"Hayır, baksanıza adam sürekli geğiriyor. Kesinlikle boğularak ölmüş." İçki şişesinin arttığı masada, iki kızın ortasında otururken düşüncesini dile getirdi Jungkook.
"Size diyorum, mavi suratından belli. Gazdan ölmüş." Tahminini dile getiren Eun'a baktı Cho Hee. "İkisinin arasındaki fark nedir ki?"
Cho Hee'nin sorusunu es geçip Jungkook'a döndü Eun "Gidip sorsana." Jungkook, söylenenle başını sallayıp içkisini eline aldı. Ayağa kalkacağı sırada adamın onun üzerinde olan garip bakışları Jungkook'un bir miktar tırsmasını sağlamıştı. "Bundan emin olamadım, biraz korkunç bakıyor." Kalktığı yere tekrar oturmasıyla Eun ona karşı gelmişti. "Hayır, kalkıp sormalısın."
Bunu söylediği sırada arkalarındaki masada oturan adam sohbete dahil oldu. "Benimkini tahmin etsenize." Üçlü arkasını döndü ve adama baktıktan sonra sessizce birbirleriyle bakıştılar. Onlardan bir cevap gelmeyeceğini anlayan adam sandalyesini alıp onların masasına, tam karşılarına sarhoş bedeniyle kuruldu.
Cho Hee, Jungkook'a yaklaşıp, alkolden gözlerini dâhi açmaya hâli olmayan adamı işaret ederek sessizce sordu: "Bu adamı tanıyor musun?" Adam her ne kadar kızın söylediğini duysa da duymamış gibi yaptı. "Siz kızlar tahmin edemeyeceksiniz diyorum ben."
Cho Hee, adamın biraz önce kendisine yaptığı gibi söylediklerini görmezden geldi ve solundaki arkadaşına seslendi. "Eun, şu gelene bak!" Arkadaşı arkasını dönüp baktı ve gördüğü bedenle ağzından şaşkınlık nidaları çıktı. Elindeki sigarayı masaya bıraktı ve Jungkook'a hemen döneceklerine dair birkaç kelime mırıldandıktan sonra masadan arkadaşıyla birlikte ayrıldı.
Sarhoş adam kutusundan çıkardığı sigarasını ağzına koyup kızları işaret etti. "Sana şunu diyeyim; ne zaman bir kadından 'Hemen dönerim' lafını duydun, o kadını kafandan sil. Hep dangalağın birinin peşinden giderler." Jungkook anlamışçasına başını salladı ve elindeki şişeyi kafasına dikti.
"Nasıldı peki?" Başını eğdiği masadan kaldırdı adam. "Ne?" Jungkook arkasına yaslandı ve tekrar sordu. "Sen nasıl öldürdün kendini?"
"Ah, şu mesele..."
Adam kızarmış gözleriyle kendini zorlayarak birkaç kelime daha söyledi ve şarkısını sonlandırdı. O sırada dinleyicilerden hoş olmayan sesler yükseldi.
"Bok gibisiniz!"
"Rezaletsiniz!"
"İnin sahneden!"
Bu sözler üzerine adam mikrofona yaklaştı ve içki şişesini tuttuğu elini havaya kaldırdı. "Hepiniz siktirin gidin!" Şişeyi kafasına dikti ve tekrar duyduğu sese aldırış etmedi.
"Git evine salak herif!"
Adam sağ elindeki yarısı içilmiş içki şişesini, sarhoşluğun getirdiği sersemlik ve heyecanla diğer elinde tuttuğu elektro gitarin üzerine hiç düşünmeden döktü. Alkolün dökülmesiyle adam, çarpan elektrik ve etrafında patlayan makinalar nedeniyle o dakika canından oldu.
"Gitarla mı öldürdün kendini?" Jungkook şaşkınlığını gizleme gereği duymadan sordu adama. "Aynen öyle, sahnede öldüm. Çok felaket bir performanstı. Sahneyi izlemeye Rain gelecekti neredeyse."
Jungkook, sigarasını içmeye devam eden adamdan bakışlarını çekti ve az önce yanında oturan kızların sarı gömlekli, saçları at yelesine benzeyen adamla birlikte çıkarken gördü. Kızların dönüp el sallamasıyla Jungkook'ta onlara el salladı ve kapıdan çıkıp gitmelerini izledi.