İçeriğe geç

Toprak ve Yağmur

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Toprak ve Yağmur

Bölüm 8

8. Bölüm

Merih gözlerini bilekten çekemiyordu. Sesinde öfkeyle karışık bir ürperti vardı. “Umay... tamam. Anlat. Bu... bu öyle bir iz değil. Bildiğin biri almış bıçağı, derine bastırıp kesmiş. Damarına denk getirmeden ama... bile bile... derince.” Gözleri yavaşça Umay’ınkine kilitlendi. “Bunu biri yaptı sana. Kimdi?” Umay başını eğdi. Dudakları titredi. Bir süre konuşmadı. Sonra, sesi çatallı bir fısıltıya dönüştü: “Ben... ben 14 yaşındaydım.” Bir yutkunma. Nefesi düzensizleşti. “Matematik sınavından 80 almıştım. Yani kötü değildi ama… ama babama göre öyleydi.” Merih’in bakışları sertleşti. Yumrukları istemsizce sıkıldı. “Eline bıçağı aldı,” dedi Umay, sesi titrerken. “Önce sadece bağırdı… sonra beni bağladı. Sandalyeye. Kıpırdayamadım. Bağırdım… ağladım… ama dinlemedi.” Gözleri artık yaşla doluydu. “Kolumdan... bileğimden... üç kere kesti. Sonra bayıldım sanırım. Hastanedeydik en son. Dikiş atıldığını hatırlıyorum sadece.” Merih bir adım geriledi. Kafasını yavaşça iki yana salladı. “Bu... bu insan değil.” Umay sessizce ağlamaya başladı. Gözyaşları tişörtün yakasını ıslatıyordu. “Sadece ders için... sadece bir not için...” diye fısıldadı. Merih eğildi, göz hizasına geldi. Sesi yumuşadı ama içinde yanardağ gibi bastırılmış öfke vardı: “Bir daha asla… tamam mı? Kimsenin sana bunu yapmasına izin vermeyeceksin. Şu an güvendesin. Bunu unutma.” Umay, Merih’in gözlerine bakınca ilk kez o güvenin kıyısına dokunmuş gibi hissetti. Titrek bir soluk aldı. ---

Umay ağlıyordu. Sessiz değil, içini çeke çeke, hıçkırıklarla… Sanki yıllardır tuttuğu gözyaşları şimdi boşalıyordu. Ellerini dizlerine bastırmış, kafasını öne eğmişti. Vücudu titriyordu. Merih birkaç saniye öylece kaldı. Gözlerini kapattı, dişlerini sıktı. Sonra yavaşça eğildi. Sesi yumuşaktı ama kararlı: “Umay… ağlama. Lütfen.” Yanına diz çöktü. “Bak, sarılıyorum sana, tamam mı? Haberli yani. Haberin olsun.” Kollarını yavaşça Umay’ın etrafına doladı. Umay önce geri çekilir gibi oldu… ama sonra kırık bir nefesle başını Merih’in omzuna bıraktı. Merih’in göğsünde ağlamaya devam etti. “Tamam,” dedi Merih, kollarını sıkılaştırırken. “Geçti. Artık geçti. Kimse sana dokunamaz.” O an Umay, belki de yıllar sonra ilk kez biri tarafından korunuyor gibi hissetti. Ve Merih, ilk kez birini kaybetmekten bu kadar korktuğunu fark etti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.