İçeriğe geç

Tozlu Raflar

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Tozlu Raflar

Bölüm 4

ÜÇ

Kapıda uzun zamandır bizim alt komşumuz ve benim artık "tek" en iyi arkadaşım olan Göksun vardı...

"Lara! Ne olduğuna inanamaz... N'oldu sana, gözlerin balon gibi olmuş"

Hiçbir şey demeden ona içeriye geçmesi için işaret yaptım odama gidereken hâlâ neden ağladığımı sorup durdu. Odama geldigimizde uzun bir süre İrem'in yaptıklarını anlam veremediğimi anlattım. Göksun en başından beri "O kızı hiç gözüm tutmadı" diyordu ama umursamıyordum, şimdi ise anladım onun nasıl biri olduğunu. Sonra ise Göksun, ortamı sakinleştirmek için,

"O zaman bi' kahve yaparsam bu ağlak çocuğun yüzü güler mi?"

Neşemi yerine getirmeye çalışıyordu, istemeden güldüm,

"Düşünmem lazım"

"Ben yapıyım o zaman sen düşünene kadar"

"Sen yap ben bu markete gidip geliyorum"

"Niye?"

"Biraz atıştırmalık alıp gelicem sonra da balkona çıkar biraz sohbet edeliz diye düşünmüştüm"

"Tamam iyi olur hızlı ol kahvelerin ikisini de ben içerim yoksa, bilirsin çook güzel yaparım"

"Bilmez miyim" dedim ve ayakkabılarımı giyip dışarı çıktım markete giderken yeni komşumuzu gördüm ve gördüğüm gibi kalp atışlarım hızlanmıştı, başında şapkası vardı bankta oturuyordu daha adını bilmiyordum ama çok iyi birine benziyordu, ayrıca gözlerinde hep içten gelen bir sıcaklık var, cesaretimi topladım.

"Ne kadar da yakışıklı, keşke onunla biraz da olsa konusabilsem oradan arkadaş sonra da... Ne saçmalıyorum ben! Hadi Lara! Konuş onunla artık!" Saçma düşüncelerime banka doğru yürümeye başladım, banka yaklaştığımda ona bakmadan yanına oturdum, kalp atışlarım o kadar çok hızlanmıştı ki, tam konuşmaya baslayacakken,

"Yine mi sen!? Hem karşıma çıkma diyorsun hem de gelip yanıma oturuyorsun"

Ona döndüğümde ufak bir çığlık attım

"Nasıl ya?" Yanına oturduğum kişi huysuz sırıktı!

"Yanına oturduğun kişilere dikkat edersen *nasıl ya* demene gerek kalmaz" sesi de yüzü de alaycıydı,

Hemen ayağa kalkıp hızlı bir şekilde markete gitmeye başladım, arkamdan ayak sesleri geliyordu arkama döndüğümde onu dibimde buldum.

"Uzaklaşsana benden be!" yürümeye devam ettim

"Neden kaçıyorsun?" Bunu dediğinde bana yetişmişti ve yan yana yürüyorduk ben hızlandıkça o da hızlanıyordu

"Kaçmıyorum!"

"Tamam sorumu değiştiriyorum, o zaman neden yanıma oturdum?"

"Seni başka biri zannettim!"

"Aman neyse, şimdi nereye gidiyorsun?" Sesi yine alaycıydı, ama bir o kadar da sorması saçmaydı.

"Of sanane!"

"İyi o zaman seninle gidip öğreneyim"

"Saçmalama! Peşinden gelmeyi bıraksana!" Çok sinir bozucuydu!

"Yanlız peşinde dolaşmıyorum, fark ettiysen yanındayım!"

"Her ne yapıyorsan bırak!"

"Bu konu sarmadı istersen başka konu açayım, larven Hanım gerçek adınız ne ve neden öyle bir yorum yazdınız? Cevabınızı merakla bekliyorum"

"Çok beklersin" dedim marketin önüne gelmiştik. Marketin kapısını açtım, sonunda ellerini cebinden çıkarmıştı ama tişörtümün boyun kısmından tutunca dengemi kaybedip yere düşüyorum

"Sırık! Sınırları zorluyorsun!" Sesimi yükselttiğimde herkes bize bakıyordu

"Biriyle konuşulurken göz temasına dikkat edilmeli unuttun mu?"

Onu umursamadan hızlıca atıştırmalık reyonuna gittim, cips alıyordum kolunu reyona yaslayıp,

"Kaç yaşındasın?" "Ne yapmayı seversin?" "Buralarda seni hiç görmemiştim, yeni mi taşındın?" "Sanırım kaykay sürmeyi de bilmiyorsun hiç denemek ister miydin?"

Onun susmayacağını fark ettim ve geliçiştirebilmek için,

"Evet isterdim" dedim

"Çikolata sever misin?"

"Evet"

Telefonuna bakmaya başlamıştı, işimi bitirdikten sonra atıştırmalıkları taşımakta zorlandım ve bana yardım etmek istedi istemesem de zorladı ve yarısından fazlasını elimden aldı.

"Hani evini bulucam diye tehditler savuruyordun ne oldu?"

"Vazgeçtim evini bulup ne yapıyım? Gelip kurabiye mi yapıyım?" Onu o hâlde hayal edince gülümsedim.

"Efe?"

Cevap vermedi, hatta umursamadı bile,

"Adın Efe değil mi?"

"Evet... keşke ben de senin adını bilseydim, o kadar da fena olmazdı değil mi?" onu duymazdan gelip sinirlendigini görmek beni sebepsizce çok mutlu etmişti

"Kasaya geldik istersen bırak atıştırmalıkları, aldıklarımı ödemem lazım"

********

Telefonu çalınca yanımdan ayrılmıştı. Sonunda ondan kurtulmuştum eve gittiğimde Göksun yoktu bana mesaj atmıştı

"Lara sana balkonda anlatacaktım ama sen bir türlü gelmedin, Burak buluşmak istediğini söyleyince kıramadım kusura bakma ama kahven hazırladım 😔"

Burak kimdi ya!? Herşey Efe yüzünden o olmasaydı şuan Burak kimdi biliyordum! Neyse o zaman hepsini ben yerim!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.