Okuldan sonra Samet ile beraber alışverişe gitmiştik ve onun hakkında daha fazla şey öğrenmiştim. Grafik tasarımcıydı ve birçok marka ile beraber çalışıyordu. Bu beni çok etkilemişti. O anlattıkça bende kendimden bahsediyordum ve bu sayede birbirimizi daha çok tanımıştık. "Peki, küçükken ne olmak isterdin?" Market alışverişinden sonra arabada eve dönerken sıkılmamak adına hiç olmadık konulardan konuşmaya başlamıştık. "Yazar olmayı çok isterdim." Diye cevap verdim buruk bir şekilde. "Ortaokuldayken bütün kompozisyon yarışmalarına katılırdım. Artık öğretmenler ben yanlarına gitmeden eklerlerdi adımı listelere." Gülümseyerek, "Çocukluk işte. Peki, sen?" Yüzüne parlak ve gururlu bir gülümseme takarak, "Tır şoförü." dedi. Bunu beklemediğim için kocaman bir kahkaha attım. "Ya gülünecek bir şey yok! Gerçekten, çok isterdim tır şoförü olmayı." Yüzündeki ciddi ama gülümseyen ifadeyi görünce, "İyi de neden?" diye sordum. "Dedem tır soförüymüş. Babaannem bana hep onun hikayelerini anlatır dururdu. Dediğin gibi çocukluk işte, dedemi nasıl yücelttiysem gözümde benim için bi' kahramandı." Anlatırken adeta gözleri parlıyordu. Çok şaşırmıştım. Benim dedemler çiftçiydi, her yaz yanlarına gittiğimizde tarlada olurduk. Yani geçimlerini o tarladan sağlıyorlardı bu yüzden ailemdeki kimse bu kadar riskli bir işe girmemişti. "Vay be! İyiymiş." dedim kafamı sallayarak. Arabaya sakin bir sessizlik çökmüştü. Sessizlik o kadar uzak sürmemişti çünkü mahallemize girmiştik. Sessiz sakin bir mahalleydi. Amerikan tarzı evlerin olduğu, bol yeşil alanlı bir mahalle. Gerçekten insanı rahatlatıyordu. Tek sorunu şehir merkezine, doğal olarak iş yerime de, uzak olmasıydı. Selim, evinin önüne park edince arabadan indim. Marketten aldıklarını arka koltuktan alıyordu. "Eh, ben kaçtım o zaman." dedim. Ellerindeki poşetler ile arabanın kapısını kapatıp kafasını kaldırdı. "Tamamdır, görüşürüz sonra." Gülümseyerek eve doğru yürüdüm. Evde gerçekten Gizem'in olmadığı hissediliyordu. Kapıdan girdiğim anda yerlerde uçuşan tozlar neredeyse gözümü yaşartacaktı. Derin bir nefes alarak, "Temizlik yapayım bari." dedim kendi kendime. Üstümdeki takımı düzgünce çıkartıp astıktan sonra daha rahat olmak için kış olmasına rağmen şort ve tişört giymiştim. Zaten temizlik yaparken kim kazak giyerdi ki? Odamdan çıktıktan sonra banyoya giderek çamaşır makinesini çalıştırdım. Ondan sonra da salona geçtim. Koltukların ve televizyonun ortasında bulunan küçük sehpanın üzerinden hoparlörümü aldım. Ev sessizdi ve bu sessizlik bunaltıcıydı. Bu yüzden artık Gizem olmadığı zamanlarda her işimi müzik ile beraber yapıyordum. Bir nevi alışkanlık olmuştu. Hoparlörümü bağlamak için telefonumu açmıştım ki gördüğüm bildirim ile kaşlarım çatıldı. Aras Sarac Samet Düzdar'la nereden tanışıyorsunuz? (3.36 p.m) Samet'i tanıyor muydu? Belki de tanıdığı için öyle öldürmek istemiş gibi bakmıştı. Ama bana mı yoksa Samet'e mi baktığını anlayamamıştım. Şaşkınlığımı atamayarak mesaja tıkladım. Kaşlarım hala çatık iken yazmaya başladım. Siz Seni ilgilendirdiğini düşünmüyorum? (4.08 p.m) Gerçekten ilgilendirmiyordu. Eğer varsa Samet ile aralarındaki bağlantının da beni ilgilendirmediği gibi. Cevap tabii ki gecikmemişti. Her zaman hazırcevaptı. Hem gercekte hem sanalda. Aras Sarac Ne demek beni ilgilendirmez? Siz Evet, ilgilendirmez. Ne zamandan beri hayatımdaki insanları sorgulama hakkına sahipsin? Aras Sarac Anlaşılan o ki çoktan gözünü boyamış. Yazıyor... Yazmasına izin vermeden Allah vergisi hızlı parmaklarımla savunmaya geçtim. Siz Ortada göz boyama falan yok, Samet sadece arkadaşım ki ister tanımadığım biri olsun ister sevgilim olsun seni gram alakadar etmez. Aras Sarac Seni düşündüğüm falan yok zaten ben sadece kızımın o adamdan uzak durmasını istiyorum o kadar. Gizem senin yanındayken onunla bulunma yeter. Okuduğum mesajlarla gercekten sinirden delireceğimi düşünmüştüm. Ellerim titreyerek cevap yazmaya devam ettim. Siz Oldu beyefendi, yanında ketçap-mayonez de ister misiniz? Aras Sarac Eren, ben şaka yapmıyorum. Gizem yanında değilken onunla istediğini yapabilirsin. Onunla yat, kalk, eğlen gram umrumda olmaz. Ama o adamı Gizem'den uzak tutacaksın! Siz Gören de Samet'i mafya falan sanacak. Daha fazla konuşmak istemiyorum bu konu hakkında çünkü ben yetişkin bir bireyim ve inan bana kızımı senden daha çok düşünüyorum. Ve onun için herşeyi yapabileceğimi sen de biliyorsun. Sana iyi günler. Telefonu kapatıp koltuğa fırlattım. Gerçekten anlamıyordum. Madem bu kadar sevmiyordu Samet'i en azından bir sebep sunabilirdi. Ellerimi saçlarımdan geçirerek gözlerimi kapadım. Sakinleşmek için derin derin nefesler alıyordum. Ona o kadar çok şey söyleyebilirdim ki. Ama lanet olsun ki bu söylediklerim içimdekilerin yarısı bile değildi. Konu o olunca, durmak bilmeyen aklıma kıyasla ağızımdan sadece bu kadar kelime dökülebiliyordu. Ellerimi saçımdan indirip tekrar telefonumu elime aldım. Bu sefer hoparlörü bağlayabildim. Sevdiğim bir çalma listesini açarak sinirimi almasını umarak temizliğe başladım.
Bölüm 4
4. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.