Yaklaşık yarım saat önce öğrendiğim gerçek yüreğimin burkulmasına sebep oluyordu bunları annem yapmıştı ve bizde yardım etmiştik Thomas herşeyi hatırlamış kendisinin, Teresa' nın ve benim önceden onlardan biri olduğumuzu söylemişti. Şimdiyse düşünceli bir şekilde ilk geldiğimde beni götürdükleri çadırın önünde oturmuş çevreme bakıp düşünüyordum ama aklımdaki sorulara bir cevap bulamıyordum daha doğru düzgün birşey hatırlayamıyorken nasıl düşünebilirdim ki?
-Ne düşünüyorsun?
Kafamı kaldırıp Newt' in yüzüne baktım
-Şey özür dilerim oturabilir miyim?
Tabi dedim kısık bir sesle ve o otururken içimden sorduğum soruları bu sefer Newt' in de duyması için dışımdan tekrarladım:
-Acaba Kayran' a neden gönderildik?
Dudaklarını büzüp omzunu silkti
-Ben çok kötü hissediyorum gerçekten özür dilerim hatırlamıyorum ama sonuçta tüm bunları yapan...
Sözümü kesti
-Açıkçası geçmişte ne olduğu umrumda değil özür dilemene gerek yok şuan kayrandan önceki insanlar değiliz önemli olan şuan kim olduğumuz.
Böyle düşünmesi beni sevindirdi açıkçası içimde açıklayamadığım birşeylerin uyanmasına sebep oldu ona sarılmak istiyordum acaba sarılsam ne tepki verirdi birkaç saniye daha göz teması kurduk ilk gözünü kaçıran Newt oldu kalkıp elini uzattı
-Hadi kalk birşeyler yiyelim sonrada Thomas' ın yanına gidelim ne yapacağımızı konuşalım.
Başımla onaylayıp uzattığı elinden destek alarak kalktım.
Çadırdan çıkıp birşeyler atıştırmak için yandaki bir diğer çadıra girdik.
Daha sonrada Teresa ve Thomas' ın olduğu hücreye geldik.
-Tamam şimdi ne yapıyoruz.
Teresa:
-Gally' nin ne yapacağına bağlı bekleyeceğiz
Newt:
-Bence direkt kaçmaya çalışmalıyız gelen gelir gelmeyenler ise kalır.
Minho:
-Gally' i bekleyecek olursak ölebilirz daha önce hiç labirentten içeriye ızdırap verenler girmemişti tehlikeli olabilir.
Minho Newt' in sözünü destekliyordu Teresa ise beklememiz gerektiğini söylüyordu ki açıkçası ben aynı fikirde değildim.
Thomas ise sadece bizi dinliyordu belkide dinlemiyordu yukardan görebildiğim kadarıyla çok düşünceli görünüyordu çok geçmeden kafasını kaldırıp ayağa kalktı .
Thomas:
-Tamam yaklaşın
Hepimiz daha fazla yaklaştık elimizden geldiği kadar
Thomas:
-Öncelikle beni buradan çıkarmanız gerekiyor kapılar kapanmadan hemen önce kaçabiliriz.
-Gally yada diğerleri fark etmesin peşimize düşerlerse dedim açıkçası pek umrumda değildi ama bir ihtimaldi ve dile getirmek istemiştim
Minho:
-Gally' nin geliceğini pek sanmıyorum
Newt:
-Evet bakma öyle göründüğüne korkağın tekidir o.
Thomas:
-Nora haklı olabilir aynı zamanda hem görünmemeli hemde bizimle gelecek olan biri var mı diye herkese sormalıyız buradan ne kadar çok kişi çıkarsak o kadar iyi.
Biz plan üzerinde konuşurken arkadan Chuck nefes nefese geldi
-Hey Thomas Gally konuşurken duydum sen ve Teresa ayrıca onun tabirine göre buradaki düzeni bozan kişiler yarın akşam karanlığında sürgün edileceklermiş bugün değil.
Minho:
-O zaman bu herşeyi değiştirir paln yapmak için daha fazla süremiz var.
Thomas:
-Tamam plan şöyle,
Bekleyeceğiz ve bizi sürgün etmek için çıkardıklarında Teresa ve bana yardım edeceksiniz siz bizi kurtarırken Chuck sen bize silah getireceksin hepimiz bir toplanıp bizimle gelen var mı onu sorarız kim gelmek istiyorsa buradan hep beraber çıkarız Minho sen labirentin bir planını çıkarmıştın yarın hangi bölüm açık olucak?
Minho biraz düşündü,
-Yarın...
7, evet yarın 7. Bölüm açık
-Güzel hazır olun ve gücünüz yerinde olsun gece iyi uyuyun ve karnınızı doyurun labirentte başımıza ne geleceğini bilmiyoruz.
-Chuck hadi gel onlara da yiyecek birşeyler getirelim.
-Olur Nora
-Gel Newt bizde seninle labirentin haritasına bakalım sana da birkaç yer göstereyim sonrada hepimiz Nora' yı ilk getirdiğimiz çadırda buluşalım
Newt Minho dan destek alıp ayağa kalktı ve ikisi beraber uzaklaştı.
Şimdiyse Chuck' ı takip ediyordum
-Biliyor musun Nora iyiki geldin ben seni gerçekten çok sevdim .
-Bende seni çok sevdim Chuck iyiki tanımışım seni
Biraz daha yürüdük ama pek konuşmadık Chuck etrafı kontrol ederken bende alabildiğim kadar yiyecek aldım tam çıkacakken karşıma Gally çıktı.
-Hey çaylak bakıyorum da buraya çabuk alıştın elindekileri kime götürüyorsun yoksa Thomas' a mı?
-Çekil önümden Gally.
-Çekilmezsem ne olur?
-Seni doğduğuna pişman ederim
-Hadi etsene
Hızla geçmeye çalışırken beni tekrardan engelledi
-Aaa hayır onlara yemek götürmene asla izin vermem zaten sürgün edilecekler boşuna yemek kaybı olur.
-Onu bırak Gally yemeği biz yiyeceğiz.
-Sence buna inanır mıyım Chuck sende aynı onlar gibi oldun.
Chuck'a tiksinerek bakıyordu daha çok sinirlendim ve bacağına sağlam bir tekme attım bu haraketimle acıyla bağırdı daha sonrada sinirle kolumdan tuttu
-Bırak onu Gally
İleriden hızla önde Minho arkada Newt geliyordu
Gally' nin bırakmaya niyeti yok gibiydi ama sonunda pes etti
-İyi ne haliniz varsa görün eğer biraz daha kurallara karşı çıkarsanız sizde onlarla sürgün edilirsiniz.
Hızla oradan uzaklaştı bizde yiyecekleri Thomas ve Teresa ya götürdük ardından da beni ilk getirdikleri çadıra girdik.
-Teşekkür ederim Minho dedim.
-Bana değil Newt' e teşekkür et Gally' nin hızla sizden tarafa yürüdüğünü görünce dönmemiz gerektiğini o söyledi ilk kabul etmedim ama sonra beni ikna etti.
Newt de çadırdan içeri girdi,
-Teşekkür ederim Newt.
-Ne için dedi yanıma oturarak
-Gally
Dedim
-Önemli değil Nora biz bir ekibiz
Açıkçası ne hissettiğim hakkında bir fikrim yoktu ama 'bir ekibiz' bu bana eksik geliyordu sanki daha fazlasını istiyordum ama içimdeki şeyi çözemiyordum burukça gülümsedim,
-Yinede teşekkür ederim iyiki varsınız dedim ikisi de gülümsedi
Chuck:
-Benim uykum geldi ben yatıyorum iyi geceler millet.
Minho:
-İyi geceler bende yatıyorum
Newt:
-Bende yatsam iyi olur.
-Ben biraz hava alıcağım daha sonra yatarım
Newt:
-Tamam ama dikkatli ol.
-Tamam hepinize iyi geceler çocuklar.
Minho:
-İyi geceler, çok gecikme
-Olur.
Arkamı dönüp biraz dolaşmak için çadırdan çıktım buna nasıl cesaret ettiğimi bilmiyordum ama içimden böyle yapmak geliyordu ve çok uzaklaşmayacaktım.
...
Minho yattığı yerden doğruldu.
-Daha uyumadın mı?
-Aa evet düşünüyordum.
-Neyi, yoksa Nora' yı mı?
Newt hızla oturdu ve arkasına Minho' ya döndü
-Ne saçmalıyorsun sen?
-Hadi ama Newty ona nasıl baktığını gördüm onu aniden merak ediyorsun gözün hep onun üstünde ve şuanda eminim ki yine onu merak ediyorsun.
-Bence sen yanlış anladın o buraya yeni geldi buraları bilmiyor sadece başına birşey gelmiştir diye...
-Yapma sen labirente gelen her yeni kişiye böyle mi davranıyorsun?
-Hayır ama o bir kız.
-Kız olabilir ama buradaki çoğu kişiden daha güçlü hem Teresa' ya aynı şekilde yaklaşmadın.
-Haklısın neden saklıyorsam ona karşı değişik hissettiğim kesin daha önce hiç böyle hissetmemiştim.
-Bence git onunla konuş yarın labirentte başımıza ne geleceğini bilmiyoruz.
-Haklısın sağol Minho
-Ne demek dostlar bunun içindir
Newt dönüp Minho' nun omzuna vurdu ve hızla çadırdan çıktı Nora yavaş yavaş yürüyordu ama yanına gidip ne diyecekti?
Bunu sonra düşünürüm diye içinden geçirip hızla yanına yaklaştı.
...
Biraz daha adımladım ve buz gibi hissettim içimde bir korku vardı bu kadar hava yeterliydi geri dönme vakti geldi diye düşünüp arkama dönmeye karar verdim.
-Naber
Elimi kalbimin üzerine koyup geri çekildim gerçekten dünyanın en saçma hareketini yapmıştım bu gidişle yarın labirentten sağ çıkamam diye geçirdim içimden.
-Korkutmak istememiştim, üzgünüm uyku tutmadı bende ne yapıyorsun diye bakmaya geldim.
-Yo sorun değil, iyi yapmışsın bende şimdi geri dönücektim ama madem geldin biraz daha durabilirim.
Gülümsemesine karşılık verdim o arkasını dönüp biraz ileride duran kütüğün üzerine oturdu bende hemen diğer tarafına oturdum bir müddet sessiz durduktan sonra ilk o konuştu,
-Buraya alışabildin mi?
-Sayılır
Dedim omzumu silkerek
-Sen kolay alışabilmiş miydin?
-Pek sayılmaz ama hayatta kalmak için alışmamız ve kabullenmemiz gerekti bende öyle yaptım.
-Geçmişle alakalı hiçbir şey hatırlıyor musun?
Biraz düşündü
-Maalesef çok az şey hatırlıyorum aslında hatırladığım herşey demir bir kutuda uyandığım etrafımda bir sürü erkek olması ve bana 1 hafta boyunca ismimi hatırlayana kadar çaylak denmesi zaten onlarıda burda yaşadım anlayacağın sanırım geçmişle ilgili sadece adımı hatırlıyorum.
-Üzgünüm
Kendimi çok suçlu hissediyordum bende artık onlardan biriydim ve yaptığım hiçbir şeyi hatırlamıyordum ama sonuçta yapmıştım
-Bu konuyu kapattığımızı sanıyordum.
Gülümsedim
-Evet tamam şuan kapatıyoruz
Hissettiğim o garip duygu yine kendini belli etmeye başlamıştı Newt' e sarılmak ve bir daha bırakmamak istiyordum onunlayken kendimi rahat ve güvende hissediyordum daha tanışalı 3 gün olmuştu ama ben sanki onu yıllardır tanıyormuşum hissine kapılıyordum hep.
Uzun süren sessizliği bozmak için konu düşündüm aynı zamanda her ne kadar ayrılmak istemesem de uykum gelmişti:
-Bence artık yat..
-Ben sana birşey söyleyece...
Aynı anda konuşup susmuştuk her ne kadar konuşmasını istesemde ısrar edip lafımı bitirmemi istemişti.
-Uyuyalım mı, uykum geldi diyecektim, sen?
-Önemli birşey değildi haklısın bende yorgunum yatalım.
Kalkıp elini uzattı ve benimde kalkmama yardımcı oldu içimden kendime kızıyordum 'acaba ne diyecekti?' çadıra girene kadar hatta uykuya dalana kadar kafamda bu soru yankılanıp durdu
Ben girişe en uzak olan yatakta yatıyordum benim hemen yanımda Newt' in yatağı onun yanında Minho ve en sonda Chuck'un yatağı vardı girişe en yakın olan ise boştu yataklarımız örülmüş iplerden oluşan bir hamaktı ve oldukça rahattı artık uyuma vaktim gelmişti kafamdaki soruları susturmak için bir an önce uykuya daldım.
:)