İçeriğe geç

TWINKLE (TAEKOOK)

Bölüm 1 · 9 dk okuma

TWINKLE (TAEKOOK)

Bölüm 1

1 - ALFA(M)

Partinin yapılacağı bara giriş yaptım fakat leş gibi kokuyordu. Omega olmaktan nefret ettiğim binlerce andan birindeydim. En yakın arkadaşım Jimin bu partiyi hazırlayan kişi olmasaydı hayatta buraya adım atmazdım. Deri ceketime tutunup etrafa baktım. Anında Jimin yanıma geldi.

"Neden burada dikiliyorsun?" burnumu sıkıp konuştum, sesimin garip çıkması çok önemli değildi şu an. "Bok gibi alfa kokuyor çünkü Jimin."

"Kutsal bakire Jungkook rahatsız oldu." alay ediyordu benimle. Göz devirdim. "İstediğin yere geçebilirsin."

"Emredersiniz beyefendi."

Kırmızı, yumuşak koltuklara oturdum ve bacak bacak üstüne attım. Vücuda yapışan pantolonum, croptopum ve deri ceketimle alfaların bana olan bakışlarını hissediyordum. İşte omegalığıma lanet ettiğim anlardan birisi daha. Bu kadar sık nefret etmemin sebebi tabii ki de alfalardı. Alfa olmak istemiyordum bu kadar nefretimden sonra bunu istemezdim elbette. Bari beta olarak doğsaydım, tüm nefret ettiğim anlarda isyan moodunu açıyordum.

Garsonun elindeki tepsiyi aldım ve tüm içkileri küçük masaya dizdim. Ben bunları yaparken çok güzel bir toprak kokusuyla kafamı otomatik olarak sağıma çevirdim. Simsiyah saçlı alfayla göz göze geldim ama o hemen göz kontağımızı bozdu. Bir kapıdan içeriye girdi. Bakışlarımın bir süre orada olduğunu fark ettiğimde kaşlarımı çatıp kendime şaşırdım. Kızgınlıklarımda bile bir alfaya bu kadar uzun süre dikkatle bakmamıştım. Kafamı iki yana sallayıp dikkatimi telefonuma vermeye çalıştım.

Birkaç fotoğrafımı çekip Instagram‘a attım. İçkimi yavaş yavaş içmeye başladım. Bir çift gözün üzerimde olduğunu fark edince o yöne baktım fakat tahmin ettiğimin aksine bir alfa değil betaydı. Göz göze geldiğimizde gülümsedi. Gülüşü çok samimiydi ve ben de fark etmeden ona gülümsedim. Tam o sırada Jimin sahneye çıkıp partisine gelenlere teşekkür konuşmasını yaptı. Ezberimdeydi çünkü yüz kere bana konuşmasını okumuştu. Sonrasında en sevdiği şarkılardan birini söylemeye başladı, hareketli bir şarkıydı.

Ben şarkıyla keyiflenip içkimi daha hızlı içmeye başladım. Uzun saçlarımı parmağıma sararken etrafa bir bakış daha attım. Tanıdığım çok az kişi vardı. Jimin cidden tam bir sosyal kelebekti. Masaya baktığım zaman dört bardağı çoktan bitirdiğimi gördüm. Şaşırdım çünkü normalde bu kadar hızlı içemezdim.

Beşinci bardağa geçecekken etraf dönmeye başladı, sanki iyice sıcaklamıştım. Namjoon Hyung yanıma geldi.

"Jungkook bu halin ne?" ona boş boş baktım. Halimde ne vardı ki? "Kızgınlığa mı gireceksin, kıpkırmızı olmuşsun."

"Hyung kızgınlığa girmeme imkan yok en az 15 gün var."

Sikeyim terlemişsin de alnın boncuk boncuk." elimle alnımı sildim. Haklıydı. "İstersen odalarında dinlenmeye git." Bahsettiği barın odasıydı. Haklı olabilirdi çünkü kasıklarım da sızlamaya başlamış ve ağlamama ramak kalmıştı.

"Yardım edeyim." Namjoon hyung kolumu tuttuğu zaman kolumu geriye çektim.

"Lavaboya gideceğim omegaların lavabosuna giremezsin ya oradan da odaya geçerim." Namjoon hyung kafasını olumlu anlamda salladı. Lavaboyu hem de odaları bana tarif ettikten sonra Jimin‘e kızgınlığa girdiğimi söylemeye gitti.

Yalpalayarak omagalar için olan lavaboya girdim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra yüzüme baktım. Saçlarım terden alnıma yapışmıştı. Yürüyecek halim olmadığı için hem de kızgınlıkta dışarının güvenli olmadığını bildiğim için odanın çok mantıklı olduğunu biliyordum. Tekrar aynaya baktığımda gözlerimin mavileştiğini gördüm. Etraftaki tüm feremon kokuları kayboldu sadece az önce aldığım o güzel toprak kokusu vardı. Burnumu yukarıya kaldırıp kokuyu takip etmeye başladım. En sondaki bar odasının kapısı açıktı ve evet gördüğüm toprak kokulu alfa orada duruyordu. Göz göze geldik. Hırladıktan sonra yataktan kalkıp yanıma geldi. Sanırım alfa da kızgınlığa girmişti. Gözleri kıpkırmızıydı ve bu çok hoşuma gitmişti. Kasıklarım iyice sızlamış ve erekte olmuştum.

Kurdum dışarıya çıkmak istiyordu. Alfanın elleri titreyerek boynuma ulaştı. Gözümde şimşekler çaktı. Karşıma baktığımda alfanın şoke olmuş bir şekilde eline bakıyordu. Elindeb kocaman yıldız kümesi vardı. Hızlıca telefonumun kamerasını açtım. Benim boynuma dokunduğu yerde aynı yıldız kümelerini gördüm.

"Biz... Biz ruh eşi miyiz?" gözlerimi şokla açtım.

"Ne?" kızgınlıktan sadece cinselliği algılıyordum ve biçimli dudakları aklımı çok karıştırıyordu. Alt dudağımı kuruduğu için yaladım ya da alfanın dikkatini çekmek istiyordum. Adını henüz öğrenemediğim ama algıladığım kadarıyla ruh eşim olan alfayı süzdüm ve gözüm bacak arasında takılı kaldı.

"Kızgınlıkta mısın yoksa normalde de bu kadar büyük mü?" nefes nefeseydi ve aklını çelmem kolay olacağa bekliyordu. Parmağını saçının arasından geçirdi. Ellerini belime sardı.

"Görmek ister misin?" fısıltılı ama beni ayakta boşaltacak kadar derin bir sesi vardı. Feromonları artmıştı ve ayakta durmakta zorlanıyordum. Bacaklarım resmen beni tutmuyordu. Belimden tutup beni kucağına aldı ben de bacaklarımı beline sardım. "Bu evet demek sanırım"

Dudağımı dudağına yaklaştırdım ve öptüm. Anında bana karşılık verdi. Alt dudağımı dişlerinin arasına aldı. ALT dudağıma yaptığı zevkli işkenceye karşılık üst dudağını emdim. İleriye doğru iki adım atıp sırtımı soğuk duvara yasladı. Dilini ağzımın içine sokup gecenin ilk inlemesini bırakmamı sağladı. Penisimi penisine bastırdığımda bu sefer o inledi. Belimi okşadı.

"İncecik sikeyim!" Hırlarcasına konuşup beni hızlıca yatağa yatırdı. "Dayanamıyorum omegam."

Kurdu konuşmuştu çünkü sesi iyice kalın, sert ve derindi. Omegam demesi içimi pır pır etmiş omegamın içimde ulumasına sebep olmuştu. Gülümsedim. O da bana gülümsedi. Yatakta uzanıyordum ve o yavaş yavaş üzerime çıkıyordu. Tüm yükünü üzerime vermesini istiyordum ama o sadece üzerimde ufak bir baskı kuruyordu. Dudaklarımızı birbirine yaklaştıran bu sefer oydu. Öpüşmemizi kısa tutup çenemden boynuma ulaştı. Boynumu emmeye ve yalamaya başladı. Tekrar tekrar inledim ve saçlarından tutarak kafasını boynuma bastırdım. Aldığım zevkin durmasını asla istemiyordum. Boynumu ısırdı. Kızgınlığımın zirvesindeydim ve asla normal düşünemiyordum.

"Alfa mühürle beni!" saçımı okşadı ve kafasını olumsuz anlamda salladı. İnledim ve gözlerim doldu. "Alfa beni istemiyor musun?"

"Kafamı karıştırma alfam kontrolü ele alırsa bu hiç iyi olmayacak." feremonlarımı arttırdım. Cilveli bakışlar attım.

"Alfam lütfen." dudağımı büzdüm. Omegam delirmişti. Asla bir alfaya böyle hitap edeceğimi düşünmezdim fakat hem ruh eşim olması ve kızgınlıkta olmam yüzünden delirmiş olan omegam yüzündendi hepsi. 21 yaşında tüm kızgınlıklarımı tek başına yaşamam yüzünden de delirmiş olabilirdi evet.

Ben iç istişaremi yaparken alfa daha da aşağıya inmiş, crobumu yukarıya kaldırarak göğüs ucumu ısırmıştı. Diğer göğsümü eliyle okşuyor ve sıkıyordu. Dikkatim kaymıştı bu davranışıyla. Alt dudağımı emdim. Bu his anlatılmazdı. Hiç tatmadığım zevkleri yaşıyordum. Bir de kızgınlık iyice zevk almamı sağlıyordu. Göğsümde oyalanması bitince gözlerime baktı.

"İstiyor musun?" başımı evet anlamında salladım. Önce deri ceketimi çıkarttı sonra da crobumu çıkarttı. "Böyle de çok güzelsin."

Üstümü çıkarttığı ve beni süzdüğü için kızarmıştım. Gözlerimi kaçırdım. Güldü bu tavrıma. Utanmıştım. Kendi siyah gömleğini ve pantolonunu çıkarttı. Sadece boxerıyla kalmıştı. Alfa olduğu için kolaylıkla sahip olacağı ama çok çaba harcadığı belli olan kaslara sahipti. Vücudunu süzdüğümü fark edince ukalaca güldü.

"Beğendin sanırım."

Pantolonumun düğmesine uzandığında kalbim yerinden çıkacak gibi oldu ve kurdum benden ayrı olarak alfanın kurduna kur yapmaya başladı. Mühür istiyordum ama kızgınlıktan sonra buna pişman olacağımı biliyordum onun da bildiği gibi. Düğme ve fermuarımı açtıktan sonra pantolonumu tek hamlede çıkarttı. Artık geri dönüş yoktu ki bunu isteyeceğimi de sanmıyordum.

O an aklımdan kurnazca bir fikir geçti. O bana iz bırakabiliyorsa ben de onunla eğlenebilirdim. Omzundan ittirdim ve yatağa uzanmasını sağladım. Ne yaptığımı anlamaya çalışan bir bakışı vardı. Utangaçlığımı atmam onu güldürmüştü ayrıca. Yataktan çıktım ve yatağın ucuna oturdum. Elimi boxerının üstünden penisini okşadım. Yapacağım şeyi anlamış ve yatakta oturmuştu. Boxerını çıkartmama yardım etti ve diğer kıyafetlerin yanına attım. Penisini elimle okşadım ki zaten erekteydi ve sızdırıyordu. Çekiştirip ucunu öptüm.

Sonunda ağzıma aldım penisini. Gecenin en büyük inlemesini bıraktı. Ağzımı ileri geri yaptım ama bir süre sonra alfa kalçasını oynatarak bana yardımcı oldu. Ağzımı sikiyordu yani kısaca. Lolipop yalar gibi yapıyordum ve ucuna kadar ağzından çıkartıp tekrar ağzıma alıyordum. Alfa inlemekten başka bir şey yapmıyordu. Saçımdan tutup kafamı sabitledi ve ayağa kalkıp kalçasını hareket ettirmeden boğazımda tuttu.

Gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Öğürmemeye çalıştım. Dudaklarım yırtılacak gibiydi. Sonunda ağzımdan çıkarttı.

"Devam edersen boşalacağım bu yüzden bırakıyorum ama bunu asla istemiyorum." Bunu söylemesi gururumu okşamıştı. "Yatağa uzan sonunda istediğimizi yapacağız."

Göz yaşımı gördü ben ayağa kalktığımda ve yanağımı öptü. Dediğine itaat edip yatağa uzandım. Elleriyle bacaklarımı açtı. Deliğime baktı. Bacağımı tekrar kapatmaya çalıştım fakat eliyle tekrar ayırdı.

"Kapatma ıslaklığını görmek istiyorum."

Utançtan yanıyordum. Elimle yüzümü kapattım. Utanmam anlamsızdı biliyorum çünkü az önce adını bilmediğim ve ruh eşim olduğunu öğrendiğim alfaya sakso çekmiştim. Utanmam çok manasızdı Ellerimi yüzümden çekti ve dudağıma minik bir öpücük kondurdu.

"İnlerken yüzünü görmek istiyorum."

Bu kadar açık olması utanmamı kesmemişti elbette. Bu kadar kibar olması beni daha da etkiliyordu çünkü korkuyordum. Başka bir tecrübemin olmaması beni benim korkmam için yeter de artardı.

"Hazırlamadan girme içime çünkü şey... Bu benim ilkim de" sol tarafa bakarak konuştum. Bu onu mutlu etmişti galiba. Kurdum sonunda dayanamayıp göğsüme tırnaklarını geçirdi. Tutmaya çalışsam da acıdan inledim. Gerginlikle bana baksa da alfa kekeleyerek olayı izah ettim.

"Omegam artık dayanamıyor."

Konuşmama hemen başını salladı ve bacaklarımdan tutup kendine çekti beni. Üç parmağını ağzıma yaklaştırdı ben de ne yapacağımı anlayarak ağzıma aldım. Çok uzun ve kemikli parmakları vardı. Parmaklarını emip ıslattım. Bir süre sonra yeterli olduğuna karar verip ağzımdan çekti. Orta parmağını ıslak deliğime sürttü. Omzun a attığım ellerimin tırnaklarını omzuna batırdım. Lanet olsun çok gericiydi.

"Kendini kasma canın acıyacak."

Anlık olarak kendimi saldığım zaman deliğime parmağını soktu. Tırnaklarımı daha çok bastırdım. Sadece parmağı bu kadar acıtıyorsa penisini hayal etmek bile istemiyordum. Hareket ettirmeye başladığı zaman vakit kaybetmeden diğer parmağını da soktu. Makas hareketleriyle genişletmeye devam etti.

"Son parmak omega"

Kurdu geri çekilmişti sanırım yoksa sahiplik eki eklerdi diye düşünüyordum ama bu benini üzmedi desem yalan olurdu. Tek sorun vardı o da yavaş yavaş gelen hazdan dolayı üzülemiyordum. Dediğini yapıp son parmağını eklediğinde acı geçmeye başlamıştı. Aynı makas hareketlerini yaptığın da nefesimin düzene girdiğini fark ettim ama nefesim ne zamandır düzensizdi bilmiyordum.

"Parmaklarımı çekeceğim."

Başımı salladım. Parmaklarını çektiğinde büyük bir boşluk hissettim. Bu kurdumu, belki de azıcık beni, huzursuz etmişti. Penisini çekiştirip sonunda başını deliğime soktu. İnleme ve acı karışımı bir ses çıkarttım. Ellerimi omuzumdan çekti ve kafamın üzerinde birleştirdi.

"Sen boynuma iz bırakırken iyi ama bana gelince omzuna iz bırakamaz mıyım?" nasıl böyle iddialı konuştuğumu asla anlamamıştım ama hoşuna gittiği yüz ifadesinden hoşlandığı belliydi.

"Bu savunmasızlığın daha çok hoşuma gitti." Aynı anda penisini içeme sokmaya devam ediyordu. Neredeyse hepsi girecekken içimden çıkıp tamamını soktu. Beklemediğim için bağırdım. Umarım yarın sesim kısılmazdı.

Yavaş yavaş hareket etmeye başladı. Gittikçe içim genişliyordu. Alnımı öptü. Bu öpücükleri çok hoşuma gidiyor ve kelebek etkisi bırakıyordu. Yavaşlığı bana yetmemeye başladığında hırsla bağırdım ama sesim kırılmıştı.

"Hızlan alfa!"

"Taehyung"

"Ne?" anlamamıştım.

"Seviştiğin alfanın adı."

"Jungkook." gülümsedim. "Seviştiğin omeganın adı."

Hırslanıp hızlandı. Odada vücudumuzun çarpma sesi yankılanıyor ve bardaki müziğin sesi geliyordu ama odağım inlemeye başlayan alfanın yani Taehyung‘un sesine odaklıydım. Düşünmüştüm de adı bile yakışıklıydı.

Ben düşüncelere dalmışken bir noktaya penisini bastırdı ve tüm gecenin en yüksek inlemesini bıraktım. Prostatıma vurmuştu. O zevki asla anlatamazdım.

"Sonunda buldum."

Çok hızlıydı, dayanamıyordum. İkimiz de karşılıklı inlerken yerimde yükselip dudağını öptüm. Kısa bir öpücük olmasını hayal ederken Taehyung dudaklarımı bırakmıyordu. Ağzının içine inlemek beni daha da zevke getirmişti. Sonunda öpüşmemizi bitirip konuştu. ,

"Sikeyim boşalıyorum!" pensimi çekiştirmeye başladı. "beraber boşalalım."

Zaten sızdırmaktan ikimizin de karnını pisletmiştim. Hem penisimdeki hem de deliğimdeki zevkle boşalmıştım. Ben nefes nefeseyken kasılıp gevşeyen deliğim sayesinde Taehyung da boşalmıştı.

"Teşekkür ederim ruh eşim Jungkook."

"Rica ederim ruh eşim Taehyung."

İLK BÖLÜMÜ NASIL BULDUNUUUZ?? 🦋🦋

Bölüm sonu

1 yorum