İçeriğe geç

THE SİLENCER 🌑🕶️⛓️

Bölüm 2 · 4 dk okuma

THE SİLENCER 🌑🕶️⛓️

Bölüm 2

Kuzu Postu

Manhattan’ın kalbindeki o gökdelenin devasa kapıları ardıma kadar açıldığında, içeriye adeta bir sis gibi sızdım. Dışarıdan bakıldığında bu gece, New York’un tüm elitlerini, senatörlerini ve milyarderlerini bir araya getiren prestijli bir "Afrika’ya Yardım Hayır Gecesi"ydi. Ama içerideki havanın buram buram yalan ve güç koktuğunu hissetmek için bir ajan olmaya gerek yoktu.

​Bordo saten elbisem, adımlarımla birlikte bacaklarımın arasında bir alev gibi dalgalanıyordu. Sırtımdaki dekolte ve kumaşın zarafeti, etraftaki onlarca gözün saniyeler içinde bana dönmesine neden oldu. İnsanlar bakıyordu; kimisi hayranlıkla, kimisi kıskançlıkla. Tam olarak istediğim şey buydu. Gölgelerde saklanmak için bazen spot ışıklarının tam altına geçmeniz gerekirdi. 16 yıllık hayatımda bana öğretilen en önemli derslerden biri buydu: Eğer saklanmak istiyorsan, herkesin bakacağı yer ol.

​Gözlüklerimi otelde bırakmıştım. Beyaz tenimle keskin bir tezat oluşturan o çekik, simsiyah gözlerimi saklama gereği duymadan salonda gezdirdim. Garsonun tepsisinden aldığım şampanya kadehini dudaklarıma götürürken, bakışlarımı yukarıya, salonu yukarıdan gören VIP locasına çevirdim.

​Oradaydı. Alexander Michael Hudson.

​Elindeki kristal kadehi hafifçe sallıyor, aşağıda onun parası ve gücü önünde eğilen insanları kibirli bir tebessümle izliyordu. Tam bir avcı gibi görünmeye çalışıyordu ama aslında bu gecenin tek avı kendisiydi. Türkiye’deki o gizli oluşumun bana verdiği dosya haklıyahı; bu adamın en büyük zayıflığı devasa egosu ve kadınlara olan zaafıydı. Kendine o kadar güveniyordu ki, karşısına çıkabilecek hiçbir kadının ona zarar verebileceğine ihtimal dahi vermezdi.

​Kadehimden küçük bir yudum alıp merdivenlere doğru yöneldim. Zamanı gelmişti.

​Locanın girişindeki kalabalığa karıştığımda, Hudson’ın hemen yanında duran, onun en güvendiği kara para muhasebecisi ve sağ kolu olan adamı gözüme kestirdim. Tam yanından geçerken, sanki arkamdaki birine yol vermeye çalışıyormuş gibi hafifçe dengemi kaybettim. Yanımdan geçen garsona omuz açımla çok ince, milimetrik bir baskı uyguladım. Garsonun elindeki tepsi hafifçe sarsıldı ve içindeki koyu renkli kokteyl, Hudson'ın sağ kolunun o pahalı, özel dikim beyaz ceketinin üzerine boşaldı.

​"Ah, çok pardon! Benim hatam, gerçekten çok üzgünüm," dedim, sesime yerleştirdiğim o kusursuz, masum tınıyla.

​Adam öfkeyle homurdanarak ceketini temizlemeye çalışırken, locadaki gürültü Hudson’ın dikkatini çekti. Başını ağırsa bize doğru çevirdi. Bakışları önce ceketindeki lekeyle uğraşan adamına, ardından da hemen arkasında mahcup bir tavırla duran bana kaydı. O an, gözlerindeki o avcı parıltısını gördüm. Çekik gözlerim, uzun siyah saçlarım ve bordo elbisenin içindeki duruşum, onun o doymak bilmez kadın tutkusunun tam kalbine hitap etmişti.

​Hudson, adamını eliyle hafifçe kenara iterek bana doğru iki adım attı. "Sorun değil, kazalar olur," dedi, sesindeki o sahte, kadife gibi yumuşak tonla. Gözlerini üzerimde gezdirerek sordu: "Bu gece buralarda daha önce hiç görmediğim bir güzellik var. Kimsiniz?"

​Hafifçe gülümsedim, başımı asil bir tavırla dikleştirdim. Gerçek adımı, Sezgiay'ı bu salondaki gürültünün arasına asla fırlatamazdım. O isim, Türkiye'nin yerin yedi kat altındaki o gizli istihbarat dehlizlerinde kalmıştı. Bana verilen sahte kimliğin maskesini yüzüme geçirdim.

​"Adım Mirya," dedim, sesim ne çok davetkar ne de çok uzaktı; tam bir profesyonel gibiydi. Çekik gözlerimdeki gizemi açıklayacak o yalanı kelimelerime döktüm: "Annem Rus, babam ise İtalyan. Uluslararası yatırım danışmanıyım. Buraya yeni taşındım. Kimsesiz bir finans uzmanı için New York’un finans ağını incelemek adına bu hayır gecesinden daha iyi bir fırsat olamaz diye düşündüm."

​Hudson, Rus ve İtalyan genlerinin birleşimiyle oluştuğunu sandığı bu sıra dışı güzellik ve egzotik çekik gözler karşısında büyülenmiş gibiydi. Üzerine bir de finans uzmanı olduğumu duyunca hafifçe bıyık altından güldü. Egosu hemen devreye girmişti. "Demek finans uzmanı... Güzel bir kadının rakamlarla arasının iyi olması nadir görülen bir durumdur. Söyle bakalım Mirya, benim şirketim Hudson Group hakkında ne düşünüyorsun? Dışarıdan nasıl görünüyoruz?"

​Beni test ediyordu. Kendi zekasını ve gücünü övmemi bekleyen o kibirli gözlerine baktım. Tam o anda, kalbimin içindeki o 16 yıllık intikam ateşi buz gibi bir soğukkanlılığa dönüştü. Doğu Türkistan'da ailesi gözlerinin önünde katledilen o küçük kızın zekasını, bir silah gibi doğrulttum.

​"Dışarıdan harika bir muhasebe ve danışmanlık devi gibi görünüyorsunuz Bay Hudson," dedim, kadehimden bir yudum daha alıp ona doğru bir adım yaklaşarak. Sesimi sadece ikimizin duyabileceği bir fısıltıya düşürdüm. "Ama içeriden... Cayman Adaları üzerinden yönettiğiniz o alt hesaplardaki para aklama trafiğinde küçük bir matematiksel açık var. Son çeyrekteki transferlerde yüzde 0.04’lük bir dengesizlik bırakmışsınız. Bu durum şu an federal makamların dikkatini çekmez, size zarar da vermez... Ama benim gibi rakamların arkasındaki gölgeleri görebilen biri için, orada ne sakladığınızı bulmak sadece beş dakikamı aldı."

​Hudson’ın yüzündeki o kibirli, çapkın gülümseme bir anda dondu. Göz bebekleri büyüdü. Şirketinin en gizli tuttuğu, neredeyse hiç kimsenin bilmediği o yasa dışı para ağındaki o milimetrik açığı, karşısında duran bu gizemli kız çat diye yüzüne söylemişti.

​Birkaç saniye boyunca sessizce beni inceledi. Şaşkınlığı, yerini derin bir hayranlığa ve tehlikeli bir arzuya bırakıyordu. Karşısında sadece güzel bir kadın değil, onun gücüne güç katabilecek dahi bir beyin vardı.

​Kadehini kadehime hafifçe vurdu. Çıkan ince tını, salondaki müzikten daha netti.

​"Sıradışı bir zeka, büyüleyici bir görünümle birleştiğinde ölümcül olur, Mirya," dedi, gözlerini gözlerimden ayırmadan. "Cayman Adaları'ndaki o açığı kapatmak ve o gölgeleri birlikte yönetmek isteyebiliriz. Benimle çalışmak ister misin?"

​Av, tuzağa basmıştı.

​"Büyük oynamayı severim, Bay Hudson," dedim, içimdeki susturucuyu sessizce kurarken. "Ne zaman başlıyoruz?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.