"Ellerini benimkilere koy, Marinette. Her zaman seninle olmak istediğimi biliyors..."
Bugün seni televizyonda gördüm, Marinette. Yanındaki mavi saçlı çocukla karşımdaki dizinin baş rollerini oynuyordunuz ve görmezden gelmek çok zordu. Parlak mavi saçlarınla bir melek gibiydin. Mavi gözlerin parıldadı ve sana aşık olduğumu o an bir kez daha yoğun bir biçimde hissettim.
Uzun zamandır kendimi anlayamıyorum, güvensiz hissediyorum. Sanki yalnız değilmişim gibi, kendimden iki tane varmış gibi, derinlerde bir hastalık gibi; tanımlamak çok zor. Kalbimde hissettiğim keskin saplanma hissiyle korkunç bir his de artıyor, ben bir katil değilim Marinette. Ben bir katil değilim, olmayacağım.
İki yanım, şeytan ve tanrı. Beni ayırmaya çalışıyorlar. Birileri bana yardım edebilir mi? Sanırım aklımı kaybediyorum.
Şeytan ve tanrı, beni ayırmaya çalışıyor. Kalbimi kaybediyorum, birileri bana yardım edebilir mi?
Katil olmak istemiyorum.







