İçeriğe geç

THE END

Bölüm 2 · 3 dk okuma

THE END

Bölüm 2

Bu hikâye gerçek hayattan esinlenmiştir

İnanmıyorum onlar, olamaz. Onlar babannemi öldürmüştüler. Burdan hemen gitmeliyim. Hedeflerine ulaşmıştılar.

Evde kimse yoktu. Babannemin ceseti yerde yatıyordu. Onun kafası yoktu. Pencereden baktım araba orda değildi. Gitmiştiler. Ben hemen yukarı çıktım çantamı aldım. Babannemin odasından biraz para aldım ve hemen evden çıktım. Bir otobüse bindim ve Kaliforniyaya gittim. Artık kendi başımın çaresine baxmalıydım. Beni koruyacak biri yoktu artık. Onlar nerdeydiler? neden girmiştiler? Ceseti niye evin ortasında bırakmıştılar? Hep böyle sorular kafamın içini dolduruyordu.

Artık Kaliforniyaya gelmiştik. Burda ne yapacağımı, nerde kalacağımı, ne yiyeceğimi, nasıl korunacağım hakkında en ufak bir fikrin yoktu.

Sokakta giderken iki çocuk yolumu kesti...

X - dur bakalım ufaklık. Seni burda hiç görmedik. Nerden geldin? Bizim arazide ne işin var?

Mylas - Ben...ben...şey

Çok korkmuştum

X - para varmı üstünde? Versene

Mylas - Hayır... hayır üstümde para yok!

X - Peki sen vermezsen biz alırız.

Çocuklar biri beni tutdu diğeri çantamı alıp aramaya başladı. Ardından bir ses...

X - Alex bırak onu!

Buda kimdi? Neden öyle dedi? Daha sonra çocuklar kaçtılar. Ve o adam bana yaklaşıp...

X - iyimisin? - diye sordu.

Mylas - evet iyiyim

X - kimsin? Ne arıyorsun burda?

Mylas - ben... Mylas Kansastan geliyiyorum.

X - peki kimin için geldin?

Mylas - Kimse, kimse için gelmedim. Yalnızım.

X - Annen baban nerde?

Mylas - şey... - ona ailem hakkında bir şey demek istemedim.

X - Tamam. Bak ben Albert. Eğer kalacak bir yerin yoksa benimle kala bilirsin.

Mylas - Hayır teşekkürler.

Albert - bana güvene bilirsin.

Başka ne şansım ola bilirki?

Mylas - Tamam olur

Albert - güzel!

Birine bu kadar çabuk güvenmeliymiydim? Albertle bir binanın önüne geldik. İcine girdik ve bir daireye girdik. Çok küçük bir daire idi. Ama olsun dışarıda kalmaktan iyidir. Albert benim bütün ihtiyaçlarımı karşılıyordu. Ne para bede çalışmamı istiyordu. Bende elimden geldiğince ona yardım ediyordum. Albertin en sevdiğim yönü ailem ve benim hakkında hiç bir sey sormuyordu. Ama ben gün geldiğinde her şeyi ona anlayacaktım

"2 ay sonra"

Sabah oldu. Kalktım ve mutfağa gitdim. Albert evde değildi işe gitmiş olmalı. Ama mutfakta kahvaltımı hazırlamıştı. Yemeyimi yedikten sonra evi toparladım. Kendime bir söz verdim bu gün Alberte her şeyi söyleyecektim.

Ve akşam oldu. Albert geldi, yemek yaptı. Yemeğimizi yedikten sonra salona geçtik ve Alberte...

Mylas - sana bir şey söylemeliyim.

Albert - buyur.

Mylas - ben sana ailem hakkında bir şey söylemelemek isterim. Benim kim olduğumu bilmelisin.

Albert - seni dinliyorum.

Mylas - Benim annemle babam katil. Amcamı öldürdüler ve ben bunun şahidi oldum. Sonra Kansasa babannemin yanına taşındık. Ve babannem bana onların sıradakı kurbanı biziz dedi. Ve bani koruyacağını söyledi. Ama sabah kalktığımda babannemin kafasız ceseti yerde yatıyordu. Ve ben hemen ordan kaçtım yolum buraya düştü. Ve geldiğim gün seninle tanıştım. Sen beni korudun. Sana ne kadar teşekkür etsem azdır.

Ben bunları konuştukca Albert sesizce beni dinliyordu.

Albert - anladım. Ama bunu bilki senin anne ve babanın katil olması senin için olan düşüncemi değiştirmez. Ve ben bunu anladım ki artık seni daha çok korumalıyım

Albertin bu sözleri beni rahatlaştırmışti.

Albert - geç oldu hadi uyumaya. Bende çalışacağım - dedi

Ben uyumak için odaya gittim. Sabah oldu kalktım. Bu gün Albert izinli idi salona gitdim yoktu. Odasına baktığımda şok oldun. Çalışma masasında boğazı kesilmiş olarak duruyordu. Ama nasıl ola bilir kim diye düşünürken masada bur not buldum. Notda...

" Çok yakınındayız oğlum "

Olamaz beni bulmuştular kaçmalıydım. Hemenevden çıktım ama nereye gideceğimi bilmiyordum. Yine nereye kaçmalıydım? Beni nasıl bulmuştular? Artık paramda

yoktu.

Ama onu biliyordumki kaçmalıydım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.