İçeriğe geç

Tut Elimi `

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Tut Elimi `

Bölüm 3

Tut Elimi

``Hyunjin'den

"Başlayalım artık."

Dediğimde tekrar dikkatini üzerime çekmiştim.

"Ben Hyunjin. 26 yaşında bir barmenim. Dans eğitimi almışlığım var, küçükken 10 yaşımdan 14 yaşıma kadar dansla ilgilendim ancak ayağımda kırık olduğu için devam edemedim. Kırık iyileştiğinde ailemden.. ailemden istedim ama tekrar kırılmasın diye hayır dediler. Şimdi ise hobi olarak tekrar başlamak istiyorum."

Ailem.. Ailem demeyi sevmiyordum. Çünkü o yaşlarda bir ailem yoktu. Baba denilen kişi vardı sadece. Yalan uydurmuştum. Ayağım tekrar kırılmasın diye falan değildi. Hatta dansa devam etmek istediğimi söylediğim gece öyle bir geceydi ki, az kalsın babam tarafından diğer ayağım da kırılacaktı.

Bunları düşünmeyi bir kenara attım ve karşımdakine baktım. Boynumu biraz kaldırmam gerekiyordu bakmak için.

Parmaklarıyla hafifçe çenemi sarınca panikledim. Çenemi yukarıya bakacak değil de önüme doğru bakacak şekilde indirince rahatladım.

Benim başımı yukarıya kaldırmam yerine o eğildi ve dizlerinin üzerine ellerini koyup önüme gelecek şekilde durdu.

Onu biraz inceleme şansı bulmuştum. Eşit kaşları, çok iri olmayan gözleri, yüzünü tamamlayan burnu ve.. pembe, dolgun dudakları vardı. Tam tipimdi, ama bunu düşündüğüm için kendime kızdım.

"Boynunun ilk günden ağrımasını istemeyiz, bücür."

"Ben bücür falan değilim! 1.76'yım ben ya."

"Ben de 1.88'im."

Gözlerimi fal taşı gibi açtım. 1.88 mi..? Bu adamı neyle beslemişler ya.

"Gel ısınma hareketlerine başlayalım istersen."

Onu küçük adımlarla arkasından takip ettim. Tam önümüzde kocaman bir ayna vardı ve koskoca dans salonunda sadece ikimizdik.

Bu dans kursu birebir ve özel eğitim olduğu için sadece ikimiz olacaktık ve bu benim için iyiydi, çünkü hem panik atağım hem de anksiyetem vardı.

Karşıma geçti ve başını eliyle sağa eğdi. Onun aynısını yaptım.

...

``Lee Know'dan

"İstediğin bir şarkıyı seçip onun dansını yapmak ister misin, ben bir şeyler göstereyim mi? Dansına bakmak istiyordum da."

Çocuk bana doğru masum gözleriyle dönünce gülümsedim. Hiç bir zaman bu kadar gülümsememiştim, ama neden böyle oluyordu, bilmiyordum.

Çocuğun bir an gözleri parladı ve gülümsememi görünce sıcak bir gülümseme verdi.

"Şu an pek hatırladığım bir dans yok, seninle beraber denemek istiyorum."

Onu zorlamamak için çok da temaslı olmayan hafif bir tango müziği açacaktım. Ve biraz da ayağının iyi hareket edip edemediğini görmek için.

"Tango açsam sıkıntı olur mu?"

Çocuk tangoyu duyar duymaz kızarmıştı. Bir şey mi yapmıştım ki? Başını önüne eğdi ve elleriyle yanaklarını tuttu. Ama ben bunu ağlıyor sandım ve hemen önünde eğildim. Yüzüne bakınca güldüğünü gördüm.

Yüzlerimiz çok yakındı. Eğilsem bile deve olduğum için uzun kalıyordum.

Bana ve sonra aramızdaki mesafeye bakıp tekrar gözlerini açtı ve geriye adımladı. Tam yanında olduğum için o geriye çekilirken dudaklarım yanağına çarptı.

Başımı önüme eğdim ve kafamı sallayarak gülümsedim. Beni şeker komasına sokacaktı. Her zaman tatlıydı ama utanınca farklı oluyordu.

Daha fazla utandığını anladığımı fark etmesin diye onu iki omuzundan yanıma çektim ve müziği başlattım.

İlk önce ona gösterdim, aynadan tüm hareketlerini dikkatlice inceledi ve sonra yapmak için yanıma geldi.

"Tut elimi."

"N-ne?"

"Dansın ilk hareketi o, bücür."

Elini tereddütle elimin içine yerleştirdi. Eli benimkinin içinde kaybolmuştu. İç geçirdim bu görüntüye bakarak. Çok narindi.

Onu kendime yavaşça sararak çektim ve sonra diğer koluma sırtını dayadım. Ondan sonra onu geri kaldırdım ve yavaş ayak hareketleriyle dansı devam ettirdik.

Şu ana gördüğüm kadarıyla ayağında güncel bir sorun yoktu ve iyi ilerliyordu, umarım canı acımamıştır.

...

``Hyunjin'den

Dans bitmişti ve ben çok terlemiştim. Üstümü çıkarmak için izin istesem iyi olurdu.

"Üstümü çıkarabilir miyim?"

"Ha?"

Kedi bakışlarıyla bana dönünce gülümsedim.

"Üstümü çıkarabilir miyim?"

"Tabii ki, atlet var mı yanında? Ya da havlu vereyim?"

"Hayır hayır, atlet var altımda."

Üstümü yavaşça çıkardım ve atletimin üstünden hafif belli olan karın kaslarımda bakışlar hissettim.

Minho'ya baktığımda sanki avını avlayacakmış gibi beni süzüyordu. Yutkunduğunu duydum ve bakışlarımız çakıştı.

Kafamı sağa doğru yatırarak hafif bir gülümseme sundum ve çantama atletimi koymak için çantamın yanına gittim.

Tam o sırada arkamda bir hareketlenme hissettim. Minho arkamdaydı. Tam geriye dönecekken sesini duydum.

"Kıpırdamasan olur mu? Terlemişsin de saçını toplayayım dedim. Ama istemezsen toplamam."

"Ben toplardım-"

Tam o sırada kafamın tepesinde bir burun hissettim. Sanırım hissetmediğimi sanıyordu, o yüzden bir şey demedim.

Hafif kıkırtısını duydum. Umarım dalinle yıkanmama gülmemiştir ՞߹ - ߹՞

-------------------------

Kitap nasıl gidiyorr? Çok hızlı mı yakınlaştırmışım, yoksa iyi mii??

Yorumlarda belirtirseniz seviniriimm 💕💕

Bölüm sonu

3 yorum

  • herkese selam, maalesef kı bu eserın yazarıyım ve devam edemeyecegımı soylemek ıstedım.. hepınızden cok ozur dılerım. yenı bır telefona gectım ve savethatshıt adlı hesabımdakı e-maıl ıle kaydolamazdım.. 3. bolumden bıtırmek zorundayım,hepınızden cok ozur dılerım 💞 galıba bende bısey var, hayallerım hayal kırıklıgıyla sonlanıyor 😔🫶🏻 desteklerınız, yorumlarınız ve bu eserımı okumak ıcın ayırdıgınız o degerlı dakıkalarınız ıcın cok tesekkur ederım ve tekrardan cok ozur dılerım 😕💞 kendınıze dıkkat edın, sevılıyorsunuuuzzzbb