İyi Okumalar 🔥 (Lütfen smut sessizliği yapmak yerine bol bol yorum yapın. Gerçekten yazmak için çok uğraştım) ________________ H: "Isınmanın bir yolunu bulalım Felix, yoksa hasta olacaksın" Büyük beden hızlı düşünerek elini küçüğünün titreyen çenesinden uzaklaştırdı ve üzerindeki ıslak yeleğin tokalarını tek tek çözmeye başladı. Yeleği çıkarıp arka koltuğa attı, ardından askeri ceketinin cırt cırtlarını açarak omuzlarından sıyırıp çıkardı. Yağmur suyu hala üzerinde olduğu için kumaş olduğundan daha da ağırdı. Bir an durdaksayarak, ona dikkatle bakan sarışınının yüzüne baktı, Sonra, hiç tereddüt etmeden içindeki yeşil askeri tişörtün altından parmaklarını geçirdi. Üzerinde ıslak olmayan tek şey oydu. Felix, Hyunjin'in ne yaptığını bildiği için gözlerini bir saniye bile kıpmadan onun üzerine dikti. Tişört, omuzlarından ayrılırken Hyunjin'in vücudu tüm netliğiyle ortaya çıkıyordu. Omzuları geniş, kasları sert, belirgindi. Göğsündeki yara izleri gözükmeye başladığında Felix'in bakışları tekrar oraya kaydı. Büyük bedenin her hareketinde vücudundaki kaslar kıpırdıyordu. Bu da tapılası bir görüntü sunuyordu sarışına. Gözlerini çekinmeden kaslı vücutta gezindiren beden sesli bir şekilde yutkundu. Bakışları Hyunjin'in göğsünden aşağıya, beline doğru kaydı. Üniforma pantolonu hala üzerindeydi ama vücudunun hatları o kadar netti ki, Felix sanki çizilmiş bir silueti izliyormuş gibi hissetti. Kaslı belini saran askeri pantolon ve pantolonun üzerine sıkıca sarılmış olan kemer, karnının alt kısımlarında belli olan damarlar... Manzarasına dalıp giden beden ona uzatılan tişört sayesinde kendisine gelmeyi başardı. H: "Bunu giy güzelim, en azından kuru" Felix tişörtü aldığında parmaklarını istemeden kumaşa biraz daha sert bastı. Hyunjin'in kokusu sinmişti üzerine, öyle ki dokunarak bile bu kokuyu hissedebiliyordu. Felix bir şey söylemedi. İtiraz edemezdi hem çok ıslanmıştı hem de üşüyordu. Ve Hyunjin kokan bir tişörtü asla geri çeviremezdi. Sadece başını onaylar anlamda salladı ve tişörtü göğsüne bastırarak, yavaşça Hyunjin'e arkasını döndü. Kendisi komutanı gözleriyle yemişti ama sıra kendisine geldiğinde Hyunjin onu görmesin diye arkasını dönmüştü ona. Uzun beden kendisinden kaçan sarışınını farkettiğinde sırıtarak başını salladı. Felix ıslak tişörtünü çıkarmak için kollarını yukarı kaldırdığında, omurgasının çizgisi netleşti. İşte tam o an komutanın yüzündeki sırıtma dondu kaldı. İnce bel.. Belinin hemen üzerinde, iki küçük çukur bel gamzesi... vücudu yağmur yüzünden ıslak ve parlaktı. Açık renkli teni soğuktan hafifçe yer yer kızarmıştı ve her nefes alışında sırt kasları çok hafif hareket ediyor, omzuları usulca kalkıp iniyordu. Hyunjin nefesini tuttuğunu daha yeni fark etti. Göğsünden başlayarak tüm vücuduna sıcaklık yayıldı. Elleri sanki o ince vücuda uzanıp dokunmak için yanıp tutuşuyordu. Bakmamayı denedi, gerçekten diğer tarafa dönmeyi denedi. Ama gözleri, Felix'in vücudundaki o zarif çizgilerden kopamıyordu. İnce beli, omuzlarının yumuşak eğimi, hareketlerindeki o farkında olmadan yaptığı yavaşlık... Sanki zaman bilerek yavaşlamıştı. Felix, tişörtü giyinmek için kollarını yukarı doğru kaldırdığında, kareketleri yüzünden bel kıvrımları kıpırdadı. İşte o an komutan içinde bir şeylerin patladığını hissetti. Göğsünde başlayan sıcaklık artık tüm vücudunu tamamen sarmıştı. Alt taraflarında hissettiği yanma ise bu sıcaklığın onu yakacağını belli ediyordu. Felix, Hyunjin'in verdiği tişörtü başından geçirirken kumaş omuzlarına düştü. Tişört ona biraz bol gelmişti. Tişörtün kolları dirseklerine doğru uzuyor, omuzlarından hafifçe kayıyordu. Hyunjin'in kokusu tamamen onu sarmıştı şimdi. Felix tişörtü düzelterek Hyunjin'e taraf döndüğünde bu komutan için bardağı taşıran son damla olmuştu. Kendi tişörtünün içinde gördüğü sarışın beden onu canlı canlı yakmıştı. Ve ne yaptığının farkında olmayan Felix ise kendi üzerine bakarak mırıldandı. F: "Sıcacık tişörtün" Küçük olan omzularından sürekli düşen tişörtü düzeltmeye çalışırken hala Hyunjin'e bakmak aklının ucundan dahi geçmemişti. F: "Sen ne yapacaksın? Üşümez misin böyle?" Hala üzerindeki tişört ile ilgilenerek konuşmasına devam etti. H: "Ben böyle iyiyim" Hyunjin'in fazlasıyla kalınlaşmış sesi kulaklarına dolduğunda gözlerini sonuna kadar açarak başını refleksle hemen kaldırdı. Bir an komutanın sesini tanıyamamıştı bile. Lakin gözgöze geldiklerinde Hyunjin hemen başını cam tarafa çevirdi. Tek elini bacağına sararak orayı sıkıyordu. Alt taraflarının daha fazla uyanmaması için kendisini kasıyordu ama bu kontrol edebileceği bir şey değildi. Hala duyduğu kalın ses yüzünden şaşıran beden gözlerini komutanın üzerinde gezindirdi. Çıplak kolunun üzerindeki damarlar belirginleşmişti. Gözlerini kaslı kolun üzerinde gezindirerek aşağı doğru indiğinde Hyunjin'in eline kaydı bakışları. Komutan kendi bacağını o kada sert sıkıyordu ki elinin üzerindeki damarlar patlamak üzereydi sanki. Son olarak bakışları uzun parmaklardan Hyunjin'in önüne doğru kaydığında sesli bir şekilde yutkunarak hemen önüne döndü. Pantolonun altından bile kendini belli eden şişlik Felix'in boynuna kadar kızarmasına neden olmuştu. Yalan söyleyemezdi yanında oturan çıplak vücudu süzmek onu da yükseltmişti ama bu kadar değil.. Hyunjin için durum farklıydı onun kanı damarlarında kaynıyordu şu an. Felix de bunu az önce kendi gözleriyle görmüştü... Elini göğsüne bastırarak hızla atan kalbini sakinleştirmeye çalıştı ama kulaklarında patlıyordu kalbinin sesi resmen. Hyunjin haklıydı.. ısınmanın bir yolunu bulmalıydılar yoksa hasta olacaklardı. Komutan doktorun ısınmasını sağlamıştı ve şimdi sıra Felix'teydi. Küçük beden gözleriyle yan bir şekilde hala diğer tarafa dönerek vücudunu kasarak koltukta oturan komutanı izledi. Sonra ağzından derin bir nefes alarak tüm cesaretini topladı. Şu ana kadar istediği her şeyi cesareti sayesinde yapmıştı. Bu biraz farklı bir istek olmuş olsa da bunu da cesareti ile başaracaktı.. Arabanın koltuğunda doğrularak Hyunjin'e taraf uzandı ve hala camdan dışarı doğru bakan bedenin omuzlarına tutunarak bacaklarını açtı ve düşünmeden kendisini komutanının kucağına bıraktı. Aceleci ve heyecanlı olduğu için sert bir şekilde, bacakları Hyunjin'in iki tarafından sarkar bir pozisyonda onun kucağına düştü. Bu hareket yüzünden kalçası sert bir şekilde Hyunjin'in kasıklarına çarpmıştı. Kalçasında hissettiği şişlik yüzünden gözlerini sıkıca kapatarak başını komutanın geniş omzuna yasladı. H: "Ne yapmaya çalışıyorsun civciv?" Aniden kucağına düşen beden yüzünden şaşıran Hyunjin elini bacağından çekerek Felix'in sırtına sardı. Aslında onun ne yapmaya çalıştığını biliyordu ama buna inanamıyordu. Kalçasında hissettiği sertlik ve yaptığı hareket yüzünden fazlasıyla utanan Felix, alnını biraz daha sert bastırdı Hyunjin'in omzuna ve konuşmadan önce derin bir nefes aldı. F: "Seni ısıtmaya çalışıyorum" Kendi dediğini kanıtlamak adına hemen komutanın çıplak göğsüne abanarak kollarını onun boynuna sardı sıkıca. Ama daha şimdi farkına varmıştı ki kucağında oturduğu beden üşümüyor aksine alev gibi yanıyordu. H: "Bu beni ısıtmaktan çok başka bir işe yarıyor farkında mısın?" Hyunjin'in boynuna sarılı olan kollarını sıkılaştırarak yüzünü onun boynuna gömdü saklanmak adına. Lakin bu hareketi yüzünden dudakları komutanın boynuna temas etmişti. Sıcacık dudakların baskısını boynunda hisseden uzun beden ise çoktan vücudunun kontrolünü kaybetmişti zaten. Felix, kalçasının altındaki sertliğin biraz daha büyüdüğünü hissettiğinde alt dudağını ısırarak biraz daha sokuldu Hyunjin'in vücuduna. Böyle olacağını kestirememişti.. F: "V-vücudunun belirli parçalarına sahip çıkar mısın!" Heyecandan ve hafif soğuktan dudakları titreyen beden kısık çıkan sesi yüzünden biraz daha utanmıştı. Bu durumdan tamamen memnun olan Hyunjin ise iki kolunu da sıkıca, az önce gözleriyle yediği ince bele sardı ge küçüğünü biraz daha kucağına doğru çekti. Minik temasıyla bile Felix'in vücudunun nasıl gerildiğini hissedebiliyordu. Onun üzerindeki etkisini daha da artırmak adına başını yana doğru çevirdi ve dudaklarını boynuna sokulan bedenin kulağına bastırdı. Önce utançtan alev alev yanan kulağa küçük bir öpücük bıraktı sonra dudaklarını uzaklaştırmadan sanki biri duyacakmış gibi fısıldayarak konuştu. H: "Özür dilerim güzelim ama vücudumun belirli parçaları sen üzerinde oturuyorken kontrol edilemez oluyor" Felix duyduğu açık konuşmaya nasıl tepki vereceğini bilemediği için elini yumruk yaparak sert bir şekilde Hyunjin'in omzuna indirdi. Büyük beden ise inatçı kişiliğin yerini utanan bir kişiliğe bırakmasından zevk alıyordu. Dudaklarını hala Felix'in kulağının üzerinden çekmeden derinleşmiş ses tonuyla konuşmaya devam etti. H: "Bu şekilde de olsa beni ısıtma konusunda başarılısın civciv" Felix derin bir nefes alarak yüzünü Hyunjin'in boynundan uzaklaştırmadan elini onun suratına yapıştırdı ve onu itmeye çalıştı. Çünkü kulağının üzerinde durmadan kıpırdayan dudaklar onun kasıklarının ağrımasına neden oluyordu. Vücudu refleks olarak altında durmadan büyüyen sertliğe sürtünmek istiyordu ama bu duyguyu bastırmak için fazlasıyla savaş veriyordu Felix. H: "Hatta biraz daha devam edersen alev alıp yanacağıma eminim" Felix, Hyunjin'in dudaklarını kulaklarından uzaklaştırmayı başarmıştı ama onun kirli konuşan ağzını kapatmayı başaramamıştı ne yazık ki. Komutan, kucağındaki bedenin panik yüzünden hazırlıksız olduğunu bildiği için ellerini belinden çekerek dolgun kalçalarına sardı ve aletinin üzerinde oturan bedeni biraz daha havalandırarak sert bir şekilde tekrar şişmiş aletinin üzerine oturttu. Saniyeler içinde kaçlasına temas eden, kocaman elleri ve sertliği hisseden beden başını refleks olarak kaldırdı ve dudaklarının arasından çıkan mırıldanmaları durduramadı. H: "Hatta beni cayır cayır yakarsan çok memnun olurum doktor" Felix, tam başını geri Hyunjin'in boynuna saklayacaktı ki kaçlasında duran ellerden biri onun çenesinde sarıldı ve onu sıkıca tutarak hareket etmesini, başını boynuna gömmesine izin vermedi. Bu sayede gözgöze gelen ikili aynı anda susuz kalmış bir şekilde yutkundular. Hyunjin'in bakışları öylece utançtan kızarmış yüzde gezindi. H: "Saklamaya çalıştığın azgın Felix'i serbest bırakmanı istiyorum.." Kocaman eliyle sardığı zarif çene hattını sıkarak Felix'in yüzünü kendi yüzüne yaklaştırdı ve dudaklarını dolgun dudakların arasına doğru iterek şekilli üst dudağı kendi dudaklarının arasına aldı. Dudakları arasındaki tatlı dudağı emmeye başladığında Felix de daha fazla karşı koymaya çalışmadan komutanın alt dudağını emmeye başladı. Öpüşme sesleri yağmur sesini bastırdığında, Hyunjin Felix'in tadını daha çok alabilmek için emdiği üst dudağı bırakarak hemen alt dudağı aldı dudaklarının arasına. Küçük olan ise bu hıza ayak uydurarak üst dudağı hızlı darbeleriyle emmeye çalıştı. İçiçe geçmiş dudakları sayesinde ağızlarında dağılan tadı memnuniyetle yutuyorlardı. Bu yakınlık Hyunjin'e yetmiyormuş gibi çenesini sardığı bedeni biraz daha kendisine doğru çekerek parmağı ile Felix'in dudaklarını biraz daha araladı ve sıcak dilini küçüğünün ağzına gönderdi. Felix ağzında hissettiği sıcaklıkla tırnaklarını Hyunjin'in çıplak omzuna geçirerek mırıldandı. Nefessizlikten bayılmak üzereydi ama ağzının içini okşayan dil, dudaklarını emen dudaklar bayılmasına izin vermiyordu. Hyunjin sesli bir şekilde dudaklardan uzaklaştığında Felix hemen aralık ağzından derin bir nefes almaya çalıştı. Zevk yüzünden kirpikleri titiriyordı, gözlerini doğru düzgün açamıyordu. F: "Hyunjin.." Göz göze geldiklerinde Hyunjin şişmiş dudaklara hızlı bir öpücük bırakarak geri çekildi. H: "Söyle güzelim" Felix sesli bir şekilde yutkunduğunda, büyük olanın bakışları onun boğazında inip, kalkan adem elmasına kaydı. Hiçbir şey söyleme girişiminde bulunmayan Felix, hala çenesine sıkıca sarılı olan elin bileğine sardı kendi elini ve Hyunjin'in elini oradan uzaklaştırdı. Komutan ise bu sefer boşta olan iki elini de ince bele sararak küçüğünün sakinleşmesini, nefeslerinin düzene girmesini bekledi. Lakin Felix'in aklındaki planlar farklıydı. Tüm vücudunu sarsan öpücük sayesinde içindeki azgın Felix'i serbest bırakma kararı almıştı. Ellerini komutanının boynuna sararak gözlerinin içine baktı ve alt dudağını ısırarak kalçasını hafif havalandırıp şişmiş aletin üzerine geri oturdu. Hyunjin hissettiği zevkle yan bir şekilde sırıttı, Felix ise gözlerini onun gözlerinden almadan yaptığı şeye devam etti. Kalçasını sert bir şekilde Hyunjin'in aletine bastırarak belini usulca kıvırdı ve şişmiş aletin üzerinde kalçasını gezindirerek daireler çizdi. Belinde sıkılaşan Hyunjin'in ellerini hissettikçe anlıyordu onu da yaktığını. Her hareketinde, kalçasını her Hyunjin'e itişinde kasıkları karıncalanıyor içi yanıyordu. Ön taraflarında hissettiği sızı ise giderek artıyordu. Hyunjin bunun yeterli olmadığını belli etmek istercesine Felix'i biraz daha kendisine doğru çekti ve çıplak göğsüne abanmasını sağladı. Felix Hyunjin'in göğsüne abandığı için bu sefer kalçası onun penisine değil, şişmiş aleti Hyunjin'in setleşmiş aletine temas ediyordu. Gözlerini sıkıca kapatarak büyüğünün boynuna geri sokuldu ve artık dayanamadığı için ön tarafını Hyunjin'in ön tarafına bastırarak hızlıca sürtündü ona. Hyunjin'in kucağında durmadan ileri geri hareket ediyor kendisini altındaki alete sürtüyor, hem onun hem de kendisinin daha da sertleşmesine neden oluyordu. F: "Mmmmhhh" Hissettiği zevk yüzünden inlemeleri Hyunjin'in boynunda dağılarak mırıltılar şeklinde duyuldu. Küçüğüne destek vermek adına ellerini usulca onun sırtında gezindiriyor, gözlerini kapatarak aletine sürtünen bedenin hareketlerine bırakıyordu kendisini. Felix, ön tarafını daha da hızlı bir şekilde Hyunjin'e sürtmeye başladığında artık bu onun için yeterli değildi. Aradaki kıyafetler yüzünden zirveye ulaşamıyordu. Dudaklarını komutanın boynuna usulca bastırarak konuşmaya çalıştı. Bir taraftan cümleleri kurmaya çalışırken diğer taraftan durmadan Hyunjin'e sürtünüyordu. F: "Y-yeterli değil mmhh" Boynunda hissettiği sıcak ve ıslak dudaklar, kulağına dolan mırıldanmalar ve aletini ezerek ona sürtünen beden Hyunjin'i yakmaya yetmişti ama o daha fazlasına her zaman hazırdı. H: "Bunu söylemeni bekliyordum güzelim" Hyunjin boğuk sesiyle konuşur konuşmaz ellerini zarif omzulara sardı ve onu kendisinden uzaklaştırarak gözlerinin içine baktı. Utanç yüzünden kızaran yanakları ısırmak istiyordu. Gözleri kırmızı yanaklardan beyaz tene kaydı. Üzerindeki büyük tişört Felix'in hareketleri yüzünden omuzlarından düşmüş ve bembeyaz tenini açıkta bırakmıştı. Az önce küçüğü ısınsın diye ona verdiği tişörtü saniyeler içinde onun üzerinden çıkararak arka koltuğa fırlattı. Dilini alt dudağının üzerinde gezindirerek bembeyaz tenin her noktasını süzdü. İnce beli, pembe göğüs uçları... Felix, üzerinde olan bakışların altında eziliyormuş gibi hissediyordu. Hyunjin'in gözlerini kapatmamak için kendinisini zor tutuyordu. Komutan uzun parmaklarının tersini zevk yüzünden cayır cayır yanan vücutta gezindirdi ve parmaklarını onun bel hattı üzerinde sürükledi. H: "Çok fazla kontrolsüzce davranırsam uyar beni" Felix başını onaylar anlamda sallar sallamaz Hyunjin, elini Felix'in sırtına bastırarak onu kendisine doğru çekti ve yüzünü göğsüne gömdü. Sarışın olan göğüs ucunda hissettiği dudaklarla ağzını sonuna kadar açarak başını geriye doğru attı. Aldığı nefesler boğazında tıkanırken Hyunjin zevkten dikleşmiş göğüsü ağzına alarak içine çekermiş gibi emmeye başladı. Hissettiği zevk yüzünden ne yapacağını şaşıran Felix ellerini Hyunjin'in boynundan kaldırarak onun saçlarının arasına daldırdı. Aldığı zevk kadar onun saçlarını çekiştirmek istiyordu ama asker olduğu için kısa olan tutamlar buna izin vermiyordu. Büyük beden sesli bir şekilde emdiği göğüsten uzaklaşarak kızarttığı tene öpücük kondurdu ve zaman kaybetmeden diğer göğüse doğru uzandı. Dilini önce dikleşmiş göğüsün üzerinde gezindirdiğinde Felix hissettiği temasla refleks olarka geri çekilmeye çalıştı ama sırtında olan Hyunjin'in eli buna izin vermemişti. F: "Mmmhh" Küçüğünden mırıldanmalar alan beden yumuşak dikliği ağzına alarak leziz bir şekilde emmeye devam etti. "Komutanım teslim alma işlemi başarılı mı? Hava yağmurlu, görev hakkında bilgi verin, tamam" Aniden Hyunjin'in cebindeki telsiz konuşmaya başladığında ikisi de irkilerek etraflarına bakındı. Felix utangaç bir şekilde geri çekildiğinde Hyunjin bu sefer geri çekilmesine izin verdi. Az önce arka koltuğa fırlattığı yeleğinin içinde kalmıştı telsiz. Kucağından Felix'i indirmeden tek elini onun beline sararak diğer eliyle yeleğine uzandı ve telsizi alarak konuşmadan önce boğazını temizledi. "Görev başarılı. Yağmur yüzünden biraz geç döneceğiz. Tamam" Büyük beden söyleyeceklerini dedikten sonra telsizin sinyalini kapatarak arka koltuğa fırlattı ve alt dudağını ısırarak ona bakan bedene baktı sırıtarak. Sanki az önce ön sevişmeleri bölünmemiş gibi rahat bir şekilde ellerini çıplak tenin üzerinde gezindirdi usulca. Elleri beyaz tenin aşağı kısımlarına geldiğinde onay istermiş gibi Felix'in gözlerinin içine bakarak yağmur yüzünden ıslanmış pantolonun fermuarına attı elini. Felix her ne kadar gerilse de aldığı zevk yüzünden durmuyor, durmak istemiyordu. Açıkçası şu an yağmur yüzünden ıslandığı için mutluydu. Böylece Hyunjin onu emdi diye ıslandığı belli olmayacaktı. Büyük beden uzun parmaklarını fermuarın üzerinde ustaca gezindirerek fermuarı indirdi ve elini pantolonun beline sararak boxer ile birlikte aşağı indirdi yavaşça. Hyunjin hareketlerine devam edebilsin diye onun omuzlarına tutunarak dizlerinin üzerinde doğruldu Felix. Zevk öyle aklını bulanıklaştırmıştı ki birazdan komutanın önünde çıplak kalacağı gerçeği onu korkutmuyordu. Felix'in yardımıyla boxer ve pantolonu rahatça üzerinden çıkararak onları da arabanın arka koltuğuna fırlattı. Hyunjin'in bakışları, çekinmeden, tereddüt etmeden kucağında oturan bedenin alt kısmına kaymıştı. Elini çıplak bacağın üzerinde gezindirerek yukarı doğru çıktı, önce kasıkları okşadı sonra elini sertleşmiş alete sardı. Aleti uzun parmaklar tarafından tamamen sarıldığında Felix, tırnaklarını Hyunjin'in omzuna bastırarak başını geriye doğru attı. F: "Hyunjin.." Komutanın ismi dudaklarının arasından erotik bir şekilde çıktığı ana Hyunjin sıkıca tuttuğu aleti yavaşça çekiştirmeye başladı. Her hareketinde kucağındaki bedenin daha çok titremesini, zevkle kıvranmasını görmek hoşuna gidiyordu. Parmaklarıyla sardığı aleti biraz daha sıkarak baş parmağını üzerindeki yarığa bastırdı ve küçük deliği yavaşça okşadı. Aletinin deliğinde hissettiği sıcak parmak yüzünden karnını zevkle içine çekti küçük olan. Zaten yeterince kasmıştı kendisini. Biraz daha Hyunjin böyle yapmaya devam ederse boşalacaktı. Bu yüzden hemen elini, penisini saran elin bileğine sararak Hyunjin'in hareketlerini durdurdu. F: "Sen de soyun" Büyük beden memnun bir şekilde sırıtarak başını onaylar anlamda salladı ve yüzünü Felix'in yüzüne yaklaştırarak dudaklarını onun dudaklarına bastırdı sertçe. Sesli bir öpücük bıraktıktan sonra dudaklarını uzaklaştırmadan nefesini dolgun dudaklara çarptırarak konuştu. H: "Ben de soyunursam daha ayıp şeyler yaparım" Felix de artık utanmanın onu bir yere götüremeyeceğini anladığı için dudaklarının üzerindeki dudakları öptü ve aynı Hyunjin gibi konuşmaya devam etti. F: "Daha ayıp şeyler yapabilmek için soyunmanı istiyorum zaten komutan" Hyunjin duydukları yüzünden dudaklarının üzerinde duran alt dudağı dişlerinin arasına alarak hafifçe ısırdı. H: "Kucağımda istediğin kadar ayıp şeyler yapabilirsin. Durdurursam şerefsizim" Felix kıkırdayarak gülümsediğinde Hyunjin elini pantolonunun kemerine attı ve çevik hareketlerle kemeri açtı. Küçük olan da ona alan açmak adına tekrar dizleri üzerinde doğrularak başını önüne eğdi ve Hyunjin'i izlemeye devam etti. Kemerini çıkaran beden elini pantolonunun bacaklarına bağlı olan techizat kemerlerine attı ve onları da çıkararak arka koltuğa fırlattı. Bir askerin böyle seksi bir şekilde soyunmasını izlemek mükemmeldi. Sonunda Hyunjin'in parmakları pantolonunun fermarına gittiğinde onu da hızlıca açarak üzerindekileri indirdi ve çıplak vücudunu gözler önüne serdi. Felix, karşılaştığı aleti gördüğünde çok şaşırmamıştı. Hyunjin'in vücut ölçülerine bakarak tahmin etmişti zaten ne kadar olduğunu. Bir de deminden beri kalçasında hissediyordu şişliği zaten. Hyunjin penisine bakan bedenin çenesini sararak başını kaldırdı ve yüzlerini aynı hizaya getirerek yan bir şekilde sırıttı. H: "Aklındaki sorulardan biri daha cevabını buldu mu doktor?" Felix, Hyunjin'in "kaç santim" sorusunu ima ettiğini bildiği için gözlerini devirerek gülümsedi. F: "Önemli olan işlevi" Bu Hyunjin için bir nevi "beni bayıltana kadar sikmezsen zevk almamışım demektir" mesajı olduğu için komutan başını onaylar anlamda salladı. Bu dediğiyle büyüğünü ne kadar kışkırttığının farkında değildi Felix. Hyunjin aniden ellerini dizlerinin üzerinde duran bedenin kalçalarına sardı ve iki yumuşaklığı sert bir şekilde sıktı. Öyle ki parmakları sıkı tutuşu nedeniyle küçüğünün deliğine temas ediyor, deliğin kasılmasına neden oluyordu. F: "Hyunjin" Felix dudaklarının arasından mırıldandığında Hyunjin kalçalarından tuttuğu bedeni biraz daha kucağında havalandırdı. Hyunjin bunu yaptığında Felix daha yeni farketmişti dizlerinin büküldüğünü. Bu yüzden hemen dizleri üzerinde geri doğrulduğunda Hyunjin parmaklarını deliğe bastıracak kadar sert sıktı avuçlarına sığan dolgunlukları. Ellerini sıcacık tende sürükleyerek kollarını Felix'in beline sardı ve orayı da zarif bir şekilde okşadı. Tek koluyla Felix'in belini sıkıca sardıktan sonra diğer elini kendi penisine sararak uzunluğunu dolgun kalçaların arasında doğru itti. Küçük beden hissettiği temasle irkilerek bakışlarını Hyunjin'in gözlerine çıkardı. H: "İleri, geri doğru hareket et güzelim" Sarışın olan kalçasının arasına sığmayan uzunluğu hissettiği için neyi nasıl yapacağını şaşırmış bir şekilde iri gözleriyle Hyunjin'e bakıyordu. F: "N-ne? Nasıl?" Sesi panik yüzünden kırıldığında Hyunjin gülümseyerek ona doğru uzandı ve kırmızı buruna küçük bir öpücük bıraktı. H: "Korkma güzelim, içine girmiyorum daha. Sadece beni dinle" Felix, başını onaylar anlamda sallayarak komutanını dinlemiş ve kalçasını hafifçe ileri geri hareket ettirmişti. Bu küçük hareketleriyle deliğine sürtünen penis yüzünden dizleri anında titredi. Hyunjin'in kalın, damarlı organı her hareketinde deliğine sürtünüyor, daha da ıslanmasına neden oluyordu. Küçüğünün zevkten titrediğini gören beden eliyle tuttğu aletini biraz daha bastırdı onun için kasılan deliğe. Bu hareketiyle Felix inleyerek başını geriye doğru attı. F: "AHHHMMM" Duyduğu inlemeden memnun bir şekilde aletini biraz daha sıktı. Bu hareketiyle Felix de kendi hareketlerini hızlandırmış, hızla hareket ederek büyüğünün penisine sürtünmeye devam etmiştı. Daha içine girmeden bu kadar zevk alıyorken sonrasını hayal dahi edemiyordu. Demiden beri durmadan hareket ettiği için yorulan ve zevk yüzünden güçsüzleşen dizleri şiddetli bir şekilde titrediğinde Hyunjin ince bele sarılı olan kolunu sıkılaştırarak onun hareketlerini durdurdu. Buna sızlanan sarışın zevkten kısılan bakışlarıyla komutanın gözlerine baktı açıklama bekler bir şekilde. F: "Biraz daha" H: "Şimdiden yorma kendini bebeğim" Güzelini kucağına geri oturttu dinlenmesi için ve elini yanağına yaslayarak dudaklarını birbirine bastırdı. Önceki öpüşmelerine zıt bir şekilde hızlıca tatlı dudakları emerek uzaklaştı. Uzun ve kemikli orta ve işaret parmağını kaldırarak öpüşmekten şişen dudakların üzerinde gezindirdi. Felix, ne yapması gerektiğini bildiği için ağzını açarak dudakları üzerinde gezinen uzun parmakları ağzına aldı ve emerek ıslatmaya çalıştı. Hyunjin ise parmaklarını saran sıcaklık ve dil yüzünden delirmek üzereydi. Kendisini o ıslak ağızda hayal etmeden duramıyordu. Bunu tatmayı da başka zamana sakladı. Şu an dayanacak gücü kalmamıştı. Felix, Hyunjin'in parmaklarını emerken iri gözleriyle de büyüğüne bakıyordu bu da onun sabrının tükenmesi için yeterli bir sebepti. Yeterince ıslandığına emin olduğu parmaklarını Felix'in ağzından şapırtılı bir şekilde çıkararak koluyla tekrar ince bele baskı yaptı. Felix hemen dizlerinin üzerinde doğrularak ellerini sıkıca tekrar komutanın omzlarına sardı. H: "Acırsa söyle" Küçüğünden onay aldıktan sonra orta parmağını usulca ıslanmış deliğe bastırdı ve yavaşça son eklemine kadar parmağını sıcak deliğe gönderdi. Yumuşak et parçasını ezerek ilerleyen parmak Felix'in belinin kasılmasına neden olmuştu. Kalçasında hissettiği tek parmak bile içinin yanmasına, deliğinin nabız gibi atmasına neden oluyordu. H: "Acıdı mı?" Felix başını kaldırarak Hyunjin'in endişeli bakan gözlerine baktı ve başını hayır anlamında salladı. Konuşmaya kalkarsa sesinin kırılacağından emindi. Küçüğünün iyi olduğunu anlayan Hyunjin parmağını yavaşça delikte ileri geri kıpırdatmaya başladı. Her hareketinde karşılaştığı sıcaklık ve darlık yüzünden çenesini kasıyordu. Parmağıyla yumuşak deliği her hissedişinde penisi biraz daha şişiyor, orada olmak için biraz daha sabırsızlanıyordu. Bu sabırsızlığını kontrol edemediği için çok geçmeden işaret parmağını da daracık deliğe bastırarak içeri doğru itti. F: "Hyunjin ahhh" Deliğinin kenarlarında hissettiği yanma hissi yüzünden büyüğünün ismini sayıklayarak inledi. Tırnaklarını sert bir şekilde Hyunjin'in omzuna geçirerek oraya sıkıca tutunuyordu. H: "Kasma kendini güzelim" İki parmak da içinde en derinlere doğru ilerlediğinde küçük beden başını geriye doğru atarak boğuk bir şekilde inledi. Tek eliyle Hyunjin'in omzuna sıkıca tutunurken diğer elini arabanın camına yasladı. Küçüğünü zorlamamak adına parmaklarını ileri geri hareket ettiren beden cama yaslanan ele bakarak yan bir şekilde sırıttı. Parmaklarının hızını daha da yükselterek hızla dar deliğin içinde hareket etmeye devam etti. Yumuşak deliği parmaklarıyla eziyor, makas hareketleri yaparak Felix'in daha çok inlemesine neden oluyordu. Parmaklarının hareketleri o kadar hızlıydı ki Felix'in vücudu şimdiden sarsılıyordu. Uzun parmaklar durmadan deliğe girip çıkıyor, arabanın içini şapırtılı seslerle dolduruyordu. F: "Ya-yavaş Hyunj- ahhmmm" Parmak uçlarına kadar uyuşan beden konuşmayı dahi unutmuştu. Sürekli deliğinde kıpırdayan parmaklar konuşmasına bile izin vermiyordu. Hyunjin son kez makas hareketi yaparak yeterince ıslattığı ve genişlettiği delikten parmaklarını çıkardı. Deliğinde hissettiği boşluk yüzünden Felix, vücudunu Hyunjin'in göğsüne bırakarak nefeslenmeye çalıştı. Hyunjin, göğsüne yığılan bedenin sırtını okşayarak saçlarının arasına küçük küçük öpücükler kondurdu. H: "Durmak istersen du-" Felix başını kaldırarak Hyunjin'in cümlesini bitirmesine izin vermedi ve onun dudaklarına sesli bir öpücük bıraktı. Durmak değil de sadece biraz nefeslenmeye ihtiyacı vardı. Aldığı öpücükle durmaması gerektiğini anlayan Hyunjin, sırıtarak kollarını Felix'in beline sardı ve onu kaldırarak dizlerinin üzerinde doğrulmasına yardım etti. H: "Yoruluncaya dek istediğin kadar aletimin üzerinde zıplayabilirsin. Yorulduğun an ben devralacağım" Açık konuşma yüzünden Felix'in yanakları anında kızarmıştı. Ama bir taraftan da Hyunjin'i içine almak için sabırsızlanıyordu. Sesli bir şekilde yutkunrarak başını onaylar anlamda salladı. Hyunjin tek eliyle ince beli sararken diğer elini penisine attı ve sertleştiği için damarları daha çok belli olan aletini birkaç kez çekiştirerek eliyle tuttu. Sarışın olan bakışlarını aşağı indirerek onu bekleyen büyüklüğe baktı. O kadar heyecanlanmıştı ki şimdiden karnı kasılıyordu. Ellerini deminden beri tırnaklarını geçirdiği için kızarttığı omuzlara sardı ve onlara tutunarak kalçasını yavaşça alete doğru indirdi. Komutanın aletinin başı deliğine temas ettiğinde alt dudağını ısırarak bakışlarını kaldırdı ve büyüğünün gözlerine baktı. Hyunjin'in gözleri zevkten koyulaşmıştı. Sabırsızca Felix'i beklediği her halinden belliydi. Onu biraz daha bekletmemek için kalçasını biraz daha indirdi Felix. Hyunjin'in penisinin başı deliğini zorlayarak içine girdiğinde gözlerini sıkıca kapatarak kısıkca inledi. Deliğinin kenarlarını yakan alet her içine biraz daha alışıyla daha çok canını yakıyordu. F: "ahhhmm Hyunjin.." Felix mızıldanarak inlediğinde Hyunjin iki elini de kucağındaki bedenin beline sararak alnına öpücük kondurdu. Aldığı öpücükten cesaret alan beden biraz daha kalçasını indirerek büyüklüğü içine almaya çalıştı. F: "A-cıyor ahhh" Hyunjin durmadan güzel suratın her noktasına sıcak öpücükler bırakarak ellerini dolgun kalçalara sardı ve dizleri üzerinde durmaktan zorlanan güzeline yardım etti. H: "Geçecek şimdi bebeğim" Felix boğuk bir şekilde inleyerek başını geriye doğru attığında Hyunjin onu biraz daha indirdi aletine doğru. İçine giren penis sanki giderek daha büyüyor, daha da kalınlaşıyordu. Her seferinde yavaşça iç duvarlarını ezerek hareket ediyor, içinin giderek dolmasını sağlıyordu. Sarışın olan başını aşağı doğru indirdiğinde neredeyse birleşik olan vücutlarını görür görmez derin bir nefes almaya çalıştı ama karnındaki doluluk yüzünden zorlanıyordu. Bu sefer kalçası tamamen Hyunjin'in kasıklarına temas ettiğinde artık aleti sonuna kadar içine aldığını anlamıştı. Penisinin kalın başı iç duvarlarına temas ediyordu ve Felix bu teması çok net bir şekilde hissediyordu. H: "Çok güzelsin Felix.." Hyunjin boğuk sesiyle inlediğinde Felix zevkten dolan gözlerini onun gözlerine çıkardı. Aletini sıkıca saran dar ve sıcak duvralar yüzünden zevk alan komutanın sesi biraz daha kalınlaşmıştı. Küçük beden içindeki büyüklüğe alışır alışmaz kalçasını kıpırdatarak Hyunjin'in kıcağında daireler çizmeye başladı. Her hareketinde iç duvarlarını ezen penis yüzünden nefesi titriyordu. Daha fazlasını istediği için dizleri üzerinde doğrularak penisin yarısının içinden çıkmasını sağladı ve sonra tek seferde komutanın kucağına oturarak büyüklüğü içine geri aldı. Hyunjin kucağına zıplayan beden yüzünden dişlerini sıkarak mırıldandı ve ince bele sarılı olan ellerini sertleştirdi. Artık içini parçalayan alete yeterince alışan beden bu sefer hareketlerini durdurmadan hızla komutanının kucağında zıplıyor ikisinin de inelemesine neden oluyordu. Her Hyunjin'in kucağına oturuşunda en derin noktasını ezen penis yüzünden içi titriyordu. Biraz daha hızlanmak istediğinde bu sefer dizleri onu ayakta tutacak kadar güçlü değildi. Sert bir şekilde Hyunjin'in kucağına düştüğünde dudaklarının arasından mırıldandı. F: "mmmhhh" Büyük beden küçüğünün yorulduğunun farkındaydı. Terlediği için onun yüzüne gelen sarı saçlarını okşayarak geriye doğru attı ve elini karnının üzerine yaslayarak oradaki şişliği okşadı. Felix de bakışlarını aşağı indirerek karnını okşayan ele baktı. Hyunjin'in aleti öyle bir doldurmuştu ki içini karnında hafif şişliği belli oluyordu. Karnının üzerinde gezinen elin üzerine kendi küçük elini yaslayarak iri gözlerini Hyunjin'in gözlerine dikti. F: "Yoruldum Hyunjin.." Komutan sanki bunu duymayı bekliyormuş gibi sırıtarak elini oturdukları koltuğun altına uzattı ve bulduğu kolu çekerek aniden koltuğun geriye doğru yatmasını sağladı. Diğer araçlardan farklı olarak askeri araç olduğu için koltuk tamamen düz bir şekilde geriye doğru yatmış ve başlığı arka koltuğa birleşmişti. Felix bunun mümkünatını sorgularken Hyunjin aceleci bir şekilde kollarını zarif bedene sardı ve içinden çıkmayarak onu koltukta çevirip sırtüstü uzattı. Kendisi de otomatik olarak onun üzerinde yerini almıştı. Felix'in sırtı rahat ettiğinde sonunda derin bir nefes aldı. Daha nefessiz kalacağı dakikaların onu beklediğinden habersiz bir şekilde. H: "Bacaklarını belime sar" Felix emri alır almaz bacaklarını komutanın beline sardı. Böylece kalçası havalanıyor ve içindeki alet daha da derine iniyordu. Deliğindeki penisin kıpırdadığını hissettiğinde tek kolunu üzerine doğru eğilen bedenin ensesine diğerini omzuna sardı ve sıkıca tutundu ona. Hyunjin ise önce yumuşak dudaklara öpücük bıraktı sonra da deminden beri aletinin üzerinde zıplayan bedene istediği zevki yaşatmak için ellerini onun beline sardı. Felix'in belinin ağrımayacağına emin olduktan sonra kalçasını geri çekti, dar delikten tamamen çıkarak kendisini sıcaklığa doğru geri itti. Sonunda küçüğüne çığlık attırmayı başarmıştı. F: "AHHH HYUNJİN" Hyunjin memnun bir şekilde sırıtarak kasıklarını dolgun kalçalara bastırarak daha da derine gönderdi aletini. Felix'in tekrar çığlık atmasıyla bulduğu zevk noktasını biraz daha ezdi. Kendisini geri çekerek dar deliğe tekrar girdi ve bu sefer hareketlerini hızlandırarak durmadan ileri geri hareket etti. O kadar sert, hızlı ve seri hareket ediyordu ki Felix'i belinden sıkıca tutmasına rağmen küçük bedeni sarsılıyordu. F: "Ahmmm daha hızlı lütfen" Hyunjin küçüğünün isteğini anında yerine getirerek daha da hızlandığında kasılan delik yüzünden başını geriye doğru atarak boğukça inledi. Mümkünmüş gibi delik her seferinde biraz daha sıkıştırıyordu onu içinde. Hareketlerini durdurmadan ileri geri kalçasını oynatıyor, tenin tene çarpma sesinin arabanın camına vuran yağmur sesine karışmasını sağlıyordu. Sona yaklaşan beden içini parçalayan alet sayesinde hissettiği zevk yüzünden bacaklarını kasarak refleks olarak yan tarafa dönmeye çalıştığında Hyunjin hemen onu durdurdu. Tek eli hala Felix'in beline sarılıyken diğer elini kücüğünün göğsüne bastırarak hareketlerini kısıtladı ve mümkünmüş gibi daha da hızlandı. H: "Bitiyor güzelim dayan" Zevkten bayılmak üzere olan beden komutanın dediklerini duyamıyordu. Hissettiği tek şey kalçasına ve içine yediği vuruşlardı. Tekrar olduğu yerde zevkle kıvrandığında karnı kasılmış ve tüm sıvısını üzerine doğru eğilen Hyunjin'in karnına boşaltmıştı. Büyük beden de kendisini tamamen geriye çekerek son kez dar deliğe tek seferde gönderdi ve sıcak sıvısını altında yatan bedenin içine bıraktı. Tamamen boşalabilmek adına yavaşça sıcak delikte hareket ettiğinde Felix gözlerini dahi açamıyordu. Bir şeyler söylemek ve ellerini kaldırıp tekrar Hyunjin'e sarılmak istiyordu ama vücudu çoktan kapanmıştı. Bayılmadan önce hissettiği son şey de büyük aletin içinden çıkarak onu boşlukta bırakmasıydı. __________________ Bn byldm 😮💨 Yeni rekorum olan 4.4K kelimelik smut bölümünü okuduğunuz için teşekkürler. Nasıldı? 😋
Bölüm 29
{29} Bacaklarını belime sar
39 yorum
smut okumuyom bb
ebenin amı.
LAN HANİ MASUMDU LAN BU FİC
LAN HANİ MASUMDU LAN BU FİC
LAN HANİ MASUMDU LAN BU FİC
LAN HANİ MASUMDU LAN BU FİC
LAN HANİ MASUMDU LAN BU FİC
Lan ben bu hyunlixden böle bir smut hiç beklemiyodum şok oldum lan
İyi bence arabada yapmaları
Çadırda yapmalarından daha
Hehehe
Yazmaya çalıştıkça
Yorum yazmak istiyorum ama
Smut sessizliği olmasın diye
Ağğğ
Hemen bı önceki bölümün yorumlarına bakın BEN DEMİŞTİM
AAAAAAAAAA ANANİ
Felix kampa gidene kadar uyanacak mı
Şimdi felix bayıldı ya hyunjin kampa gittiklerinde ne diyecek diğerlerine ben felixi nanaylarken bayıldı mı
ABLA YB







