İçeriğe geç

Tozlu Raflar

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Tozlu Raflar

Bölüm 5

DÖRT

Balkona çıkıp keyif yapmadan önce pijamalarımı giyip balkona çıktım bilgisayardan favori dizimi izlerken telefonuma bir bildirim geldi

"Artık evini biliyorum"

Bu mesajı Efe atmıştı. Karşı apartmanın balkonuna baktığımda Efe bana bakıyordu meğer evlerimiz karşılıklıydı, telefonda birşeylere bastıktan sonra telefonu kulağına götürdü. " Yuh Efe bu kadar da değil artık nereden buldun!" Arayan numarayı reddedince Efe tekrar aradı ve çok sinirlenmiştim aramasını ikincide açtım,

"İyi, gel de kurabiye yap o zaman! Sen benim evimi ne yapacaksın ya!" Telefonu kapattığım gibi tekrar aradı, "Ne var!"

"Düşündüm de aslında vazgeçmemişim, Lara"

Adımı nereden öğrenmişti? "Sen, sen nereden öğreniyorsun böyle şeyleri ya!"

Telefonu kapattım. Bana sinsi sinsi gülerek bakıyordu, perdeyi çektim. Tekrar mesaj attı.

" Saat 18:00'da ### Lisesi'nin oradaki parka gel"

"Emrin olur! Niye geliyormuşum!?"

"Gelmek zorundasın"

"Of ne boş yaptın ya bir de seninle mi uğraşayım"

"Lara! Senin hakkında daha fazla şey öğrenmemi istiyorsun herhalde!"

"Yeter!"

"Yetmez Lara!"

Yeni tanıdığı biri için fazlasıyla samimiydi, hâlâ ne istediğini anlamamıştım ama o an tek istediğim şey uyumaktı. Efe'ye cevap vermeden odama gittim ve uyudum

***

Telefonum çalıyordu, gözlerimi açtığımda hava kararıyorudu ve akşam serinliği kendini hissettiriyordu. Arayan kişinin kim olduğunu anlamaya çalışıyordum sonra aklıma onun numarasını kaydetmedigim geldi, telefonu açtım

"Hadi gel artık"

"Efe gelmek istemediğimi sana söyledim"

"İyi, ben geleyim"

"Of bıktım senden tamam geliyorum, ama bu ilk ve son buluşmamız olacak!"

"Düşünmem lazım"

"Efe ya!"

"Acele etmezsen anlaşmayı bozarım"

Hızlıca üzerimi değiştirip evden çıkarken annem beni gördü.

"Lara, sen evde miydin?"

"Evet, ama artık değilim"

Cevap vermesine fırsat vermeden önce dışarı çıktım.

Parka geldiğimde Efe'yi aradım ve bulamadım. Bir anda arkamdan geldi ve beni korkutunca isteksizce bağırdım.

"AA! Sen mal mısın ya? Öyle aniden gelinir mi!?"

"Aman iyi be, kızma hemen. En son gelmiyorum diyordun n'oldu?" alaycı sesiyle yine konuşmuştu." Dedim arkama dönüp giderken, kolumdan tuttu ve kendine çekti.

Göz devirdim, Efe bunu fark edince

"Tamam sen sinirin geçene kadar burada otur ben hemen geliyorum"

"Efe nereye?"

Cevap vermedi ama koşarak uzaklaştı. Bir süre sonra yeni karşı komşumuz olan o çocuğu gördüm. Onu görmezden gelmeye çalıştım çünkü eğer aniden Efe gelirse o yanlış anlayabilir ve daha başlamadan ilişkimiz bitebilirdi. Ama o beni görünce gülerek geldi. Yanıma oturdu, benim yanıma hem de!

"Naber?"

Heyecandan sesim titremişti

"İ-iyi öyle duruyorum, senden naber?"

"Ben de iyi, bir arkadaşla buluşmuştum da"

O bir arkadaş kim acaba? Yoksa sevgilisi de bana mı bir arkadaş olarak bahsediyor?

"Hmm öyle mi?"

"Evet, sen burada yanlız mısın?"

Keşke o sırık olmasaydı evet diye bilseydim de onunla burada sonsuza kadar oturabilseydim...

"Yok ya benim de bir arkadaşım gelecekti onu bekliyorum"

Suratı asılmıştı kalkıp,"O zaman size iyi eğlenceler" gözlerindeki sıcak bakış kaybolmuştu.

"Of n'oldu ki şimdi?" Biraz onun neden lafıma bozulduğunu düşündüm.

***

Efe'nin geldiğini bile fark etmemiştim. Düşüncelerimin arasında kaybolmuştum

"Lara"

Kafamı kaldırdığımda Efe gelmişti ve elinde kaykayını tutuyordu.

"Ne yani? Sadece sen sürerken seni mi izleyeyeyim?"

"Lara sen neden böylesin?" Sesi bıkkın geliyordu, elini bana uzattı ve benim ayağa kalkmada yardımcı oldu. Bu onun ilk kibarlığıydı ne kadar gözlerim yaşarsa da dediği şeye anlam veremedim.

"Ne varmış hâlimde?"

"Boşversene, o kadar da önemli değil"

"Çok gıcıksın Efe, artık söylesene kaykayı niye getirdin?"

"Kaykay sürmeyi denemek istediğini söylemiştin ben de bugün yapabiliriz diye düşündüm"

"Ne zaman demişim?"

"Marketten atıştırmalık aldığın gün demiştin ya sende sanırım unutkanlık baya var"

"Evet, ne demezsin..."

Onu geçiştirirken demiş olmalıyım ki şimdi o bana kaykay sürmeyi denememi istiyor.

"Hadi Lara, dikkat et"

Ellerimden tutarak yardım ediyordu, bir dakika o neden ellerimden tutuyordu en son ondan nefret ettiğimi sanıyordum. Ellerimi çektiğim sırada dengemi kaybedip aniden onun üstüne düştüm... Yüzüm kızarmaya başladığını hissediyordum, hemen kendimi toparlayıp kaykaydan indim.

"Lara, iyi misin!?"

"Evet"

"Neden ellerini aniden çektin?"

Bahane bulamayınca sustum

"Neyse sorun değil hadi devam edelim"

"Tamam..."

Bu sabahki Efe ve şu anki Efe arasında çok fark vardı ama aralarında sadece birkaç saat olduğu halde. Sabahki gibi egolu değildi daha samimiydi. Ne kadar yanımda Efe olsa da aklımda adını bile bilmediğim karşı komşumuz vardı...

"Yön vermek istediğin yöne doğru..."

O bana öğretmek için birşeyler anlatıp duruyordu ama ben sadece ona bakıyordum.

***

"Lara saat biraz geç oldu"

"Nasıl, daha yarım saat bile olmamıştır"

"Saat 10 oldu Lara"

"Of annem beni çok kötü azarlayacak! Hadi gidelim"

"Ne?"

"Birlikte gidelim"

"Cidden mi? İnanayım mı?" Göz devirip arkamı dönüp gittim

"Tamam Lara şaka yaptım, Lara sana diyorum"Efe kolumdan tutup kendine çekti... O an donup kaldım, ve bir anda kendime geldim, geri çekilip aramızdaki kısacık olan mesafeyi açmaya çalıştım.

"Pardon sadec..."

"Lütfen, sadece gidelim Efe"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.