İyi Okumalar 🦋 ______________ H: "Özür dilerim. Hem seni bıraktığım için, hem de ilk kuralı çiğnediğim için" Hyunjin hiçbir şey olmamış gibi rahat bir şekilde konuşurken, Felix hala olduğu yerde donup kalmıştı. Kalbi hala göğsünü yumrukluyor, dudaklarında hala o ani, sarsıcı öpücüğün sıcaklığı duruyordu. Nefes almayı unutmuş durumdaydı. Yerinden çıkmak üzere olan kalbini sakinleştirmek adına saniyeler sonra derin bir nefes aldığında daha yeni farkına varmıştı.. Etrafındaki sessizliğin aslında sessizlik olmadığının. Başını çok yavaş, neredeyse suç işlemiş ve yakalanmış gibi kaldırıp etrafına baktığında, karşılaştığı manzara utancını bir anda iki katına çıkarmıştı. Herkesin gözünde "her şeyi gördük" ifadesi vardı. Changbin kollarını göğsünde birleştirmiş, keyifle başını yana eğmişti. Chan, bakışlarını başka bir yöne çevirerek, dudaklarını birbirine bastırarak gülümsemesini gizlemeye çalışıyordu ama omuzlarının hafif titreyişi her şeyi ele veriyordu. Jisung ve Minho komutanın yaptığıyla gurur duyar bir şekilde omuzlarını dikleştirmiş dururlarken, Jeongin'in yüzündeki gülümseme de bariz bir şekilde belli oluyordu. Ve Seungmin... Felix'in bakışları ona kaydığı an, utancı zirve yaptı. Seungmin bir eliyle ağzını kapatmış, gözleri kocaman açılmış halde onlara bakıyordu. Şaşkınlıktan mı, eğlenmekten mi, yoksa ikisi birden mi olduğu belli değildi ama gözleri net bir şekilde "şimdi düştün elime" diyordu. Üstelik sadece askerler değil... Kamp halkı, Yaşlılar, gençler, çocuklar. Herkes görmemesi gereken bir şeyi görmüştü. Felix'in yanakları sanki bir anda alev almıştı. Sıcaklık kulaklarına kadar yayıldı, kalbi utançtan artık atmayı bırakarak kaçıp saklanmıştı. Bir şeyler söylemesi gerekiyordu ama ağzını açacak cesareti yoktu. Gözleri bir anlığına tekrar Hyunjin'e kaydı. O ise tüm bu bakışların farkında olmasına rağmen son derece sakin duruyor, sanki yaptığı şey dünyanın en doğal hareketiymiş gibi dik dik ona bakıyordu. Bu... daha da sinir bozucuydu. Felix dişlerini sıktı, bakışlarını hızla kaçırdı ve tek bir kelime bile etmeden arkasını dönüp koşmaya başladı. Toprak zeminde attığı her adımda kalbi biraz daha hızlandı. İnsanların fısıltılarını, kıkırdamalarını duydukça utancı katlandı. Kendi çadırını gördüğü an nefes alabileceği tek yer orası olduğu için adımlarını daha da hızlandırdı. Çadırın kapısını sertçe açıp içeri daldığında bile göğsündeki sıkışma geçmedi. Kolay kolay da geçecek gibi değildi bu sıkışma. Sonunda üzerinde bakışlar olmadığı için rahat bir nefes alacağı sırada bileğine sarılan sıcak parmaklar tekrar nefeslerini boğazında düğümlemişti. Komutan hiç tereddüt etmeden Felix'in kolundan tutmuş, onu geri çekerek kendisine doğru döndürmüştü. Hareketi sert değildi ama kararlıydı ki kaçmasına izin vermeyeceğini baştan belli ediyordu. Felix'in göğsü aniden Hyunjin'in göğsüne çarptığında bu yakın temas küçük olanı anlık olarak irkiltmişti. H: "Ne oldu?" Sesi dışarıdaki askeri tondan çok uzaktı şimdi. Daha alçak, daha dikkatliydi. Felix'in yüzüne doğru eğilmiş, heyecandan kocaman olan gözlerin içine bakıyordu. Sorduğu saçma soru ise Felix için bardağı taşıran son damlaydı. F: "Ne mi oldu?!" Sesi yaşadığı adrenalin seviyesi yüzünden titremişti ama geri adım atmadı. Elini kurtarmaya çalışmadan, tam tersine başını kaldırıp Hyunjin'e kızgın gözlerle baktı. F: "Herkesin ortasında... herkesin önünde... beni öptün!" Son kelimeyi söylerken sesi çatladı. Utançla kızgınlık birbirine karışmıştı. Nasıl konuşacağını bile kestiremiyordu. Resmen komutan onun ayarlarıyla oynamıştı. F: "Askerler, kamp halkı, Seungmin! Çocuklar bile gördü!" Bunu söylerken gözlerini kısa bir an kapattı. Sanki görüntüler hala gözünün önünde canlanıyodu. Hyunjin bir an duraksadı. Sonra hiç beklenmedik şekilde dudaklarının kenarı hafifçe yukarı kıvrıldı. Bu gülümseme Felix'i daha da sinirlendiriyordu. Komutanın bu kadar rahat olması, çekip gitmesi, günler sonra geri dönmesi ve ona sormadan aniden öpmesi onu sinir ediyordu. Ya da hoşuna gidiyordu ama kabullenemiyordu. F: "Gülme!" Hyunjin hemen, zor da olsa ciddileştirdi mimiklerini. Elini hala Felix'in koluna sarılı tutuyordu ama parmaklarının baskısı giderek daha da yumuşuyordu. Başını biraz eğdi, sesi bu sefer çok daha sakin çıktı. Hatasını kabul etmiş yavru köpekler gibi bakıyordu. H: "Özür dilerim" Felix'in kaşları tekrar sinirle çatıldı. Bu komutan kafasına eseni yapıp sonra gelip özür dileyerek kendisini affettiremezdi. Doktorun tatlı sinirini umursamayan iri beden ince bileğe sarılı olan parmaklarını sıkıştırarak sarışını kendisine doğru çekti ve tekrar göğsüne yapışmasını sağladı. H: "Ama ne yapayım o an durduramadım kendimi" Gözleri Felix'in kızarmış yanaklarında, titreyen dudaklarında gezindi. Sonra ise dedikleri yüzünden irice açılan güzel gözlere baktı gülümseyerek. H: "Günler sonra seni karşımda görünce, bana dolu gözlerinle baktığında tutamadım kendimi. Ben burada değilken sana zarar gelecek diye çok korktum" Felix'in kalbi yine hızlandı ama bu sefer sinirle değil. Bu sefer duyduğu sözler kalbini sevgi ile hızlandırmıştı. Gözleri dolduğunda hemen kirpiklerini kırpıştırdı. F: "Bu yine de seni haklı çıkarmıyor, beni bırakıp giden sendin" Hyunjin küçüğünün sinirini anlar bir şekilde başını salladı. H: "Emir geldiğinde hayır gelmiyoruz diyemeyiz güzelim. Buraya geri döneceğime emin bir şekilde gittim. Seni bırakmayacağımı bilmen gerekirdi civciv" Felix komutanın sıcak nefesini yüzünün her noktasında hissedebiliyordu. Ona karşı kullandığı hitapları duymak doktorun daha da kızarmasına neden olmuştu. H: "Ama bilmeni isterim ki Felix, artık benden kaçmana izin veremem. Sana yeterince alan tanıdım. Artık yanımda olmanı istiyorum" Felix, bileğini çekiştirerek Hyunjin'in dokunuşlarından uzaklaşmaya çalıştı. Çünkü duydukları yeterince kalbini zorluyordu, biraz da uzun parmakları teninde hissetmek onu bayıltmak üzereydi. Ama sarışının hareket etmesine izin vermedi komutan. Parmaklarını yumuşak tene biraz daha sardı. Dediklerinde ne kadar ciddi olduğunu göstermek istermiş gibi sıkıca. F: "Ortadan kayboluyorsun, sadece saçma bir not bırakarak. Sonra da çıkıp geliyorsun herkesin içinde izin bile almadan beni öpüyorsun! Sonra da karşıma geçip artık benimsin diyorsun. Odunsun!" Hyunjin burnundan derin bir nefes soluyarak boşta kalan elini de Felix'in diğer bileğine sardı ve vücutlarını tamamen birleştirerek onu kendisine doğru çekti. H: "Emir üzerine gitmem gerektiğini söyledim. Neden gittiğimi ve geri döneceğimi görev gizliliği olduğu için sana söyleyemezdim" Felix iki bileğini de çekiştirerek ellerini kurtarmaya çalıştı ama her hareketinde biraz daha yapışıyordu komutana. Alt ve üst vücutları tamamen birleşmiş durumdaydı. Küçük beden her kıpırdadığında komutana sürtünmekten başka bir işe yaramıyordu hareketleri. F: "Bunların hiçbiri beni herkesin içinde öpebilmen için neden değil!" Hyunjin başını onaylar anlamda salladığında Felix'in ellerini aniden serbest bıraktı. Boşluğa düşen beden öylece duraksayarak baktı komutanın gözlerine. H: "Affetmen için ne yapmam gerekiyor?" Felix, başını biraz daha yukarı kaldırarak ondan uzun olan komutanın gözlerinin içine baktı dikkatle. Onu affedecekti zaten. Kendisi de çok özlemişti Hyunjin'i ama yine de sinirliydi ona. F: "En azından beni öpmek istediğinde uyar! Ve etrafta kimse olmadığına emin ol! Ve bir daha asla beni bırakıp gitme!" Uzun beden sırıtarak başını onaylar anlamda salladı. Bakışlarını ağır ağır çadırın içinde gezindirerek boş çadırın her noktasına baktı. Felix de anlamaz bir şekilde komutanın bakışlarını takip ediyordu onun ne yapmak istediğini anlamak için. Sonunda Hyunjin'in gözleri Felix'in gözlerinde durduğunda küçük beden boncuk gözleriyle ona baktı. H: "Şimdi öpeceğim seni doktor" __________________ Al işte reis artık öpmeden uyarıyor Bazı şeyleri daha rahat hayal edebilmeniz için fotik bırakıyorum 👇
Bölüm 22
{22} Durduramadım kendimi
18 yorum
Felix yandı artık Seungminin dilinden kurtulamaz
Bide kızıyor
Sanki felix öpücüğe karşılık vermedi
Felix sende laf diyon falanda sende karşılık verdin öpücüğü kızma huncine tamam belki birazcık🤏 rezil olmuş olabilirsiniz ama bu da yemeğin tadı tuzu
Huncin azmış🤭
Yazar hanim evinizi bulmadan önce yb gerekiyor (ben bile aşık oldum fefim affet şunu bee)
ay ben bi azmıslık sezdim ama…
ay ben bi azmıslık sezdim ama…
Chan evladım öyle durcağına git bı seungmine yanaşmaya çalış burda ağaç olduk beklemekten
Felix seungminin diline çok fena düştü geçmiş olsun felix
CHAN SENDEN DE AYNI PERFORMANSI BEKLİYORUM SEUNGMIN ADINA
Fotik bizde gözükmüyo ki Yazar Hanım (yani en azından bende)
Fotik bizde gözükmüyo ki Yazar Hanım (yani en azından bende)
1YanıtAyy ne kadar da centilmen önceden öpeceğini haber veriyo
Ayy ne kadar da centilmen önceden öpeceğini haber veriyo
FOTOGRAFNWRDW😔ACAYIIIIPPPIYIIIOLMUSSSBUARADAAA😏😏😏🙏🏿
Bacıma mesaj yazıyodum bildirimle olabildiğince hızlı yazıp geldim hemen
Bacıma mesaj yazıyodum bildirimle olabildiğince hızlı yazıp geldim hemen






