Yazarın anlatımıyla
Altı ay önce
"Babanız kanser ve altı ay sonra ölecek. Hazırlıklı olun."
" Hayır imkanı yok"
" Maalesef ki doğru "
" Bunun tedavisi var mı "
" Yok sadece altı ay da ki iyileşme süreci onun yaşamını kısa sürede de olsa uzatır sadece elimizden gelen bir şey yok."
" Anne bunu nasıl babama söyleyeceğiz. Ne olacak şimdi"
" Bilmiyorum Nida bilmiyorum "
Anne ve kız ağlıyordu. Doktor gittikten sonra ikiside odaya girdiler. Adam onlara gülümsüyordu.
" Ne dedi doktor" söylemesinin üzerine iki kadın daha da ağlamaya başladı.
" Aaaa ağlamayın artık ne olduğunu açıklayın biriniz"
Nida kendini topladı."
Aniden gelen bir sesle " Nidaaaaaa kalk artık kızzzzz!" Diye bir ses duyulunca Nida rüyada olduğunu farketti. Kalktı hemen yataktan, başı döndü, biraz bekledikten sonra üstünü giyindi ve aşağıya indi.
" Geldim anne hazır mısınız?"
" Evet gidelim"
Arabaya bindiklerinde annesi sordu
" Okuldan izin aldın mı?"
" Evet "
" Iyi iyi"
Az sonra hastaneye girdiler. Üçü kol kola doktorun yanına gittiler. Kapıyı çaldılar.
" Gelin"
" Hoş geldiniz Yusuf Bey "
" Hoş bulduk hocam"
" Nasılsın"
" Iyiyim "
" Son günlerde var mı problem her hangi mide ağrısı yada yemek yemekte problem"
" Vardı bir kaç gün önce mide sorunu yaşamıştım. Karnım ağrıyor. "
" Hmmmm başka "
" Ne yersem kusuyorum."
" Anladım. Tahminlerim doğru çıkmış ve test de doğru sonuçları gösteriyor." Dediğinde kız araya girdi.
" Ne demek oluyor bu"
" Demek oluyor ki üzülerek söylüyorum babanız bağırsak ve mide kanserine yakalanmış. Sadece altı ay ya da kısa süre ömrü kaldı." Dediği an kadın bayıldı. Kadını acile götürüp serum taktılar. Nida aynı şeyi iki kez yaşadığını farketti ama tam olarak hatırlamıyordu. Düşündü ve rüyası aklına geldi. Şok olmuştu. Ne yapacağını bilmiyordu. Annesini sakinleştirmeliydi. Iyi düşünmek zorundaydı. Ailesi için güçlü kalmak zorundaydı. Iki saat sonra eve gittiler. Yarın tedaviye başlayacaklarını söylemişti doktor , babası yarından itibaren hastanede geçirecekti. Artık onları neler bekliyordu? Ne yapacakları hakkında bir fikiri yoktu. Babası iyileşecek miydi?Bekleyip göreceklerdi.
Iki hafta sonra
" Günaydın baba nasılsın"
" Iyiyim güzel kızım" ama ikiside aynı şeyi düşünüyordu. Ikiside onun iyi olmadığını biliyordu ama ikiside bunu söylemekten korkuyordu. Nida babasının elini öptü. Ikiside düşüncelere daldı.
Adam ölümden korkmuyordu. Tek korktuğu biricik kızı Nida'ydı. Karısı ne yapacaktı tek başına karısını seviyordu. Biliyordu ki karısı onu para için seviyordu. Ama karısı o kadar da kötü kadın değildi. Nida babası için üzülüyordu günün bir çoğunu burada geçiriyordu. Bu sene LGS sınavı vardı ama o çok çalışamıyordu. Ama bunun artık bir önemi yoktu. O babasını yanında istiyordu iyileşmesini istiyordu. Her gün her akşam sırayla annesiyle hastanede babasının yanında kalıyordu. Iki kadında çok zor süreç geçiriyordu. Geceleri uyuyamıyorlardı. Oradan oraya git, şunu bunu yap derken ikiside yorulmuştu. Bu böyle devam ediyordu. Nida artık okulu bırakmıştı. Sınav günleri yakındı. Tam da sınav saatinde babası fenalaştı. Yoğun bakıma alındı. Babası kendini iyi hissetikten sonra şu sözleri söyledi.
" Sevgili eşim ve kızım. Ben artık gidiyorum. Bu bir gerçek ama sizden bir şey istiyorum tabi kızım Nida da kabul ederse." Dedi. Derin nefes aldı. Nida merakla annesine bakıyordu. Annesi emin gözlerle baktı.
" Ben hep kızımın evlenmesini isterdim. Ama şimdi gidiyorum. Acaba evlenir misin benim için" deyince baba kız birbirine baktı. Ikiside biliyordu bunun annesinin istediğini ama babası söylerse Nida kabul ederdi.
" Hayır" dedi Nida annesi sinirlendi.
" Babanı duymadın mı? Evleneceksin o kadar yoksa okula gidemezsin"
" Neden bunu bana ve babama yapıyorsun." Annesi umursamadan devam etti
" Emin Bey var ya hani şu fabrikatör olan babanın arkadaşı dün geldi buraya ve seni oğluna istedi."
" Baban da bende kabul ettik su kalan son iki ayda düğün ve nişanı yapmaya karar verdik."
Nida bir şey söylemedi. Babasına baktı babası istemeyerek aciz ve çaresizce baktı.
" Iyi de para mı yok? aç mıyız? açıkta mıyız? Bu nerden çıktı?"
" Şöyle ki şu salak adam olucak baban Emin Bey'e olan borcundan dolayı şirketi battı ve o da bunu teklif etti bize başka yolu yok "
" Tamam " dedi . Çünkü başka çaresi yoktu. Babasının hayali adına da olsa bunu yapması gerekiyordu.