün biliyorsun kızgınlıktaydım ve senin gibi ihtiyaçlarım vardı."

"Evet sesini duymasam da kurdun kurduma söylemişti. Beni hayal etmiştin." yüzünde çapkın bir gülüş peydah olmuştu. Ben ise utanmıştım. Elimden başka bir şey gelmemişti.

"Benim kurdum da dedi aynı anda boşalmışız." Üste çıkmaya çalıştım. "Ama kimi hayal ettiğin ile ilgili bir bilgim yok."

"Ruh eşimden başka kimi hayal etmiş olabilirim acaba?" o konuştukça aklıma dün gece gelmişti ve onu neden çağırdığımı hatırladım.

"Taehyung baban odaya havlu koymuş. Neden olduğunu biliyorsundur. Şey ben onu dün gece kullandım bildiğin üzere ve biraz kirlendi. Acaba diiyorum onu kendininmiş gibi çamaşır makinesine atsan olur mu?" utana sıkıla söylemiştim sonunda.

"O omega sıvısının benden çıktığına inanmazlar ama göstermeden atarım omega."

"Pisliksin." beni daha da utandırmak için dediğini anlamıştım. Omzuna vurdum.

"Ah acıdı!" oyunculuğuna gülmüştüm. Biraz da buruşan yüzünün komikliğine.

"Hadi hadi git Taehyung. Çamaşır makinesini aç Taehyung." omegam beynimde sanki evliymişiz de ev işi yapıyormuşuz gibi hissettirmişti. Kafamı iki yana sallayıp bu hayamdan atmaya çalıştım.

"Alıyorum Jungkook." havluyu katlayıp odadan çıkıyordu ki kafasını bana döndürdü. "Kahvaltıya in Jungkook."

Taehyung'un ardından odadan çıkmıştım. Merdivenleri inip salona gelince kahvaltı masasını gördüm. Taehyung'un babalarının kendi arasında konuştuğunu görünce dikkatlerini çekmek istedm.

"Günaydın efendim." yarım eğilip masanın yanına geldim.

"Günaydın Jungkook, otur hadi kahvaltı yapalım." Taehyung'un uzun, alfa babası konuşunca kafamı salladım ve önümdeki sandalyeye oturdum. İki babası da bana bakınca biraz gerilmiştim.

"Günaydın Jungkook. Rahat uyudun mu?" uyumak denilince aklıma babamı uyanınca aramam gerektiği gelmişti.

"Evet efendim rahat uyudum." gülümsedim. "Masada babamı arasam sorun olur mu acaba?"

"Ne sorunu ara tabii ki haber ver. Endişelenmesin." Omega babasına kafamı olumlu anlamda sallayarak cevap verdim. Kalkmak ayıp olacağı için masada aramıştım babamı.

"Alo baba."

"Alo oğlum." babamın sevecen sesini duymak gerginliğimi atmıştı.

"Baba dünden daha iyiyim birkaç saat sonra gelirim eve. Arabaya gerek yok lütfen." ikna etmeye çalıştım.

"Tamam oğlum ama içim pek rahat değil." baba iç güdüsü demek ki diye düşündüm. Sesimden belli etmemeye çalıştım yalanımı.

"Rahat olsun için. Ben şimdi kahvaltı yapacağız. Annemi de seni de çok öpüyorum."

"Biz de seni çok öpüyoruz." telefonu kapattım. Bu sırada Taehyung masada belirmişti. Hepimize gülümsemişti. Onu görmek rahatlatmıştı. Demek ki çamaşır makinesini çalıştırmıştı.

"Babanlar bilmiyor mu?" olumlu anlamda başımı salladım Chanyeol babasının sorusuna. "Sormak haddime mi bilmiyorum ama neden? cevaplamak istemezsen anlarım."

"Yok yok tabii ki anlatılmayacak bir şey değil. Dün eve gidemedim arkadaşımdaydım aradığınızda. Bahsettiğiniz ruh eşi izime dokunanlar da arkadaşlarımdı. Sadece izi çok beğenmişler ve merak etmişlerdi. Arkadaş grubunda ilk ruh eşini bulan bendim ve bilgimi yoktu. Gerçekten asla düşünemedim. Çok özür dilerim sizden. Korkutmak ya da zarar vermek istememiştim." çok içtendim her kelimemde.

"Namjoon hyung dediğin mi?" Taehyung'un adını hatırlamasına şaşırmıştım. "Mesajda demiştin. Ayrıca hiç sorun değil. Böyle bir şey olduğundan ben de haberdar değildim."

"Taehyung haklı bizim için de sorun değil. Biz anlamıştık çünkü biliyorduk. O yüzden hiç endişe etme ve bu konuda bir daha özür dileme Jungkook." Baekhyun babasının laflarıyla içim çok ısınmıştı.

"Taehyung acaba eve benimle gelsen ve birlikte söylesek olur mu?" tabağa bakıp konuşmuştum.

"Tabii ki olur Jungkook. Sormana bile gerek yoktu."

"Abinden önce ruh eşini bulman onu çok üzecek." Alfa babasının gülmesi beni de güldürmüştü. Hatta masadaki herkes gülüyordu.

"Abin mi var?" biraz şaşırmıştım. "Benim de kız kardeşim var."

"Evet benden 3 yaş büyük. Adı Seokjin. Şu an yurt dışı gezisinde. Yaklaşık 1 hafta sonra gelecek."

"Benim kız kardeşim de Miyeon. Benden 5 yaş küçük. Liseye gidiyor." birkaç gün görmemiştim ve çok özlemiştim.

Sabahın geri kalanı Baekhyun babasının kahvaltı etmemizi söylemesi ve Taehyung'un tabağımı yemekle doldurmasıyla geçmişti. Ayrıca bol bol kahkaha dolu sohbetler etmiştik. Çok sıcak kanlı insanlardı. Çok sevmiştim. Ara ara Taehyung ile bakışmış ve babalarının aynında olduğu için çok utanmıştım. Sonunda masadan kalkmış ve Taehyung'un hazırlanmasıyla evden çıkmıştık. Ailemin kötü tepki vereceğini asla düşünmüyordum ama bu gerilmeyeceğim demek değildi.

*****

ÜST ÜSTE BÖLÜM ATTIM

BEN ŞOKKKKK

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.