İçeriğe geç

The White Bloom (HyunLix Omegaverse)

Bölüm 17 · 5 dk okuma

The White Bloom (HyunLix Omegaverse)

Bölüm 17

{17} Senin yanında asla sıkılmam

İyi Okumalar 🦋

_______________

Felix, belindeki rahatsız ağrı yüzünden gözlerini kısıkça açarak olduğu yerde kıpırdandı. Güneş odayı fazlasıyla aydınlattığı için uykulu gözlerini tamamen açamıyordu.

Belindeki ağrının ise tamamen farkındaydı. Hyunjin'in göğsüne sarılı olan elini beline yaslayarak oraya bastırdı. Ağrı değil de rahatsız edici bir his, yorgunluk vardı.

Küçük eliyle kendi sırtını sıvazlayarak göğsüne gömüldüğü alfasına biraz daha sokularak burnunu onun boynuna yaklaştırdı ve huzurlu karanfil kokusunu ciğerlerine çekti.

İlk seferkine kıyasla kendisini daha iyi ve daha mutlu hissediyordu. Dudaklarını birbirne bastırarak utangaç bir şekilde gülümsedi ve gözlerini geri kapattı.

O sırada göğsünde kıpırdanan miniği yüzünden uykusundan uyanan Hyunjin boynuna gömülen, göğsüne kedi gibi sürtünerek sokulan bedeni izliyordu kısık bakışlarıyla.

Omegasının sırtının ağrıdığını farketti onun hareketlerinden. Dün hem çok fazla gezmişti hem de biraz zorlamışlardı işleri. O yüzden belinde ağrı olması normaldi.

Hyunjin üzerlerine gelişigüzel örttüğü örtüyü hafifçe indirerek Felix'in belini açıkta bıraktı ve kendi elini onun sırtına sardı.

Alfasının sıcak dokunuşlarını hisseden beden memnun bir şekilde gülümseyerek kendi elini uzaklaştırdı belinden ve iki koluyla da sarıldı alfasına.

H: "Burası mı ağrıyor?"

Hyunjin büyük elini omegasının sırtının alt kısımlarına bastırdığında boynuna gömülen beden başını onaylar anlamda salladı. Minik hareketleri yüzünden sarı yumuşak tutamları Hyunjin'in boynuna sürtünerek orayı okşuyordu.

F: "Hmhm orası"

Alfa, avucunun içiyle omegasının sırtının her noktasına yumuşakça masajlar yapmaya başladı. Uykusundan yeni uyanan omega ise tekrardan mayışarak geri uyumak üzereydi.

Kollarını sıkıca büyüğüne sararak tek bacağını kaldırdı alfasının bacakları üzerine atıp onun kucağına çıkmak için ama farkettiği şeyle hemen hareketini durdurarak başını kaldırdı. Yine o, tatlı, boncuk gibi parlayan gözlerini irice açmış alfaya bakıyordu.

Hyunjin tatlı surat ifadesine gülümseyerek ona şaşkınca bakan küçüğünün alnına öpücük kondurdu.

H: "Ne oldu çiçeğim?"

F: "Çıplak mıyım?"

Sanki birisi duyacakmış gibi fısıldayarak sorusunu sorduğunda yanakları da yavaştan kızarmaya başlamıştı.

H: "Evet"

Hyunjin de aynı Felix'e ayak uydurarak fısıldayarak verdi cevabını. Daha da şaşıran sarışın ise kalçasına kadar indirili olan ince örtüyü aceleyle tutarak tamamen üzerine çekti.

Bu hareketi hala tüm vücudunun kapanmasına yetmediği için tuttuğu örtüye sarılmak için yatakta yuvarlanarak dürüm gibi kendisini sardı.

Utançtan ve fazla hızlı hareketten nefes nefese kalmış bir şekilde başını kaldırarak Hyunjin'e baktı. Ama bu sefer tüm örtüyü üzerine çektiği için çıplak olan Hyunjin'i öylece yatakta bırakmıştı.

Gözleri yerinden çıkacak bir şekilde tekrar irice açıldığında, bakışlarını tavana çıkardı.

F: "Hyunjin çıplaksın"

Bebeğinin dakikalardır verdiği savaşı gülümseyerek izleyen beden yatakta yan dönerek kahkaha attı ve dirseğini yatağa yaslayarak başını kaldırdı. Çıplaklığından utanıyormuş gibi bir hali yoktu.

H: "Gece uyuyakaldığım için duş alıp seni giyindiremedim güzelim"

Mümkünmüş gibi yanakaları daha da kızaran Felix, sarıldığı örtüsünün bir ucunu tutarak Hyunjin'e uzattı. Ona bakmamaya çalışıyordu ama gözleri yaramazca kayıyordu bazen.

Ona uzatılan örtünün ucunu sırıtarak tuttu alfa. Ama üzerini kapatmak için değil. Tuttuğu örtüyü aniden çekerek omegasını da savunmasız bir şekilde yatakta bıraktı.

Bir saniye içinde çıplak bir şekilde yatakta kalan beden küçük bir çığlık atarak neresini kapatacağını şaşırdı.

Bu durumdan fazlasıyla keyif alan Hyunjin sırıtarak yatakta dizleri üzerine doğruldu ve kızararak donatese dönüşen omegasını kucağına aldı.

H: "Hadi geç olmadan duş alalım"

Hyunjin kucağındaki beden ile birlikte yataktan indiğinde Felix hala tek eliyle yataktaki örtüye uzanmaya çalışıyordu.

F: "Hyunjin çıplağım!!"

Omega sitem edercesine konuştuğunda Alfa ikisini de banyoya sokrak kucağında durmadan kıpraşan bedenin yüzüne yaklaştırdı kendi yüzünü.

H: "Her şeyi gördüm zaten Felix. Sadece görmedim iliklerime kadar hissettim bile"

...

Felix banyodaki buğulu aynayı koluyla silerek kendi yansımasına baktı. Islak sarı saçları yüzüne dağılmıştı. Tam bir civcive benziyordu.

Üzerinde Hyunjin'in sabahlığı vardı. Bornozu dahil diğer eşyaları daha Hyunjin'in odasına taşınmadığı için bunu giyinmişti.

Ama halinden memnundu. Üzerine büyük gelen sabahlık buram buram Hyunjin kokuyordu. Bacaklarına kadar kapatıyordu boyu Hyunjin'in boyundan küçük olduğu için.

Aynadan haline gülümserken Hyunjin'in ona yaklaştığını görerek gülümsemesini daha da büyüttü.

Üzerine bornoz geçiren alfa arkadan eşine yaklaşarak kollarını onun beline sardı ve çenesini onun omzuna yaslayarak aynadan yansımalarına baktı.

Felix o kadar rahat ve huzurlu hissediyordu ki, her şeyin ilk başında olan tüm korku ve endişelerinin yersiz olduğunu daha yeni anlıyordu.

Üstelik farkında olmadığı bir diğer şey ise onu rahatsız eden güçleri, mühürlendiğinden beri fazlasıyla dizginlenebilir duruma gelmişti.

H: "Çok tatlı görünüyorsun böyle."

Felix ratlı bir şekilde kıkırdayarak başını yan tarafa çevirdi ve çenesi omzuna yaslı olan Hyunjin'in yanağına kocaman bir öpücük bıraktı. Eşinden aldığı bu sıcak dokunuşlar ise alfayı fazlasıyla mutlu ediyordu.

F: "Bugün çok mu işin var?"

Küçük beden dudaklarını büzerek sorusunu sorduğunda Hyunjin başını onaylar anlamda sallayarak kollarını daha sıkı sardı ince bele.

Gönlü isterdi ki omegasının yanında kalsın, saatlerce ona sarılsın öpsün. Ama birikmiş fazla işi olduğu için artık erteleyemiyordu. Dün de yoğun olduğu için Felix ve annesine katılamamıştı.

H: "Birkaç güne yoğun işlerimi hallederim güzelim üzme kendini"

Felix başını usulca sallayarak eşinin kolları arasında döndü ve onun beline sarılarak ıslak başını göğsüne yasladı.

F: "Senin görevin sadece benimle ilgilenmek olsa olmaz mı?"

Mırıldanarak sorusunu sorduğunda alfa gülümseyerek daha da sıkı sardı küçüğünü ve şampuan kokan ıslak tutamlara öpücük bıraktı.

H: "Keşke öyle olsa çiçeğim"

Felix, Hyunjin'in kolları arasına biraz daha sokularak yüzünü gömdü alfasının göğsüne. Onu bırakmak istemiyordu. Tüm gün yanında olmasını istiyordu. Bu yüzden ne türlü bahane uyduracağını bilemiyordu.

F: "Ben hamile olduğumda da beni bırakıp gidecek misin?"

Omega utandığı için sorusunu fazlasıyla sessizce sormuştu ama alfa onun mırıltıları arasından küçüğünü çok net bir şekilde anlıyordu.

Kollarını daha sıkı sararak Felix'in beline onu tek hamlede kucağına aldı ve banyodan çıkarak yatağa doğru adımladı.

Eşini dikkatli bir şekilde yatağın üzerine bıraktıktan sonra küçük bir havlunu sarı saçlarına sararak ıslaklığını almaya çalıştı.

Felix'in saçlarını özenle kuruttuktan sonra onun önünde dizleri üzerine çökerek sıcak suyla duş almaktan kızaran küçük buruna öpücük bıraktı.

H: "Ne olursa olsun küçüğüme hep zaman ayıracağım. Hem işler biriktiği için böyle oluyor. Birkaç günlük bir yoğunluk sadece"

Felix, başını sallayarak eşini onayladı. Ama hala içi rahat değildi. Hyunjin yanında olmadığında tüm gün ne yapacağını bilmiyordu. İlk defa sarayda tek başına kalacaktı.

F: "Ben de seninle gelsem olmaz mı?"

Hyunjin bir süre sessiz kalarak düşündü. Gün içinde katılacağı önemli görüşmeler vardı. Ama Felix de kraliyet ailesinden sayıldığı için orada bulunması sorun olmaz diye geçirdi içinden. Tek sorun şuydu ki alfa biliyordu omegasının hemen sıkılacağını.

H: "Gelebilirsin çiçeğim. Ama sıkılırsan kaçmak serbest"

Felix sonunda kocaman gülümseyerek kollarını Hyunjin'in boynuna sardı ve ona sıkıca sarıldı. O kadar rahatlamıştı ki eşinden ayrılmayacağı için.

F: "Senin yanında asla sıkılmam"

___________________

Kitaba başladığımda planlamalarıma göre 10cu bölümde Felix hamile kalacaktı. Amk nereye gidiyor bu kitappp

Bölüm sonu

14 yorum