Ayaklarım beni taşımıyordu artık, nasıl yürüdüm. Nasıl tabutum olan masaya oturduğuma dair bir fikrim yok, etrafımda mutlu olduğumu düşünerek gülüyorlar ama hal bu ki hiç de mutlu değildim. Kefenim olan bu beyaz gelinlik, yanımda oturan kim olduğunu dair bilmediğim bir adamla yan yana oturmuştum. Karşımda nikah memuru duruyor.
" Gelin hanım üçüncü kez soruyorum. Emre Aydın'ı eş olarak kabul ediyor musun?"
Bu sesle düşüncelerimden uzak kaldım. Başımı kaldırıp anneme ve babama baktım. Babam hüzünlü bir şekilde gülümsedi. Annemde mutlu bir şekilde evet dememi bekliyordu.
Kendi kızının hayatını mahveden bir birey olmak nasıl bir duygudur acaba? çocuklarım olursa bende böyle olur muyum?
" Evet ediyorum" o kelime ağzımdan çıktı.
Evet dedim ben
Evet dedin EVET
Nikah bittikten sonra herkes takı takıyor, tebrik ediyordu. Kimse sormadı, kimse yanımda olmadı hep yalnızdım ben şimdi toplanmışlar da neyine, benim gerçekten ne istediğimi bilmiyor kimse, bunun ne önemi var ki artık olan oldu hayallerim yıkıldı. Gelin oldum evlendim ve artık bir kocam var. Bunların ne olduğunu bilmiyordum. Annem bana bir şey demeden beni vermişti. Para için satmıştı. Ertesi sabah babam öldü...