İçeriğe geç

TUTKU

Bölüm 24 · 10 dk okuma

TUTKU

Bölüm 24

24

Siz siz olun yakın arkadaşınıza sevgiliniz ile olan kötü bir şeyi anlatmayın. Eğer seviyor bile olsa anlattığınız olaydan sonra ondan nefret edebilir ve size her şeyi yaptırabilirler.

Tıpkı şuan benim olduğum gibi.

-"Dikle dikle. Karaktersizlerin şerefine !" Bardağıma vurunca düşüncelerimden sıyrılıp kaşlarımı çattım.

-"Biraz fazla olmuyor mu bu hakaret?"

Bardağındaki içkiyi bitirip bar masasına sertçe vurdu.

-"Sende biraz fazla iyimser değil misin ?! Sen yarım saat arkadaşça kahve içerken o seni tersleyip kız arkadaşıyla yemeğe gidiyor !!"

Barda müzik sesi yüksek olmasına rağmen yine de birisi duydu mu diye etrafta göz gezdirdim.

-"Olay aslında böyle söylediğin gibi değil.-" Sözümü dinlemeden barmene seslendi.

Tamam belki tutunacak olumlu bir yan arıyor olabilirim. Bende Mirza'ya kızgındım fakat sürekli dile getirirsem Rüya ondan iyice nefret edecekti.

-"Katılıyorum. Her ne kadar size eşlik etmek için gelsem de abim o benim." dedi sonunda sesini çıkaran Defne.

Buraya gelirken beni arayınca gideceğimiz yeri söylemiştim. Onunda canı sıkkın olduğunu zevkle eşlik edeceğini söyleyip gelmişti.

-"Sus kız sen. Burada onu gömüyoruz. Abim abim diyorsun hani nerde abin ? Bak gitmiş başka kızın kolların-" Kafasına attığım şaplakla sustu.

-"Abartma istersen !" dedikten sonra o sinirle yeni dolmuş içki bardağını dikleyip içebildiğim kadar içtim.

Hayır Duha , Mirza öyle bir şey yapmaz.

Ama kaç saat geçti gece oldu bir kere aramadı !

Sanırım burnum sızlamaya başladı. Ve hafiften sarhoş oluyordum.

Kaçıncı bardağı bitirdiğimi bilmeden yanağımı bar masasına yaslamış oturduğum yüksek taburede göz yaşı döküyordum. Bükülmüş dudağım titredikçe gözlerim doluyordu.

-"Çok geç oldu size taksi çağırmamı ister misiniz ?"

Hayır ben Mirza'yı istiyordum. Hala o kızın yanında mıydı ? Geceyi de birlikte mi geçireceklerdi ?

-"Bir tane daha doldursana." dedim başımı kaldırmadan. Parmağımla itiklediğim bardağı alıp geri vermedi.

-"Yeter artık çok içtiniz." Bu barmenlerin işi içki vermek değil mi ? Ne çok konuşuyor .

-"Sana mı soracağız ne kadar içeceğimizi ?!" Az önce baktığımda gözleri kapalı duran Rüya konuşmuştu.

Islanmış yanaklarımı silerek başımı kaldırdım. Uzun bir süre önce Defne gittiği için yalnız kalmıştık. Ama Mirza gelmemişti.

-"Kızım zil zurna sarhoşsunuz burada mı yatacaksınız ?"

Başımı sallayıp yeniden yanağımı masaya yasladım.

-"Hah telefonun çalıyor." Elimin değdiği telefonumu alınca bir şey yapmadım.

-"Barda şuan kendisi pek ayık değil." Duyduğum kadarıyla barın adını vermişti. Kimle konuştuğunu sormak yerine beni arayıp sormayan sevgilime ağlıyordum.

-"Duha ?"

Ay çok içtim sanırım Mirza'nın sesi kulağımda yankı yaptı. Hemde sinirli sinirli. Haşin erkeğim benim keşke burda olsan.

-"Kalkın gidiyoruz." Tekrar duydum.

Allah Allah diyerek kalkıp başımı çevirdiğimde o yakışıklı yüzüyle karşılaştım. Kaşları çatık oldukça sinirli duruyordu.

-"Of." Bedenimin havalanmasıyla keyif içerisinde göğsüne sokuldum. Hayal falandı ama kokusu çok gerçekçiydi.

-"Birader bir yardım et bana arabaya kadar. "

Konuşmaları dinlemeden gözlerimi kapatıp boynunu öptüm.

-"Rahat dur."

Kıkırdayıp öpmeye devam ettim.

-"Sağol koçum eyvallah." Bir tık sesinin ardından güzel kokusundan sıyrılıp deri bir yere yayıldım.

Beş dakika geçmeden yine gözlerim sulandı. Nasıl özlediysem yanımdaymış gibi hayalini görüyordum. Yok yere aramız bozulmuştu ve ben şuan onu deli gibi istiyordum.

-"Niye ağlıyorsun ?" Soldan gelen el bileğimi kavrayınca sıçrayıp koltuğa çekildim.

-"Sevgilimi özledim. Deliriyorum sanırım rüyam çok gerçek gibi." dedim yanaklarımı silerken.

Mirza'nın hayali gözlerini devirip yola baktı ve elini üstümden çekti.

-"Yanındayım Duha. Senin bundan sonra sadece rüyanda göreceğin şey içki olacak."

Hayal de olsa güzelliğine bakarak gözlerim huzurlu bir uykuya yenik düşmüştü.

'

Sabahın güneş ışıkları gözüme vururken elimi kaldırıp kenara attım. Çarptığım bedene saniyesinde baktığımda Rüya yanımda uyuyordu ve Mirza'nın yatağındaydık.

Dün gece olanları hatırlıyordum. Unutmam ne mümkün çok güzel saçmalamıştım.

Utançla inleyip yatakta yüz üstü döndüm.

Mirza yanıma bile yatmamıştı. O kadar mı kızgındı ?

-"Uyandın mı ?" Rüya'nın boğuk sesiyle gözlerimi yeniden açtım ve sırt üstü döndüm.

-"Uyandım. İğrenç kokuyorum." dedim yataktan kalkarken. Mirza kesin evde değildi.

Olsaydı da onunla ne konuşacağımı bilmiyorum.

-"Burası neresi be ?" dedi etrafını yeni fark edince.

Korkuyla kapı koluna uzandım.

-"Mirza'nın evi." diyip tedirginlikle kapıyı açtığımda ev sessizdi. Rahat bir nefes aldım ve banyoya gittim. Kısa ama vücudumu temizleyen duştan sonra havluya sarılıp çıkarken Rüya annesinin aradığını kapının ardından bağırarak haber vermişti. Sonra da koşarak evden çıkmıştı. Umarım Hilal teyze ona çok kızmazdı.

Banyo kapısından çıkarken acilen şoförü arayıp bana kıyafet getirmesi gerektiğini söylemeyi düşünüyordum ki birinin varlığı ile dona kaldım. Balkon kapısını kapatan Mirza gözlerimin büyümesine sebep olurken ellerimi bedenime sardığım havluya bastırdım. Ağzımın içi heyecandan kurumuştu bu yüzden zar zor yutkundum.

Gözleri ilk önce bedenimde ağır ağır dolaşırken olduğu yerde kıpırdamadan durdu. Yavaşça elini kapı kolundan indirip gözlerini kaçırdı.

-"Evde miydin ?"

Göğsüm o kadar hızla inip kalkıyordu ki nefes nefese olduğumu sonradan fark ettim. Soruma başını sallama ile yanıt verirken bana bir kere daha bakmamıştı. Yüzüme bakmayışı beni çok sinir etmişti. Ben çok ama çok özlemişken o nasıl bakmıyordu ?!

-"Bizi almana gerek yoktu başımızın çaresine bakabilirdik !" dedim ve ayaklarımı sinirle yere vura vura odaya girdim.

-"Bir iki piç sizi gelip alsaydı nasıl başının çaresine bakacaktın küçük hanım ?! Dilin dönüyordu da öyle mi karşı çıkacaktın ?! Başlarım senin içkine barına ! Bir daha öyle başına buyruk gidilmeyecek !!"

Evin içinde öfkeli sesi yankılanırken odada korkumu yaşıyordum. Çok mu sinirlenmiş ne...

Çantamı bulduğum gibi şoföre istediklerimi ve evin adresini yazıp mesaj attım. Odanın içinde tur atarken bir kaç dakika sonra kapı pat diye açıldı.

Yüreğim çıkacak bu adam yüzünden.

-"Çıkıyorum ben. Sende burada kalıyorsun." Omzumun üzerinden ona bakarken yüzümü döndüm.

Ne demek burada kalıyorsun ?

-"Neden ?" dedim.

-"Ben öyle istiyorum çünkü." diyip kapıyı çarptığı gibi çıktı gitti.

Şok olmuş halde arkasından bakarken bir şey yapamadım. Gidip baktığımda kapıyı da kilitlemişti. Olay çıkarıp sesimi duyurmaya çabalamak şuan için saçmaydı. Sonuçta sevdiğim adamın evindeydim. Ama üzerime giyecek bir şeyim yoktu !

Çıkardığım iç çamaşırlarını asla geri giyemezdim. Kusarım daha iyi ama asla giyemem. Mirza'nın dolaplarını karıştırdığımda çoğu şeyinin etiketli olması tuhaftı. Ona dar gelen iç çamaşırı bana biraz bol gelerek şort gibi durmuştu. Üzerime de bana uzun gelen tişörtlerinden birini geçirip saçlarımı kuruttum.

Yattığımız yatağın nevresimlerini değiştirdim ve karnımı doyurduktan sonra bulduğum ağrı kesiciyi içtim. Sıkıntıdan patlamamak için yaptığım kahveyi televizyonun karşısında içtim. Şoför de gelmişti ve getirdiklerini güvenliğe bırakmıştı. Malum kapı kilitli olunca alamadım.

Şarjı dolan telefonumla tam Mirza'yı arayacaktım ki vazgeçip bıraktım. Suçlu olan ben değildim. Oydu. Bu yüzden kendisi arayıp sormalıydı. Beni eve kilitleyip gitti resmen !

Oflaya puflaya sıkıntıdan koltukta uyuya kalmıştım. Gözlerimi araladığımda açık camlardan dolayı şehrin ışıkları evin içini fazlasıyla aydınlatıyordu. Hava çoktan kararmıştı ve ben saatlerdir uyuduğuma çok şaşırdım. Koltukta ne ara yüz üstü döndüm bilmiyorum ama çok rahat bir uyku olmuştu. Tişört çıplak göğüslerimin altına kadar sıyrılmış her yerim açıkta duruyordu. Yan dönüp esnerken karşıdaki koltukta oturan Mirza'yı gördüğüm gibi kalp krizi geçirecektim. Yemin ederim göğsüm öyle sıkıştı ki nasıl korktum anlatamam. Gözlerini üzerime dikmiş sessizce oturuyordu.

Nefeslerimi yavaş yavaş düzene sokarken koltukta dikleşip tişörtü aşağı çekerek düzelttim. Elimle kontrol ettiğimde topuz yaptığım saçım aynı şekilde duruyordu.

-"Dün gece o barda ne işin vardı ? O kadar saat içerken kime ve neye güvendin ? Defne de sizinle olduğunu itiraf etti ama onun hesabını daha sonra keseceğim." Gözlerini tehdit edercesine üstüme çevirmiş çok korkutucu bakıyordu. Eğilip dirseklerini dizlerine yasladı ve işaret parmağını bana doğru salladı.

-"Bir daha benden habersiz asla ! Anladın mı ?!" diye bağırdı son cümlesinde.

Dudağımın içini kemirerek sakin olmaya çabaladım ama nafile. Bağdaş kurduğum bacaklarımı açıp ayağa kalktım.

-"Gitmeseydin o zaman ! Sen gidip başka bir kızla vakit geçirebiliyorsan bende istediğim yerde istediğimi yaparım ! Senin gibi başka kollarda-" Ne dediğimi fark edip ağzımı kapattım. Of hep bu Rüya'nın dolduruşları bilinç altımı yok etmişti.

Yüzünü olabildiğince sert ifadeye sokup ayağa kalktı ve karşıma dikildi. Nefesi ılık bir rüzgar gibi yüzüme vururken etkilenmemem elde değildi.

-"Ne saçmalıyorsun ?! "

Omuz silkmem onu daha da çıldırtmış olmalı ki iki koluma birden yapışıp kendine çekti. Yüzünü görebilmem için başımı geriye atmam gerekmişti.

-"Orada Burçin'le yalnız değildim. Bütün yardım eden herkesin olduğu bir yemekti. Ben öyle bulduğu fırsatta kendini başka kollara atan bir pezevenk değilim ! Eğer öyle olduğumu düşündüysen helal olsun sana ne diyebilirim ki ?" Gözlerinden geçen hayal kırıklığını bana canlı canlı yansıtırken beni bırakmasıyla güçsüz bacaklarımdan dolayı koltuğa düştüm. Yatak odasına girmiş kapıyı gürültüyle kapatmıştı.

Öyle birisi olmadığını biliyordum. Benim sevdiğim bu kocaman adam sıradan bir erkek değildi ki.

Yanlış anladı.

Burnumun sızlamasıyla ayaklarımı sürüyerek banyoya girdim. Kapattığım kapının yanında duvarın dibine çökerken hıçkırarak yüzümü dizlerime yasladım.

Tecrübesizdim. Her anlamda. Onun gibi olgun biriyle ilişki yürütmenin zor olacağını biliyordum. Belki de çocuk gibi davranmış kalbini kırmıştım. Ama o da bana yok yere kızmasaydı ! Demir sadece arkadaşımdı. Aslında Burçin de onun arkadaşıydı ama olsun gitmeyip yanımda kalsaydı.

Titreyen dudaklarımı ısırıp sarsıla sarsıla ağlarken çaresizlik içinde düşüncelere boğuldum. Nasıl düzeleceğiz ?

Kesin yine gidecekti. Ama bu defa beni buraya kilitleyecek kadar umursayacağını sanmıyorum. Çünkü kızmıştı. Gerçek anlamda kızmıştı.

Kapının hızla açılmasıyla başımı kaldırdım. Gözlerine bakma fırsatı bulamadan beni kucaklaması yüreğimi kuşa çevirdi. Umutla çırpınıyordu.

-"Öyle söylemek istemedim. Sinirlenmiştim ve yanlış konuştum." Konuşurken sesim kısık ve çatallı çıkmıştı. Umrumda değildi.

Sıkı sıkı kucağında taşırken boynuna sarıldım. Ev hala karanlıktı. Sırtım yatakla buluşurken üstünün çıplak olduğunu yeni fark ediyordum. Üzerime gelip bacaklarımın arasına girdi.

-"Bir daha sakın ağlama. Biliyorum bende sinirlenmiştim bu yüzden kızdım. Ama anla katlanamıyorum. Bana ne yaptın bilmiyorum fakat sana yakın olan her erkeği parçalamak istiyorum. Bu yüzden de hem kendime hem sana sinirlenirken ağzımdan çıkanlara engel olamıyorum." dedikten sonra dudaklarını dudağıma sürttü.

İç geçirip ıslak yanaklarımı silerken ellerimi ensesinde birleştirdim.

-"Bende tam olarak bu nedenden dolayı kızdım. Sana başka bir kadın baksın istemiyorum. Gözlerini görmesin...kokunu almasın. Dokunmasın." Tane tane konuşurken derin nefesler alıyordum. Burnu yanağımdan aşağıya boynuma kaydığı için mantıklı düşünemiyordum.

-"Sana aşığım küçük kız. Hemde her zerrene." Yeniden yüzünü yukarı çıkartıp dudağıma yöneldi. Şefkatten uzak sertçe öperken alevlenen yangın vücudumu bir çırpıda sarıverdi. İstemsizce bacaklarımı beline dolayıp öpüşüne karşılık verirken dudaklarımı parçalarcasına öpüyordu. Bir eli bel boşluğumdayken diğerini tişörtün altına soktu. Her santimi geçtikçe nefesimi tutuyordum. Onun tutkuyla öpüşü aklımı , benliğimi yerle bir etti. Eli tam göğüslerimin altına gelince duracak sanmıştım fakat avuç içiyle kavrayıp sıkınca deli gibi ağzının içine inledim. Kasıklarım inanılmaz zonkluyordu. Gittikçe hissedilen sertliği ise cabası !

Yoğurur gibi okşamasıyla aynı anda inleyip dudaklarımızı yeniden birleştirdik. Ayrıldığımızda eli durmadan iki göğsümün arasında gidip geliyordu. Dilini sürterek boynuma kadar geldi. Dili değdikçe dudaklarım aralandı ve başımı yastıktan geriye doğru attım. Dişlerini geçirdiği an yüksek sesli inlemem odayı doldurmuştu. Acısı ayrıydı fakat bu nasıl bir zevkti böyle ? Isırdığı yeri saniyesinde emmeye başladı. Kasılmaktan yorulmuş bedenimi yatağa bırakırken bacaklarımı belinden çözmüştüm.

Parmaklarımla ensesindeki saçları çekiştirip tuttuğum nefesi üfledim.

-"Çok güzelsin. Her yerini öpmek istiyorum. "

Sert ve haddinden fazla büyüklüğünü hissettiren organını kalp gibi atan noktama bastırmasıyla bu defa hırlarcasına inleyen o oldu.

Gırtlaktan gelen inlemesi çok ama çok seksiydi.

-"Kendimi kaybetmekten korkuyorum. Sana zarar vermekten korkuyorum. " diye yaptığı itirafı kulağıma dolduğunda dudakları yanağımdaydı. Nazikçe öpüp elinin altında duran göğsümü okşadı. Tenim o dokundukça çıkılmaz bir yangının içine sürükleniyordu.

-"Sen...sen bana zarar vermezsin ki." dedim soluk soluğa.

Başını iki yana sallayıp dudağımı öptü. Dudaklarımın şiştiğini hissediyordum.

-"Seninle sevişirken inan ki nazik olmam. Ve emin ol saatlerce durmam."

İçimi alt üst etmiş halde seri bir hareketle üzerimden kalktı. Sözleri beni fazla etkilemişti. Darmadağınık şekilde yatağın ortasında kalmaya devam ettim. Bedenim onun etkisinden çıkamıyordu.

Beni istemesi ve bunu söylemesi ona daha fazla çekilmeme sebep olmuştu.

Gözlerimi sıkıca kapatıp banyodan gelen su sesinin kesilmesini beklemeye başladım. İçimde yanan taraf sönmeyince asla yapmam diyeceğim bir şey için yataktan kalktım.

Beni isterken kendinden geçen sevgilimin yanında giderken bastığım yerler içimi ürpertiyordu. Aralık kapıyı geçebileceğim kadar açtıktan sonra arkası dönük suyun altında olan Mirza'ya baktım. Işıkları yakmayışı kızaran yüzüm için iyi bir şeydi.

Duşakabinin yarıdan aşağısı buzlu cam olduğundan yalnızca kaslı sırtı görünüyordu. Ellerini kaldırmış suyun akıp gittiği saçlarını geri itiyordu. Sertçe yutkunup cam kapıyı yana sürgüledim. Sesi duyduğu an dönünce geniş göğsüyle göz göze geldim.

Cesaretimi kaybetmeden kapıyı yeniden kapatıp çırılçıplak ama tamamını görmediğim bedenine sokuldum.

•••

Ee heyecan dorukta mı ?

Sizi bilmem ama benimki yazarken doruktaydı sjskd

Bu kısımdan sonra ne olur bilemeyeceğim. Tamamen gelişine yazdığım için devamını şimdilik kestiremiyorum. İşler sarpa sarmadan diğer bölüme geçeyim ben.

Bölüm sonu

1 yorum