İçeriğe geç

The Healer (HyunLix)

Bölüm 20 · 5 dk okuma

The Healer (HyunLix)

Bölüm 20

{20} Başka şansımız yok

İyi Okumalar 🦋 (Günün ikinci bölümü, üstteki bölümü okumayı unutmayın) _______________ Helikopter yerden yükselirken, kamp yavaş yavaş küçülmeye başlamıştı. Çadırlar, dar patikalar, çocukların koşturduğu alan... Hepsi birkaç dakika içinde bir harita parçasına dönüşüyordu gözler önünde. Ama Hyunjin'in baktığı tek bir nokta vardı. Felix'in kaldığı çadır.. giderek gözünde küçülen çadır her şeyden uzaklaştığını tekrardan hatıratıyordu ona. Helikopterin içi gürültülüydü ama timin içindeki sessizlik ondan çok daha ağırdı. Kimse konuşmuyor, tek kelime dahi etmiyordu. Kimse "iyi ki dönüyoruz" demiyordu. Kimse eve gitmenin heyecanını taşımıyordu. Chan, kaskını çıkarmış, önüne bakıyordu. Alnında gözüken damarı çenesini ve kendisini ne kadar kastığını belli ediyordu. Changbin arkasına yaslanmış, gözlerini kapatmıştı ama uyumuyordu. Sanki bu ani kararın ağırlığını tartmaya çalışıyordı. Kimse gitmek istemiyordu. Ama emir emirdi. Onlara verilen emre karşı gelemezlerdi. Ama bunun burada bitmeyeceğini hepsi biliyordu. Belki de bu yüzden sessizlerdi. Hepsi komutanlarının bunu da halledeceğine, burayı, bu insanları böylece bırakmayacağına emindi. Hyunjin dirseklerini dizlerine dayamış halde öne eğildi. Elleri birbirine kenetlenmişti. Ellerini o kadat sert sıkıyordu ki, parmaklarının eklemleri beyazlamıştı. Gitmek zorundaydılar. Kalmak istedikleri yer tam da arkalarında kalıyordu. Hem sevdiği adamı arkasında bırakmıştı, hem de yardıma muhtaç insanları göz göre göre bırakmak zorunda kalmıştı. Gözlerini sakinleşmek adına kapattığında, Felix'in gülüşü geldi aklına. Utandığında yere bakan gözleri, pembeleşen yanakları, tatlı kırmızı burnu.. Saçlarını düzelttiği o küçük temaslar. Her temasında geri çekilip yine de kaçamaması... Onu öpmeye bu kadar yaklaşmışken... Sadece bir nefes kalmışken... Sarışın olan ondan kaçmıştı. O an kendisine söz verdi. Buraya, bu insanlara, sevdiği adama geri dönecekti ve bu sefer bir milim bile kaçmasına izin varmeyecekti. Veda etmeden gittiği için doktoru ne kadar üzdüğünün, sinirlendirdiğinin farkındaydı. O, notu bile bırakıp bırakmama konusunda tereddüt etmişti. Onun içini rahatlatacak bir mesaj yazmak istemişti ama emin olmadığı için Felix'e umut verecek mesaj da bırakamamıştı. Veda etmeye kalkışsaydı da o Helikopterin buradan asla kalkmasına izin vermeyeceğini de biliyordu. Hyunjin başını yana çevirdi. Kamp artık iyice uzaklaşmıştı. Ama göğsündeki ağırlık tek bir gram bile hafiflememişti Tek istediği şu an da Felix'in güçlü kalmasıydı. O bu zamana kadar idare edebilmişti. Şimdi birkaç gün daha dayanması, bu zorluğa göğüs germesi gerekiyordu. Sonrasında ne yapıp ne edip doktorun yanına geri dönecek ve bir daha onun bu denli yorulmasına, üzülmesine asla izin vermeyecekti. ... Günler sonra kamp aynıydı... Aslında askerlerin olduğu zamandan farklı ama onlardan önce olduğu haliyle aynıydı. Ama Felix aynı değildi.. Sabahları erkenden kalkıyordu. İlaçları düzenliyor, reviri baştan sona temizliyor, çocuklarla ilgileniyor, onlara ders işliyordu. Hiçbir şeyi aksatmıyor, her şeyi zamanında yapıyordu. Tüm işleri her gün aynı saatte yapmayı başarıyordu. Kısacası kendisini bir robota çevirmeyi başarmıştı. Gülümsemeyi unutan bir robot.. Gözleri, bakışları boştu, konuşmaları kısa ve netti. Sorulara başını sallayarak cevap veriyordu. Olabildiğince az konuşmaya çalışıyordu. Sanki içinden bir şey sökülmüş de yerine sert, soğuk bir taş bırakılmış gibiydi. Eskiden bir çocuğun saçını okşarken yüzü yumuşardı. Şimdi sadece görevini yapıp geri çekiliyordu. Çocuklarla bile konuşmuyor, koşuşturup oynamıyordu. Seungmin bu farklılığı fark eden tek kişiydi. O da ilk gün yıkılmıştı. Çok alışmıştı her zor işte askerlere koşmayı, onlardan yardım almaya. Ama onun durumuyla Felix'in durumu aynı değildi. Felix hem güvenini hem de sevgisini kaybetmişti. Kendisi de doktordu ve arkadaşının şu an iyi bir psikolojik durumda olmadığının gayet iyi farkındaydı. Saat öğleden sonraya geldiğinde Felix'in revirdeki ilaçları düzenlediğini bildiği için, Felix'in sevdiği şekilde bol şekerli kahve yaparak kupayı eline aldı ve çadıra geçti. Seungmin adımlarını sert atmıştı Felix'in onun geldiğini duyması için ama doktor dönüp bakmamıştı bile ona. Dolabı düzenlemeye devam ediyordu. S: "Bol şekerli, seni şeker komasına sokacak kahve yaptım" Kahve bardağını doktorun masasına bıraktığında Felix sadece başını sallamakla yetindi. Ondan bir cevap alamayacağını bildiği için bu tepkiye şaşırmamıştı. Seungmin yine de konuşmaya devam etti. Arkadaşını bu durumda bırakırsa daha da kötüye gideceğini biliyordu. S: "Yarın yağmur yağacak gibi. Su tanklarını doldururuz. İyi olacak" Felix yine başını sallamakla yetindi. Artık hareket etmeyi bırakmıştı. Öylece dolaba taraf dönülü şekilde heykel gibi durmaya devam ediyordu. Bakışları bir noktaya takılı kalmıştı. S: "Felix.. Beni duyuyor musun?" Felix başını yavaşça arkadaşına taraf çevirdi. Gözleri Seungmin'in gözlerine değdiği an gözlerini kaçırarak masasına doğru yürüdü. F: "Duyuyorum." S: "Her şey iyi olacak sen endi- Bir dakika eline ne oldu senin?" Seungmin arkadaşını teselli etmek adına konuşmak istediğinde onun elinden damlayan kırmızı kanı görür görmez duraksadı ve hızla ayağa kalkarak Felix'e doğru adımladı. F: "Bir şey yok" Seungmin telaşlı bir şekilde kana bulanan eli dikkatlice tutarak baktı. S: "Felix ne oldu eline böyle?" Sarışın olanın dudakları titredi, gözleri doldu. Ağlamak için elindeki sızıyı bahane ediyordu ama asıl ağlama nedeni eli yaralandığı için değildi. Asıl ağlama nedeni onu bırakıp giden birisini deli gibi özlüyor olmasıydı. Her yerde kokusunu arıyor olmasıydı. F: "İlaç şişelerinden biri kırıldı. Önemli bir şey değil" Seungmin derin bir nefes alarak boşta olan elini arkadaşının çilli yanağına yasladı ve orayı usulca okşadı. Bu küçük olan için son noktaydı. Dudakları arasından hıçkırık kaçtığımda kendisini durdurmaya çalışmadı. Gözlerinden yaşların süzülmesine izin verdi. S: "Ağla Felix. İçine atma bolca ağla. Güven bana her şey eskisinden bile daha iyi olacak" Sarışın olan başını onaylar anlamda sallayarak arkadaşına inanmayı seçti. S: "Eline cam batmış olabilir, hadi gel pasuman yapayım" Felix hıçkırıklar kaçan dudaklarını birbirine bastırarak arkadaşını onayladı ve onu takip ederek yataklardan birine oturdu. İlk yardım çantasını alan Seungmin ilk olarak hızlıca kana bulanmış eli temizledi ve derin kesilmiş olan yaraya baktı. Avuç içi baş parmağının altından uzunca kesilmişti. Ama neyse ki görünürde yaraya sıkışmış cam parçası yoktu. Dikiş atılacak kadar da derin bir yara değildi. Bu yüzden hızlıca yarayı temizleyerek bandaj ve pamuk yardımıyla Felix'in elini sardı ve kanamanın durmasını sağladı. İşini bitirir bitirmez bakışlarını kaldırarak, yatakta oturan, ağlamaktan gözleri kızaran bedene baktı. S: "Onlar gideli altı gün oldu Felix. Ben de alışamadım ama başka şansımız yok.." F: "Biliyorum.." Seungmin yatağa, arkadaşının yanına oturarak elini onun omzuna attı ve kendisine doğru çekerek başını onun omzuna yasladı. O askerler olmadığında da kampı ayakta tutmayı başarmışlardı. Şimdi de onlara ihtiyaçları yoktu. S: "Hem bana sorarsan.. bence gitmek zorunda kaldılar. Bence onların da seçme hakkı yoktu." Felix derin bir iç geçirerek başını omzuna yaslanan Seungmin'in başına yasladı. Arkadaşı söylediği her şeyde haklıydı ama onun içindeki duygular farklıydı. Her sabah uyandığında sanki geri döneceklermiş gibi onları bekliyordu. Ve garip bir şekilde içinde bir yerlerde hala onların kampa geri döneceklerine inanıyordu. ___________________ Ben de inanıyorum Fefim. Sen zırto Hyunjin için üzme kendini Ne çabuk 20 bölüm oldu 😭

Bölüm sonu

16 yorum

  • Hyunjin gelirgelmez Felix eğer hyunjine tokat atmazsa asla hyunjine kızgınlığım geçmicek galiba

  • hyun hani bir kac gündü… hani iki üc gündü hyun.. ALLAH BELANI VERMESİCE BOYUN POSUN DEVRİLSİN İNŞALLAH AMİN

  • hyun hani bir kac gündü… hani iki üc gündü hyun.. ALLAH BELANI VERMESİCE BOYUN POSUN DEVRİLSİN İNŞALLAH AMİN

  • hyun hani bir kac gündü… hani iki üc gündü hyun.. ALLAH BELANI VERMESİCE BOYUN POSUN DEVRİLSİN İNŞALLAH AMİN

  • hyun hani bir kac gündü… hani iki üc gündü hyun.. ALLAH BELANI VERMESİCE BOYUN POSUN DEVRİLSİN İNŞALLAH AMİN

  • hyun hani bir kac gündü… hani iki üc gündü hyun.. ALLAH BELANI VERMESİCE BOYUN POSUN DEVRİLSİN İNŞALLAH AMİN

  • Hyunjin ilk geldiği anda bence felixi yatağa atmalı aşk yapsınlar(Catlix) eşek hyunjin geldi lix'in gönlünü ol 6 gün olmuş gelmemişsin🖕

  • Hyunjin ilk geldiği anda bence felixi yatağa atmalı aşk yapsınlar(Catlix) eşek hyunjin geldi lix'in gönlünü ol 6 gün olmuş gelmemişsin🖕

  • Eğer hyuncin dönmezse kalpten giderim . Tam herşey yolunda gidiyoken bi halt olmazsa şaşardım ama huncin öküz deil geri döner İNŞ