Burada kaç günümüz geçmişti bilmiyordum ama buradakilerin sayısı git gide azalmıştı.
Artık her günüm aynı ve sıkıcı geçmeye başlamıştı,
Nora'yı deli gibi merak ediyordum, hâlâ içimde olan o umuda akıl erdiremiyordum belkide kabullenmek istemiyordum.
Gece ara ara gelen garip seslerden burada birşeylerin döndüğünü anlamıştık ama nasıl ortaya çıkaracağımızı bilmiyorduk açıkçası, bildiğimiz tek şey bunu bir an önce ortaya çıkarmaktı.
Dün gece birkaç plan yapmıştık ilk plânda benim görevim çoktu gece yorgun olmamak için bir an önce uyusam iyi olur diye düşündüm ve yatağıma uzandım.
Yine bir gürültü kopmuştu gözlerimi kapatmadan önce mırıldandım,
-burada her ne dönüyorsa onu bugün ortaya çıkaracağım-
...
Newt!
Newt!
Newt!
İsmimi çok tanıdık bir ses durmadan tekrarlıyordu fısıltının sahibinin sesi durmadan yaklaşıyordu bunu hissediyordum gözümü açmak istiyordum ama üzerimde sanki bir ağırlık vardı.
İsmimi tekrar duymamla sesin sahibini anlamam bir oldu ama bu imkansızdı gözlerim hızlıca açılınca onu karşımda görmem bir oldu,
Nora
Gözlerimi ovuşturmak istedim bunlar bir rüyaymış gibi geldi ama elini uzatıp omzuma koyduğunda gerçek olduğunu tamamen kavramıştım.
Hızlıca kollarımı boynuna sarmıştım o da karşılık vermişti bırakmak istemiyordum sanki bıraksam bir daha göremiyecektim, gidecekti.
"Nora sen, iyi de nasıl, ben çok özür dilerim."
Ne söyleyeceğimi şaşırmıştım
Gülümsedi,
"Herşeyi anlatacağım ama önce buradan çıkmalıyız."
"Ama neden."
"Newt, Nora' yı dinle buradan çıkmalıyız." havalandırma boşluğundan geldiklerini anlamıştım konuşan yemekhane de tek başına oturan çocuktu.
"Siz nereden tanışıyorsunuz, neler oluyor Nora anlatır mısın?"
Sesimize yatakhanedeki herkes uyanmıştı Thamos' ta havalandırmadan çıkınca iyice kafam karışmıştı.
Minho hızlıca yattığı yerden doğruldu,
"Ne oluyor burada, bu gürültü de ne?,
Nora!!"
O kadar garip bir ortam oluşmuştu ki çıldırmak üzereydim.
"Biri ne olduğunu açıklayabilir mi artık?"
...
"Buradan gireceğim öyle değil mi?"
"Evet benden bu kadar dikkat et, ileride görüşürüz belki."
"Görüşürüz, bu arada çok teşekkür ederim."
Sadece gülümseyip karşılık vermişti.
Birkaç dakika sonra Newt'i görecek olmam heyecanımı iyice arttırmıştı.
Havalandırma borusuna girdim ve karanlıkta ilerleyebildiğim kadar ilerledim bir süre sonrasındaysa ilerlemek neredeyse imkansız hâle gelmişti dizlerim ve ellerimin üzerinde ilerlerken bir yandan da ses çıkarmamaya çalışıyordum ileride bir ışık görüldü biraz daha ilerleyince karşıma bir sağa bir de sola ayrılan iki bölüm çıktı.
"Hadi acele etmeliyiz, herkesi uyarmalıyız!"
Fısıldaşmalar tam olarak sağ taraftaki yoldan geliyordu biraz daha seslere dikkat kesilince seslerden birinin Thomas' a ait olduğunu anlamak pek zor olmamıştı .
Yavaşça öne doğru çıktım onları ürkütmek istemiyordum burada çıkardığımız ufacık herhangi bir ses yakalanmamıza sebep olabilirdi.
"Hey dikkat et Thamos!"
"Ne, ne oluyor?"
"Burada biri var, sen de kimsin?"
"Nora! Ama nasıl?"
"Ne oluyor burada?"
Thomas'ın yanında yüzünü tam net göremediğim bir çocuk vardı
"Merhaba Nora ben, herşeyi anlatacağım Thomas ama önce buradan çıkmalıyız."
"Beni takip edin."
Thomas öndeki çocuğu takip ediyordu bende en arkadan geliyordum git gide boru daraldı çıkışa yaklaşıyor olmalıydık.
Nihayet dar borudan kurtuldum ve yaklaşık yarım saat süren iğrenç boru maceram da böylelikle bitmiş oldu .
Odaya dönerken Thomas bana olan
biteni anlatmıştı buradan kurtarılmak için seçildiğini sanan kişileri tekrardan deney malzemesi olarak kullanıyorlardı anladığım kadarıyla
Karşı taraftaki tanıdık suratı görünce o tarafa doğru hızlıca koşmaya başladım ismini ne kadar tekrarladım bilmiyordum ama bir an önce uyanması gerekiyordu bir an önce uyanmalıydı ve ben günler sonra o gözlere bakmalıydım.
İrkilerek hemen doğruldu şaşkın bir suratla bana bakıyordu.
Belkide hayal gördüğünü sanıyordu böyle düşünmemesi için elimi omzuna koydum
"Nora sen, iyi de nasıl, ben çok özür dilerim."
Peş peşe birşeyler tekrarlıyordu özür dilemesine gerek yoktu bunu dile getirecekken benden önce davranıp sıkıca sarıldı karşılık vermiştim çünkü onu gerçekten çok özlemiştim.
Yatakhane de uyuyan kimse kalmamıştı
En son Minho da uyanıp şaşkın bir ifadeyle yüzüme bakıyordu,
"Nora, iyi de nasıl?"
Bu böyle olmayacaktı
"Tamam herşeyi anlatıyorum ama sonra hemen buradan çıkmalıyız."
Newt'in yan tarafına yatağa oturdum.
Meraklı gözlerle herkes bana bakıyordu e haklılardı tabi
"Siz gittikten sonra ne kadar bekledim bilmiyorum açıkçası ilk başta mantıklı düşünemiyordum canım gerçekten çok yanıyordu bir ara bayılmışım sanırım uyandığımda heryer karanlıktı ve aklım başımdaydı, düşündükçe etrafımda bir sürü ceset olması korkunç gelmeye başlamıştı, daha da korkuncu yakında bende onların arasına katılacaktım, bundan emindim açıkçası ama sonra sesler duydum insan sesleri yanıma geliyorlardı
"Yaşayan kimse var mı?"
"Bilmiyorum efendim."
"Kontrol edin tek tek."
O an bağırmam, ses çıkarmam gerekiyordu ama ben başaramadım öylece hareketsiz uzanıyordum sonra içlerinden biri beni fark etti,
"Biri var yaşıyor ama çok kan kaybetmiş."
Tekrardan bayılmış olabilirim tam emin değilim çünkü gözümü açtığımda bir yatakta yatıyordum yanıma beni bulan adam geldi sesi aynıydı, buradan o olduğunu biliyordum.
"Uyandın demek, merak etme burada güvendesin."
"Aç mısın?"
"Ağrın falan var mı?"
Durmadan soru soruyordu en sonunda ismini söyledi
"Pardon çok özür dilerim tanışmadık, Gabriel ben."
Hafif Fransız aksanından anlaşılıyordu açıkçası
Orada iyileşmeye baktım daha sonrasında sizi anlattım ve ışte buradayım.
"Vay bee."
Hepsi bölmeden beni pür dikkat dinlemişti
"Peki şimdi iyi misin?"
Dönüp soruyu soran Newt'e baktım
"Evet, evet iyiyim."
"Birde demem gereken birşey var."
O an da kapı çalınmaya başladı
"Hey Nora havalandırma."
Tekrardan hızla havalandırmaya girmiştim arkamdan kapağı son anda kapatmışlardı.
"Çok fazla ses vardı, ne yapıyorsunuz bir bakayım dedim."
Birkaç askerle birlikte bir adam gelmişti biraz etrafı kontrol edip geri çıkmıştı onlar gidince bende saklandığım yerden tekrardan dışarı çıktım açıkçası bugün bir daha havalandırmaya girmek istemiyordum.
"Bugün çok dikkat çektik bence yarın işe başlamalıyız, yarın buradan çıkmalıyız."
Thomas haklıydı bugünlük bu kadar yeterliydi bence.
"Ya yarın beni fark ederlerse."
"Etmezler diye umuyorum, herkes Nora'yı fark etmemeleri için elinden geleni yapsın. "
Thomas son sözü de söyleyip yatağına çıkmıştı
Uyumak fena olmazdı aslında Newt hareketlenip yatağa uzanınca ayağa kalktım etrafa bir göz gezdirdim boş yatak vardı
Bende gidip yatağa uzandım havalandırma beni o kadar çok yormuştu ki.
Hem daha yaram tam iyileşmiş sayılmazdı tüm yorgunluğumun yarın dinmesini dileyerek uykuya daldım.
kısa bir bölüm oldu umarım beğenmişsinizdir:)