İyi Okumalar 🦋 ______________ Felix gözlerini araladığında ilk hissettiği şey, şakaklarının tam ortasında zonklayan bir ağrıydı. Sanki biri kafasının içine küçük bir çekiç yerleştirmiş, ritmik ritmik vuruyordu. Kaşlarını çatıp dudaklarını araladı derin bir nefes almak adına. Ama gözlerinin gördüğü tavanın onun çadırına ait olmadığını anladığında aldığı nefes boğazında takılıp kaldı. Bir an için kalbi fazlasıyla hızlandı. Başını çok yavaş bir şekilde yana çevirdiğinde üzerindeki battaniyenin askeri yeşil renkte olduğunu fark etmesi ise olayların tekrardan zihninde parlamasına neden olmuştu. O an geceye dair her şey, parçalanmış bir film şeridi gibi zihninde canlanmaya başladı. Bazı yerler kopuktu ama en utanç verici kısımları çok net hatırlıyordu ne yazık ki. Arabada olanlar, üşümesi, Hyunjin'in ona ceketini vermesi, ceket yüzünden başına gelenler ve dönüş yolunda olanlar... Durmaksızın beyninde konuşan kendi sesi, Hyunjin'in saçlarını okşayan eli, ve söylediği şeyler. Her şeyi gözleri kocaman açılmasına neden olacak kadar net hatırlıyordu artık. Utanç, sıcak bir dalga gibi yüzünden boynuna, oradan tüm bedenine yayıldı. Yanakları yanmaya başladı. Bir çığlık atmamak için kendini zor tuttu ve refleksle battaniyeyi başına kadar çekti. Kendi kendine mırıldanır gibi battaniyenin içinde büzüldü. Keşke hafızası da ilaçla birlikte silinseydi. Keşke o anlar, sadece kötü bir rüya olsaydı. Ama değildi... Çadırın içinde hafifçe gıcırdayan sandalye sesi duyduğunda ise daha yeni anlamıştı burada yalnız olmadığını. Felix, battaniyenin altından dışarıyı göremiyordu ama onun orada olduğunu hissedebiliyordu. Sessizliğin içindeki varlığını, kokusunu, nefeslerini dahi hissediyordu Hyunjin'in. Bu yüzden çadırda kim var diye battaniyeyi kaldırıp bakmasına bile gerek yoktu. H: "Felix... Uyanık olduğunu biliyorum" Felix mümkünmüş gibi daha da küçüldü. Sanki battaniyenin altında yeterince saklanırsa, görünmez olabilecekti. H: "Utanma" Utanmamak mı? Felix'in kalbi yerinden çıkacak gibi atıyordu. Evren değiştirmek, hatta hafızasını sildirmeyi bile düşünüyordu. H: "Dün gece söylediklerin... onların hiçbiri senin suçun değildi. İlacın etkisindeydin, zihnin filtresizdi, kendini kontrol edemiyordun." Battaniyenin altındaki küçük beden hissettiği daha fazla utanç yüzünden kıpırdadı ama hala çıkmama konusunda kararlıydı. Hyunjin sandalyesinde biraz öne eğildi. Sesindeki komutan sertliği yok olmuştu. Yerini sıcaklığı kendisinde taşıyan ses tonu almıştı. Sanki o da konuşurken zorlanıyormuş gibiydi.. H: "Dün seni kaybetmekten çok korktum.." Felix'in nefesleri ağırlaştı. Hem battaniyenin altında tükenen oksijen yüzünden hem de duydukları yüzünden. Ve tüm doktorluk bilgilerine dayanarak buna emindi ki böyle giderse bayılacaktı. H: "Şehirde seni bulamadığım o an, kalbim sanki göğsümden sökülüp atıldı. Her sokağa baktım. Aklımda dolanan tek şey ise sana bir şey olursa, bunu kaldıramamdı" Sessizlik, bu kez fazlasıyla ağırdı onlar için. Sanki kelimeler havada asılı kalmış, Felix'in kalbine doğru yavaşça süzülüyordu. Her kelime kalbine işledikçe nefesleri daha da ağırlaşıyordu. Hyunjin için de durum aynıydı. İlk kez konuşma konusunda zorlanıyordu. Ama gece kendine verdiği sözü yerine getirmeli ve bunu şu an yapmalıydı. Bu yüzden oturduğu sandalyede biraz daha öne doğru eğildi, dirseklerini dizlerine yaslayarak ellerinin önünde birleştirdi. H: "Ben askerim. Tehlikeyi tanırım, kaybetmeyi en iyi ben bilirim. Ama sen... sen başka bir şeysin... kalbimin içindeki karanlığın ortasında tek parlayan şey sensin sanki" Battaniyenin altında bir çift göz, yavaşça açıldı. Hyunjin kaçamak bakışlarla karşılaştığında cesaretini biraz saha toplayarak gülümsedi. Gerçekten de şu an geceki ilaç olursa duygularını daha iyi açıklayabilirdi. Ama şu an cümleleri seçme konusunda o kadar başarısızdı ki. Sanki kalbindeki duyguları, kelimelerle yeterince ifade etmeyi başarmıyordu. H: "Felix, ben..." Komutan yine derin bir nefes aldı. Uzaktan kendisini izlerse kesinlikle bu halinden utanırdı.. H: "Ben... seni düşündüğümde kalbimin ritmi değişiyor. Sen güldüğünde, etrafımdaki dünya yumuşuyor. Sen yanımda olmadığında, her şey biraz daha soğuk, sıkıcı ve yorucu geliyor. Bunları seni sadece birkaç gündür tanıyor olmama rağmen hissetmek.." Battaniyenin kenarı, titreyen parmaklarla milim milim aşağı indi. Önce Felix'in saçlarının ucu göründü. Ardından gözleri. Hala utançla doluydu ama artık o utancın içinde, parlayan bir şey vardı. Hyunjin sanki kendi duygularını değil de, Felix'in içindekileri de sesli düşünüyordu. İkisi de çok kısa süre içinde birbirlerine karşı duygular besliyorlardı ve bunun ne olduğunu anlayabilecek kadar olgun bir yaştalardı. Hyunjin, onun parlayan gözlerini gördüğü anda tekrardan kocaman gülümsedi. Battaniyeyi kafasına kadar çektiği için saçları dağılmıştı. Felix battaniyeyi göğsüne kadar indirerek komutana baktı. Hala yanaklarının heyecandan ve utançtan yandığını biliyordu ama bu duyduklarına da kayıtsız kalamazdı. F: "Ben dün gece söylediklerimin hepsini hatırlıyorum ve hepsinden utanıyorum. Ama onları söylerken yalan da söylemedim" Hyunjin'in gülümsemesi sırıtışa döndüğünde Felix hemen gözlerini kaçırdı. Üzerindeki battaniyeyi sırtına atarak battaniyeyi vücuduna sardı. F: "Gülme" Komutan emir almış bir şekilde başını sallayarak hemen sırıtmayı durdurdu. H: "Çok tatlıydı ama keşke başbaşa olsaydık" Felix, gözlerini devirerek kendisini yüzüstü bir şekilde buram buram Hyunjin kokan yatağa bıraktı. Üzerindeki battaniye ile kabuğuna saklanmış kaplumbağaya benziyordu. F: "Sen de her şeyin bu kadar hızlı olmasından korkuyor musun?" Felix, yatağın kenarında hissettiği ağırlıkla biraz daha kıvrıldı battaniyenin altında. Hyunjin'in bu kadar yakınında olması sesli bir şekilde yutkunmasına neden olmuştu. H: "Ben, senin benim sana olan duygularımdan korkmandan korkuyorum" Küçük beden tekrar battaniyeyi burnuna kadar indirdi. Dağılmış sarı tutamları gözlerinin üzerine dökülmüştü. F: "Korkmuyorum.." Hyunjin başını yana doğru eğerek gülümsedi ve uzun parmaklarını, sarışının yüzüne dağılan tutamların üzerinde gezindirerek, onları kenara çekti ve güzel suratı gözler önüne serdi. H: "O zaman, kalbimizdeki duyguları serbest bırakalım. Bakalım bizi nereye götürecek" Felix dudaklarını birbirine bastırarak başını onaylar anlamda salladı. Sessiz kalıp bakışmanın biraz gerici olacağını bildiği için konuşmanın duraksamasına izin vermeden devam etti. F: "Dünkü kişiler aslında kötü niyetli değillerdi" Hyunjin başını onaylar anlamda salladı. Zaten karşı koymayışlarından ve yüzlerindeki çaresiz ifadeden anlaşıyordu kötü insanlar olmadığı. H: "Sanırım onların da yardıma ihtiyaçları var" Felix "yardım" kelimesini duyar duymaz hemen battaniyeyi üzerinden atarak yatakta dizleri üzerinde doğruldu ve komutanın gözlerine bakarak başını salladı. F: "Onlar zaten benim üzerimdeki ceketten beni komutan sanmışlar. Kendilerini ve ailelerini korumak için silah istiyorlardı. Şimdi neredeler? Hemen beni onlara götür, yardımcı olabileceğimizi söyleyeyim onlara. Hem belki aileleri tehlikededir" Hyunjin tek nfeste konuşan sarışının beline doladı hızlıca kolunu. Felix daha ne olduğunu anlayamadan Hyunjin tek koluyla küçük bedeni tutarak ayağa kalktı. Kaslı kol tarafından sıkıca tutulmak sarışının hoşuna gitse de zoru oynamak ve inatçı olma konusunda kararlıydı. İki eliyle de onu saran eli iterek Hyunjin'i kendisinden uzaklaştırdı. Aniden ayağa kalkmak başının biraz daha ağrımasına neden olmuştu. F: "Hislerimizi açıkladık diye bana istediğin gibi dokunamazsın" H: "Hmm başka ne gibi kurallarımız var civciv?" F: "Bana civciv diyemezsin. Bu da ikinci kural" Hyunjin iki eliyle de nazikçe dağılmış sarı tutamları okşayarak düzeltti. H: "O zaman bir kural da ben ekleyeyim.. ilk kuralı bozan kişi sen olursan, ben asla durmam" ______________________ Sabaha kadar diyor yani ihihihiihih
Bölüm 16
{16} Asla durmam
Bölüm sonu
29 yorum
mesela okurken şarj kablosunu boynuma doladm
Felix az dikkatli ol kuralı bozma eğer olaki bozarsan arkayı kolla yoksa huncin içinden geçer
1YanıtYB YB YB LÜTFENN
Yeni bölüm ne zaman gelir yoksa ben kalptan gitcem🤔🤯
ay yeni bölüm ne zaman gelir ağağağ
binnie lütfen baskına gel
o sırada changbin gelse çok iyi olur göhuvgnfhmjö
😜🤪😝
Daha ikinci bölümde
Taste of bloodda hiç durmadı
Bide
Durduki zaten
Hyunjin nezaman
İyice yazarımıza benzedik
1YanıtKaç tur
Kuralı ilk felix bozarsa
OY GELSİN FLÖRTLER GELSİN
OY GELSİN FLÖRTLER GELSİN
ybbb
Çoooook tatlılar sevdim ben bunları ya




