İçeriğe geç

TUTSAK//TAEKOOK

Bölüm 3 · 2 dk okuma

TUTSAK//TAEKOOK

Bölüm 3

3

O hâlâ karşımda çabalamaya devam ederken gülümsedim. Sinirle yüzünde oluşan çizgileri, çatık kaşları ve şişmiş gözleri...Onu daha çekici yapıyordu. Sonunda dayanamayıp konuştum. "Hatırlıyor musun Taehyung?"Fısıldar gibi söyledim. Ama sesim kulağımda yankılandı sanki, kesik kesik. İçimde bir çöl gibi kurumuş bir geçmiş vardı ve şimdi onu suya batırır gibi konuştum. Parmağımı onun ıslak saçlarında gezdirdim, o ise hiç umursamıyordu sadece zincirlerin şıngırdamalarını duyuyordum. Hâlâ bana bakmıyordu. Yanağındaki morluk biraz daha yayılmıştı. Dişlerini sıkmaktan çenesi kilitlenmiş gibiydi. Nefesi... Sanki her nefes alışı sessiz bir çığlığı andırıyordu. Ne acı... Ne komik. Bir zamanlar o dudaklardan adımı her heceyle sevgiyle dökülürdü. Şimdi ise aynı dudaklar, her şeyi içlerine gömmüş gibi. Çığlık bile atamayacak kadar. Yavaşça ayağa kalktım.O hâlâ bağlı.O hâlâ sessiz.O hâlâ inatla benden uzak. Hareketleri durdu kafasını eğmiş bir şeyler düşünüyordu. Adımlarımı onun çevresinde dolaşarak attım. Ahşap zemindeki her çıtırtı onun kalp atışlarına karışıyor gibiydi. Odaya onun mükemmel kokusu yaygındı. Kan ve Taehyung. İkisini hiç yan yana göreceğim aklıma gelmezdi. Çok etkileyiciydi. Taehyung kırmızıya yakışan tek adam olabilir belki. Durup arkasında eğildim. Saçlarının arasından ensesine doğru fısıldadım: "Birlikte ilk kez ne zaman ağlamıştık, hatırlıyor musun?"Omuzları bir anlığına gerildi. İşte bu, sonunda beni duymaya başladı. Sonunda bana küçük de olsa tepkiler veriyordu. Ellerimi iki yandan onun omuzlarına bastırdım dudaklarımı saçlarının arasından tenine değdirdim. "Ben ağlıyordum. Sen dokunuyordun. Ellerin hiç bu kadar soğuk değildi." Sol elimi hafifçe sırtına doğru kaydırdım ancak tenine değil, zincirlerine.Artık tenine dokunmak tehlikeli. Çünkü o tenin altında hâlâ kaçmak isteyen biri var. Ve ben, onu her hatırlayışımda daha sıkı tutuyorum."Ama sen hâlâ güzelsin, Taehyung. Hâlâ bana ait olacak kadar güzelsin."Bir şey söyleyecek gibi oldu. Boğazında bir ses yuvarlandı ama çıkmadı.Zincirleri gerginleşti. Zorlamaktan bilekleri kanamıştı, belki de zayıfladığı içindir. Neyse, biraz daha sıkacağım onları. Belki biraz daha hafif.Yüzünü yakalamaya çalıştım tekrar. Çenesini sıkıca tuttuğumda büzüşen dudaklarına baktım. Bir anlığına göz göze geldik.Ve o an... işte o an gözlerinde bir şey titredi."Korkma," dedim."Ben seni hâlâ seviyorum." Gözlerini kırpmadan bana bakıyordu, çenesini biraz daha sıkmaya başladım. Tuttuğum nokta kızarmaya başlarken onun acı yüzünden titreyen göz bebeklerine baktım. "Biliyor musun Taehyung?" dedim yüzüne biraz daha eğilerek. "Bizi bu kadar kapatmamalıydın." Çenesini kafasını geriye fırlatır gibi bıraktım hızla. Ayakkabımın topuğunu yere vurup onu izledim. "Belki sen benden nefret ediyorsun ama ben hâlâ seni çok seviyorum." Ama ne yazık ki bu sevgi, bir çiçek gibi sulanmaz artık.Bu sevgi, karanlık bir toprağa gömülür, nefessiz bırakılır.Ve işte o yüzden...Seninle sonsuza dek burada kalacağız.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.